Güncelleme Tarihi:

"Annem" dizisinde rol alıyorsunuz. Neden babanız gibi müzisyenliği değil de oyunculuğu tercih ettiniz?
- Kendimi bildim bileli müziğin içindeyim. Evimizde, arabayla gezerken, aile, dost sohbetlerimizde müzik hep hayatımdaydı. En büyük zevkim babamla turnelere gidip konser atmosferini yaşamak. Ama tüm bunlara rağmen bir türlü kendimi profesyonel anlamda müzik insanı olarak hissedemedim. Hassas bir müzik kulağım var, gerçek anlamda da iyi bir dinleyiciyim. Mesela babam yeni bir projeye başlamadan önce bana mutlaka danışır ve söylediklerimi ciddi bir şekilde değerlendirmeye alır. Oyunculuğa gelince, kameranın önünde olmak bana tarif etmekte zorlandığım bir haz![]() |
Babanız memnun mu bu mesleği tercih etmenizden?
- Babam şimdiye kadar yapmak istediğim hiçbir işte bana karışmadı, ama hep yol gösterdi. Bana olan güveninden olsa gerek... Babam, yıllardır müzik piyasasında kendine has tarzı ve saygınlığıyla emin adımlarla yürüyor. Bu yüzden onun tecrübeleri ve tavsiyeleri hayatımda önemli bir yer tutuyor. Onun tavsiyelerini gençliğimin vermiş olduğu enerjiyle birleştirince, önümdeki uzun yolu daha güçlü yürüyeceğime inanıyorum. Mesleğimin her alanında da babamın tecrübelerine ihtiyaç duyacağım kesin.Sanatın iki ayrı dalını icra eden bir baba-oğul olarak birlikte bir projede yer almanız ilginç olurdu...
- Evet, farklı bir deneyim olurdu. Belki de hiç aklımıza gelmeyecek birçok sorunla karşılaşır, birbirimizin daha önce bilmediğimiz huylarıyla tanışırdık. Babamla beraber ortak bir projenin sonucunu kestirmek ikimiz için de zor. Ama onunla aramızdaki ilişki baba-oğuldan çok abi-kardeş ilişkisi olduğundan, güzel bir proje olabilirdi.Biraz kendinizden söz eder misiniz? Kimdir Eren Körler?
- 1983’te Eskişehir’de doğdum. İlk, orta ve lise eğitimimi burada tamamladım. Altı-yedi sene boyunca yaz aylarında çeşitli otellerde animatörlük yaptım. 2002’de Yeditepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Tiyatro Bölümü’nü kazandım, 2007’de mezun oldum. Los Angeles UCLA Üniversitesi’nde Extension programı dahilinde, Universal Pictures denetiminde bir yıl kamera oyunculuğu dersleri aldım.DİZİ SETİ İKİNCİ EVİM
Nasıl bir kariyer planlaması yaptınız?
- Tek ve en büyük hedefim altyapımı çok sağlam kurmak. Adımlarımı sindire sindire atmak ve yaşadığım her olaydan ders çıkararak ilerlemek. Hızlı ve hazırlıksız bir yükselişin ardından, aynı hızda bir düşüş kaçınılmazdır. Bazen olduğunuz yerde saymak size çok sıkıcı gelebilir ama sağlam bir kariyere sahip olmak istiyorsanız, sabırlı olmayı da bilmeniz gerekiyor.Bir müzisyenin; İlhan Şeşen’in oğlunu canlandırıyorsunuz...
- İlhan Şeşen’in oğlunu oynayacağımı öğrendiğim an "Nasıl olacak, elim ayağıma dolanacak, rezil olacağım" demeye başladım. İlk projesinde İlhan Abi gibi bir rol arkadaşına sahip olmak, herkese nasip olmaz. Onun yardımıyla birçok zor sahnenin altından rahatlıkla kalkmışımdır.Çekimler nasıl gidiyor?
- Çok keyifli. Set havasını solumak, sette yaşamak çok farklı bir duygu. Devamlı seferi bir halimiz var. Bir mekánda çekim bitiyor, toparlanıp başka bir mekána geçiyoruz. Setteyken çok mutluyum. İkinci evim gibi oldu set ortamı. Acısıyla tatlısıyla, her şeyini paylaşan kocaman bir aile olduk."Annem" dizisi dışında yer alacağınız başka projeler var mı?
- Yaz sezonu için birkaç proje vardı, fakat ben bu yazı Kanada’da beş haftalık bir dil kursuna ayırdım. "Annem", önümüzdeki sezon da devam edeceği için bütün enerji ve dikkatimi diziye vermek istedim.
POPÜLER OLMA DERDİNDE DEĞİLİM
![]() |
Nasıl bir rolü oynamak istersiniz?
- Benim kendime çizmiş olduğum yolda, birbirinden mümkün olduğunca farklı karakterlerle izleyicinin karşısına çıkmak var. Kendime yakın gelen bir karaktere saplanıp kalmak bana çok ters ve işin kolayına kaçmak gibi geliyor. Oyunculukta hiç acelem yok. "Çok popüler olayım, herkes benden bahsetsin" gibi düşüncelere sahip değilim. Her şeyin bir vakti olduğunu düşünüyorum. Vakti gelince doğru hamleyi yaparsanız, ortaya tadından yenmez bir iş çıkar, güzel bir sinema filmi gibi.