Dans hayatın içinde, hayat dansın içinde

Türk ve Fransız dansçılar arasında işbirliğis ağlamak amacıyla düzenlenen ve Fransız koreograf Emmanuelle Huyhn tarafından başlatılan "İstanbuldanse" projesinin ilk ayağı olan İstanbuldanse Festivali, 1 ile 10 Temmuz tarihleri arasında yapılıyor. Sekiz Türk, altı Fransız dansçının sunacağı gösterinin ardından, Fransız sanatçılar tarafından 3 atölye çalışması, söyleşi ve toplantılar da düzenlenecek.Projenin ikinci ayağı  olan “İstanbuldanse Dönüş" çerçevesinde de 2005 yılı nisan ayında Türk sanatçılar Fransa’ya davet edilecek. İSTANBULDANSE FESTİVALİ  GÖSTERİLERİ-----------------------------------------------------------------“STRUCTURE MULTIFONCTIONS”(ÇOKİŞLEVLİ YAPI)Tasarım: Rachid Ouramdane, Nicolas Floc’h  Christian Rizzo Nicolas Floc’h’un heykel/yapısı, yapıta çeşitli işlevler yüklenmesine olanak veren modüllerden, ağırlıklı olarak da küplerden ve platolardan oluşuyor. Bunu teslim alan kişi, nasıl etkinleştireceğini de tanımlıyor. Rachid Ouramdane, Christian Rizzo ve Nicolas Floc’h’u, üç yorumcu arasındaki tek temas öğesi olarak kabul edilen yapının olanaklarını, kendisiyle birlikte keşfetmeye davet ediyor. Yapının işlevleri, yorumcuların ona ilettikleri gereksinimlerin sonucu. Üçü birlikte, bedenlerinin yapının önerdiği hareketli ve kararsız ortama uyum potansiyelini sınıyor. Bir karşılaşma başlıyor. Bir diyalog doğuyor. Üç Fransız sanatçı, 1 ve 2 Temmuz tarihlerinde bir gösteri sunacak. Türk sanatçılar da  8 Temmuz’da yeni bir gösteri gerçekleştirilecek.1 Temmuz Perşembe saat 18.002 Temmuz Cuma saat 22.00 8 Temmuz Perşembe saat 18.00Fransız Kültür Merkezi Galerisi Giriş serbest .Tel: 0212 334 87 40“UZUN BİR YIL”Tasarım : Naz Erayda, Nadi Güler, Mustafa KaplanMustafa, Naz ve Nadi 2002-2003 yıllarında düzenli olarak toplandı, çay içti, sohbet etti. Birbirlerinin düşünsel süreçlerini, yaptıkları işleri tanımak ihtiyacı içindeydiler. Ötekini anlama ihtiyacı, kendi durdukları yerden vazgeçmeyi gerektirdi. Bu da kendiliğinden "arada olma" durumunu yarattı.Süreç içinde toplantılar yavaş yavaş kimlik değiştirmeye başladı. Üçünün birlikteliği ve yalnızlığı onları "birlikte çalışmak ne demek" sorusuna yöneltti. Bu sorular/düşünceler Durmak-Yürümek-Ölmek kavramları etrafında yoğunlaştı. 1 Temmuz PerşembeSaat 20.00Garanti PlatformGiriş serbest “ÖLMEDEN GÖRMEK”Nadi Güler tarafından tasarlanan performans, ne yapacağını, nereye gideceğini, kime, nasıl yardım edeceğini bilememezliğin, kimseden bir şey isteyememenin garip bir bekleme havası, bu proje için çok belirleyici bir tanımdır... Performansın ana ekseni bir parkta etrafı süpürerek yaprakları el arabasına toplamak, bisikletle dolaşarak insanlara mutluluk kavramları üzerine sorular sormak, bir sedyeyi bir yerlere götürmeye çalışmaktır. Buna, yıllar önce telesekretere bırakılmış notlarla birini arayıp, bulamama, ona ulaşamama, tedirgin olup ne yapacağını bilememe halini anlatan ses ve görüntü kayıtları destek verir.Birinden diğerine geçişle tekerlek’in yol alması,  yaşamın döngüsü tarif etmesi, aman/ölüm, uygarlık/ekoloji, tekrar/yaşam, sanatçı/gönüllü izleklerinde süren ana yapı, bir ölümü/ölümleri kabullenmeye çalışan, yaşamı varetmeye çalışan bir çaba üzerine kuruludur. Bu otobiyografik performans 16 Ağustos 1997 tarihinden bu yana, yedi yıl içindeki süreçlerde oluştu. Performans,1 Temmuz Perşembe günü İstanbul’da  09:00-12:00 arası Taksim Gezi Parkı’nda, 13:00-17:00 arasında Taksim, Galata, Karaköy, Eminönü, Sultanahmet, Aksaray, Fatih, Unkapanı, Tepebaşı güzargahında gerçekleşecek ve akşam ise “Uzun Bir Yıl” projesiyle buluşacaktır.1 Temmuz PerşembeSaat 10.00 – 12.00 Taksim ParkıSaat 13.00 – 17.00 şehirde Saat 20.00 Platform Galeri.../...(b)Tasarım : Christian Rizzo / Bruno ChevillonPerpignan Jazz festivali vesilesiyle 2001 Aralık ayında başlayan Christian Rizzo/Bruno Chevillon ikilisinin projesi,doğaçlama olarak ortaya çıkıyor.Çalışmanın bölünmesi (dans eylemleri ve canlı müzik) olasılığı bu çalışmanın amacını oluşturuyor. “Bize sunulan alanla olduğu kadar performans yerinden toplanan unsur ve nesnelerle temas içerisinde çalışmak da ilgimizi çekiyor.” Temsildeki alanın ve vücut yapısının değişime uğratılması her iki tarafın karşılaşmasının güç noktalarını oluşturmakta. Bir « soru-cevap » şeklinde her hareket, bükülecek, bağlanacak, yeniden okunacak ve katmanlı bir zaman-mekan yaratmak üzere kavranacak bir malzemeye dönüşüyor.2 Temmuz Cuma  Saat 19.00Devlet Tiyatroları Taksim SahnesiBilet satışı :  Tel. 245.25.90 – 249.69.44“RÜYAMDA GÖRDÜM”Tasarım ve koreografi :   Tuğce Tuna Dansçılar : Esra Yurttut,Eren Ambarkütük, Duygu Güngör,Umut Sürel, Kerem Kelebek,Tuğçe Tuna Müzik : Rene Aubry-Ken Ikeda-Nina Simone-Vahit Tuna-Tom WaitsVideo: Tuğçe & Vahit TunaMekan Teknik: Savaş EkinciMekanda gerçekleştirilen bu tasarım “ayrılığı” canlandırıyor. Bilinçaltını etkileyen, itki veya duygular; burada “ayrılık” kavramı vücut yardımıyla dile getiriliyor. 3 Temmuz Cumartesi Saat 21.004 Temmuz Pazar Saat  21:00Fransız Kültür Kültür Merkezi Avlusu Giriş serbest ancak rezervasyon mecburidir.Tel: 0212 334 87 40“SEK SEK”Koreografi:  Mustafa Kaplan, Filiz SızanlıDansçılar :  Mustafa Kaplan, Filiz SızanlıKostüm :  PetraDiğerinin vücudunu yüzey ve destek olarak algılamak, diğerinin bedeniyle yürümek, bir ölçü birimi olarak vücut, vücutla alanın ölçülmesi, bir destek noktasının yerine konuluşu, bir şeyin yanında veya karşısında olmak, iki vücut, iki alan.4 Temmuz Pazar  Saat 18.00AKM Aziz Nesin SahnesiBilet satışı :  Tel. 245.25.90 – 249.69.44“A VİDA ENORME/PERFORMANS”Tasarım: Emmanuelle HuynhDans:Nuno Bizarro ve Emmanuelle HuynhSes düzeni:Christophe VignonSes bandı: Sandy NotarianniSeslendirme:Emmanuelle Huynh ve Nuno BizarroMetne eşlik:Jean-Paul Quéinnec A Vida Enorme/Performans 2002 yazında Lyon’da Villa Gillet salonlarında, Dijon’da Barbirey Bahçeleri’nde ve Porto’da Serralves Müzesi’nin kütüphanesinde sergilendi. Bu düo, ses bandı ile görüntüsü birbirinden ayrılmış bir film olarak tasarlandı. Bir erkek ve bir kadın, gece şehirde dolaşmaya çıkmadan önce bir odada buluşuyorlar. Portekizli şair Herberto Helder’in Ağızdaki Kaşık  ve Dünyaya Dair başlıklı iki şiir derlemesinden alıntılarla, ilişkilerini konuşturuyorlar. Odanın ve sokağın uzamı şiirin içine giriyor. Ses mühendisi Sandy Notarianni, ses kaydına sinematografik bir nitelik kazandırıyor: ortam çalışması, seslerin nereden geldiğini belirlemek için mikrofonların mekâna yerleştirilişi, hareketlerin ve mesafelerin algılanışı, kurgu, miksaj. Sırtını bu sözde gerçekçi kurmacaya dayayan dans, işte o zaman kendi anlatısını üstleniyor. “Sinematografik aygıtları canlı gösteri sahnesine doğru çekerken, benim için söz konusu olan, sessel, görsel ve bedensel katmanların “montajı” üzerinden, iki tekil sesi dinlemek/görmek ve dil ile bedenin dünyanın çıplaklığını ve kapalılığını yücelttiği dağınık bir anlatı denemek.” 5 Temmuz Pazartesi  Saat 20.006 Temmuz Salı  Saat 20.00Galatasaray ÜniversitesiGiriş serbest ancak rezervasyon mecburidir. Tel: (0212) 334.87.40 3, AVENUE DE L’ESPERANCE” (UMUT SOKAĞI NO : 3)Koreografi: Rachid Ouramdane  ve Julie NiocheDansçılar: Julie NiocheKostüm:  Christian RizzoIşık: Yves Godin 1995 yılı sonbaharında, Julie Nioche ve Rachid Ouramdane insan vücudu yüzeyini bir koreografi alanı olarak değerlendirerek 10 gün boyunca bir doğaçlama çalışmasında bulundular. Bu deneyimin izini saklamanın bir yolu olarak, bir dans oluşturdular ve Christian Rizzo’dan bu hareketleri giydirmesini istediler. Christian Rizzo tarafından gerçekleştirilen kağıttan giysi, yarattığı ses ile, en küçük hareketi, ağırlık aktarımını, en küçük nefes alışı gerçekleştirmek için dahi gerekli olan vücut ayarlamaları bütününe dikkat çekmekte. Kağıtların yırtılması, deriyi açığa çıkararak, vücut yüzeyindeki gerilim noktalarını ortaya çıkarmakta. Böylece her an içerisinde kostüm vücudun geçirmiş olduğu yaraları taşımakta.6 Temmuz Salı  Saat 22.007 Temmuz Çarşamba  Saat 22.00Devlet Tiyatroları Taksim SahnesiBilet satışı :  Tel. 245.25.90 – 249.69.44“HOME SWEET HOME”Koreografi: Emre KoyuncuoğluOyuncular:Esra Bezen Bilgi, Hilda Wils, Su Güneş Mihlandız, İstemihan Tuna, Hasan Elhakan, Suna Selen, Deniz Olgay, Aslı Erdoğan, Bahar Kerimoğlu, İrem Erkaya, Özlem Alkış, Arif Aydınlı, Mustafa Tutuş, Ali Kemal Aydın, Yoseb Kim ve Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Halk Oyunları Ekibi Proje kişiler arasındaki ilişkileri ve kültürel ve sosyal farklılıkların insanlar üzerine yansıma biçimlerini,her bireyin, yaşanılan zaman ve mekanla olan bağlarını sorguluyor.Bu amacına ulaşmak için, Emre Koyuncuoğlu çeşitli kültür alanlarından ve farklı ülkelerde yaşayan, profesyonel ve amatör insanları bir araya getiriyor (Türkiye ve Avrupa). Yaşları, kültürleri, dilleri, sosyal çevreleri farklı olan kişilerin deneyimlerinden yola çıkarak çağdaş sanat yapımının olanaklarını gözler önüne seriyor. Projenin aslı bir çok insanın kişisel tarih anlatılarından, öznel hatıralardan oluşuyor.6 Temmuz Salı   Saat 23.00Narmanlı Han – Istiklal Cad.Giriş serbest ancak rezervasyon mecburidir.Tel: 0212 334 87 40“DENSITY” Koreografi : Aydın TekerDansçılar: Aydın Teker,Ayşe Orhon,Ebru Anıt Ahunbay,Mihran Tomasyan,Nadi Güler,Serap MeriçDensity 2000 ve 2001 yılları arasında yaratıldı. Eser odak kavramı üzerine kuruldu ve yedi bölüm içeriyor. Her bölüm vücudun belirli bir bölgesinde yoğunlaşıyor ve ifadeye dikkat etmeksizin sistematik bir biçimde sınırlarını inceliyor. Koreograf, sadece vücudun anatomik yapısı üzerinde çalışıyor, performansın gizli derinliklerini gün yüzüne çıkarmak için, dansçılarını fiziksel ve teknik limitlerinin ötesine geçmeye teşvik ediyor. Eser  2001 yılında, 22. Uluslararası Zürih tiyatro festivalinde özel bir ödüle layık görüldü. Juriye göre : “Aydın Teker’in minimalist eseri, formel gücü ve görsel alışkanlıklarımızı yerle bir eden cesur tavrı ile bizi etkiledi : İnsan vücudunun formları üzerindeki sistematik arayışları sert bir vivseksiyonu andırıyor, vücudu kendine ait bir işlevi olmayan sade bir organizma gibi değerlendiriyor. Buna ulaşmak için Teker ve dansçıları, garip ve sert gibi görünen son derece duygulu bir gösteri sunuyorlar. Radikal bir biçimde güzellik ve çirkinlik kavramını,  bir norm ve algılama biçimi olarak sorguluyorlar”.7 Temmuz Çarşamba  Saat 20.008 Temmuz Perşembe  Saat 20.00AKM Aziz Nesin SahnesiBilet satışı :  Tel. 245.25.90 – 249.69.44“MARKING”Koreografi :Özlem Alkış ve Pep Guarrigues MartinezDansçılar: Özlem Alkış ve Pep Guarrigues MartinezKendi sessizliğinde durarak hatırlamaya çalışan, nerede olduğunu, ne yapacağını bilmeyen bir beden. “Kendine ait resim, kişisel tarih” konularından yola çıkarak iki kişinin birlikte yolculuğu üzerine kurulu bir dans gösterisi-denemesi.9 Temmuz Cuma  Saat 21.00Devlet Tiyatroları Taksim SahnesiBilet satışı :  Tel. 245.25.90 – 249.69.44“SKULL* CUT”Müzik:Schneider TM, The Mama’s and the Papa’sKostüm: Misa Ishibashi Maskeli ve kasklı yanlız kahraman olan bir adam, özel bir duruş etrafında ifade bulan bir metafor oluşturur : deriyle sarılı vücudu ile ve merak uyandıracak şekilde tamamen sırtı dönük olarak eklemleme ve asılı kalma çalışması geliştirir. Terkedilmişçesine, iletişim otoritesi ile bağlarını koparır ve yorum yelpazesi tamamen açık kalacak şekilde dünyaya ilişkisini ortaya koyar.9 Temmuz Cuma Saat 19.0010 Temmuz Cumartesi  Saat 19.00Galatasaray ÜniversitesiGiriş serbest  ancak rezservasyon mecburidir Tel: (0212) 334.87.40 “NUMERO”Tasarım: Emmanuelle Huynh ve Nicolas Floc’hDansçılar:Emmanuelle Huynh ve Nicolas Floc’hNicolas Floc’h ve Emmanuelle Huynh alan kavramlarını karşı karşıya getirmeyi sürdürmeye karar verdiler. Bu çalışma aralık 2001 tarihinde Japonya’da gerçekleştirilen Kyoto Art Center atölyesi esnasında başladı.Işık saçan yörünge karanlığı deliyor. İçeriği ve görevi belirgin olmayan bir karton yer değiştiriyor ve birleşen ikiliyi ayırıyor.Teleskopik antenleri olan bir kadın nişan alıyor.Çok uzun tırnakları olan bir adam.Uçan bir kağıt yükseliyorİğnelerin altında….Bu bir numara.10 Temmuz Cumartesi  Saat 21.00AKM Aziz Nesin SahnesiBilet satışı :  Tel. 245.25.90 – 249.69.44“İSTANBUL BY NAZ”Tasarım:  Naz EraydaBu proje, sanatçı Naz Erayda’nın, Fransız Kültür Merkezi’nde kurmuş olduğu bir bilmeceyle başlıyor. İçinde dolaşabileceğimiz, somut ama temsilî, gözönünde ama uzak, gerçek ama kurmaca bir mekân. İz sürmeye davet eden bir başlangıç noktası. Sanatçı için İstanbul’un özel bir bölgesini, Beyoğlu ve çevresini simgeleyen detayların imgelerinden kurulmuş temsilî bir oda. Kentsel simgelerle kurulmuş bir hazine avı. İzi sürmek, imgeleri “ziyaret ederek” netleştirmek, kendi algısının simgeleriyle karşılaştırmak, meraklı ve azimli izleyiciye kalmış. İz sürmeye üşenenler için, tahmin etmek, hayal kurmak veya kopya çekmek serbest.Tüm festival süresince, her gün, 10:00-18:00 arası.Fransız Kültür Merkezi ve İstiklal Caddesi çevresi 
Haberle ilgili daha fazlası: