Güncelleme Tarihi:

Gizem: Gülay, bir şey itiraf edeceğim. Ben bu dijital dünya meselesinde gerçekten zorlanıyorum.
Gülay: Bunu senden duymayı beklemiyordum açıkçası. Teknolojiyle arası iyi olan annelerdensin.
Gizem: Teknolojiyle aram iyi ama algoritmayla baş edemiyorum (gülüyor)! Lorin 5 yaşındayken “YouTube kanalım olsun” demeye başlamıştı. Çocukça bir heves sandım ama değilmiş. Geçen gün telefonumu elime aldım, YouTube’da bir şey bakacağım, ne göreyim; “Merhaba arkadaşlar, bugün sizinle...” diye başlayan bir sürü video. Benim telefonumdan çekmiş, yüklemeyi de becermiş.
Gülay: Aman tanrım! Biz çocukken kamera görünce heyecanlanırdık. Onlar kamerayı açıp içerik üretmeye başlıyor.
Gizem: Hayatımın şokunu yaşadım. Ben neredeydim, bu çocuk bunları nerede yaptı? Yanındaki çocuğun yapabileceklerinden habersiz olmak beni çok ürküttü.
Gülay: O yüzden ben artık “Telefonu tamamen yasaklayalım” söylemini çok gerçekçi bulmuyorum. Yasaklasan okulda görüyor, arkadaşında görüyor. Bir şekilde öğreniyor. İnternet artık ayrı bir dünya değil, hayatın kendisi.
Gizem: Çocuklarımız dijital dünyaya ait bir nesil, bizim gibi değiller ve gerçekten bu yüzden ne yapacağım bilmiyorum!
Gülay: Son dönemde dünyanın her yerinde “Çocuk internete girsin ama nasıl daha güvenli girsin” sorusunun yanıtı aranıyor. Sosyal medya yaş sınırları tartışılıyor, platformlara yeni sorumluluklar getiriliyor. Çünkü yükü tamamen ebeveynin omzuna bırakmak çözüm olmuyor.
BİR ZORUNLULUK MESELESİ
Gizem: Geçen gün katıldığımız YouTube’un çevrimiçi basın toplantısı da tam bunun üzerineydi.
Gülay: Evet. YouTube Sağlık Direktörü Garth Graham’in söylediği bir cümleyi not almıştım: “Gençleri dijital dünyadan uzak tutmak değil, dijital dünyada korumak bizim için bir zorunluluk.” Bence meselenin özeti buydu.
Gizem: Benim korktuğum şey YouTube değil aslında; shorts.
Gülay: Katılıyorum, Bilge’yi shorts’un beyninde yaratacağı zarar konusunda çok uyarıyorum.
Gizem: Orada zaman diye bir kavram kalmıyor. Lorin bazen “Sadece bir tane izleyeceğim” diyor. Sonra bakıyorum, videolar peş peşe akıyor. Bir dönem geceleri korkarak uyanmaya başladı. “Odada biri var” diyordu. Konuşa konuşa öğrendim ki izlediği kısa videolardaki ürkütücü karakterler kafasında büyümüş. Ben o içerikleri hiç açmadım. Ama algoritma birkaç kaydırmadan sonra önüne getirmiş. O yüzden basın toplantısında anlatılan yeni aile kontrolü özellikleri ilgimi çekti.
Gülay: Harika bulduğum şu; ebeveynler shorts’u tamamen kapatabilecek. İster günlük süre sınırı koyabiliyorsun, istersen sıfırlayıp kısa video akışını tamamen kapatabiliyorsun. Bunun yanında yaşa göre içerik seçebiliyor, ‘ara ver’ ve ‘uyku vakti’ hatırlatmalarını kullanabiliyorsun. Çocuk hesaplarında yorum yapma, içerik yükleme gibi özellikler de kapalı geliyor.
Gizem: Bunlar sihirli değnek değil elbette ama teknoloji ilk kez “Sana yardım edeceğim” diyormuş gibi...
Gülay: Garth Graham’in toplantıda çocukların YouTube kullanımının denetlenmesini bisiklet analojisiyle anlatmasını da çok sevdim. Onun da 4 çocuğu varmış ve çocuklar bisiklet kullanmayı bahçede öğrenirken onlara eşlik ettiğini, ardından evin sokağına kadar yine bir yetişkin gözetiminde sürebildiklerini, daha uzağa gitmelerinin yasak olduğunu, yaşları büyüdükçe okula bisikletle gitmelerine izin verdiklerini söyledi. Çünkü artık mesele çocukları dijital dünyadan uzak tutmak değil.
Gizem: Evet... Bizim görevimiz kapıyı kilitlemek değil; içeride kaybolmamaları için yanlarında yürümek.