‘Bak postacı geliyor’

Güncelleme Tarihi:

‘Bak postacı geliyor’
Oluşturulma Tarihi: Şubat 14, 2026 07:00

Eski usul kâğıtla yeni nesil uygulamalar yan yana gelince, öğrenme bambaşka bir yere taşınıyor. Gizem ve Gülay’ın radarında bu hafta inovatif bir eğitim modeli var.

Haberlerimizi Google’da Takip Edin
Gelişmelerden anında haberdar olun.
Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin
Haberin Devamı

Gizem: Gülay, birkaç aydır her hafta eve Lorin adına bir mektup geliyor ve içinden matematik soruları olan bir kitapçık çıkıyor. Çözdükten sonra da yanıtlarını bir mobil uygulama aracılığıyla sisteme giriyorsun, turnuvadaki yerini her hafta korumaya çalışıyorsun. Ne şahane değil mi?

Gülay: Harikaymış. Eski usul bir yöntem yaratıcı bir şekilde yenilik haline getirilmiş. Sabit telefon bilmeyen kuşağa mektup bekletmek çok yaratıcı gerçekten. Lorin ilk kez mektup gördüğünde nasıl hissetti?

Gizem: Her hafta “Mektubum geldi mi anne” diye heyecanla dolaşıyor evde. İsmi ‘Gizemli Mektuplar’. Yaş gruplarına göre hazırlanan kitapçıklar var. Her hafta farklı bir temada geliyor ve içinde matematik öğrendiğini bile fark etmediği eğlenceli bulmacalar oluyor. Cevapları da mobil uygulayamaya giriyor. Sanırım artık çocukların eğitiminde sadece teknolojiyi değil, basılı materyalleri de bu sürece katmaya yönelik bir yükseliş var. Sosyal medyada buna benzer başka birkaç uygulama daha gördüm. Düşününce Lorin’in okulunda da eğitim sistemi buna çok benzer. Okulda öğrendiklerini evde mobil bir uygulama olan Matific isimli oyun üzerinden pekiştiriyor. Ödevlerini de yine oyun oynayarak oradan yapıyor.

Haberin Devamı

Gülay: İçine doğduğumuz çağın hızı nedeniyle bizden önceki kuşakların gördüğünden daha fazla yenilik gördük ve uyum sağlamaya çalışıyoruz. Çocukken mektup beklerdik, şimdi çocuğumuza bile e-posta atıyoruz. Bir yandan da yakında kalem bile tutmayacak çocuklara matematik sevdirmeye çalışıyoruz. Belki de 10 sene içinde bütün hesaplamaları yapay zekâya bırakacak müfredat (gülüyor).

Gizem: Evet, yapay zekânın eğitim modelini ne denli değiştireceğini ben de öngöremiyorum açıkçası. Ama bu eskiyle yeniyi buluşturan materyaller çok hoşuma gidiyor. Hem eski usul beceriler kazansın istiyorum hem çağı yakalasın. Geçenlerde klavye kullanmayı öğrettim. Uzun sürse de hem e-posta atabiliyor hem telefondan mesajlaşabiliyor artık (gülüyor).

Gülay: Çocukları ‘dijital’e teslim etmektense eski becerileri öğretmek lazım bence de. Ayrıca bu tarz becerilerin çocukların zihin gelişimlerine çok faydalı olduğunu düşünüyorum.

Haberin Devamı

‘Bak postacı geliyor’

‘Ne yediği kadar ne giydiği de önemli’

Ebeveynler olarak çocuklarımızın ne yediğine dikkat ediyor, en temiz gıdayı onlara sunmak için hassasiyet gösteriyoruz. Peki, aynı özeni bebek kıyafetlerinde gösteriyor muyuz? Bilindiği üzere ağız yoluyla alınan gıdalar karaciğer sayesinde zehirden arındırılıyor ve dokulara taşınıyor. Oysa cildimizin böyle bir filtresi yok. Gerekli dikkat gösterilmediği takdirde kanserojen maddeler cilt emilimi sonucu direkt kana taşınıyor. Bu noktada çocuklarımıza ne yedirdiğimiz kadar ne giydirdiğimiz de önem taşıyor.

Geçen hafta LC Waikiki konu hakkında bebek ve çocuk giyim ürünlerinde uyguladığı yüksek güvenlik ve kalite standartlarını odağına alan özel bir etkinlik düzenledi.  Marka tüm bebek ürünlerinde kumaşlardan baskılara, aksesuar detaylarından dikiş yapılarına kadar çok sayıda güvenlik testini LC Waikiki Kalite Laboratuvarı’nda uyguluyor. Laboratuvarlarda günlük ortalama 1.300 numune üzerinde; 7 bin 200’ü ekolojik, 4 bin 600’ü tekstil olmak üzere yaklaşık 12 bin test gerçekleştiriliyor. Misal bebek kıyafetinde yüksek önem arz eden fermuarlar 500 kez açıp kapatılıyor, çıtçıtların metalindeki maddeler kontrol ediliyor ya da oyuncaklar tıpkı çocukların oynadığı şekilde kullanılarak birçok güvenlik testinden geçiyor.

Haberin Devamı

Toplantıya katılan çocuk doktoru Elif Pınar Çakır, yenidoğan döneminde kıyafet ve cilde temas eden ürünlerin çok daha kritik olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi: “Yenidoğanların cilt bariyeri ve bağışıklık sistemi henüz tam gelişmediği için bebeğin gün boyu temas ettiği her şey büyük önem taşır. Bebek cildi adeta bir sünger gibidir; ağır metal içeren, kötü boyanmış veya sağlıksız üretim süreçlerinden geçmiş kıyafetlerdeki maddeler cilt yoluyla doğrudan vücuda ve kana karışabilir ve bu maruziyet tüm gün boyunca devam eder. Bir ürünün yalnızca pamuklu olması yeterli değildir; güvenli, doğru boyanmış ve bebek sağlığına uygun standartlarda üretilmiş olması gerekir. Küçük gibi görünen düğme, dikiş ve aksesuar detayları bile tahrişe, huzursuzluğa ve alerjik yatkınlığın artmasına yol açabilir.”

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!