‘Anne ve bebekler hemencecik ayrılmak zorunda kalmayacak’

Güncelleme Tarihi:

‘Anne ve bebekler hemencecik ayrılmak zorunda kalmayacak’
Oluşturulma Tarihi: Mayıs 02, 2026 07:00

Gündemimiz önceki hafta Meclis’ten geçen ‘analık iznini 24 haftaya, babalık iznini 10 güne çıkaran’ yasa... Gazetemiz basılırken henüz Resmi Gazete’de yayımlanmamış olsa da sevindirici gelişmeyi konuştuk, deneyimlerimizi paylaştık.

Haberin Devamı

Gizem: Gülay, sonunda beklenen o haber geldi. Bizim doğum sonrası izin dediğimiz analık izin sürelerinde artışa gidildi. As bayrakları as. Son zamanlarda duyduğum en güzel haberlerden biri.

Gülay: Çok sevindim, şu köşede yazdığımız en keyif veren haber bu olabilir benim için de...

Gizem: Kesinlikle öyle. Anneler bebeklerinden, bebeler de anne kokusundan hemencecik ayrılmak zorunda kalmayacak. O ilk aylar bebeğin anneye o kadar çok ihtiyacı var ki, yaşamayan anlayamaz. Mesela benim sütüm işe başladığımda kesil-
mişti, ev ve işyeri arası ciddi mesafedeydi ve sütümü sağıp orada bekletmem de hiç kolay olmuyordu. Azala azala
3 hafta içinde bitmişti.

‘Herkes farklı yaşıyor’

Gülay: Ah ya... Her çalışan annenin süreci böyle üzücü tecrübelerle dolu. Evim işe yakındı ama o dönem çalıştığım koskoca medya kurumunda süt sağmak için uygun bir oda yoktu. Süt izni denen şey gündeme bile gelmedi. Tozlu depolarda süt sağdım. Bir de izin az olunca hamileliğin son anına kadar çalışmak zorunda kaldım. Bu beni çok yormuştu. Doğumdan birkaç gün önceye kadar işe gidiyor, bir gün öncesi de röportaj kaydı çözüyordum. Şimdi süre uzayınca anneler bebekle daha fazla vakit geçirmek için hamileliğin sonundaki dinlenme haklarından vazgeçmek zorunda kalmayacak.

Haberin Devamı

Gizem: Herkes hamilelik dönemini farklı yaşıyor Gülay. Mesela ben doğuma gitmeden önce son gün AVM’de alışveriş yapabiliyordum. O yüzden yasal süreye kadar çalıştım, hatta “Keşke daha da çalışabilsem de bu izinlerimi bebek doğunca kullansam” diyordum. Mevcut uygulamada, gebeliğin son dönemlerinde sağlık durumunun çalışmaya uygun olduğunu doktor raporuyla belgeleyen kadınlar, doğumdan önceki 3 haftaya kadar çalışabiliyordu. Yapılan değişiklikle bu süre 2 haftaya indirildi. Böylece doğum sonrası döneme aktarılabilecek izin süresi 1 hafta artırılmış oldu. Bir hafta o kadar uzun bir süre ki bunu sadece analar anlar.

Gülay: Yapabiliyorken bebek için alışveriş yapmayı tercih ederdim ben de (gülüyor), röportaj değil. Amacım evde bebekle daha fazla kalabilmekti... Neyse ki yasa dünya standartlarına yaklaştırdı ülkemizdeki annelik iznini. Peki, babalık iznine ne diyorsun? O da sadece
5 gündü, 10 güne çıkarıldı... Bence babalık izni de en az
4 hafta olmalı. Doğum sonrası yaşanan duygusal karmaşayı eşle beraber paylaşmak çok daha iyi olmaz mı?

Haberin Devamı

Gizem: Babalar 10 günde baba olduğunu bile anlayamaz ki. Tamam kabul ediyoruz, ilk günler bebeğin anneye ihtiyacı var ama annenin de eşine yani babaya ihtiyacı var.
Dediğin gibi o kaosu ve aile içi organizasyonu birinin yönetmesi lazım; zira anne uykusuzluktan neye uğradığını şaşırıyor.

Gülay: Dünyada anne ve babalara doğum izni konusunda en esnek ülkeler Kuzey ülkeleri galiba... Sen Finlandiya’ya araştırma için gittin, neler gördün?

Gizem: Evet tabii, zamanında kuzeye doğru kaçan insanlar günün sonunda en medeni ülkeler oldular. Onca karanlık günün içinde sosyal bir devlet olmak zorundalar gibi geliyor bana... Ebeveynlerin her biri 164 işgünü (yaklaşık 7 ay) ücretli izin hakkına sahip. Toplamda yaklaşık 14 ay sürüyor izin. Genelde ilk 7 ay anneler, ardından 7 ay babalar izin kullanıyor. Yani 7 aylık bebeğe baba bakım vermeye başlıyor. Sosyal Güvenlik ve Çalışma Bakanlığı’na bağlı bir Çalışma ve Cinsiyet Eşitliği Dairesi var Finlandiya’da. Bakanlıktan ve bu departmandan sorumlu bakan Sanni Grahn Laasonen’le söyleşi yapma şansım olmuştu. Laasonen cinsiyet eşitliğinin Finlandiya hükümeti için temel bir değer olduğunu, sadece insan hakkı olmadığını, aynı zamanda barışın, refahın, sürdürülebilir kalkınmanın önkoşulu olduğunu söylemişti. Parlamento üyelerinin yüzde 46’sı, 19 bakanınsa 11’i kadın. Çalışanların yüzde 49’unu ve girişimcilerin 3’te 1’ini kadınlar oluşturuyor. Yani bizim daha gidecek çok yolumuz var ama bu da bir adımdır deyip çok seviniyorum.

Haberin Devamı

Gülay: Çok haklısın, doğum izni konusunda atılan bu adım çok kıymetli ancak devlet-özel sektör ayrımına da değinmeliyiz... Özel sektör çalışanlarının temel sorunlarından biri de ‘Doğum izninden dönüşte, işteki yerimi bulabilir miyim’ korkusu... Devlet çalışanları doğum izninin üzerine ihtiyaç halinde ücretsiz izin de alabiliyorlar. Keşke özel sektörde de doğum için izin alan çalışanın yerini garanti eden bir yasal düzenleme olsa.

Gizem: Tabii, şimdi asıl problem işe alımlarda yeni evli ve henüz çocuğu olmayan kadınların listelerden elenmesi olacak. “Çocuk yapmayı düşünüyor musunuz” gibi soruların geri gelmesinden endişeliyim.

Gülay: Endişeni paylaşıyorum ama bu iyi haberi olumsuz bitirmeyelim diye mevcut düzenlemenin bir iyi yanı daha var, onu da söyleyelim... “Analık izin süreleri yeniden düzenlenen ve düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla ilgili mevzuat uyarınca öngörülen analık izin süresi dolan ancak 1 Nisan 2026 itibarıyla doğumun gerçekleştiği tarihten itibaren 24 haftalık süreyi henüz tamamlamamış personele, hükmün yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 10 işgünü içinde talep etmeleri halinde 8 hafta ilave analık izni verilecek.” Bu da yasa öncesi henüz anne olanların hak kaybını önleyen çok güzel bir adım.

BAKMADAN GEÇME!