Amaç: İhtiyaçları tespit etmek ve fırsat eşitliğini güçlendirmek

Güncelleme Tarihi:

Amaç: İhtiyaçları tespit etmek ve fırsat eşitliğini güçlendirmek
Oluşturulma Tarihi: Kasım 29, 2025 07:00

‘Hiçbir çocuğu geride bırakmadan tüm çocuklar için hep birlikte’ sloganıyla TBMM çatısı altında kurulan Çocuk Hareketi geçen hafta yıllık toplantısını yaptı. Hareketin komisyon üyelerinden, yazarımız Gizem Coşkunarda Meclis’teki toplantıyı takip etti; izlenimlerini yazdı.

Haberin Devamı

Yaklaşık 4,5 yıldır devam ettirdiğimiz bu köşede Gülay’la (Barbaros Altan) çokça kez çocuk haklarını ve ülkemizdeki çocuklara ait sorunları konuştuk. Bu defa sizlere sorunları aşmak ve çocukların geleceğe güvenle bakabilmesi için kurulan bir hareketi anlatmak istiyorum. Geçen hafta, 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü’nde, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM)
komisyon üyesi olduğum Çocuk Hareketi’nin ikinci yıl toplantısına katıldım.

Çocuk Hareketi TBMM çatısı altında kurulan ve siyaset üstü yürütülen bir girişim. Bu girişimde milletvekillerinin yanı sıra sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri; uzmanlar, akademiden değerli hocalar, eski bürokratlar ve avukatlar var.

Bir yıl önce Deva Partisi Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Elif Esen’in çalışmalarıyla hayata geçiyor hareket. Esen Meclis’te her partiden birçok vekili çocukların üstün yararı için birlikte çalışmaya ikna ediyor. Platformun altında Sağlık, Eğitim ve Adalet olmak üzere üç komite kuruluyor. Alanında çok önemli işler yapmış isimler de farklı komiteler için çocukların güncel ihtiyaçlarını tespit etmek, karşılarına çıkabilecek sorunları ortadan kaldırmak ve fırsat eşitliğini güçlendirecek politikalar üretmek amacıyla çalışmalar yürütüyorlar. Her komitenin altında mevcut meseleler özelinde komisyonlar var. Sağlık Komitesi’nin Aşı Komisyonu, Eğitim Komitesi’nin Akran Zorbalığı Komisyonu gibi... Amaç, çocuk haklarına uygun yasa tasarıları oluşturup vekiller aracılığıyla Meclis’e sunmak. İşte bu noktada platformun siyasetçiler tarafından partiler üstü desteklenmesi çok önemli. Çünkü mesele çocuk olunca akan sular duruyor ve farklı görüşlerden milletvekilleri çocuklar için ortak bir noktada buluşuyor.

Haberin Devamı

Örnek vermek gerekirse bir yılın sonunda iki kanun teklifi hazırlandı ve toplantıda incelemeleri için vekillere sunuldu. Yakında Meclis’te görüşülecek. Bunlardan biri Sağlık Komitesi altındaki Aşı Komisyonu’nun ‘Toplumsal Bağışıklığı ve Çocuk Sağlığını Koruma Kanunu Teklifi’, diğeriyse Adalet Komitesi’nin ‘Ceza Muhakemesi Kanunu’nda Değişiklik Teklifi’. İkisi de çok önemli başlıklar. Aşı Komisyonu’nun teklifi çocukluk çağı aşılarının açık bir kanuni dayanakla zorunlu hale getirilmesini, tıbbi muafiyet esaslarının netleştirilmesini, aşı tedarik ve uygulama sorumluluğunun devlette olmasını öngörüyor. Ebeveyn yükümlülüklerine ilişkin idari düzenlemeler de teklifin önemli maddeleri arasında. Adalet Komitesi’nin teklifindeyse Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) ve Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi (KDAE) süreçlerinde çocuğa özgü tedbirlerin zorunlu hale getirilmesi, mağdurla temasın önlenmesi, sosyal inceleme raporlarının bağlayıcılığının arttırılması ve kırılgan mağdurlara karşı işlenen bazı suçlarda cezasızlık riskini ortadan kaldıran hükümler var. Yani bu düzenleme hem çocuk failin rehabilitasyonunu güçlendirmeyi hem de çocuğun yüksek yararını ceza adalet sürecinin merkezine yerleştirmeyi hedefliyor.

Haberin Devamı

Amaç: İhtiyaçları tespit etmek ve fırsat eşitliğini güçlendirmek

Hareketin bir başkanı yok

İçinde olduğum Akran Zorbalığı Komisyonu’ndan çok iyi biliyorum ki, komisyon üyeleri teklifleri hazırlarken diğer ülke örneklerini didik didik araştırıyorlar, her hafta çevrimiçi toplantılar yapıp her detay hakkında fikir birliğine varmak için gönüllü çaba sarf ediyorlar. Çünkü ülke olarak buna çok ihtiyacımız var. Üstelik çocuk için bir hareket başlatıldığında konu mecburen genişliyor ve çocuktan çıkıp tüm topluma değmesi kaçınılmaz oluyor.

Bu platformun bir başkanı yok; herkes girişimin önemli bir öznesi. Ancak ‘fikir annesi’ diye hitap edilen milletvekili Elif Esen bu hareketi başlatmak için adeta iğneyle kuyu kazmış. Farklı görüşlerdeki milletvekillerini ikna ettikten sonra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da onayını almış. Toplantı sonrası sohbet ettiğim Esen’e hareketi başlatma fikrinin doğuş hikâyesini sordum. Bir siyasetçinin koltukta değil, sahada olması gerektiğini savunduğunu ve sahada çalışırken gördüklerinden etkilendiğini anlattı. Diyarbakır’da küçük bir kız çocuğuyla arasında gelişen diyalogsa en itici motivasyonu olmuş. Büyüyünce avukat olacağını söyleyen küçük kız; “Aferin sana, neden avukat olmak istiyorsun” sorusuna “Çünkü bir an önce büyüyüp bu kadınların hepsini boşamak istiyorum” diye cevap vermiş. Esen’e göre hiçbir çocuğu geride bırakmadan tüm çocuklar için hep birlikte olmamız gerekiyor.

Haberin Devamı

Minikler de söz aldı

Bana sorarsanız hareketin en güçlü yanı Çocuk Danışma Kurulu. Bilindiği üzere çocuğun kabul edilen dört temel hakkı var: Yaşama, gelişim, koruma ve katılım. Katılım hakkını çocuklara ait danışma kuruluyla en güzel bu harekette görüyoruz. Toplantıda, 11-18 yaş arası çocuklardan oluşan bu kuruldan temsilciler de vardı. Söz aldılar ve öyle güzel konuştular ki salondaki gönüllü herkes hizmet ettiği hareketin önemini bir kez daha hissetti. Eğitim Komitesi temsilcisi Neva Kurt “Bu kadar erken yaşta strese girmemiz doğru değil” diyerek sınav sistemini eleştirdi ve eğitim saatlerinin çok ciddi problem olduğunu anlattı. “Şafak operasyonu gibi gece karanlığında okula gidiyoruz” diyen Kurt bazı arkadaşlarının gecenin 5’inde uyandıklarını hatırlattı ve bunların düzeltilmesi gerektiğini söyledi. Akran zorbalığı, Çocuk Danışma Kurulu temsilcilerinin en çok görüş bildirdiği sorunlardan oldu. Neredeyse hemen hepsi zorbalığa uğramış. Yorumlarıyla gönüllülerin bakış açısını değiştirecek katkılar sağladılar...

Haberin Devamı

Çocuklarla ilgili ihtiyaçlar artık en derin noktaya ulaştı, sorunların had safhada olduğu zamanlardan geçiyoruz. Dünyada da
durum farklı değil. Mukayeseli hukuka bakıldığında gördük ki her ülkenin derdi çocukları ve her ülke en iyisini yapmaya çalışıyor. Derin yoksulluk, eğitimden uzaklaşma, akran zorbalığı, suç, bağımlılık ve mafya örgütlerinin malzemesi haline gelmeleri ülkemizdeki çocukların en temel sorunlardan. Ancak her zaman umut var. Çocuklarımızın hayallerini ve umutlarını hep birlikte siyaset üstü desteklemek zorundayız.

 

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!