GeriKelebek Böyle yatmayın
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Böyle yatmayın

Abone Olgoogle-news



Banu TUNA

Her yaz ozon tabakasındaki incelme ve cilt kanseri haberlerinin de sayısı artıyor. Bazıları güneş ışınları değdiği yeri anında yakıp, küle çeviriyormuşçasına güneşten kaçarken, bazılarının hiç umurunda olmuyor. Bu iki ucun ortasında bir yerlerde, hem güneşin tadını çıkarıp, hem de risk almamak mümkün.

Güneş ve kanserojen ışınları söz konusu olunca, en önemlisi güneşlenmek ile bronzlaşmayı birbirinden ayırmak. Gereken tedbirleri aldığınız sürece hem güneşin tadını çıkarabilir hem de tehlikeli ışınlarından korunabilirsiniz. Çapa Tıp Fakültesi'nden Prof. Dr. Orhan Baransü fazla paniğe gerek olmadığını, güneşin aslında iyi birşey olduğunu söylüyor.

İki farklı güneş ışını var. Ultraviyole A ve B. Derimizin yanmasına, tarifsiz acılar içinde soyulmasına neden olan ışın Ultraviyole B. Kısaca UVB dediğimiz bu ışın aynı zamanda kanserojen.

Derimiz kabaca iki katmandan oluşuyor: Üst deri ve ana deri. Ana derinin başladığı yerde bulunan renk hücreleri bronzlaşmamızı sağlıyor. Koruyucu sütleri kullanmaya başladığımızdan beri artık güneşe çıkınca cildimiz acımıyor, soyulmuyor. Anlaşılan sütler işe yarıyor. Peki ama neden cilt kanseri vakaları hızla artıyor?

Kısa dalga UVB ışınları üst derinin orta tabakasına takıldığı için buradaki hücreleri bozuyor. Baransü bu ışınların yakıcı ve kanser yapıcı olduğunu doğruluyor: ‘‘Ancak üst hücrelerin kendini yenileme kabiliyeti vardır. Kanser yapıcı etkisi olmasına karşın deri kendini yenilediği için kısa süreli tatillerde güneşe çıkılması çok önemli değildir. İkincisi koruyucu kremler 16 faktörü geçtiğinde UVB'ye karşı hemen hemen tam koruma sağlarlar.’’

KANSER UVA İLE İLGİLİ

Kanser vakalarının nedenine gelince: UVB'den tam korunduğumuz ve güneşte yanmadığımız için kendimizi daha uzun sürelerle güneşin altına atıyoruz. Bu nedenle UVA'nın dozajı artıyor. UVA renk hücrelerini uyaran uzun dalga ışınlar. Fazla uyarılan renk hücreleri nedeniyle cilt kanseri vakası artıyor. Bu nedenle Baransü güneşe çıkmak isteyenleri ısrarla uyarıyor: ‘‘Bronzlaşarak daima cilde zarar vermiş oluyoruz. Denize girin, güneşlenin, rahatlayın, zevk alın ama bronzlaşmayın.’’

Peki hem güneşe çıkıp hem de bronzlaşmamak için ne yapacağız? Öncelikle geniş spektrumlu bir koruyucu lazım. Koruyucunun en az 16 faktör olması gerekiyor. Yüksek faktörlerdeki koruyucu kremlerin içeriğinde çinko ve titanyum var. Bu maddeler, cildi UVA'nın da belirli bir bölümünden koruyor. ‘‘Ama bir bölüm var ki asla koruyamazsınız. Yani herşeye rağmen bir miktar bronzlaşıyorsunuz. Ama böylece hem eğlenmiş, denizin güneşin tadını çıkarmış oluyorsunuz, hem de zararlı ışınlardan büyük ölçüde korunuyorsunuz’’ diyor Baransü.

Birçok firma artık UVA'nın derecesini de kremin üstüne koymaya başladı. Ancak buna pek güvenmeyip siz yine de içinde hangi maddeler bulunduğuna bakın. İlle de bronzlaşmak isteyenler için 16 faktör yeterli ancak bu rakam çok açık tenlilerde 20'ye çıkıyor.

Güneşe çıkma saati

Güneşe çıkılması gereken saatler için basit bir yöntem öneriyor Prof. Dr. Orhan Baransü. Elinize bir çubuk alıp güneşleneceğiniz yere saplayacaksınız. Gölgesinin çubuktan uzun olması gerekiyor. Ancak güneşin açısı 45 dereceyi bulduğunda güvenle çıkabilirsiniz. Siste ve rüzgarda güneşin yakıcılığı değişiyor. Rüzgar cildi serin tutuyor, insan yandığını anlamıyor. Hem cilt kuruyor, hem de insan daha fazla yanıyor. Bu nedenle rüzgarlı havada mutlaka nemlendirici de sürmek lazım.

Özellikle omuz başlarında ve sırtta meydana gelen lekelerin nedeni de UVA ışınları. Güneş ışını renk hücrelerini bozuyor. Hücreler bozulunca renk alışverişi de bozuluyor. Cildin bir kısmına daha fazla renk veriyor ve lekelenmeler ortaya çıkıyor. Kolay çillenen insanlardaki lekelerin bir kısmının kanserleşme olasılığı var.

RİSK GRUPLARI

Kanserleşmeye çok hazır beni olanlar. En baştan vücuttaki benlerin kontrol ettirilip, riskli olanların tespit edilip, kontrol altına alınması gerekiyor.

Ailede cilt kanseri geçmişi bulunanlar.

Kızıla yakın açık ten, açık renk göz.

Kolay yanıp, zor bronzlaşanlar.

GÜNEŞE ÇIKARKEN BUNLARI UNUTMAYIN

Koruyucu krem veya losyonu güneşe çıkmadan en az 20 dakika önce sürün.

Güneş cildinizde kurumaya neden olur. Koruyucudan önce ve güneşten sonra ayrıca bir nemlendirici sürmek kurumayı azaltır.

16 faktöre kadar olan koruyucular sadece UVB (Ultraviyole B) ışınından koruma sağlıyor. 16 faktör ve üstü UVA ışınlarından da koruyor.

Korunmak için çok yağlı kremler veya yağlar sürmeyin. Cildinizin nefes almasını önler. Eğer sürmüşseniz ve aşırı terlemişseniz mutlaka soğuk duş alın.

Koruyucu sütü cilt tipinize göre her 1-2 saatte bir yenileyin.

Denize ve havuza girdikten veya duş aldıktan sonra tekrar koruyucu sürün. Hepsinde suya dayanıklı ibaresi var ancak siz yine de fazla güvenmeyin.

Sık sık soğuk duş alıp vücut ısınızı düşürün.

Gölgelerin uzadığı saatlerde güneşlenin.

Havuz başlarından kaçının, ağaç altı ve kuru, çimli bölgelerde güneşlenin. Suyun içinde de daha fazla yanarsınız. Taş zeminlerde ışınlar yerden yansıyarak daha fazla yakar.

Alkol aldıktan sonra güneşe çıkmayın.

Çocukları güneşten korumak zor olduğundan, onlara yoğun ve yağlı koruyucu kremler sürebilirsiniz. Ayrıca her iki saatte bir soğuk suya sokulmaları gerekiyor.

Tüm bu önlemleri almayıp yandınızsa, yanıklarınıza yoğurt sürmeyin çünkü serinletmekten başka bir faydası yok.

İlle de bronzlaşma istiyorsanız faktörü düşürmeyin, güneşe çıkış saatlerinizi arttırın.

Self-tanning'lerin (vücuda bronz rengi veren kremler) bir zararı yok. Ancak halk arasında bir yanlış anlama var. İnsanlar bu kremleri sürüp derilerinin rengi değişince artık bronzlaştıklarını zannedip güneşe çıkıyorlar. Ama self-tanning'ler renk hücrelerini uyarmadığı için koruma sağlamıyor.

Şehir içinde de koruyucu sürmek lazım. Ama fondöten ve pudraların güneşte ekstra bir zararı yok. Yağlı ciltler için ise tüm kapatıcılar zararlı.

BU YIL SPREY MODASI VAR

Bu yıl güneş ürünleri arasında en çok dikkat çeken spreyler. Kullanımı kolaylaştırmak için güneş için kullanılan her tür cilt bakım ürününün sprey halinde bir türevi var. Nemlendiriciler de çeşitli. Kuruyan cildi rahatlatmak için kullanılan bu ürünler artık gittikçe yaygınlaştı. Bazı markalar çocuklar için özel ürünler geliştirmiş. Saçın yıpranmasını önlemek için geliştirilen ürünler de bu yıl çok fazla.

Shiseido

- Sun Block Stick

- Dudak koruyucusu

- Göz koruyucu krem

- Güneş sonrası jel

- Güneş sonrası yüz kremi

- Tazeleyici Güneş Spreyi

- 4-35 faktör arasında bronzlaştırıcı ve koruyucu kremler

Nivea Sun Bronzlaşma Serisi

- Karotenli Güneş Sütü

- Tropikal Güneş Yağı

- Tropikal Güneş Jeli

Nivea Sun Sprey Serisi

- Sprey

- Sprey-Güneş Yağı

Nivea Sun Güneş Sütleri Serisi (4 - 35 faktör)

Nivea Sun Hassas Ciltler için Balsam

Nivea Sun Çocuk Serisi

- Süt

- Renkli Sprey

Nivea Sun Bebek Serisi

- Güneş Sütü

- Güneş Kremi

Nivea Sun Güneş Sonrası Bakım Serisi

- Sprey

- Losyon

Nivea Sun Güneş Kremleri Serisi

- Güneş Kremi

- Alpha Flavon içeren güneş kremi

Nivea Sun Güneşsiz Bronzlaştırıcı Sprey

Lancome Soleil Aqua Protect (Vücut ve saç için)

Vichy

Capital Soleil

- Yetişkinler ve çocuklar için

UVA-UVB ışınlarına karşı özel filtreli

Clarins

Yüz için

- Creme Solaire Anti-Rides 8-35

- Stick Haute Protection

Vücut için

- Cereme Solaire Haute Protection

- Cereme Solaire Bronzage Securite

- Gelee Solaire Haute

Bronzage Rapide

- Spray Solarie Bronzage Tres Rapide

- Huile Solaire Brozage Tres Rapide

Helena Rubinstein

- Golden Defense Creme

- Golden Defense Lait Corps

- Golden Defense Gelee

Corps

- Golden Defense Recharge Balm

Beyin krizi ve inmede yeni umut

Türkiye'de beyin krizi ve inme ölüm nedenlerinde ikinci sırayı alıyor. Aynı ikili kalıcı sakatlıkların nedenine bakıldığında ilk sırada. Durum dünya genelinde de aynı. Bu nedenle bilimadamları özellikle tekrarlayan inme ve beyin krizini önleyecek çözümlerin peşinde. Bu yolda kaydedilen yeni bir aşamanın sonuçları geçtiğimiz haftasonu İtalya'nın Milano kentinde açıklandı.

Progress adlı araştırma 8 farklı ülkeden bilimadamları tarafından yürütüldü. Çalışmanın sonuçlarına göre beyin krizi ve tekrarlayan inmede risk oranı azaltılabiliyor. Geliştirilen yeni ilacın etkin maddesi perindopril. Buna göre kalp krizi, beyin krizi ve inmenin tekrarlama riski yüzde 25-50 arasında azalmakta. Yaşı, kan basıncı ve diğer ilaç tedavileri ne olursa olsun hastalar tarafından kullanılabiliyor. İlaç kalp krizi riskini de yüzde 38 düşürüyor.

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle