GeriKelebek Birine laf at, şöhret ol
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Birine laf at, şöhret ol

Televizyon filmi çeviren, şarkı söyleyen, şov programı yapan Sibel Turnagöl bu kadar işin yanı sıra önümüzdeki ay çekimlerine başlanacak yeni bir polisiye filmde de oynayacak. Oyuncuyla yeni filmini konuşurken, tüm bu parıltılı hayata rağmen medyatiklikten nefret ettiğini öğrendik. İşte Sibel Turnagöl'ün şöhret üzerine görüşleri...

Geçtiğimiz kış mevsimini yoğun bir tempoda geçirdiğini söyleyen Sibel Turnagöl, şu günlerde biraz daha rahat olduğunu ve dinlenme fırsatı bulabildiğini belirtiyor. ‘‘Sinan Özen'le birlikte TGRT'de sunduğumuz şov programımız mayıs ayının sonunda tatile giriyor. Bu arada Ağustos'un onbeşinde yeni bir televizyon dizisinin çekimlerine başlayacağım. Yönetmenimiz Kartal Tibet. Polisiye-macera türü, her dakikası heyecan içinde izlenecek bir film olacak. Seyircileri ekran karşısına çivileyeceğimize inanıyorum.'' diyor.

‘‘Demir Leblebi'' adlı doksan dakikalık televizyon filminin ise TGRT'de dizi halinde yayınlanacağını söyleyen Turnagöl, önümüzdeki günlerde fazlasıyla gözönünde olacak. Çünkü Metin Akpınar'la başrollerini paylaştığı ‘Abuzer Kadayıf' ekim ayında vizyona girecek. ‘‘Filmin çekimleri iki ay sürdü ve çok eğlenceli geçti. Bunu söylemeden edemeyeceğim.'' diyen Turnagöl herşeye rağmen göz önünde olmaktan pek hoşlanmadığını da belirtiyor. ‘‘Televizyon filmi, dizi film, şov programı, sahne çalışmaları... Elbetteki yaptığım işleri çok seviyorum, mesleğime saygı duyuyorum. Fakat aile hayatım herşeyden önemli. Bu kadar yoğun bir çalışma hayatı geçirmeme rağmen bulabildiği en ufacık vakti bile evinde geçiren biriyim. Böyle olması benim tercihim. Çünkü gece hayatına düşkün değilim. Bir kere ertesi günü çalışan bir insanın yorgun görünmesi yakışıksız olur. İkincisi ise ben yapı itibariyle dikkat çekecek bir yaşantım olsun istemiyorum.''

Mumları yakıp, dansederim

Onbeş yıldır bu camianın içinde olduğunu söyleyen Sibel Turnagöl: ‘‘Sokağa çıktığımda insanlar yanıma gelip yaptığım işleri ya da anneliğimi övüyorlar. Bundan başka bir mutluluk olabilir mi? Ailemi ve düzenimi herşeyden izole ederek yaşıyorum. Böylece hakkımda malzeme olacak birşey çıkmıyor. Aslında basına malzeme olmak o kadar kolay ki! Ya gidip bir akşam Şamdan'ın önünde poz verirsiniz, ya da ünlü insanlar hakkında bir, iki laf edersiniz. Hakkında konuştuğunuz kişilerin kırılması, üzülmesi umurunuzda olmaz, sizi etkilemez. Ben böyle bir şöhreti istemiyorum.''diyor.

Peki Sibel Turnagöl'ün eğlence anlayışı nedir? Nerelere gitmekten, ne yapmaktan zevk alır? ‘‘Evimde de çok eğlenirim. Bütün mumları yakıp, müziği açıp güzelce dansederim. Mutlaka barlara gidip çılgınlar gibi dansetmeme gerek yok ki? Ben şık eğlenceyi seviyorum. Bu sözüm yanlış anlaşılmasın. Salaş bir yere de gidebilirim elbette. Ama benim fikrime göre eğlencenin bir ağırlığı olmalı. Yakın arkadaşlarımla bir yerlere gidip, yemek yediğim, sohbet ettiğim zamanlar ya da oğlum Sadri’yle başbaşa geçirdiğim zamanlar en çok keyif aldığım zamanlardır. ''

False