GeriKelebek Ben rol kovalamam
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Ben rol kovalamam

Ediz Hun, TRT’nin yeni dizisi Azize’de ‘Aziz’ adıyla başrolde. Oynayacağı dizilerde hep çok seçici davranan Hun, ‘Ben hiçbir zaman rol kovalamam’ dedi. Usta oyuncu, genç oyunculara tavsiyelerini ve yarım kalan düşlerini Kelebek’e anlattı.

- Size Aziz’i cazip kılan ve rolü kabul etmenize sebep olan şey ne oldu?

‘Aziz’ dizinin kilit ismi. Sevgi Birsel benim birlikte çalıştığım ilk hanım yönetmen. Daha önce hiçbir hanım yönetmenle çalışmamıştım. Kendisine severek destek olmak istedim.

- Kızınız Bengü de rol arkadaşınız. Deneyimlerinizden yola çıkarak kızınıza ve onun nezdinde diğer genç oyunculara uyarı ve önerileriniz neler?

Bunca yıllık tecrübeme dayanarak söyleyebileceğim ilk şey disiplindir. Mesela benim asla sette kızgınlıklarım, kaprislerim olmaz. Zorluklar çıkarıp işi baltalamayı değil, her zaman çözümler bularak işi başarıyla tamamlamayı tercih ederim. Seyirci veli nimetimdir. Bugün sanal bir dünyada yaşıyoruz. Gençler arasında hassas, duygulu gençler var ama internet, bilgisayar, teknoloji gençleri başka bir ruh haline sürüklüyor. Duygusallığın ikinci plana atıldığı bir dünyaya doğru gidiyoruz. Ben gençlerin o duygusallıktan çok uzaklaşmamalarını tavsiye ediyorum yine de.

- Oynamak istediğiniz rolleri dünya sinemasından örnekleyebilir misiniz?

Tabii ki mesela Anthony Hopkins. Dünya sinemasında da örneklerini gördüğümüz gibi performans gerektiren, önemli karakter rolleri üstlenebilirim. Ama ben evimde oturup ailemle yaşıyorum. Bahçeşehir Üniversitesi’nde öğretim görevlisiyim aynı zamanda. Benim zaten düzenli devam eden bir hayatım var. Bana hiç teklif gelmezse hiçbir zaman kalkıp rol kovalamam! 80 yaşına kadar da oturup, kendi evimde kendi işimle uğraşır, hayatıma devam ederim.

YARIM KALAN TEK DÜŞÜM: BAKANLIK

Meclise seçildiğim dönemde kültür bakanı olabilseydim sanata çok hizmetim olabilirdi. Çok faydalı olabilirdim. Müzik, resim, heykel birçok sanat dalına çok önemli katkılarım olabilirdi. Mesela kültür bakanı olsaydım Cumhuriyet döneminden itibaren Türkiye’nin bütün yazarlarının, kompozitörlerinin, sanatçılarının, müzisyenlerinin heykelleriyle meclisi süslemeyi düşünürdüm. Çevre bakanı olsaydım her ili ziyaret ederdim. İnsanlara doğayla ilgili ilişkilerinde daha farklı yaklaşımları için çaba sarf ederdim.
False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle