Behiye Aksoy yaşayan bir efsane

Behiye Aksoy yaşayan bir efsane

Alzheimer hastalığına yakalanan Türk sanat müziği sanatçısı Behiye Aksoy için 31 Mayıs gecesi bir konser düzenlenecek. Sanatçının oğlu Ahmet Aksoy’un organize ettiği gecede, Sezen Aksu, Bülent Ersoy, Muazzez Abacı ve Seda Sayan gibi birçok isim sahneye çıkacak. Ünlü organizatör Erkan Özerman, uzun yıllar birlikte çalıştığı Aksoy için kalemi eline aldı.

Haberin Devamı

Rita Hayworth, alzheimer hastası olduğu zaman gazeteler, “Kızını bile hatırlamıyor” diye yazmışlardı. Bu kötü hastalığı Hayworth’tan sonra tanıdık. Sonra bizde de olduğunu öğrendik.     
        
Behiye Aksoy’a vefa gecesi için toplanacak isimler, bir devi, bir efsaneyi, yeri dolmayacak birini anmak için 31 Mayıs Pazartesi gecesi TİM’de buluşacak.    

Türk müziği tarihinde Zeki Müren-Behiye Aksoy ikilisi gazino döneminin altın çağını yaşatmış, ne yazık ki onlardan sonra o muhteşem geceler bir daha yaşanmamıştı. Devir değişti, anlayış değişti, müşteri değişti, gazinolar da tarihe gömüldü.

Behiye Aksoy, Üsküdar’da 19 Eylül 1929’da dünyaya gelmiş, Ankara Radyosu’na çok genç yaşta stajyer olarak girmiş ve 1949’da da avukat-udi Halil Aksoy’la evlenmişti. 1952 yılının şubat ayında da tek evladı olan Ahmet Aksoy’u dünyaya getirdi.

Müzeyyen Senar ekolünden gelen ünlü sanatçı, radyodaki büyük başarısı ve yarattığı hayran kitlesi sayesinde 1958’de, sonradan eşi olacak Fahrettin Aslan tarafından İstanbul’daki Tepebaşı Gazinosu’na, Zeki Müren’in alt kadrosuna transfer oldu. Mevsim bitmeden, seyircinin büyük ilgisi sayesinde aynı gazinoda assolist oldu.

90’lı yıllara kadar sahnede kalan Aksoy, altı ay süreyle her gece Maksim gazinolarında sahneye çıktı. Yılın diğer yarısını Ankara, İzmir gibi şehirlerin en önemli gazinolarında, yine assolist olarak konserlerine devam etti.

Behiye Aksoy ikinci evliliğini, bir filmde başrol oynamak için anlaştığı prodüktör Berker İnanoğlu ile 1973’te yaptı. Bu beraberlik ancak bir yıl sürdü. Gazinocular kralı Fahrettin Aslan ile resmi nikahını 1974’de kıydı.

Birlikte Ankara Radyosu programlarında inanılmaz güzel gecelere imza attığımız Behiye Aksoy’un, Dalida, Marino Marini, Enrico Macias ile tanıştırmıştım.

Sahnelerin en şık giyinen sanatçısı unvanını yıllarca kimseye kaptırmayan Aksoy’u, Avrupa’nın bir numaralı şarkıcısı unvanını taşıdığı yıl Dalida’nın İstanbul’daki Taksim Belediye Gazinosu’ndaki konserine götürmüştüm. Konserden sonra hep beraber Kervansaray gece kulübüne gittik. Orada da genç bir sanatçı program yapıyordu. O genç delikanlı yıllar sonra Fransa’nın en çok sevdiği Enrico Macias’tan başkası değildi. Gecenin geç saatlerinde bütün ekip toplanıp, Melih Caculi’nin Beyoğlu’ndaki kulübünde buluştuk.

İstanbul gece hayatının gerçekten altın yıllarıydı...

Behiye Aksoy, Grafson, Şençalar, Polat, Coşkun ve Selami Şahin’in plak şirketlerinde yüzden fazla 45’lik çıkardı. LP sayısının 20’ye yakın olduğunu sanıyorum. Genç bestecilere şans tanıyan olan Aksoy, Ankara Radyosu’ndaki genç bir besteci ve yorumcuya kimsenin veremeyeceği bir fırsatı verdi. Onun eserlerini gazino sahnelerinde söyledi ve onu şöhretle tanıştırdı. O isim, Yıldırım Gürses’ti.
Ne yazık şimdi hiç kimseyi hatırlamayan, o sahnelerin güzel kadını için, onun değerini bilen, müzik dünyamızın ünlü isimleri el ele verdi. Behiye Aksoy’a saygı gecesi hazırladılar. Onu unutmadıklarını, anılarında hep yaşatacaklarını ve hiçbir zaman unutmayacaklarını ispat için.
Muazzez Abacı, Bülent Ersoy, Adnan Şenses, Nükhet Duru, Nil Burak, Nalan Altınörs, Erol Evgin, Seda Sayan, Ateş Böceği Ercan, Selami Şahin, Nebahat Çehre, Yaşar Özer, Sibel Can, Sezen Aksu ve Gönül Yazar...

Hepinize sonsuz teşekkür...

Haberle ilgili daha fazlası: