GeriKelebek Beat kuşağına yolculuk
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Beat kuşağına yolculuk

Beat kuşağına yolculuk
refid:22877930 ilişkili resim dosyası

Walter Salles’ın yönettiği ve Sam Riley, Kristen Stewart, Garrett Hedlund ile Amy Adams’ın oynadığı Yolda (On The Road), ilk gösterimini Cannes’da yapmıştı. 1950’ler Amerikası’nın isyankâr gençliğini ele alan ve Beat kuşağı hakkında çok şey söyleyen Yolda, ilgiyi hak eden bir yol filmi. İnsanda isyan etme, uzaklaşma, düzene karşı gelip, alıp başını gitme isteği uyandırıyor.

Sıla’nın Kafa adlı şarkısını her dinlediğimde ne kadar telefonumu kapatıp, uzaklara gidesim geldiyse, Yolda’yı izlerken de aynı şeyleri hissettim.
Uzaklaşma, hesap, plan yapmadan yola çıkma, dur durak, sınır, baskı tanımadan hareket etmek...
Her gün aynı günü yaşamaktan siz de benim gibi sıkıldıysanız seversiniz bu filmi.
Belki biraz ürkersiniz ortaya koyduğu özgürlük duygusundan, sınır tanımaz tavrından.
Ama çekici olan yasaklar değil midir zaten!
Sonuçta Jim Morrison’ı bile etkilemiş bir hikâye bahsettiğimiz.

SINIRLARI BELLİ HAYATTAN UZAKLAŞMAK

Yolda, 1950’lerin Amerikası’nda bir devrimin tohumlarını atan ve Beat Kuşağı’nın sembollerinden biri haline gelen Jack Kerouac’ın aynı adlı kült eserinden ünlü yönetmen Walter Salles tarafından sinemaya uyarlandı.
Her türlü toplumsal ve ahlaki kurala meydan okuyan bir yolculuğa çıkarıyor izleyenleri.
New York’lu genç bir yazar olan Sal Paradise, babasının ölümünün ardından, büyüleyici, arızalı ve eski sabıkalı Dean Moriarty ile tanışıyor.
Dean, özgür ruhlu ve baştan çıkarıcı Marylou ile birlikte.
Sal ve Dean kısa sürede arkadaş oluyor.
Sınırları belli bir hayata mahkûm olmamak amacıyla tüm bağlarını koparan iki kafadar, yanlarına Marylou’yu da alarak yola çıkıyorlar.
Üç genç insan yolda dünyayı, aldatmayı, özgürlüğü, hatta üçlü ilişkilerin sınır tanımazlığını bile keşfediyor.
Beat Kuşağı’nın babası Jack Kerouac’ın, 1947’de gerçekleştirdiği ve üç yıl süren uzun yolculuğunun Yolda adıyla romana dönüşmüş halinin sinema uyarlaması olan bu özel filmin hikâyesi muhafazakâr toplumda kendilerine yer bulamayanların haykırışının özeti gibi.
İlk gösterimini geçen yıl Cannes Film Festivali’nde yapan Yolda’nın yönetmenliğini Walter Salles üstlenirken genç oyuncu kadrosu Sam Riley, Amy Adams, Viggo Mortensen, Garrett Hedlund, Kristen Stewart ve Kirsten Dunst gibi isimlerden oluşuyor.
Dean ve Sal’in hayatlarında eksik olanı bulmak için sürdürdükleri arayışları, ABD’yi baştan başa geçtikleri, çok yükseldikleri ve bir o kadar da dibe battıkları uzun ve heyecanlı yolculuğun filmi, belki romanı kadar olmasa da ilgi çekici bir tecrübe sunuyor paylaşanlarına.
Bu haftanın filmlerinden tavsiye ettiklerimin başında gelmesinin nedeni de bu sanırım.

HAFTANIN DİĞER FİLMLERİ

Dev savaş başlıyor

Shakespeare, Jane Austen gibi yazarların eser uyarlamalarından sonra bir süre çizgi roman uyarlamaları moda oldu. Şimdiyse masallar var. Sıra Jack ve Fasulye Sırığı’na geldi. Filmin yönetmeni Bryan Singer’a göre bu filmin asıl kahramanları devler. Buna göre, diğer rollerde Nicholas Hoult, Ewan McGregor, Stanley Tucci ile Bill Nighy var. Genç bir çiftçiden kahramana dönüşen Jack’in yolculuğunda beklenmedik bir sürpriz yok.

Nefes kesen bir belgesel

Bart Layton’un yönettiği ve Adam O’Brian, Frederic Bourdin, Carey Gibson ile Anna Ruben’in oynadığı Hayat Avcısı’nda hikâye, 13 yaşındaki Teksaslı Nicholas’ın hiçbir iz bırakmadan kaybolmasıyla başlıyor. Nicholas kaybolmasından üç buçuk yıl sonra, memleketinden binlerce kilometre uzakta, İspanya’da bulunuyor. Kimliği belirsiz kişilerce kaçırıldığını iddia etmekte. Ailesi büyük mutluluk duyarken Nicholas, Teksas’a dönünce işler tuhaflaşıyor.

Türkiye Azerbaycan ortaklığında destansı aşk

1500’lerde geçen, biri Han’ın oğlu diğeri Keşişin kızı olan, farklı dinlere mensup iki gencin efsaneye dönüşen destansı aşkını anlatıyor film. Ne Mahmut’un hanedanı ne Meryem’in çevresi ikisinin beraber olmasına izin veriyor. Mahmut’u Meryem’den kolay koparamayacağını anlayanlar çareyi kanlı çözümde buluyor. Başrollerini Aras Bulut İynemli ve Eva Dedova’nın paylaştığı filmin yönetmenliğini senaristlik yönü çok güçlü bir isim olan Mehmet Ada Öztekin üstleniyor.

Efsane Kanca sinemalarda

Alper Mestçi’nin yönettiği ve İsmail Baki Tuncer, Volkan Kantoğlu, Rabia Yıldırım, Orhan Aydın ile Levent Aykul’un oynadığı Sabit Kanca, özellikle gençlerin merakla beklediği filmlerden. Kısa sürede fenomen olan, herkesin konuştuğu ve repliklerini ezbere bildiği Sabit Kanca’nın maceraları bir aşk hikâyesiyle birleştirilerek beyazperdeye taşınmış. Pek çok cümlesi slogan ve dillere pelesenk olmuş Sabit Kanca’nın filminin de beğeni kazanacağına şüphe yok.

Herkesin köpeği çalınmaz

Martin McDonagh’ın yönettiği filmde Colin Farrell, Sam Rockwell ile Christopher Walken oynuyor. Marty, Yedi Psikopat adını koyduğu, hikâyesini kurgulayamadığı kitabını zar zor yazma çabasında bir yazar. İşsiz aktör Billy ise Marty’nin yakın arkadaşı. Geçimini zengin köpek sahiplerinin köpeklerini kaçırarak sağlıyor. Fakat Billy ve Hans son işlerinde baltayı taşa vuruyor. Psikopat katil Charlie’nin kıymetli köpeğini çalınca işler değişiyor.

Bitcoin ve Ethereum ne kadar?

Bitcoin ve Ethereum ne kadar?

False