GeriKelebek Aşşk Kahve’nin yoğun trafiği
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Aşşk Kahve’nin yoğun trafiği

İster takım elbiseyle gelin, ister şort-tişörtle ve hatta bikiniyle... Ama bu kargaşaya mutlaka katılın!

İki yıldır, mevsim bahar olduğu andan ilk kar düşene kadar tüm yaz vaktinde İstanbullu'nun koşa koşa bütün günü geçirmek için gittiği bir yer var: Aşşk Kahve. Yeri Kuruçeşme'de, Muallim Naci Caddesi üzerinde, Makro Süpermarket'in arkası, sahil tarafındaki avlu olarak tariflerde geçiyor. Peki burada ne var? Haftanın her günü dolup taşıyor. Bir komşusu Mia Mensa İtalyan yemeklerinde uzman, öteki komşusu Planet Health Club sportmenlerin mekanı olarak ünlenmiş durumda. Ama hiçbirinin trafiği Aşşk Kahve'ye yetişemiyor...

Pazar sabahları

Pazar sabahları Aşşk Kahve erkencilere ait. Sıcak kahve kokusu, denizin sakin görüntüsü ve sessizlik ortama hakim durumda. Tabii bir de eski püskü fakat çok şık bir bebek arabasında duran gazetelerin hışırtısı var...

Daha erken olduğu ve doluluk oranı da az olduğu için çalışanlar etrafınızda pervane oluyorlar. Siz de, fırsat bu fırsat bu ilgiden yararlanın, çünkü 1-2 saate kalmadan onları bulmakta zorlanmaya başlıyorsunuz.

Kahvaltı için siparişler verilirken genelde omlet veya tost istenilir, otlu omlet ve aşşk tost, buranın ‘‘esaslı’’ spesiyaliteleri durumunda...

Öğlene doğru

Saat ilerledikçe, gelenler çoğalıyor. Malum Türküz, geç kahvaltıyı severiz olayı... Onlar, sabahçıların aksine öğleden sonra bütün günü sohbet ve yemek-içmekle geçirecekler.

Denize yakın olan ön taraftaki masalarda genelde yaşça daha büyük ve kalabalık gruplar oturuyor. Aileler çoğunlukta. Peki bunlar nasıl aileler: Mudo mağazasının çeşitli reyonlarını dolaşmış ve tüm aile için alışveriş yapıldıktan sonra şimdi de baba hadi aşşk kahveye gidelim denmiş görüntüsü var. Güzel ve sağlıklı çocuklar, ince belli, yanık tenli genç ruhlu eşler, kelliklerinden şikayetçi olmayan babalar... Yani mutlu bir aile ortamı yaşanıyor. Herkes güle oynaya yiyip içiyor. Hesabı görünce yüzlerde asla bir şaşırma ifadesi olmuyor.

İçeride küçücük bir mutfak var. Oraya komşu masalarda, mutfağın bütün tartışmalarına şahit olunuyor. Bu koşturmaca genelde öğleden sonra gelecek, cumartesi akşamını İstanbul gecelerinde dolu dolu yaşamış müşteri gruplarına hazırlık aşamasında gerçekleşiyor. Çalışanların konuşmaları ve kavga-gürültü çoğu zaman -tabii ki- yiyeceklerle ve servisle ilgili.

Güneş batmadan gitmek yok

Öğleden sonra gelenler öyle bir görüşte tanınacak süper ünlüler değil ama, bakınca ‘‘Ben bu kadını -ya da adamı- bir yerde görmüştüm’’ hissi veriyorlar.

Akşamüstü kahve ve çay trafiği bir hayli artıyor. Belki de içkisiz bir yer olduğu için, herkes çay-kahve siparişi veriyor. Bu arada, akşam yemeğinden önce ‘‘tatlı bir şey’’ yemek isteyenlerin de, acele acele garsondan mönüyü istedikleri duyuluyor.

Çocuklar ve öpüşenler

Onaltı-yirmi yaş arası ince bedenli, uzun saçlı genç kızlar dapdar kaprileriyle gün boyu Aşşk Kahve’nin değişmeyen nüfusunu oluşturuyorlar. Zaten mekan zaman zaman ‘‘kadın kahvehanesine’’ dönüşüyor. Onlar sadece salata yiyor ve diyet kola içiyorlar.

İnanılmaz derecede fazla çocuk var. Güzel oldukları kadar kıyafetleriyle birer küçük adam ve kadın ifadesi veriyorlar.

Biz Türk'lerin ortak merakı birbirimizi görünce şapur şupur öpüşmektir ya... İşte Aşşk Kahve'de de buna benzer manzaralara sıkça rastlamak mümkün. Hatta birbirini iki saat önce görenler bile, tekrar karşılaşınca öpüşmekte bir sakınca görmüyorlar.

Ya yağmur yağarsa...

Güneşle dalga geçer gibi başlayan ani yağmurlara rağmen kimse istifini bozmuyor. Yağmur alan yerlerde oturan müşteriler bile son derece mutlu bir ifade takınıyorlar. Bütünüyle bakılınca, sanki bir film çekimindeki figüranlara benziyorlar. Aşşk Kahve'de kimse mutsuz değil gibi...

Zaten şemsiyeler çok büyük, neredeyse bütün masaları kaplıyorlar.

Neler giyiliyor?

Giyim tarzı genelde spor. Yani şort, tişört ve spor ayakkabı. Öyle şıkır şıkır giyinip süslenip gelenler yok. Zaten gelseler çok garip dururlardı.

Giyim kuşamlar sabah ve akşam saatleri arasında bir hayli fark gösteriyor. Akşama doğru gelenler genelde eşofman altı veya şortla değil de jean veya kumaş pantolonla takılıyorlar.

Prensipler...

Kredi kartı geçmiyor.

Çay ve kahvenin yanında verilen küçük kurabiyeler çok lezzetli ama sadece bir kez veriliyor. Asla ve asla özel olarak sipariş edemezsiniz. Prensip meselesi...

Müdavimler

Aşşk Kahve'nin müdavimleri büyük ihtimalle buraya rahatlığından dolayı geliyorlar. Mesela Tan Sağtürk-Duygu Dikmenoğlu, Meltem Cumbul, Hande Ataizi, Levent İnanır, Sema Şimşek-Burak Hakkı, Deniz Pulaş, Elif Dağdeviren-Emre Ergani, Emir Yargıcı ve Sevil Sabancı-Sencer Can... Aslında bazı masalarda dönen sohbetlere biraz kulak kabartınca, ‘‘Hande de birazdan burada olur’’ tarzı laflar duyuluyor.



False