40 yaşından sonra motosiklet aldı Afrika’yı boydan boya geçti

Güncelleme Tarihi:

40 yaşından sonra motosiklet aldı Afrika’yı boydan boya geçti
Oluşturulma Tarihi: Mart 24, 2008 00:00

Hakan Çetinel (47) bir işadamı. Aynı zamanda motosikletçi. Diğer motosikletçiler gibi gençliğinde hayaller kurmamış. 40 yaşından sonra motosiklete binmeye başlamış. Yarış motorları dahil birçok modeli denedikten sonra Harley Davidson’da karar kılmış. Şu anda iki tane motosikleti var.

Heritage Softale Classic ve Harley’in en büyük modeli Electra Glide Ultra Classic. Çetinel’i şehirde motosikletiyle görmeniz mucize olur, çünkü sadece şehirdışı ve yurtdışında kullanıyor. İtalya, Fransa gibi ülkelere Electra Glide Ultra Classic model Harley’iyle gitti. En zorlu yolculuğunu geçen ay Afrika’ya yaptı. 13-26 Şubat arasında 20 kişiyle Afrika’yı geçti.

Hakan Çetinel’in hayatında iki önemli marka var. Biri Beşiktaş diğeri ise Harley Davidson. İkisinin de amblemi kartal ve ikisi de 1903’te kuruldu. Harley tutkusu evini de sarmış Hakan Çetinel’in. Evinde Harley’e ayrılmış özel yerler var. Duvarlar, dolaplar, raflar kendi çektiği fotoğraflar, küçük Harley modelleri ve Harley’le ilgili diğer aksesuvarlarla süslü. Motosiklet kullanımını anlatan kitaplardan, Harley Davidson DVD’lerinden bahsetmeye gerek bile yok. Çünkü bu kitaplardan her sehpanın üstünde var.

Bugüne kadar 50 ülke gördüğünü söylüyor Hakan Çetinel. ABD, Nepal, Avrupa’nın tamamı, Hindistan ve Sri-Lanka’yı bir solukta sayıyor. Bazılarını motosiklet tutkusu başlamadan gezmiş. Ama bundan sonra motosikletsiz seyahat etmeyeceğini de ekliyor. "Ben hep maceracı ruhumu tatmin etmek için seyahat ederim" diyor. Son Afrika turu ruhunu fazlaca tatmin etmiş...

İki farklı modeldeki Harley Davidson’uyla bugüne kadar en az 200 bin kilometre yol yapan Hakan Çetinel, sadece seyahatlerde motosiklete biniyor. Genellikle Electra Glide Ultra Classic modelini kullanmayı tercih ediyor. Motorunu uçakla yollayıp anlaştığı antrepolarda saklıyor. Sonra uçakla gidip, motoruyla turuna başlıyor.

AMBULANS EŞLİĞİNDE GEZDİLER

Hakan Çetinel, Afrika turu için motosikletini Lyon - Marsilya üzerinden Dakar’a yolladı. 15 günlük yolculuğuna uçakla gittiği Dakar’dan başladı. "Afrika yolculuğum iki açıdan önemli: Kendi motorumla gittim, ayak basmaya korkulan Kara Afrika’yı geçtim" diyor. Bu tür zorlu yolculuklara çoğu motosikletçi toprağa, çamura daha dayanıklı olan enduro tipi araçlarla çıkar. Çetinel’in Harley Davidson tercihi başlıbaşına bir zorluk nedeni. "15 gün boyunca yolu olmayan yerlerden gittik. Sıcak bir taraftan, pislik ve sinekler bir taraftan" diyor. Rutubetten, bırakın özel giysilerle
/images/100/0x0/55ea27d9f018fbb8f86ea2b1
motosiklete binmeyi, yürümenin bile zor olduğunu, hastalıkların kol gezdiğini fakat doğanın, yeşilliğin muhteşem olduğunu söylüyor.

"Bu geziye katılmak için ücretini ödemek yeterli değil, tecrübeli olmayanlar katılamıyor. O kadar zorluk ve pislikle tek başımıza baş edemeyeceğimiz için tüm ekibi bir ambulans takip ediyordu. Ekibin önündeki cip bize yol gösteriyordu. Bunların yanında bir tamir kamyonu ve 3 bin şişe su taşıyan bir de araç vardı." Gezide ambulansa ihtiyacın duyulduğu anlar oldu. Çetinel, sinek ısırıklarına karşı aşırı tepki verdiği için sadece anti-alerjik ilaçlar alırken, ekip arkadaşlarından, egzoz yanıkları olanlar, sıcaktan midesi bulanan ve hastalananlar oldu.

EKİBİ BAŞBAKAN KARŞILADI

Zorluklara karşın, farklı kültürlerin ve inanılmaz doğal güzelliklerin yaşandığı bu topraklarda Çetinel çok zevk almış. "Gezdiğimiz yerler Afrika’da köleliğin ilk çıktığı topraklardı. Yıllarca sömürge halinde kalmış, yaşayan 25 farklı etnik köken var. Farklı kültürleri ve çok güzel rengarenk kıyafetleri var. Oralarda gezdikçe burasının ne kadar zengin olduğunu ve değerini bilemediğimizi anladım. Afrika çok fakir, fakat bu halkın umurunda değil, çok mutlular çünkü hayatı zorlamıyorlar. Bu kadar fakir olmalarına rağmen devamlı dans edip eğleniyorlar."

Gine-Bissau yolunda çölden geçerken, güneşin kızıl battığına tanık olmuş Çetinel. "Portekiz sömürgecilerden kalmış muhteşem yapıların arasından geçtik. Güneş daha önce görmediğim şekilde kıpkırmızı battı. Muhteşem manzarayla Gine-Bissau’ya vardık. Burası 88 adacıktan oluşan, elektriğin ve suyun olmadığı, ilkel kabileler halinde çok zor koşullarda yaşadığı bir coğrafya. Turist yok. Bizim gideceğimizi biliyorlardı. Bölgeye girişte dev bir kalabalıkla karşılaşınca şaşırdık, anlayamadık. Bizi başbakan ve kültür bakanı karşıladı."

Hakan Çetinel ve arkadaşlarını karşılayan resmi yetkililer, ekip için özel organizasyon da yaptı. Yöresel kıyafetleriyle özel dans gösterileri yapanların yanında motosikletli ekip için özel yemekler de hazırlandı. Ayrıca grubun tek Müslüman’ı Çetinel olunca, ona da ayrı bir ilgi gösterildi. Ekip Gine-Bissau’daki adacıklara özel tekneler kiralayarak geçti.

YANLIŞ YOLA SAPTILAR

Ekip her zaman şanslı değildi. Rotayı daha zorlaştıracak yanlış, Senegal’den Gambiya’ya giderken yapıldı, ekip yanlış yola girdi. "Yol göstericimiz, haritalarımız vardı fakat bir yanlışlık sonucu yolumuzu kaybettik. Sadece 35 kilometrelik deniz kumundan oluşmuş bol çukurlu bir yola girdik. Ve 4.5 saatte geçebildik. Devamlı düştüm. Ağır motoru kumda yavaş giderken dengede tutmak zor, ekibin tamamı düşe kalka geçti yolu. Motosikletimi resmen ben taşıdım. Yol sorabileceğimiz bir kişi de yoktu. Sonradan öğrendik ki, orası kaçakçıların kullandığı gizli bir yolmuş. İnanılmaz yorucu olan bu parkurdan çok eğlenerek çıktık ama çok da yorulduk. Bir daha asla yapmam böyle bir şeyi..."

Ekip yanlış yola girip 4.5 saat kumda motosikletlerle boğuşsa da kimse çıtını çıkartmamış. Bunu tecrübeyle açıklıyor Çetinel. "Eğlenceli, tartışmasız yolculuklar ancak motosikletçi ruhunu taşıyan kişilerle yapılır..."
Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!