Kapalıçarşı’da sobe



Yavuz HARANİ

24 Haziran Pazar günü yaklaşık 50 bin kişi Kapalıçarşı'yı ‘‘kapalıyken’’ görme şerefine ulaşacak. Kapalıçarşı'nın labirentlerini bu kez 77 milletten insanlar ve satıcılar değil, ellerinde pusula ve haritayla ordan oraya koşuşturan orienteering'ciler dolduracak.

Johnnie Walker tarafından dördüncüsü düzenlenen Johnnie Walker Action Time bu yıl, oriennteering aktivitesi ile yarışmacılara Kapalıçarşı'da ter döktürecek. Yarışma sonunda ilk 24'e girenler kampa alınacak. Bu kampta seçilecek 12 kişi orienteering'lerin feriştahı olarak bilinen Scottish 6 Day Event'e Johnnie Walker sponsorluğunda katılmaya hak kazanacak.

Yarışma için İstanbul Orienteering Grubu'ndan Direnç Azaz hayırlı bir iş yaptı. Kapalıçarşı'nın detaylı ve güncel bir haritasını 10 günlük çalışma sonucu ortaya çıkardı. İstanbul Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeoloji Bölümü'nde Araştırma Görevlisi olarak çalışan Azaz, öncelikle kroki niteliğinde bir turistik harita, sonra da Belediye'nin ölçekli ama güncel olmayan bir haritasını bulmuş. İki haritada da yeni oluşan sokaklar görülmüyormuş. Bunun Azaz, belediyenin haritasını bilgisayar ortamına aktarmış.

33 BİN METREKARE

Elde ettiği eskiz harita ile iki gün çarşıyı dolaşarak kaybolan ve eklenen sokakları bulmuş, yanlış ölçülen mesafeleri belirlemiş. Bu değişiklikleri bilgisayara aktarmak ve taslak harita oluşturmak üç gün sürmüş. Kalan zamanda orienteering haritasında yön bulmaya yardımcı olacak çeşme, şadırvan, sütunların tespiti ve haritaya işlenmesi ile geçmiş. Çeşme ve şadırvan için yeni semboller bulmuş. 1/1250 ölçekli harita şu an Uluslararası Park Orienteering Federasyonu'nda onay için bekliyor. Azaz 50 bin kişilik başvuru rakamından oldukça etkilenmiş durumda. Ama bu işleri zorlaştırıyor. 33 bin metrekarelik Kapalıçarşı'da 50 bin kişinin yarışması mümkün değil. Bu yüzden bir ön eleme yapılacak.

Direnç Azaz, Kapalıçarşı'da yarışmak profesyoneller için kolay olmayacak mı sorusuna şu yanıtı veriyor: ‘‘Dağ tepe olmadığı için kolay sayılabilir ama Kapalıçarşı tam bir labirent. Gerekenden bir sokak sonra sola sapan yarışmacı her şeyi karıştırabilir. Bu yüzden de belli sayıdaki kesişme noktalarına dönüp zaman kaybedecektir. Ayrıca kontrol noktalarını gizleyeceğimiz çok sayıda yer var. Onları bulmak da zaman alacak.’’

ORIENTEERING NEDİR?

Orienteering İsveççe bir kelime ve yön bulma anlamına geliyor. Üzerinde kontrol noktaları işaretlenmiş büyük ölçekli (detaylı) bir harita ve pusula yardımıyla yönünü bularak belirli bir parkuru en kısa sürede tamamlama yarışmasına orienteering deniyor. Parkur birbirinden uzak ve ters yönlere konan kontrol noktaları ile çiziliyor. Noktalar iyice gizleniyor ki yarışmacılar harita ve pusulayı hakkıyla kullanabilsin. Bu yüzden orienteering, koşarken satranç oynamak olarak tanımlanıyor. Kontrol noktalarında her biri farklı işaret basan zımbalar bulunuyor. Yarışmacılar bu zımbaları ellerindeki kartlara basıyor. Yarışmacılar iki dakika arayla start alıyor ki birbirini izleme gibi bir kolaylığa yönelmesinler. 1977'de olimpik spor dalı olarak kabul edilen orienteering'in dünya üzerinde 58 ulusal federasyonu bulunuyor. Orienteering zorlu doğa koşullarında yapılıyordu. Ama bu sporun televizyondan izlenmesini isteyenler park orienteering'i icat etti. Önceleri şehrin parklarında yapılan bu spor sonra şehrin sokaklarına kaydı. Ve ilk kez Türkiye'de tamamıyla kapalı bir alanda, Kapalıçarşı'da yapılacak.

Haberle ilgili daha fazlası: