Kanda inceltici kullanırken dikkat

İnme riski taşıyan hastalarda yaklaşık 50 yıldır kullanılan kumadin, düzenli kan testleri ile birlikte uygulandığında hayat kurtarıyor.

Yanlış kulanımda tehlikeli kanamalara yol açabilen bu ilacın doz ayarı çok önemli. Kumadin kullanırken yiyeceklere ve alınan diğer ilaçlara özel olarak dikkat etmek gerekiyor.

KALP problemleri olan ya da ortopedi ameliyatı gibi ciddi bir ameliyat geçirmiş pek çok kişi kumadinin (Coumadin) kullanımının ne kadar gerekli ve bir o kadar da zor olduğunu gayet iyi bilir. Peki kaç kişi bu ilacın bir zamanlar fare zehiri olarak kullanıldığını biliyor? İlacın kullanımı süresince kan değerlerini yakından takip etmenin neden bu kadar önemli olduğunu anlayabilmek için kumadinin, bir diğer adıyla warfarinin geçmişine şöyle bir bakmak gerekiyor. Warfarin ilk olarak Wisconsin Üniversitesi'nde fare zehiri olarak geliştirilmişti. Prof. Karl Paul Link, ineklerin çürümüş şeker yoncası yedikten sonra neden kanama geçirerek öldüklerini araştırırken, kanın pıhtılaşmasını engelleyen bu maddeyi bulmuştu. Prof. Link, daha sonra bundan bir fare zehiri geliştirdi ve araştırmalara maddi destek veren Wisconsin Mezunları Araştırma Vakfı (Wisconsin Alumni Research Foundation-WARF)'dan yola çıkarak warfarin adını verdi. Vakıf 1948 yılında warfarinin patentini aldı.

Warfarinin kan inceltici olarak ilk kullanılışı 50'lerde oldu. Günümüzde warfarin, kumadin adı altında satılıyor. İnme, kalp problemleri ve bazı ameliyatlardan sonra kan inceltici olarak veriliyor. Ancak, bu ilacın kullanımı, herhangi bir başka ilaçtan çok daha dikkat ve yakın takip gerektiriyor.

K vitamini normalde kanın pıhtılaşmasına neden olan bir vitamin. İşte bu nedenle K vitaminin fazla alınması kumadinin etkisini azaltıyor. Kumadin kullanan hastaların bazı yiyeceklerin tüketiminde dikkatli olmaları gerekiyor:

Pazı, lahana, maydanoz (yemeklerde ancak süsleme olarak yenebilir) tüketmemeye özen gösterin.

Ispanak, semizotu, şalgam ya da brokoli yiyecekseniz miktarı kısıtlayın. Bunlardan her gün çiğ olarak bir tabak ya da pişmiş olarak yarım tabak yiyebilirsiniz.

Meyve, tahıl ve süt ürünlerindeki K vitamini miktarı düşük. Bunların tüketeminde bir sakınca yok. Ancak sebze yeme alışkanlıklarınızda yapacağınız değişiklikleri ya da kilo vermek için yapacağınız diyeti mutlaka doktorunuza bildirmeniz gerekiyor.

Kanınızın pıhtılaşmasını önleyecek sarmısak, zencefil, gingko biloba ve ginseng katkılarından almayın.

Alınması gereken günlük miktarı aşan vitamin takviyelerini kesin.

Fazla alkol almaktan kaçının.

Derleyen: Ömür GEDİK

AMAN DİKKAT

Kumadin alırken yapılan takiplerdeki aksamalar ölüme varan sonuçlar doğurabiliyor. En önemli tedbir hiç kuşkusuz doktor takibinde olmak ve testleri düzenli olarak yaptırmak. Kumadin kullanan hastaların kendi kendilerini de sürekli kontrol etmesi de gerekiyor. Hemen doktoru aramayı gerektiren durumlar şöyle:

Ateş, kusma, ishal, enfeksiyon

Ağrı, şişkinlik, huzursuzluk

Başağrısı, baygınlık

Uzayan kanamalar(burun ve adet kanamaları gibi)

Kırmızı ya da koyu kahverengi idrar

Gebe kalma ihtimali ya da isteği

Yeni bir ilaca başlama ya da bir ilacı bırakma (bazı ilaçlar kumadinin etkisini azaltırken, bazıları artırabiliyor)

Kumadinin rakibi yolda

Yaklaşık 50 yıldır kan inceltici denince akla ilk gelen ilaçlardan olan Kumadin'e rakip olabilecek ilk potansiyel ilaç üzerindeki çalışmalar son aşamaya geldi ve ilacın piyasaya sunulması için gün sayımına başlandı. Kullanımının kumadine oranla daha kolay olduğu söylenen Exanta isimli bu yeni ilaç 17.000 hasta üzerinde denendi ve ilacın bazı durumlarda kumadinden daha iyi sonuçlar aldığı görüldü. Exanta'nın en önemli özelliği daha çabuk sonuç vermesi ve kumadin kullanımının vazgeçilmez parçası olan sık kan testlerini gerektirmemesi. Geçtiğimiz hafta yapılan açıklamada ilacı yapan AstraZeneca adlı firmanın, Avrupa'da Exanta'nın onayına başvurduğu, Amerika'dan onay almak için ise bu yıl içinde başvuru yapacağı bildirildi.

HAFTANIN KİTABI

Yaşam temposunun ağırlaştığı an, yorgunluk başlıyor. Yorgunluk da, enerji depomuzun kırmızı alarm verdiği zamanlarda, bedenimizin bize bu durumu duyurma şeklidir. Prof. Dr. Emin ERGEN tarafından yazılan 'YORGUNLUK dost mu, düşman mı?' isimli kitap, bedenimizin yorgunluk mesajı gönderdiği anlarda, bedenimizin dilini nasıl anlamamız, ihtiyaçlarını nasıl karşılamamız gerektiği konusunda bize yol gösteriyor.

Not: Bu kitap bir hafta süreyle tüm D&R mağazalarında yüzde 15 indirimli.
Yazarın Tüm Yazıları