GeriKampüs Nobel’den iktisat dersleri
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Nobel’den iktisat dersleri

Nobel’den iktisat dersleri
Abone Olgoogle-news

68. sayımızın Güncel sayfasında mevzumuz Nobel...

Bu yılki Nobel Ekonomi Ödülü’nün sahibi, Davranışsal Ekonomi alanının Daniel Kahneman ile birlikte kurucularından sayılan Chicago Üniversitesi profesörü Richard Thaler oldu. Peki son yıllarda yükselişe geçen davranışsal ekonomi bize, kendimiz ile ilgili ne anlatıyor?

Davranışsal ekonomi yahut davranışsal iktisat, özellikle insanların karar alma süreçleri ile ilgili olarak iktisat ve psikolojiyi birleştiren bir alan olarak görülüyor. Her ne kadar rasyonel insanlar olduğumuzu düşünmeye eğilimli olsak da bu alanda çalışan birçok araştırmacının gösterdiği gibi; aslında ‘homo economicus’ şimdiye kadar genel olarak iktisat biliminde inanıldığı şekilde, o kadar da rasyonel kararlar alamıyor. Bu ne demek? Doğrusu, mükemmel değiliz. Her zaman son derece mantıklı ve kendi faydamızı maksimize edecek kararlar alamıyoruz. Özellikle uzun dönemli planlamada anlık faydaların tuzağına düşmeye eğilimliyiz. Biz de, Thaler ve diğer davranışsal ekonomistlerin teorilerinden yola çıkarak, karar alma süreçlerinize fayda sağlayacak bazı tavsiyeler vermek istedik.

 

"Doğrusu, mükemmel değiliz. Her zaman son derece mantıklı ve kendi faydamızı maksimize edecek kararlar alamıyoruz."

 

Kayıptan Kaçınma Etkisi

Davranışsal ekonomi perspektifinden, bizler sahip olduğumuz şeylerin sahip olmadıklarımıza oranla daha değerli olduğuna inanıyoruz. Örneğin, aslında hiç işimize yaramamasına rağmen, kullanmadığımız bir fotoğraf makinesini normalinden daha fazla fiyatla satmaya çalışabiliyoruz. Ayrıca yaşadığımız deneyimlerin negatif olanları, pozitif olanlara göre bize daha fazla etki ediyor. Yani aynı durumda ödül ve ceza eşitse, ödül bize çok mütevazı, cezaysa çok ağır görünüyor. Fotoğraf makinesi örneğine dönecek olup açıklamaya çalışırsak, ikinci el makinemizi satmak için referans aldığımız fiyat genellikle ona ödediğimiz para oluyor. Oysa teknoloji gelişiyor ve bu alanda ciddi bir ikinci el pazarı olduğunu göz ardı edebiliyoruz. Uzmanlar eğer bu ‘kayıptan kaçınma’ psikolojisine sahip olduğumuzu bilirsek, bununla ilgili olarak kararlarımızda daha doğru sonuçlara ulaşabileceğimizi belirtiyor.

 

Her Seçim Bir Vazgeçiş Midir?

Klasik iktisat açısından kişiler ne kadar çok seçeneğe sahip olurlarsa, en faydalı sonuçlara ulaşmaları o kadar kolay olur. Oysa davranışsal ekonomi, çok sayıda seçeneğin de kişileri yanlış kararlar alma kolaylığına kaçabileceğini belirtiyor.

 

Sonuçta Bilgi Nedir Ki?

Karar alma sürecinde, seçenekler hakkında ne kadar fazla bilgi sahibiysek, o kadar isabetli kararlara varacağımız varsayılır. Oysa davranışsal ekonomi, insanların son edindikleri bilgilere yahut alışkanlıklara daha fazla eğilimli olduğunu söyler.

Daha önce yine bir davranışsal ekonomi profesörü olan Daniel Kahneman’ın Nobel’i alması bildiğimiz anlamda klasik iktisada olan güvenin gittikçe azaldığını mı gösteriyor? Yoksa sonunda insanlar olarak çok da rasyonel kararlar almadığımızı mı anlamaya başladık. Her ne olursa olsun, psikoloji ile ekonomiyi birleştiren bu alana olan ilginin önümüzdeki yıllarda daha da artacağını iddia edebiliriz.

 

Yazan: Soner Sezer

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle