Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Kalite ucuza alınmaz..

<B>F</B>ethiye Hisarönü/Ölüdeniz’den ‘Yeşillenmesin, Zehirlemesin, Alan Bir Daha Almasın..’ tartışmasına bir katkı var. Nicholas Park Otel’in yöneticisi Ümit Yılmaz bu köşede yaptığım tartışmayı yerinde buluyor:

‘..Her şey dahil sistemine direnen otellerden biriyiz. Bu sistemin yanlış uygulanması sonucu kalitenin düştüğü ve tatil tadının bozulduğuna inanıyorum. Kişilerin otellerdeki yiyeceklerden şikayet etmekte haklı olduğunu biliyorum. Zira çevremizde birçok üründe -bal, kaşar, sosis, salam, yağ, kolalı içecekler vb.- hile yapıldığını biz de duyuyoruz.. Tüketiciler konaklayacakları otelleri seçerken biraz daha dikkatli olsalar bu sorun çözülebilir. Geçen sezonda Türk misafirlerimiz yarım pansiyon 50 milyon fiyatımızı duyunca başka otellerde 20 milyona her şey dahil fiyat aldıklarını belirtiyorlardı. Onlara bu gıda maliyetleriyle bu fiyatı vermenin mümkün olmadığını, bizde konakladıkları takdirde yiyeceklerde hiçbir sorunla karşılaşmayacaklarını, kalitenin ucuza alınamayacağını anlatmaya çalıştık. Umarım köşenizdeki yazılar insanları bilinçlendirme konusunda yardımcı olur, insanlar hevesle gittikleri yerlerden hevesle dönerler.’

Deniz Seki: Prodüksiyon şirketleri cimri

Geçtiğimiz çarşamba akşamı Deniz Seki ile beraber TRT’de Erhan Konuk’un hazırlayıp sunduğu Stüdyo Tempo programına konuk oldum. İki saat süren programda Erhan Konuk, Seki’nin son albümü Aşk Denizi’nden parçalar çalarken biz de albümün perde arkası üzerine bol bol sohbet ettik. Bu sayede Seki’yi biraz daha yakından tanıma fırsatı elde ettim. ‘Daha iyisini yapmaya olan tutkusu’ beni etkiledi. Bir de Seki çok içten ve kompleksleri olmayan biri gibi geldi bana..

Uzun uzun son albümünü ne kadar zor şartlarda ve ne kadar ince eleyip sık dokuyarak ortaya çıkardığını anlattı. ‘Niye prodüksiyon şirketi kullanmadın da kendin prodüktör oldun?’ diye sorduğumda, aldığım yanıt şuydu: ‘Prodüksiyon şirketleri ile istediğim kaliteyi yakalamam mümkün değil. Cimri davranıyorlar. Hep Umur Turagay’la bir klip çekmek istemişimdir. Prodüksiyon şirketi kullansaydım yine çekemezdim. Sonunda Masal klibini Turagay’la çektim, mükemmel bir yönetmen, farkı görüyorsunuz..’

Seki, son albümde yer alan Bırakma Beni isimli şarkının sözlerini Okan Bayülgen’le birlikte yazmış. Ancak Seki, Bayülgen’in ismini albümde belirtirse ‘Bak Bayülgen’e yine yazıyor, yeniden birlikte olmak için her yolu deniyor’ gibi lafların üreyeceğinden korkmuş.. Bayülgen’in ismine albümde yer vermemiş..

Seki ‘Açıkhava’ konserlerinin planlanma tarihinde albümü çıkaramadığı için üzgün. ‘Albüm yetişseydi Açıkhava’da olmak isterdim’ diyor. Bu arada ‘Rumelihisarı’nda yaşanan karmaşa için de son derece duyarlı.. ’Yeni sahibi Fishmekan’ın sahibi mi neymiş.. Sürekli arayıp indirim yapın, yarı fiyatına gelin, lokantamızda promosyon yapalım diyorlar. Böyle amatörlük olur mu? Bu tür yerleri verirken kimin aldığına devlet kurumlarının biraz daha özen göstermesi gerekmez mi?’ diyor..

Seki’ye katılıyorum. Sadece ‘cebinde parası olmak’ Rumelihisarı gibi tarihi mekanların işletmesini almanın ölçütü olmamalı.. Daha başka ölçütler de hesaba katılmalı.. Rumelihisarı’nın geldiği nokta ortada.. Çok yazık..

Deniz Seki ikinci klibi çekmek üzere.. İnternet sitesinde yaptığı araştırmaya göre seki hayranları Doyamadım isimli parçanın klibini istiyorlarmış. O da hayranlarının sesini dinleyecek gibi göründü bana.. Bir de Seki her şarkıya klip çekmeye kararlı.. Son albümünü çocuğu gibi seviyor ve başarılı olması için elinden ne gelirse yapmaya çalışıyor..

Radyo programı notları bu kadar.. Aşk Denizi gerçekten kaliteli bir albüm.. Üzerine bu kadar konuşmayı da yazmayı da hak ediyor.. Deniz Seki’nin albümünün üzerine bu kadar titremesini de tabii ki..

Doğru olabilir mi?

Ali Taşyapan isimli okurum ilginç bir olaya tanık olmuş. Bilgisayarının başına geçip hemen bana bir e-posta göndermiş. Şöyle diyor:

‘Pazar akşamı Show TV’de yayınlanan bir programda sunucuların reklamları anons edişi beni çok rahatsız etti ve sizinle paylaşmak istedim. Sunucu reklamlar başlamadan önce kelimesi kelimesine ‘Maalesef ve maalesef reklamlar’ dedi. Olacak iş mi bu..’

Ne diyeyim şimdi Taşyapan’a.. Olabilir.. Burası Türkiye, buradan çıkış yok..
X