GeriAhmet HAKAN Kahraman Cumhurbaşkanı tekerine çomak sokuyorum
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Kahraman Cumhurbaşkanı tekerine çomak sokuyorum

ŞİKE Yasası’nı veto etti ya...<br><br>Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e kahraman muamelesi yapılıyor.

Resmen... Alenen...
“İşte benim Cumhurbaşkanım” başlıklı yazılar...
“Kahraman Cumhurbaşkanı şike çetesine geçit vermedi” konulu demeçler...
“Helal olsun” sesleri...
Ve daha neler neler...
 * * *
Şike Yasası, Gül’ün veto ettiği en esaslı yasa...
Özelliği ne?
Dört partinin ortaklaşa hazırlamış olması...
Öyle bir yasa ki...
Veto edildiğinde hiç kimse “Flaş... Flaş... Flaş...” sesleri arasında “Cumhurbaşkanı AK Parti’nin hazırladığı yasayı veto etti” diyemeyecek.
Süper yani...
Hem Köşk’te geçen yıllara en esaslı vetonun adını yazdırıyorsun, hem de AK Parti’yi karşına almıyorsun...
Zekice yani...
Hakikaten helal olsun.
 * * *
Fakat keşke iş burada bitse...
Maalesef bitmiyor.
Akıllara şu üç soru geliyor mesela:
BİR: Eğer Cumhurbaşkanı, şike çetesine geçit vermeyerek bir kahramanlığa imza attı ise, şike çetesini kurtarmak isteyen hainler kimler?
İKİ: Veto iyi hoş da şikeciye yeryüzünün en büyük canavarları için bile öngörülmeyen 130 yıllık cezanın öngörülmesi meselesi ne olacak?
ÜÇ: Yasadan şikâyetçi olduğunu dile getiren Bülent Arınç, konu Meclis’te görüşülürken neden sesini çıkarmadı? O zaman neyle meşguldü acaba?
 * * *
Veto edilmeye “en müsait” ve “en münasip” yasayı veto ederek “kahraman” unvanını alan Cumhurbaşkanı ve onu kahraman ilan edenler, eğer bu üç soruya tatmin edici cevaplar verirlerse...
Ben de kendilerine katılıp “İşte benim Cumhurbaşkanım... Gurur duydum” başlıklı üç yazı yazacağım.

Olmadı Gürsel Tekin

CHP’nin önemli ismi Gürsel Tekin, önce “Ben kimsenin özel hayatına karışmam” diyor, ardından da ekliyor:
“Tesettürlü bir kadın, AKP’li önemli bir ismin özel hayatıyla ilgili belge getirdi, yırtıp attım.” (Vatan Gazetesi Şule Türker röportajı.)
Gerçekten kimsenin özel hayatına karışmayan bir insan, yırtıp attığı belgeyi bir daha anımsamaz. Bunun lafını bile etmez. Bir delikanlılık kanıtı olarak bile hakkında konuşmaz.
Ama Gürsel Tekin, öyle anlaşılıyor ki yırtıp attığı belgeyi unutmamış, unutamamış.
Bu nedenle...
Önce “Ben o işlere bakmam” diyor, ardından da “AKP’li önemli isimlerin” tümünü töhmet altında bırakacak bilgiyi veriyor.
* * *
Olmadı Gürsel Tekin!
Bir belgeyi yırtıp atıyorsan gerçekten yırtıp atacaksın. Arkana bakmayacaksın.

Tumturaklı laflara bir yenisi eklendi

-  “SENİ mermi manyağı yaparım” vardı.
-  “Rüşvetin belgesi mi olur” vardı.
-  “Vücut kimyam bozuldu” vardı.
Bu ünlü tumturaklı Türk sözlerine, bunların çapında olmasa da bir yenisi daha eklendi. Literatüre katkıda bulunan isim düzenlediği umre gezileriyle adından söz ettiren iş kadını Nadire İçkale...
Ayşe Arman’a konuşan Nadire İçkale şöyle diyor:
“Otomobil kullanırım, dozer kullanırım, deniz motoru kullanırım ama insan kullanmam.”
* * *
“Breh breh breh” sesleri arasında lütfen not edilsin.

Ne yaparsan yap

-  İSTER Fransız’ın arşivini tepemize yığ, ister İngiliz’in...
-  İster Celal Bayar’ın ruhunu çağır, ister İsmet Paşa’nın...
-  İster 40 gün tepemize belge boca et, ister 80 gün...
Boşuna çabalama...
Munzur Çayı’nda günlerce akan kanı temizleyemezsin. Çünkü...
Kan dediğin belgeyle temizlenmez.

Neden İskender değil de İskender Bey

SON dönemin popüler yazarı İskender Pala ile eşi Hülya Pala Sabah Gazetesi’ne röportaj vermiş.
Röportajda İskender Pala eşinden “Hülya” diye söz ederken, Hülya Pala eşinden “İskender Bey” diye söz etmeyi tercih etmiş.
* * *
Ben ki eşlerin birbirinden “bey” ya da “hanım” diye söz etmesinden hazzetmem.
Ama bu eşitsiz durumdan hiç hazzetmedim.
Her ikisinin de birbirlerinden “bey” ya da “hanım” diye söz etmesine bile bir derece katlanabilirdim.
Ama birinin “İskender Bey” derken diğerinin “Hülya” demesi benim için katlanılmaz bir durum yarattı.

Akıl karıştırıcı bir günün hikayesi

- SAAT 13.00: Bağımsız İslamcıların gazetesi Milat’a röportaj verdim. “Döndün mü, döndünse nereden döndün, dönmedinse nereden dönmedin” konulu bir röportaj... Soruyu soran konuya hakim olunca konuşmak da keyifli oluyor. Her şeye en baştan başlamak zorunda hissetmiyorsun kendini...
- SAAT 14.30: Vaktimiz var, işimiz yok. “Nereye gidelim, ne yapalım?” derken “Merkezefendi’ye gidelim” önerisi atıldı. Semtin uhrevi havasını solumak, Erbakan Hoca’nın mezarını ziyaret etmek ve meşhur Merkezefendi Köftecisi’nde bir şeyler atıştırmak üzere yola koyulduk,
- SAAT 15.30: Merkezefendi Kabristanı’nda Erbakan Hoca’nın mezarındayız. Yoksul görünümlü bir adam oturmuş Kuran okuyor. Öyle samimi, öyle içten ki... Kuran okuyan adam ile Erbakan Hoca’nın mücadele tarihini birleştirince inceden duygulanıyorum.
- SAAT 17.00: Atiye Sokak’tayım... CNN Türk’e Atiye Sokak hakkında yarım saatlik bir röportaj veriyorum. Sokağa övgüler falan...
- SAAT 18.00: Evde biraz kitap okuma...
- SAAT 22.30: Plaza Otel’in en üst katındayız. Geleneksel Erol Evgin’li cumartesi gecelerinin ilki için... Şarkılar zenginleşmiş, yeni fıkralar eklenmiş, anlatılan anılar çoğaltılmış... Erol Evgin üç saat boyunca bizi bir büyük yolculuğa çıkarıyor. Gece bittiğimizde dilimize “Bir de cana can katan o...” dizesi takılmış durumda.

Tarihi tarihçilere bırakalım

DEDİĞİNİZ gibi olsun, tarihi tarihçilere bırakalım.
Fakat Dersim, tarih değil ki...
1938’i yaşamış, unutmamış, unutamamış insanlar var.
Onların tanıklıkları var.
Çocukları var, torunları var.
Fotoğraflar var.
Kayıp kızlar vakası var.
Artık herkesin elinde olan “öldürülmüş insanlara dair resmi zabıt” var.
Kemikler var.
Bütün bunlar orada dururken...
Yeryüzünün en büyük tarihçilerini bir araya getirsen ne çıkar?
Ne yapacak bu tarihçiler?
* * *
Yoksa “Tarihi tarihçilere bırakalım” demek, bir tür “Bu işi komisyona havale edelim” demek mi?

X

Silahlı külahlı fotoğraflara dur demenin vakti geldi

En son HDP’ye yönelik saldırının faili olan katilin fotoğrafları çıktı ortaya.

Elinde silahla poz veriyor adam.

*

Sosyal medyada son zamanlarda öyle çoğaldı ki bu tür fotoğraflar.

Eline silahı kapan pozunu veriyor.

Makineli tüfekler, tabancalar falan.


Yazının Devamını Oku

Puslu havanın çakalı

Bugünlerde ortada bir parça puslu hava ve çokça da karambol var ya...

İftira atmaya, kara çalmaya süper müsait bir ortam söz konusu ya...

*

İşte bu pustan, bu karambolden ve bu ortamdan yararlanmak isteyen çakalın teki, YouTube denilen mecrada geçmiş kameranın karşısına, elindeki pisliği bana bulaştırmaya çabalıyor.

Elinde bir avuç pislik, üstüme sıçratmak için debeleniyor.

*

Şunun farkındayım:

*

Puslu havalar, tam çakalların havasıdır. Bu havalarda

Yazının Devamını Oku

En görgüsüz davranış listesinin bir numarası

“En görgüsüz davranışlar” diye bir liste yapmam istenseydi...

Aklıma şöyle bir seçenek gelmezdi:

*

“Plaja helikopterle inmek.”

*

Çünkü bana göre...


Yazının Devamını Oku

Artık hiç kimsede ‘Atıyoruz bari usturuplu atalım’ kaygısı yok

İki koca gazete manşet atmış:

“Çankırı’da oğluna Recep Tayyip ismini veren adam, bu ismi değiştirmek istedi. Nüfus müdürlüğüne başvurdu. Nüfus müdürlüğündeki görevli, ‘Bunu yapamam, beni sürerler’ dedi.”

*

Nedir bu haberin kaynağı?

Şudur:

CHP’nin hazırladığı bir rapor.

*

Güya CHP heyeti, Çankırı’ya gitmiş. Orada bir adamla karşılaşmış. Adam da onlara böyle bir şey demiş. Onlar da rapora yazmışlar.

*

Yazının Devamını Oku

Manşet müdafaası

Konya’nın bozkırına milyonlarca dolarlık yatırımı yapmışlar mı?

Yapmışlar.

*

Kiri, pası, kimyasalı, dumanı, atığı olmayan bir enerjiye yönelmişler mi?

Yönelmişler.

*

Güneşin insanlığa sunduğu nimetten elektrik üretecekler mi?

Yazının Devamını Oku

Kahrolası bir geyik: Doğulular şöyle batılılar böyle

Geçen akşam elimde kumanda, televizyon kanalları arasında minik bir gezintiye çıkmıştım.

Karşıma aniden büyük Türk düşünürlerinden Erol Mütercimler çıktı.



Şöyle bir şey diyordu:

*

“Doğu’da kuklacılık vardır... Batı’da ortaoyunu...”

Yazının Devamını Oku

Bizim millet proje sever

Kanal İstanbul’a karşı çıkmak, muhalefetin bileceği bir iştir.

Gerekçelerini sunarlar ve itiraz ederler.

Zaten yapıyorlar da bunu. Hem de gayet gür bir sesle yapıyorlar.

Buraya kadar sorun yok.

*

Sorun şuradadır:

Bizim millet, maalesef projeleri çok sever. Bayılır projelere.

*

Yani demem o ki...

Yazının Devamını Oku

Selamı sabahı sakın kesmeyin

Geçenlerde bir Kemal Kılıçdaroğlu videosu izliyordum.

Ülkenin içinde bulunduğu durumu kendi bakış açısıyla anlatıyor, hükümeti sert bir üslupla eleştiriyor ve en sonunda da şöyle diyordu:

*

“Bunlarla selamı sabahı kesin.”

Bunu duyunca “Eyvah” dedim.

Hem memleket için...

Hem de CHP için...

*

Yazının Devamını Oku

19 yıllık siyaset pratiğinin öğrettiği beş şey

Doğal olmayan yolların denenmesine meyletmek...

BİR: Olmuyor olamıyor

Doğal olmayan yolların denenmesine meyletmek...

Mevcut iktidarın gerilemesine yol açmıyor, aksine tutunmasına yol açıyor.

*

İKİ: Hızlandırmıyor

Organik olmayan çıkışlara yaslanmak ve bel bağlamak...

İktidarın gidişini hızlandırmıyor.

*

Yazının Devamını Oku

Akşener’in stratejisi: Biz tek adayla girelim HDP ayrı aday çıkarsın

İYİ Parti Lideri Meral Akşener, elini açık etti.

Cumhurbaşkanlığı seçimi için şu iki şeyi teklif ediyor:

*

- BİR: Biz tek aday olarak girelim seçime.

*

- İKİ: HDP, kendi adayıyla girsin.

*

Peki bu teklifin...

Yazının Devamını Oku

Üniversiteler milletin kızlarını emanet ettiği yerler midir?

Sosyal medyada dolaşırken bir habere rastladım.

Haber aynen şöyleydi:

*

“YÖK Başkanı Yekta Saraç ‘Üniversiteler milletin kızlarını emanet ettiği yerlerdir’ dedi”.

*

Okuduğumda önce “Allah! Allah! Nereden çıktı bu” dedim.


Yazının Devamını Oku

Erdoğan karşısında kimi görmek ister

Kılıçdaroğlu’nu kesin ister.

- KEMAL KILIÇDAROĞLU: Kılıçdaroğlu’nu kesin ister. Hatta istemekle kalmaz, bayağı bir memnun da olur. Muharrem İnce’nin “çıkmışsın yenmiş, çıkmışsın yenmiş” tiradını bile anımsar.

*

- MANSUR YAVAŞ: Kulislerdeki fısıltılara göre istiyormuş Mansur Yavaş’ı... Hatta “Mansur aleyhinde konuşmayın” da demiş. Dişine göre buluyor herhalde... Ama Yavaş’ın pek arzusu yok gibi.



*

Yazının Devamını Oku

Hasan Saltık ah!

Hasan Saltık denilince...

Benim aklıma şunlar gelir:

*

- Neşet Baba’nın tüm külliyatını derleyip toplaması gelir.

*

- Gündemime soktuğu Hisarlı Ahmet gelir.

*

- Tanburi Cemil Bey’in saz semaileri gelir.

*

Yazının Devamını Oku

Ali Babacan’ın ömrü sanki Alman Yeşiller Partisi’nde geçmiş gibi

Ali Babacan, çevrecilik açısından hükümeti eleştirmiş.

Şöyle bir baktım açıklamalarına... Şu tür şeyler söylüyor:

*

“Bunların zihniyeti böyle... Bu zihniyetten ancak böyle şeyler çıkar... Temel sorun bu zihniyettir...”

Ben hayatımda böyle komik bir açıklama görmedim!

*

O Ali Babacan ki...

AK Parti’nin yıllar süren iktidarı boyunca hep bakandı.

Yazının Devamını Oku

Özgür Özel’den Bakan Varank’a sürpriz alo

CHP’li Özgür Özel, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’ı telefonla aradı.

Şunları söyledi:

*

- Sayın Bakan!

- Siyasi rekabet bir yana Türkiye’nin aşı üretmesi bir yana.

- Yerli aşının üçüncü fazı için bakanlık olarak gönüllüler aradığınıza yönelik bir çağrı yapmışsınız. O çağrınızı ben de sosyal medya hesabımdan paylaştım.

- Ayrıca gönüllü arama afişlerinin CHP binalarına asılması için de girişimlerde bulunacağım.

- Hocaların uygun gördüğü bir aşamada yerli aşıda gönüllü olmaya da hazırım.

-

Yazının Devamını Oku

Atatürk’e dil uzatmadan olmuyor mu bu işler?

Önce bir şey soracağım:

 

Ayasofya’nın ibadete açılışını...

- Atatürk’e gönderme yapmadan...

- Atatürk’e hakaret etmeden...

- Atatürk’e dil uzatmadan...

İfade etmek mümkün değil mi?

*

Hiçbir şeyi dikkate almıyorsanız, bari...

Yazının Devamını Oku

Bir günün öne çıkanları, kahırları, öfkeleri, gururları, vurguları falan

Ayşe Begüm... Türkiye işte böyle bir gençle gurur duyar

“TÜRKİYE seninle gurur duyuyor” sloganı, çok hırpalanmış bir slogandır.

Hırpalanmasının temel nedeni şudur:

Hiç de gurur duymayacağımız kişiler için atılmıştır bu slogan.



Ama bugün bu sloganı büyük bir gönül rahatlığıyla atabiliyoruz.

Yazının Devamını Oku

Yine sorulmayan soru vakası: Eleman kimdir, nereden seçilir, nasıl belirlenir

Saygı Öztürk, eksik bıraktığı soruyu sormuş Korkut Eken’e.

Demiş ki:

*

“Atilla Peker’i Kıbrıs’a götürdüğünüzü söylemiştiniz. Neden bir devlet görevlisini değil de Peker’i götürdünüz?”

*

Korkut Eken de cevap vermiş:

*

“Orada PKK ile çatışma olursa yanımda birisi olsun istedim. Bu tür olaylarda o günkü devlet stratejisine göre ‘eleman’ kullanılıyordu.”

*

Yazının Devamını Oku

Korkut Eken’e sorulmayan sorunun yaşamsal önemi

Gazeteci Saygı Öztürk, Korkut Eken’e soruyor:

“Gazeteci Kutlu Adalı’yı öldürmekle suçlandınız...”

*

Korkut Eken, cevap veriyor:

*

“Şöyle bir olay oldu: Hasan Paşa (dönemin Barış Kuvvetleri Komutanı Hasan Kundakçı) telefon etmiş. Kundakçı, Emniyet Genel Müdürü Mehmet Ağar’a ‘Kıbrıs’ta çok büyük PKK faaliyetleri var. Teröristler burada cirit atıyor’ falan demiş. Ben de o dönemde Emniyet’te özel harekât polislerini yetiştirmekle görevliyim. Mehmet Bey de beni gönderdi. Her ihtimale karşı, Sedat Peker’in kardeşi Atilla Peker’le gittim.”

Gazeteci Saygı Öztürk, soruyor:

*

Yazının Devamını Oku