Kadife sesli dev

Doğan ULUÇ
Haberin Devamı

Ağaçlar yanyana, gövdeleri bir diğerinin kopyası, kökleri aynı topraktan besleniyor ama dallarında yapraklar kırmızı, turuncu, kahverengi, sarı. New York sayfiyesinde sonbahar başlangıcında doğadaki bu renk cümbüşünün nasıl oluştuğunu kestirmek güç.

Kentin can damarı Manhattan'da ise manzara farklı. Madison ve Fifth Avenue'leri, Rockefeller Center'ı, Broadway ve Central Park'ı, Little İtaly ve Soho'suyla caddeler meydan, park, alışveriş yerleri cıvıl cıvıl. Gökdelen bloklarından yansıyan trafik uğultusu fon müziği gibi sokak yaşamı üstüne yayılıyor.

New York bunaltıcı yaz sıcağının rehavetinden kurtulmuş. Kaldırımlarda genç turist çiftler çevreyi ilgi, merak, beğeni dolu bakışlarla süzüyorlar. Çoğu elele, bahar aşkına tutulmuşların romantizm havası içinde, günceli kovalama derdinde değiller. Az ilerde Carnegie Hall, sanki sonbaharın aşıklar mevsimi olduğunu vurgulamak için sezonu Johnny Mathis'le açıyor. 60'ını aşkın dünyanın en ünlü romantik şarkıcısının hayranları aylar öncesinden yerkürenin en saygın konser salonunun koltuklarını kapatmışlar.

Geçen yüzyıl sonunda Tchaikovksy'nin yönettiği bir konserle açılan Carnegie Hall, müzik alemi şöhretlerinin bir nevi ‘‘milli’’ oldukları yer. Caruso'dan Pavarotti'ye, Paderewski, Prokofiev, Straus, Rachmaninoff, Mahler, Ravel ve Toscanini'ye klasik müzik devlerinin orkestra idare edip, kendi eserlerini icra ettikleri salon.

Klasik tür dışında klarinet ustası Benny Goodman'ın swing parçalarıyla hayranlarını coşturduğu Carnegie'de operada Maria Callas, cazda Dizzy Gillespie, popüler müzikte Edith Piaf, Frank Sinatra, Judy Garland, the Beatles ve Rolling Stones dahil binlerce şöhret yeteneklerini sergilediler. Carnegie Hall ayrıca İngiliz devlet adamı Churchill, fizikçi Einstein, Başkan Roosevelt, yazar Mark Twain'in konferanslarına da ev sahibi oldu.

Ünlülerin rüyalarına giren salonda Johnny Mathis'in sezon başı konserinde kadınlar ağır basıyor. Yakalarında şarkıcının portresini taşıyan rozetli çocuk-torun sahibi olanlar ile kolejli kızlar yanyana. Canlı efsane Mathis ayakta alkışlarla mikrofona geçtiğinde popüler parçalarından bir derleme yapıyor. Çıplak beden üstünde gezen kadife gibi yumuşak, ılık sesiyle okuyor şarkılarını Mathis. Oscar ödüllü ‘‘Moon River’’i altın-platin plak listelerine geçen ‘‘Misty’’, ‘‘Chances Are’’, ‘‘Laura’’ takip ediyor. Güfteler aşk, sevgi, özlem dolu. Sesi pürüzsüz, yüksek notalarda dahi zorlanmıyor. Carnegie'yi dolduran hayranları büyülenmişçesine izliyor şahane konseri. Çocuk yüzlü şarkıcı ‘‘Derin uykuya dalmayın, olur mu?’’ diye balkondakilere takıldıktan sonra Louis Bonfa'nın ‘‘Siyah Orfe’’sine geçiyor. 44 enstrümanlı orkestra bossa-nova ritmine dönerken Antonio Carlos Joabim'in ‘‘Manha de Carnaval’’ı Portekizce okumaya başlıyor. Hayranlarında coşku, zirvede.

İkinci yarıya smokin değiştirek giriyor Mathis. Billboard dergisinin en çok satanlar listesinde kendi adını taşıyan albümü 490 hafta kalarak kırılmamış bir rekorun sahibi zenci şarkıcı yaşam öyküsünü ‘‘San Francisco'da Doğdum’’ şarkısıyla sunuyor. Son 40 yıldır Beyaz Saray'da tüm başkanlar huzurunda konser veren şarkıcı spot ışıkları altında okurken Carnegie'nin daha ucuz koltuklu dört balkonundaki dinleyicilerine buseler göndermeyi ihmal etmiyor.

Dakikalar şöyle dursun iki saatin nasıl geçtiğini anlamadan ‘‘Strangers in the Paradise’’la konserin son bölümü başlıyor. Carnegie'yi dolduran binlerce müziksever ayakta dinliyor bu kısmı. Johnny Mathis bunca yıldır niye eskimediğini, hayran kitlesinin her geçen yıl giderek katlandığını eşsiz stiliyle bir kez daha kanıtlıyor. Cole Porter'ın ‘‘Begin the Beguine’’ini bitirip sadık izleyicilerini selamladıktan sonra arka arkaya sahneye çağrılıyor.

Dışarda yazdan kalma rutubetli sıcak, tarihi Carnegie boşalıyor. Çehrelerde hatlar yumuşamış doyum, mutluluk yerleşmiş. Elele, kolkola çiftler vitrinlerde Mathis'in güleç afişleri önünde romantik şarkıların prensini konuşuyorlar. Romantik sonbahara bundan daha iyi giriş aklıma gelmiyor.

Yazarın Tüm Yazıları