İstanbul'u dinliyorum

Dr. Nilgün GEDİKOĞLU
Haberin Devamı

Sağduyu nerede?

Okul servisleriyle ilgili telefon, e-mail ve faks gelmeye devam ediyor. Geçtiğimiz hafta aldığımız bir telefon, her meselede sık sık rastlandığı gibi sağduyunun güme gittiğini ortaya koyuyordu.

Arayan emekli bir öğretmendi. Yıllarını çocukların eğitim ve öğretimine adamış bir öğetmen. Ve konuşurken sesi titriyordu. Nasıl titremesin ki... Yıllardır içinde olduğu camianın bir üyesinden gördüğü tepki ne mevzuata, ne mantığa sığıyordu. Kısacası insana ‘‘sağduyu nerede?’’ sorusunu sorduracak bir tepki...

Benim ilkokula gittiğim dönemlerde bir söz vardı. Veliler ile öğretmenler arasındaki ilişkiye dair: ‘‘Eti senin kemiği benim’’ denirdi öğrenci için. Bu, bir mülkiyet hakkı değil, eğitime saygının bir ifadesiydi ebette. Deyiş, çıplak haliyle ‘‘vahşi’’ görünebilir, hani et, kemik filan... Ama bu, tümüyle öğrenim ve eğitim çerçevesinde öğrenci velisi ile öğretmen arasındaki karşılıklı güven, saygı ve desteğin ve öğrenime verilen değerin bir ifadesi.

Eti de kemiği de benim!

Sözü uzatmak istemiyorum. Bizi arayan emekli öğretmen, kendi özel aracıyla torununu Bebek'deki Tevfik Fikret İlköğretim Okulu'na götürmekteymiş. Geçtiğimiz hafta çarşamba sabahı yine torununu okula götürdüğünde okul müdürünün şu sözleriyle karşılaşmış okurumuz: ‘‘Torununuzu kendi aracınızla getiremezsiniz. Servisle gelmek zorunda. Benim sorumluluğum altında. Vilayet genelgesine uymak zorundayım.’’

Okurumuz kulaklarına inanamamış. İnanılır gibi de değil zaten. Hangi mantık, insanın torununu ya da çocuğunu kendi özel aracıyla okula götürmesine ne adına engel olabilir ki?

Okurumuz, ‘‘Araştırma yaptım, genelgede böyle bir şey yok’’ diyordu.

Ama karşı karşıya kaldığı durum işte buydu. Ne mantık, ne sağduyu...

Bir düşünün, okula iki dakika mesafede oturan çocuklar okula yürüyerek gidiyorlarsa buna ne denecek?

Ellerinden tutmak üzere servis elemanları mı tahsis edilecek?

Servis patenleri mi kullanacaklar?

Yoksa ikinci bir emre kadar yürümek yasaklanacak mı?

Yine işin ucu kaçtı.

Servis insanlar içindir. İnsanlar servis için değil.

Yönetilenlerin dikkatine

Kazı, kazı, kazı...

KOŞUYOLU

Koşuyolu sakinleri bugünlerde çok dertli. Kimisi ‘‘Kazı yüzünden evime gidemiyorum diyor’’. Kazılan yollardan bir geçit bulup gidecekleri yere gitmek isteyenler ana yolların da kazılı olduğunu söylüyor.

Bu konuda bize e-mail gönderen bir okrumuz da şöyle diyor:

‘Ben Koşuyolu'nda oturuyorum. Bilmiyorum şu son 10 gün içinde yolunuz buralara düştü mü? Eğer gelirseniz, yanınıza yolluk filan alın. Okulların açıldığı şu sıralar tüm Koşuyolu'nu kazdılar. Ne otobüs, ne minibüs, ne de özel arabanızla girmek mümkün değil.’’

Yazarın Tüm Yazıları