İsmet Solak: Doğrultu tutarlılığı!






İsmet SOLAK
Haberin Devamı

CUMA ve cumartesi günleri TBMM'de, eski Cumhuriyet Senatosu Genel Kurul Salonu'nda, 'Siyasi Partiler ve Seçim Kanunları' sempozyumu vardı.

Türk Parlamenterler Birliği düzenledi. Mevcut liderlere, milletvekilleri ile örgütlere ters gelecek çözüm önerileri ortaya çıktı:

‘‘Siyasi ve ekonomik sorunların çözümü için Siyasi Partiler ve Seçim yasaları bir an önce değiştirilerek lider sultasına son verilmelidir.’’

Ancak, Ecevit ve liderler farklı düşünüyor:

‘‘Şu sırada ivedi sorunlarımız var. O değişikliklere zamanımız yok.’’

Daha önce de ‘‘Ekonomik sıkıntılardan kurtulmak için Partiler ve Seçim yasalarında değişiklik yapmanın ne ilgisi var, anlayamıyorum’’ demişti.

Hey gidi günler, hey! Ecevit bir zamanlar, ‘‘Parlamento Türk halkının en az 10 yıl gerisinde kaldı’’ diyordu. Erdal Kalkan'a göre durum daha vahim:

‘‘Bugünkü siyasi kadrolar toplumun çeyrek asır gerisinde!’’

* * *

Meclis kulisinde Tekin İleri Dikmen, Cahit Tutum, Özer Gürbüz, Mustafa Aksoy, Metin Somuncu gibi eski dostlarla sıkça karşılaşıyoruz. Hiç kimse inanmıyordu, ama Tekin İleri Dikmen bile CHP'den koptu. İstifasını okudum.

Ecevit, 1992'de Cahit Tutum için bana şöyle demişti:

‘‘Tam aradığımız bir grup başkanvekili; sistemli ve çalışkan.’’

Tutum, SHP grup başkanvekili idi. Son sohbetimizde şunları söyledi:

‘‘ABD gezisine çıkarken tarihleri şaşırdığı için, 'Ecevit'in sağlığı' üzerine ilk yazıyı sen yazdın. Bunu İsmet Solak değil başkası yazmalıydı, dedim. Geçen yıl da, 'Zamanı geldi, çekil' diye yazdın. Eleştiri üslubuna bakıyorum. Sen Ecevit'i hálá seviyor ve duygularını katarak uyarıyorsun.’’

Gözlerim doldu, ‘‘Evet, doğru’’ diyebildim:

‘‘Yıllarımı verdiğim Ecevit'i bu hallerde görmek beni kahrediyor!’’

Ama ah o birileri! Son DSP Kurultayı'nın sorumlusu olan o birileri!

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı'ndan, son DSP Kurultayı ile ilgili gelen yazı Ecevit'e yakıştı mı? Kendi anlattığı demokratik sol örgütlenme modeli, bu acılı duruma uyuyor mu? Nerede İsveç Sosyal Demokrat İşçi Partisi modeli örgütlenme? Mahalle aralarından, sokaklardan, köylerden, kasabalara uzanan; tarlaları, pazar yerlerini, fabrikaları saran zincirin halkaları nerede?

Demokratik Sol'a gönlünü, terini, oyunu ve onurunu verenler; Cumhuriyet Başsavcı Yardımcısı Haydar Metiner'in imzasını taşıyan belgeyi görünce, tüm değerlerin kıskanç bir ihtirasa nasıl kurban edildiğini anladı:

‘‘DSP grubunda yer alan 81 milletvekili partiye kayıtlı değil. Ayrıca, Samsun milletvekili Tarık Cengiz, Hakkari milletvekili Evliya Parlak, Afyon milletvekili Gaffar Yakın ANAP, DSP Grup Başkanvekili Emrehan Halıcı DTP'ye kayıtlı. Kurultay'a katılan 1189 delegeden 865'i de DSP'ye kayıtlı değil.’’

Acaba, Sema Pişkinsüt'e DSP'ye kayıtlı olmayan bu delegeler mi saldırdı?

Halkçı Parti'nin ilk Genel Sekreteri Turhan Temuçin, daha sonra, ‘‘Parti mi? Marti mi?’’ adlı bir kitap yazmıştı. Böyle bir belgesi olsa acaba neler yazardı? Belki de, ‘‘Hamhum-şaralop’’ diye özetler işi bitirirdi.

Bu belge, kurultayla ilgili dava dosyasına girdi. Yalanlamak neye yarar?

* * *

Hemen, adım gibi bildiğim bir gerçeği buraya not düşeyim:

- DSP'de kim il başkanı, kim üye; kim alındı, kim atandı? Bunları Bülent Bey bilmez ve ilgilenmez. DSP'de, o lider, diğer işler hane halkına düşer.

Ecevit, bize yıllarca şunu belletmişti:

‘‘DSP'nin vazgeçilmez ilkesi doğrultu tutarlılığıdır!’’

Vah, vah, vah!

Yazarın Tüm Yazıları