Şükrü Küçükşahin
Şükrü Küçükşahin
Şükrü KüçükşahinYazarın Tüm Yazıları

İşadamları ve kız evlatları

ORTALIĞA saçılan telefon dinlemeleri, ‘Alo Fatih’ diye simgeleşen ifadeyle, medyaya yapılan baskının sadece açığa çıkması, alenileşmesidir.

Haberin Devamı

Kimi iktidar temsilcilerinin gün boyu medya kuruluşlarına, “Beyefendi şu haberinizi beğenmedi” uyarı telefonları açtığı da ayrı bir konu.
Bu baskı sürecini alın akıyla geçenler ortada, diğerlerinin ne acı ki tasası yok.
Aslında ‘Alo Fatih’ örneklerine de gerek yok; çünkü bu ülkede, Başbakan’a henüz sorulmamış olan şu soru da her şeyi açıklıyor:
“Sayın Başbakan, sizin talimatınızla bir bakanın, bazı işadamlarından para toplayarak, bir medya grubunun el değiştirmesini sağladığı; o işadamlarının Türkiye’nin en büyük ihaleleri alanlar arasından seçildiği ve bazılarının havuza konacak parayı bir kamu bankasından kredi olarak çektiği iddia ediliyor. Bu iddialar doğru mu, yanlış mı?”

YA CHP/MHP’YE YAKIN OLSALARDI

Birileri, “Canım tape’ler soruldu, Başbakan da ‘Kemal Kılıçdaroğlu SSK’nın hesabını versin’ diye yanıtladı” demeye kalkmasın; çünkü komik kaçar.
Gerçi yaşananlar, ortalığa saçılanlar komiklik ötesi ve yazık ki bu durum, siyaseti/iş dünyası/medyasıyla Türkiye’yi kemirip yiyor.
Çünkü siyasetin, ihaleleri gerekçe kılarak işadamlarından iddia edildiği şekilde para toplaması, dünya üzerinde hiçbir ülkede yaşanmadı, yaşanamaz da.
Daha kötüsü bu iddiaların gerçek olup olmadığının açığa çıkarılamamasıdır.
Başbakan ise havuza para koyan işadamlarını meydan meydan savunuyor.
Oysa kazara o isimler, CHP/MHP’ye yakın bilinselerdi ve ‘Milletin .... koyduk’ diye küfretselerdi Başbakan’ın yeri göğü inleteceği kesindi.
Yine de Başbakan’ın o küfrü şiddetle kınayacağına, ilk görüşmesinde o işadamını ‘ağlatacağına’ eminim!
Başbakan’ın, o işadamları arasında geçen İNTES Başkanı’nın istifa etmemesini savunması oldukça manidar.
Önce, İNTES Başkanı’nın genel kuruldan değil ‘Yönetim Kurulu’ (YK) arasından seçildiğini belirterek küçük bir düzeltme yapayım.

Haberin Devamı

EVLAT HAKLI AMA

Başkan bu yolla seçildiği için üyeler kendisinin istifasını isteyebilir.
Bildiğim, üyelerden bu talep geldi; başkan da ‘sözlü’ istifa bildirince, YK olağanüstü toplandı; ama başkan oturuma katılmayarak süreci durdurdu.
Başkan bir gün sonraki, Ali Babacan’ın konuşmacı olduğu öğlen yemeğine katılmayarak da İNTES tarihinde ender bir ironi yarattı.
İş dünyası artık bu kötü örneklerden sıyrılmalı; işe de müteahhitler başta olmak üzere, yaşama geçecek bir ‘etik ilkeleri’ belirleyerek başlamalı.
Bildiğim, bu amaçla yıllar önce bir çalışma yapılmış; ama bugün iddialara konu olan bazı isimlerin itirazı sonucu, yazık ki ‘ilkeler bildirisi’ çıkamamış.
Daha önce ‘siyasetçiler ve oğulları’ üzerine yazı yazmış biri olarak, bu kez de işadamlarına kız evlatları üzerinden şöyle seslenelim:
“Anlaşılan, kiminiz havuza para konmasına itiraz eden kızınıza bağırıp çağırdınız; kiminiz işin yasal olmadığını bile bile o paranın tesliminde kız evladınızı görevlendirdiniz. Şimdi ise çok üzgünsünüz.”
Ama maalesef babalık etiğine de uymayan kötü bir örnek verilmiş oldu.
Umalım ki babaların yanlışını, başı da kız evlatlar çekerek, yeni kuşaklar artık sonlandırır.

Yazarın Tüm Yazıları