Ukrayna'nın 28 Kasım'da silahlı insansız deniz araçlarıyla (SİDA) Türkiye karasularına yakın noktalarda KAIROS ve VIRAT gemilerine düzenlediği saldırıların ardından bugün Karadeniz'de bir gemiye daha saldırı düzenlendi.Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Denizcilik Genel Müdürlüğü, Rusya'dan Gürcistan'a giden ayçiçek yağı yüklü MIDVOLGA-2 tankerinin, Türk kıyılarından 80 mil açıkta saldırıya uğradığını bildirdiğini, geminin Sinop'a doğru gittiğini açıkladı.Karadeniz'de 4 gün içinde gerçekleşen üçüncü saldırı savaşın gidişatına ve bölgenin güvenliğine ilişkin tartışmaları alevlendirdi.Uzmanlar Ukrayna'nın son dönemlerde artan SİDA saldırılarının Karadeniz'in geneli için anlamını, savaşın seyrine etkisini ve Türkiye'nin karşılaşabileceği olası senaryoları Hürriyet'e anlattı...

Ukrayna'nın 28 Kasım'da silahlı insansız deniz araçlarıyla (SİDA) Türkiye karasularına yakın noktalarda KAIROS ve VIRAT gemilerine düzenlediği saldırıların ardından bugün Karadeniz'de bir gemiye daha saldırı düzenlendi.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Denizcilik Genel Müdürlüğü, Rusya'dan Gürcistan'a giden ayçiçek yağı yüklü MIDVOLGA-2 tankerinin, Türk kıyılarından 80 mil açıkta saldırıya uğradığını bildirdiğini, geminin Sinop'a doğru gittiğini açıkladı.

Karadeniz'de 4 gün içinde gerçekleşen üçüncü saldırı savaşın gidişatına ve bölgenin güvenliğine ilişkin tartışmaları alevlendirdi.

Uzmanlar Ukrayna'nın son dönemlerde artan SİDA saldırılarının Karadeniz'in geneli için anlamını, savaşın seyrine etkisini ve Türkiye'nin karşılaşabileceği olası senaryoları Hürriyet'e anlattı...

Uzmanlar Hürriyet'e değerlendirdi: Karadeniz'de neler oluyor?

Rusya'nın 24 Şubat 2022'de Ukrayna'yı işgaliyle başlayan savaşı sonlandırmak için barış çabaları sürerken, son bir haftada peş peşe gereçekleştirilen gemi saldırıları "Savaş Karadeniz'in geneline mi yayılacak?" endişelerini gündeme getirdi. Uzmanlar son gelişmeleri Hurriyet.com.tr'den Suat TEKİN ve Eren SAKARYA'ya değerlendirdi.

Güncellenme Tarihi:

1 hafta içinde Karadeniz'de düzenlenen 3. gemi saldırısı bölgenin güvenliğine ve Türkiye'nin saldırılardan nasıl etkileneceğine ilişkin soruları gündeme getirdi. Ukrayna'nın daha önce de Karadeniz'de Rus gemilerini hedef aldığı biliniyor. Son 1 haftada ise Ukrayna, geçmiş saldırılardan farklı olarak Türkiye'nin münhasır ekonomik bölgesine yakın noktalarda SİDA'lar kullanarak Rusya'ya ait gemileri hedef almaya başladı.

Ukrayna saldırılarının Türkiye'yi doğrudan ilgilendirdiğini kaydeden Güvenlik Politikaları uzmanı Coşkun Başbuğ, Prof. Dr. Ali Fuat Gökçe ve Strateji ve Güvenlik Uzmanı İbrahim Keleş, Hurriyet.com.tr'ye yaptıkları açıklamalarda saldırıların sürmesi halinde Türkiye'nin de çatışmalardan etkilenebileceğini belirtti.

UKRAYNA'NIN YENİ SALDIRI YÖNTEMİ

Güvenlik uzmanı İbrahim Keleş, Ukrayna'nın geçmişte mayınlarla Rus gemilerini hedef aldığını ancak son 1 haftada düzenlenen saldırılarla Karadeniz'de savaşın yeni bir boyut kazandığını kaydetti. Karadeniz'in 2022'de başlayan savaşa rağmen güvenli bir ticaret yolu olarak kaldığını belirten Keleş, son saldırılarla bu durumun değişmeye başladığına dikkat çekti.

Keleş, Ukrayna'nın Rusya'nın en büyük ihracat ve gelir kalemi olan petrol ihracatına darbe vurmak istediğini vurgulayarak, şunları dile getirdi:

"Biz bugüne kadar Karadeniz'de Rusya-Ukrayna savaşı sürerken sadece mayınlarla ilgilenmiştik, bu mayınların bölgede seyrüsefer güvenliğini tehlikeye attığını görmüştük. Ancak bu mayınlar çok fazla değildi. Türkiye ile Romanya sahillerine birkaç tane geldi, onlar da etkisiz hale getirildi. Yani Karadeniz güvenli bir ticaret yolu oldu esasen. Ta ki Ukrayna'nın son 1 haftada yaptığı saldırılara kadar. Ama şu anda geldiğimiz noktaya baktığımızda Karadeniz'in o güvenli imajı ne yazık ki Ukrayna'nın saldırılarıyla ciddi şekilde tehlikeye düştü."

'TÜRKİYE'NİN ÖNCÜ ROLÜNÜ ÖNLEME AMACIYLA YAPILMIŞ OLABİLİR'

Prof. Dr. Ali Fuat Gökçe ise Ukrayna'nın Karadeniz'de gemilere yapmış olduğu saldırının Rusya-Ukrayna barış girişimin sabote edilmesi, savaşın devamı ve Karadeniz'in güvenliği açısından ele alınabileceğini açıkladı.

Rusya ve Ukrayna arasında Türkiye'nin arabuluculuğu ile gerçekleşmesi planlanan ateşkes görüşmelerinin yapılmasını istemeyen taraflarca bu saldırının planlanmış olabileceğini ifade eden Gökçe, şu ifadeleri kullandı:

"Birincisi bu, Türkiye'nin öncü rolünü önlemek amacıyla yapılmış olabilir. İkincisi bu savaşın bitmesini istemeyenler tarafından zor durumdaki Zelenski'nin bu saldırıya azmettirilmesidir. İlk iki hususun failleri İngiltere başta olmak üzere Avrupa ülkeleridir. Avrupa ülkeleri siyasetçileri Rusya korkusu üzerinden siyaset yaparak toplumlarını konsolide etmeye çalışmaktadır. Ayrıca Rusya'nın halen yeterli şekilde zayıflatılamadığını düşündükleri için savaşın Ukrayna üzerinden devam edilmesini sağlayarak Rusya'yı iyice zayıflatmayı planlamaktadırlar. Trump'ın 28 maddelik ateşkes önerisini kabul etmesi durumunda iyice kötü duruma düşecek olan Zelenski'nin savaşın devam etmesiyle iktidarını zamanın akışına bırakmayı düşünmesi, Rusya'nın Zelenski'yi 2024'den bugüne seçime gitmemesi sebebiyle meşru saymaması ve muhatap kabul etmemesi Trump tarafından da dillendirilmiş olması işleri Zelenski açısından daha da karmaşık hale getiriyor. Dolayısıyla savaşın devam etmesi Zelenski'ye yarayacaktır."

"UKRAYNA'NIN BOYUNU AŞAN BİR SALDIRI! TÜRKİYE BATAKLIĞA ÇEKİLMEK İSTENİYOR"

Güvenlik Politikaları Uzmanı Başbuğ, Karadeniz'de gerçekleşen saldırılar hakkında "Tıpkı Antalya zirvesi sonrası olduğu gibi tam barış görüşmeleri öncesi barış anlaşmasını sabote etmek için düzenlenmiş bir saldırı" yorumunda bulundu.

Türkiye'nin de bataklığa çekilmek istendiğini belirten Başbuğ "Tabi Ukrayna yapılan bu saldırıda Türkiye'nin kıta sahanlığı mı hedef seçildi bunun ortaya çıkması lazım. Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan'ın verdiği tepki de bu yönde. Doğrudan Türkiye'nin hedef seçilmesi bana göre bir anlam taşıyor çünkü Ukrayna Rusya'nın kıyılarına yapsaydı daha çok ses getirirdi. Tam da gaz aradığımız bölgede yapılan bu saldırıların arkasında Londra gibi büyük bir güç mü var iyi düşünmek lazım. Burada Ukrayna'nın boyunu aşan bir operasyon var. Muhtemelen daha önce de barışı sabote eden İngiltere devreye girdi. Hatırlarsanız Antalya Zirvesi'nin hemen sonrasında "Barış geldi bu iş bitti" derken Rusya'nın Belgorod şehrine tuhaf bir helikopter saldırısı olmuştu. Rusya topraklarına yapılan ilk saldırıydı bu. 2 sene geçti bir daha barış konuşulmadı. Tam da bir daha barış konuşulurken bu saldırı oldu." ifadelerini kullandı.

RUSYA 'UKRAYNA İLE KONUŞACAK BİR ŞEY KALMADI' DİYEBİLİR

Başbuğ "Tam Rusya ile Ukrayna masaya gelmişken arışı engellemek adına yapılan bir saldırı. Aynı zamanda lokasyonu sebebiyle Türkiye'yi bataklığa çekmek için yapılan bir saldırı." ifadelerini vurgularken Rusya'nın tepkisi hakkında da "Rusya henüz resmi açıklama yapmadı ama Rusya'nın 'Ukrayna ile artık konuşacak bir şey kalmadı' deme ihtimali kuvvetli." dedi.

"SAVAŞ KARADENİZ'E GELİRSE ÇOK BÜYÜK SIKINTILAR YAŞANIR"

Rusya'nın saldırılara karşılık vermeye başlaması ihtimaline de dikkat çeken Keleş, "Saldırı Türkiye'ye 28 deniz mili açıkta yani 45 50 kilometre uzaklıkta gerçekleşti yaklaşık olarak. Ukrayna SİDA'larının sınırımıza bu kadar yakın bir yerde bulunması bizim güvenliğimiz açısından da sıkıntı olacaktır. Düşünebiliyor musunuz, Rusya bir SİDA'yı tespit etti ve bize çok yakın. Rusya onu vurmak için askeri güç kullanırsa ve her ne kullanırsa kullansın o kullandığı bizim kara sınırımıza düşerse bu Türkiye'yi sıkıntıya düşürür. Bu bizim egemenlik alanımızın ihlali olacaktır. Bu tür tehlikeli adımların durdurulması lazım. Karadeniz yine bir barış denizi olarak kalmalı. Aksi takdirde savaş Karadeniz'e gelirse çok büyük sıkıntılar yaşanır" diye konuştu.

'DÜNYA TİCARETİ TEHLİKEYE GİRER'

VIRAT ve KAIROS'a düzenlenen saldırıların Türkiye sınırına çok yakın noktalarda gerçekleştiğini ifade eden Keleş ise savaşın Karadeniz'e yayılması durumunda hem Türkiye için bir güvenlik tehdidi oluşacağını hem de dünya ticaretinin tehlikeye gireceğini belirtti.

Karadeniz'e en uzun sınırı olan ülkenin Türkiye olduğunu hatırlatan uzman isim, şunları sözlerine ekledi:

"Gürcistan'ın, Romanya'nın, Ukrayna'nın, Bulgaristan'ın deniz ticareti Karadeniz üzerinden gerçekleşiyor. Bu saldırılar devam ederse tıpkı Kızıldeniz'de Husilerin gemilere saldırması nedeniyle dünya ekonomisine verdikleri zarar gibi bir durum oluşur. Aynı saldırının bir benzerini Karadeniz'de Ukrayna'nın yapması dünya ticaretine vurulacak bir darbedir. Savaşın Karadeniz'e sıçramaması çok önemli. Hem Türkiye olarak bizim güvenliğimiz için önemli hem de dünya ticareti için. Böylesi durumlarda Türkiye'nin genellikle izlediği yol öncelikle bu işi karşılıklı konuşarak engellemek. Birinci tercih bu. Ama her şeye rağmen bizim sınırlarımızın ve münhasır ekonomik bölgemizin ihlali devam ederse, Türkiye kendi gücüyle bu duruma son verir. Ukrayna'nın en son iki gemiye yaptığı saldırı silahlı insansız deniz araçlarıyla (SİDA) yapıldı. Türkiye, bu duruma son verebilmek için elindeki bütün enstrümanları kullanır."

'EN BÜYÜK KOZUMUZ MONTRÖ'

Keleş, mevcut durumda Türkiye'nin en büyük kozunun Montrö Sözleşmesi olduğunu söyleyerek, "Türkiye, bugüne kadar İngiltere ve ABD gemilerinin boğazları geçerek Karadeniz'e konuşlanması gibi konularda hiç taviz vermedi. Karadeniz'in güvenliği bir yerde Türkiye'den geçiyor. O nedenle Türkiye şu an Rusya ile de Ukrayna ile de görüşür. Savaş Karadeniz'e sirayet ederse, burada başka istenmeyen gelişmeler de yaşanabilir ve Türkiye'yi de sıkıntıya düşürebilir. Devletimiz bu konuda istediği her tedbiri alma hakkına sahiptir çünkü uluslararası hukuk bize bu imkanı veriyor" açıklamasını yaptı.

Prof. Dr. Gökçe de saldırılarla Karadeniz'in istikrarsızlaştırıldığını vurguladı ve NATO savaş gemilerinin Karadeniz'e girme durumunun söz konusu olabileceğine dikkat çekti.

Batılı ülkelerin savaş gemilerini Karadeniz'e konuşlandırmak istemesi halinde Türkiye'nin Montrö Sözleşmesi'ne aykırı taleplerle karşı karşıya kalabileceğini bildiren Gökçe, "ABD ve NATO yetkililerinin yıllardır amacı Karadeniz'e girmektir. Daha önce NATO'da görev yapmış üst düzey kişilerin açıklamaları, ABD'deki düşünce kuruluşlarının bazılarında Romanya ve Bulgaristan'da deniz üssü kurma taleplerini içeren yazılar ABD ve NATO'nun niyetini ortaya koyuyordu. Bu saldırıların artması ve Rusya'nın cevap vermesi durumunda istikrarsız hele gelecek olan Karadeniz'e NATO müttefiklerini korumak amacıyla daha fazla savaş gemisi bulundurmayı talep edecektir. Daha fazla savaş gemisinin Karadeniz'de bulunması Ukrayna'nın işine gelirken Rusya tarafından tepkiyle karşılanacaktır. Daha fazla savaş gemisinin Karadeniz'e açılması Türkiye'nin başını ağrıtacaktır" dedi.

Rusyadan Gürcistana seyir halindeyken Karadenizde uluslararası sularda saldırıya uğrayan MIDVOLGA-2 isimli gemi, Sinop açıklarına ulaştı.

Rusya'dan Gürcistan'a seyir halindeyken Karadeniz'de uluslararası sularda saldırıya uğrayan "MIDVOLGA-2" isimli gemi, Sinop açıklarına ulaştı.

Öte yandan uluslararası sularda 80 mil açıkta saldırıya uğrayan "MIDVOLGA-2" isimli gemi, kıyıya gelmek için hareket etti. Türk kara sularına girdikten sonra Sahil Güvenlik Karadeniz Bölge Komutanlığı ekiplerinin refakat ettiği gemi, Sinop açıklarında 3 numaralı demir sahasına ulaştı.

UKRAYNA: BU OLAYLA HİÇBİR İLGİMİZ YOK

Ukrayna Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Heorhii Tykhyi, Rusya'dan Gürcistan'a seyir halindeyken Karadeniz'de saldırıya uğrayan Rus "MIDVOLGA-2" gemisine ilişkin açıklama yaptı. Sözcü Tykhyi, "Ukrayna'nın bu olayla hiçbir ilgisi yoktur. Rus propagandasının bu tür iddialarını resmen reddediyoruz. Dahası, Rusya'dan Gürcistan'a Türkiye'nin münhasır ekonomik bölgesi üzerinden gittiği iddia edilen rota hiçbir anlam ifade etmiyor ve Rusya'nın tüm olayı kurgulamış olabileceğini düşündürüyor" ifadelerini kullandı.