‘İkindiyin saat beşte’

Hürriyet Haber
09.05.1998 - 00:00 | Son Güncelleme:

Yavuz GÖKMEN

‘‘İkindiyin saat beşte

Başgardiyan Rıza başta

Karalar bastı koğuşa

İkindiyin saat beşte.’’

* * *

Can Yücel'in en sevdiğim birkaç şiirinin içindedir bu dörtlükle başlayan şiir. Tümünü maalesef hatırlayamadım. Adı ‘‘Sardunya'ya Ağıt’’tır ve bir sardunya çiçeğinin tutuklanmasını anlatmaktadır.

‘‘Tutuklayıp sardunyayı

Attılar dipkapalıya

İkindiyin saat beşte.’’

Bu birkaç mısra da aklımda kalmış. Ara sıra elimin altında bir raf dolusu şiir kitabı bulundurmadığıma yanıyorum. Çünkü bazen ikindiyin saat beşte bir şeyler oluyor ve benim içime bir garip hüzün çöküyor.

O sıralarda şiir okumak istiyorum. Arka arkaya şiir okumak istiyorum.

* * *

Bu şiir bir mahpushane şiiridir ve belki hapis yatmayanlar onu içlerinde pek hissedemezler.

Mahpushane tabirlerini bilemezler. Ama ben gene de bu şiirden alıntılar yaptım.

Çünkü inanıyorum ki insanın hapishanesi gene kendi içindedir ve istediği zaman bu hapishanenin duvarlarını delip çıkabilir.

Ya da kendi kendisini hapseder ve dipkapalıya atar.

Ve sardunya, hapisten çıkabilecek güce erişeceği güneş ışığını bekler. Bu güneş ışığı bir delikten sızıverirse bir gün, serpilir gelişir.

Duvarlarını yıkacak güce erişir.

O gün yepyeni şiirler yazılır.

Ve yüreğinizi hapsetmediyseniz, hapiste anlayabilirsiniz özgürlüğün anlamını.

Ve en çok orada kendinizi özgür hissedersiniz.

* * *

Bu şiir aslında 12 Mart'ta hapse atılan gencecik yüreklerin bir soyut destanıdır. Bana nedense önce Deniz Gezmiş ve arkadaşlarını hatırlatır.

12 Mart'ta hapislere atılan gencecik kızcağızları hatırlatır. Sağmalcılar hapishanesinde göz göre göre ölüme terk edilen dünya güzeli Hatice Alankuş'u hatırlatır.

O benim en sevgili dostum Ahmed Alankuş'un karısıydı. Dünyalar güzeli bir sardunyaydı.

Hapisteydi. Hastalanmıştı. Hastaneye götürülmesi gerekiyordu.

Günlerce götürülmedi. Götürüldüğünde artık çok geçti.

Sabahleyin saat beşte öldü.

* * *

Hapis yatmayan bilmez ama; hapis yatmanın en güzel tarafı hapisten çıkmaktır.

Bir akşamüzeri saat beş suları bırakırlar sizi. Mahkeme sabah karar verir, o saate kadar işlemler sürer.

Tepede pırıl pırıl bir güneş parlamaktadır.

Kendi hapishanenizden çıkmak da buna benzer. Bile bile kararttığınız güneşi hissedersiniz.

Sonra ellerinizi gökyüzüne uzatır, şükredersiniz.













Etiketler:

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı