Yöneticiler deneyimi yetersiz buluyor

Güncelleme Tarihi:

Yöneticiler deneyimi yetersiz buluyor
Oluşturulma Tarihi: Eylül 07, 2025 07:00

İş dünyası yetenek eksikliğinin yanında deneyim açığıyla da mücadele ediliyor. 10 bin kişi ile yapılan araştırmaya göre, yöneticilerin yüzde 66’sı işe alınan çalışanların yeterli deneyime sahip olmadığını belirtiyor. İşverenlerin giriş seviyesi pozisyonlarda dahi deneyim beklentisi 2 ila 5 yıla yükseltirken, çalışanlar da daha fazla deneyim kazandıracak fırsatlar sunulması gerektiğini savunuyor.

Haberlerimizi Google’da Takip Edin
Gelişmelerden anında haberdar olun.
Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin
Haberin Devamı

Küresel profesyonel hizmetler şirketi Deloitte, 93 ülkeden 10 bin iş lideri, insan kaynakları yöneticisi ve çalışanla gerçekleştirdiği ‘2025 Global İnsan Kaynakları Trendleri Raporu’nu yayımladı. Bu yılki rapor, iş liderlerinin işgücü ve organizasyon arasında giderek karmaşıklaşan denge arayışını, doğru liderlik yaklaşımlarıyla yöneterek daha iyi iş sonuçları elde etmelerine ve çalışan memnuniyetini artırmalarına yardımcı olmayı amaçlıyor.

İş dünyası başta teknoloji olmak üzere birçok faktörle yeniden şekillenirken, dünya genelindeki organizasyonlar ihtiyaç duydukları deneyimli yetenekleri bulmakta zorluk çekiyorlar. Ankete katılan yöneticilerin ve üst düzey yöneticilerin üçte ikisi, son dönemde işe alınan çalışanların çoğunun değişen iş dünyası beklentilerine tam anlamıyla hazırlıklı olmadığını ve en yaygın eksikliğin ‘deneyim’ olduğunu belirtiyor.

Yöneticiler deneyimi yetersiz buluyor
İLKSEN KELEŞ

Haberin Devamı

ÇALIŞANLAR TECRÜBE İÇİN FIRSAT BEKLİYOR

İş dünyasının yalnızca yetenek eksikliğiyle değil, deneyim açığıyla da mücadele ettiğini dile getiren Deloitte Türkiye İnsan Kaynakları Yönetimi Hizmetleri Lideri İlksen Keleş, “Kuruluşlar, ihtiyaç duydukları deneyime sahip yetenekleri bulmakta zorlanıyor. Aynı şekilde çalışanlar da bu deneyimi kazanabilecekleri ilk adım rollerine ulaşmakta güçlük çekiyor. Araştırmamıza göre işverenlerin yüzde 61’i, son üç yılda deneyim gerekliliklerini artırdı; artık giriş seviyesi pozisyonların büyük bölümü iki ila beş yıl arasında deneyim talep ediyor. Genç işsizliğinin de dünya genelinde arttığı bu dönemde, 2030’da küresel bir yetenek açığı krizi yaşanabileceğine işaret eden araştırmalar bulunuyor. Öte yandan, çalışanların yüzde 72’si de mevcut çalışanlara daha fazla deneyim kazandıracak fırsatlar sunulması gerektiğini düşünüyor” dedi.

Deneyim boşluğunu kapatmak için sadece geleneksel işe alım yöntemleri yetmiyor” diyen Keleş, “Kurumların, beceri bazlı değerlendirme, deneyim odaklı gelişim yolları ve insan-makine işbirliğini destekleyen yeni modeller tasarlamaları gerekiyor. Geleceğin iş dünyasında rekabet avantajı, yalnızca bilgiye sahip olmaktan değil; bu bilgiyi değişen koşullarda etkili bir şekilde kullanabilme yetkinliğinden doğacak. Bu nedenle sadece deneyime değil potansiyele de odaklanan bir çözüm ihtiyacı var” değerlendirmesini yaptı.

Yöneticiler deneyimi yetersiz buluyor

Haberin Devamı

HIZLI DEĞİŞİM KAYGI YARATIYOR

Rapora göre, kurumların yüzde 72’si çeviklik ile istikrar arasında denge kurmanın önemini kabul ediyor ancak yalnızca yüzde 39’u bu konuda anlamlı uygulamaları hayata geçiriyor. Çalışanların yaklaşık üçte ikisi iş yaşamındaki hızlı değişimi bunaltıcı buluyor ve yüzde 49’u bu değişim temposunun kendilerini geride bırakacağını düşünüyor. Yöneticilerin ise yüzde 85’i pazara hızlı adapte olabilmek için daha çevik yapılara ihtiyaç duyduklarını belirtirken, çalışanların yüzde 75’i gelecekte iş yaşamında daha fazla istikrar beklentisine sahip. Ayrıca araştırma sonuçları, beceri temelli yaklaşımların ve yeni organizasyon yapılarının, çalışan bağlılığını, inovasyonu ve anlamlı iş deneyimlerini artırdığını ortaya koyuyor.

Haberin Devamı

LİDERLİK ANLAYIŞI YENİDEN TANIMLANMALI

Bu dönüşümün sadece iş süreçlerinin yeniden kurgulanması değil; aynı zamanda liderlik anlayışının da yeniden tanımlanması anlamına geldiğini vurgulayan Keleş, şunları söyledi: “Raporumuz gösteriyor ki, iş sonuçları ve insan kaynağı çıktıları birbirine karşıt değil, birbirini besleyen unsurlar. Günümüzde liderlerin en büyük sorumluluğu ve karşılaştıkları zorluklar, bu iki boyut arasında denge kurabilmek. Artık mesele sadece bugünün işgücünü yönetmek değil, aynı zamanda geleceğin organizasyonlarını inşa etmek. Bunun yolu da kararlı ama esnek, vizyoner ama insana yakın liderlik anlayışından geçiyor.”

Yaratıcılık desteklenirse başarı artıyor

Haberin Devamı

Rapora göre; kişisel gelişimi, hayal gücünü ve derin düşünmeyi destekleyen organizasyonlar; finansal başarıya ulaşma konusunda 1.8 kat, topluma ve müşterilere değer yaratma konusunda 1.4 kat ve çalışanlara anlamlı bir iş ortamı sunma konusunda 1.6 kat daha yüksek performans sergiliyor. Öte yandan çalışanların yüzde 68’i iş günlerinde önemli işlere odaklanmak için kesintisiz zaman bulamadığını ifade ediyor.

Ayrıca katılımcıların yüzde 42’si zamanlarının yarısını ‘görünür ama katma değeri düşük’ işlerle harcadıklarını söylüyor. Kurumların yalnızca yüzde 22’si iş süreçlerini sadeleştirme konusunda etkin adımlar atarken, toplantı yoğunluğu, eski teknolojiler ve iş yükü fazlalığı gibi unsurlar, çalışanların potansiyelini ortaya koymalarının önünde engel oluşturuyor. Rapor, bu darboğazı aşmak için organizasyonların iş yapış biçimlerini  yeniden tasarlamaları gerektiğine dikkat çekiyor. Ayrıca kurumlara çalışanlara planlanmamış, serbest zaman yaratma yönünde çağrıda bulunuyor.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!