Güncelleme Tarihi:

BAZEN uzun yıllar çalıştığınız bir şirkete ‘elveda’ demek zorunda kalabilirsiniz. Ya daha iyi bir fırsat çıkmıştır ya da çalıştığınız şirketin maaş politikasından memnun değilsinizdir ve iş değiştirirsiniz. Ancak yeni iş fırsatları bazen doğru karar olmayabiliyor. Özellikle pandemi döneminde istifa eden birçok çalışan oldu ve bu çalışanların bazıları eski işyerine geri döndü. Çalışanın kendi isteğiyle ayrılıp, bir süre sonra aynı şirkete geri dönmesine ‘bumerang çalışan’ deniliyor. Peki, bu kavram hâlâ gündemde mi, bir bumerang çalışanı işe almanın artıları ve eksileri neler? Şirketler de eski çalışanı geri döndürmek istiyor mu? Bu soruları İK yöneticilerine sorduk. İşten ayrılıp geri dönen çalışanların, her geçen gün daha değerli bir yetenek kaynağı halini aldığını söyleyen uzmanlar, işverenlerin de eski çalışanların dönüşüne sıcak baktıklarını belirtti. Bir bumerang çalışanı geri almanın doğru yönetildiğinde büyük bir avantaja dönüştüğünü söyleyen İK yöneticileri, aidiyet duygusunun daha güçlü olduğunu ve sürece daha hızlı adapte olduklarını dile getirdi. Uzmanlar çalışanlara, eski işyerlerine tekrar geri dönebileceklerini belirterek, ‘kapıyı sert kapatmayın’ uyarısında da bulundu.
‘YÜZDE 20-30’UDÖNMEYİ DÜŞÜNÜYOR’
Wellbees İnsan ve Kültür Müdürü Tansu Apaydın Hürriyet’e yaptığı değerlendirmede, “Günümüz iş dünyasında yeni yetenek kazanımı kadar, geçmişte birlikte çalışılan profesyonellerle yolların yeniden kesişmesi de önem kazanıyor. İşte burada ‘bumerang çalışan’ kavramı öne çıkıyor. Bumerang çalışan, geçmişte çalıştığı kurumdan ayrılmış ve tekrar geri dönmeyi tercih eden kişiyi ifade ediyor. Bu kavram ilk olarak 1980’li yıllarda Amerika’da gündeme gelmiş olsa da bugün hâlâ global iş dünyasında güncelliğini koruyor. Örneğin araştırma şirketi ADP’ye göre 2025 itibarıyla bumerang çalışanlar hâlâ işe alımlarda önemli bir paya sahip” dedi.
“Araştırmalar ve gözlemlerimiz gösteriyor ki çalışanların eski işyerine geri dönmesinin en büyük sebepleri arasında; iş-yaşam dengesi, yöneticide değişiklik, kariyer fırsatlarının netleşmesi ve şirketin değerlerini dışarıda deneyimledikten sonra yeniden fark etme yer alıyor” diye konuşan Apaydın, “Çoğu zaman ayrılış motivasyonları ortadan kalktığında veya dış deneyimler çalışanların şirkete bakışını değiştirdiğinde geri dönüş gerçekleşiyor. Sektörel araştırmalar da eski çalışanların yaklaşık yüzde 20-30’unun kariyer yolculuklarının bir noktasında geri dönmeyi düşündüğünü gösteriyor” ifadelerini kullandı.
İŞVERENLER DE SICAK BAKIYOR
Bumerang çalışanları işe almanın büyük avantajlar sunduğunu da belirten Apaydın, şöyle devam etti: “İş kültürünü bilen, süreçlere hızlı adapte olan ve dış deneyimleri sayesinde taze bakış açıları getiren profesyoneller hem kendi verimliliklerini artırıyor hem de çevrelerindeki ekipleri etkiliyor. Dezavantajlar ise mevcut ekipte soru işaretleri veya rekabet algısı yaratabilmesi. Bu nedenle şeffaf iletişim kritik; neden geri döndüğü ve hangi değerleri katacağı net olmalı.”
İşverenlerin de eski çalışanların dönüşüne sıcak baktığını söyleyen Apaydın, “Bunun temel sebepleri güvenilirlik, hızlı adaptasyon ve yüksek motivasyon. Stratejiler arasında alumni toplulukları (mezun dernekleri), bültenler ve WhatsApp grupları ile geri dönüş sürecinde net iletişim kurmak öne çıkıyor. Biz Wellbees’te de bu yöntemleri kullanıyoruz. Böylece eski çalışanlar yeni projelerden haberdar oluyor ve mevcut ekiplerle deneyim paylaşımı devam ediyor” dedi.
‘KAZANÇLI BİR STRATEJİ’
“Güncel örnekler, çalışanların önemli bir kısmının doğru koşullarda geri dönmeyi düşündüğünü gösteriyor. Bizim Wellbees deneyimimiz ve sektördeki gözlemlerimiz de bunu destekliyor” bilgisini veren Apaydın, “Ayrıca Revelio Labs 2023 verilerine göre ABD işgücünde bumerang çalışanların oranı yüzde 3.4’e yükselmiş durumda. Bu durum, işverenler için hem değerli bir yetenek havuzu hem de kurum hafızasını güçlendiren bir fırsat yaratıyor. Sonuç olarak bumerang çalışan kavramı yalnızca bir işe dönüş değil; kurum kültürüne yeniden bağlanmak, dış deneyimler getirmek ve karşılıklı güveni güçlendirmek anlamına da geliyor. Performans değerlendirmelerinde geçmiş başarı kadar geri dönüşte yaratacağı yeni değer ön plana alınıyor. İş dünyasında bu yaklaşım giderek yaygınlaşıyor ve hem çalışan hem de işveren için kazançlı bir strateji haline geliyor” şeklinde konuştu.
‘KÜLTÜREL MİRASIN GÜÇLÜ GÖSTERGESİ’
İK Yöneticisi ve Allservice Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Akyüz de ‘bumerang çalışan’ kavramının özellikle 2000’li yıllardan sonra global İK literatüründe tanımlanmaya başladığını hatırlattı. “Pandemi sonrasında işgücü dengeleri değişti. Çalışanların daha anlamlı ve dengeli bir iş hayatı arayışı arttı” diye konuşan Akyüz, “Bu dönemde birçok profesyonel, eski şirketlerinin değerini anlamaya başladı ve hayatın gerçeklerini daha net gördü ve geri dönüşler artmaya başladı. Bizim de daha yüksek maaşlar sebebiyle ayrılan birçok yöneticimizin geri dönüş yapmak için başvuruları oldu” dedi. Bu kavramın hâlâ çok güncel olduğunu belirten Akyüz, “Hatta artık birçok büyük kurum, eski çalışanlarını bir “alumni network” (mezun çalışan ağı) üzerinden takip ediyor ve yeniden kadrolarına dahil etmeyi stratejik olarak planlıyor. Çünkü bir insanın daha önce çalıştığı yere dönmeyi istemesi, o kurumun kültürel mirasının güçlü olduğunun göstergesidir” diye konuştu.
‘GERİ DÖNMENİN ÜÇ SEBEBİ VAR’
Ebru Akyüz, “İnsanlar genellikle yeni bir fırsatı denerken; maaş, unvan veya ortam değişikliği arayışı içinde oluyor. Ancak zaman içinde fark ediyorlar ki; çalışma kültürü, aidiyet duygusu ve güven bir işin parasal karşılığından çok daha önemli. İyi ayrılan her çalışan aslında o kurumun “sessiz elçisi”dir. Güzel bir veda ile ayrılan çalışan, zamanı geldiğinde en güçlü geri dönen çalışandır” dedi ve eski işyerine dönme isteğinin üç temel nedene dayandığını şöyle ifade etti:
“Kurumsal kültür ve insan ilişkileri: “Beni anlayan bir ortamdaydım” duygusu geri dönmeyi cazip kılıyor.
İş güvencesi ve istikrar: Yeni işin vaat ettiği şeyler bazen gerçekleşmiyor. Bu durumda tanıdığı bir yere dönmek güven veriyor.
Empati eksikliği: Yeni işyerlerinde yönetim tarzı ya da değerler sisteminin farklı olması kişiyi uzaklaştırabiliyor.”
‘GİDEN DÖNEMEZ ANLAYIŞI DEĞİŞTİ’
İşverenlerin de eski çalışanları geri döndürmek için stratejiler geliştirdiğini belirten Akyüz, “Artık hiçbir işveren, ‘bir kere giden bir daha dönmez’ anlayışında değil. Bugünün iş dünyasında yetenek bulmak, yetiştirmek ve tutundurmak son derece zor. Bu nedenle şirketler eski çalışanlarını kaybedilmiş değil, kazanılmış ama farklı bir evreye geçmiş yetenek olarak görüyor. Birçok kurum gibi biz de bir mezun çalışan havuzu oluşturduk. Bu sayede hem eski ekip arkadaşlarımızla bağ kuruyoruz, hem de yeni pozisyonlarda onları tekrar değerlendirebiliyoruz” diye konuştu.
“Global araştırmalar, çalışanların yaklaşık yüzde 40’ının uygun koşullar oluşursa eski işyerine geri dönmeyi düşüneceğini gösteriyor” diyen Akyüz, şöyle devam etti: “Bu oran bazı sektörlerde (özellikle teknik servis, tesis yönetimi ve perakende gibi alanlarda) daha da yüksek. 2024–2025 döneminde istifa eden personelimizin yaklaşık yüzde 30’u geri dönmek için başvuru yaptı. Bunların yarısını ise tekrar kadrolarımıza dahil ettik” dedi.



