Güncelleme Tarihi:

Tarihin en hızlı yayılımını gösteren teknolojilerinden biri olan yapay zekâ, kısa sürede geniş bir kullanıcı kitlesine ulaşmış ve iş dünyası tarafından benimsenmiş durumda. Bugün her sektörden şirket, iş süreçlerine yapay zekâyı entegre etmeye başladı ya da entegrasyon sürecini aktif şekilde sürdürüyor. McKinsey’nin yakın tarihli raporuna göre, kuruluşların yüzde 88’i en az bir işlevinde yapay zekâyı düzenli olarak kullanıyor; bu oran bir yıl öncesine göre yüzde 78’den yükselmiş durumda. Buna rağmen dikkat çeken nokta şu; şirketlerin çoğu hâlâ deneme veya pilot aşamasında bulunuyor ve yalnızca yüzde 7’si tam ölçeklendirme gerçekleştirmiş.
“Yapay zekâ alanındaki gelişmeler, adaptasyon sürecinin planlı ve etkin bir şekilde yürütülmesini zorunlu kılıyor” diyen Kariyer.net İşe Alım ve İş Gücü Çözümleri’nden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Nigah Aksan, “Kariyer.net olarak gerçekleştirdiğimiz ‘Türkiye’de Yapay Zeka’ araştırmasına göre; her üç İK uzmanından biri şirket kültürü ve yönetim anlayışı nedeniyle yapay zekâ adaptasyonunun sağlanamadığını belirtiyor. Bu tablo, liderlerin sadece teknoloji yatırımıyla değil, kültürel dönüşümle de ilgilenmesi gerektiğini ortaya koyuyor” dedi.
BAŞARI SADECE YATIRIMLA OLMAZ
Bu teknolojik dönüşüm içinde liderliğin nasıl konumlanması gerektiğinin oldukça kritik olduğuna dikkat çeken Aksan, “Yapay zekâ çağında liderlik, teknolojiyi yöneten bir rol olmaktan çıkıp insan-yapay zekâ ekosistemini yöneten bir role dönüşüyor. Teknolojinin insanı tamamladığı bir model kurmak, çalışanların duygularını ve değişim karşısındaki tepkilerini yönetmek liderlikte bir standart haline geliyor. Yapay zekâ çağında başarı sadece teknoloji yatırımlarından değil; vizyoner liderlikten, kültürel dönüşümden ve insan-yapay zekâ işbirliğini doğru kurabilen organizasyonlardan geçiyor” diye konuştu.
ÇALIŞAN LİDERLERDEN REHBERLİK BEKLİYOR
“Liderlik artık çok daha geniş bir yetkinlik çerçevesi gerektiriyor” vurgusu yapan Aksan şunları söyledi: “Veri ve yapay zekâ okuryazarlığı, insan-yapay zekâ işbirliğini yönetme, kültürü davranışa dönüştürme, etik yaklaşım ve sürekli öğrenme bu dönemin temel yetkinlikleri arasında yer alıyor. Deloitte’un 2025 Gen Z & Millennial raporuna göre; çalışanların yüzde 50’si yöneticilerinin kendilerine eğitim vermesini ve akıl hocalığı yapmasını istiyor. Bu demek oluyor ki çalışanlar yöneticilerinin sadece günlük işlerin gözetimini değil, rehberlik, ilham ve mentörlük sağlamasını istiyor. Dünya Ekonomik Forumu’na göre işverenler, iş dünyasında gereken becerilerin yüzde 39’unun dönüşeceğini düşünüyor. Bu da yeniden beceri kazanma konusunun önemini vurguluyor. Birçok araştırma çalışanların bu konuda istekli olduklarını, liderlerinden bu konuda destek görmek istediklerini belirtiyor.
BCG AI at Work raporuna göre; yapay zekâ kullanımı konusunda liderlerin desteğini gören çalışanların yapay zekâyı düzenli olarak kullanma, işlerinden keyif alma ve kariyerleri hakkında iyi hissetme olasılıkları daha yüksek seyrediyor. Örneğin, üretken yapay zekâ hakkında olumlu düşüncelere sahip olduğunu belirten çalışanların oranı yüzde 15 iken güçlü liderlik desteği sonrası bu oran yüzde 55’e yükseliyor. Bu nedenle liderlerin beceri dönüşümünü yöneten, öğrenmeyi organizasyon normuna dönüştüren bir yapıyı kurması kritik hale geliyor. Yeni liderlik yaklaşımı değişimi kurum içinde rutin ve doğal bir akışa dönüştürmekten geçiyor.”
İŞVEREN MARKASI STRATEJİK BİR ARAÇ
İşveren markasının; yapay zekâ çağında, kültürel dönüşümü destekleyen ve çalışan bağlılığını güçlendiren stratejik bir araç haline geldiğine dikkat çeken Aksan, “Güçlü bir işveren markası, organizasyonun değerlerini ve amaçlarını açık şekilde ortaya koyarak değişimi sahiplenen bir kültür yaratıyor. Bu sayede şirketler, hem kültürü koruyor hem de insan-yapay zekâ işbirliğine dayalı yeni çalışma modellerinde performansı ve bağlılığı artırabiliyor. Biz de WeBrand markamız ile bu sorumluluğun getirdiği bilinçle hareket ederek, şirketlerin işveren markası stratejilerini kültür odaklı ve terzi işi çözümlerle hayata geçirmelerine destek sunuyoruz. Stratejiyi yaratıcı fikir ve deneyimle buluşturarak, çalışan odaklı hikâyeler tasarlıyor, mevcut marka kimliğini detaylı analiz ediyor ve değer önermelerini güçlendirecek projeler geliştiriyoruz” şeklinde konuştu.
BELİRSİZLİK BAĞLILIĞI OLUMSUZ ETKİLEYEBİLİR
"Yapay zekâ entegrasyonunun yarattığı belirsizlik, çalışan bağlılığını ve güveni olumsuz etkileyebilir; bu nedenle kurumsal kültür, yalnızca sözde kalan değerler değil, günlük iş yapış biçimlerinin içine gömülmüş bir davranış sistemi olarak tasarlanmalı” uyarısında bulunan Aksan, “Değerlerin anlaşılması, uyumlu davranışların net tanımlanması ve kültürün iş süreçlerine entegre edilmesi, performansı artıran sağlam bir temel oluşturuyor. Araştırmalar, kültürü iş akışına entegre eden şirketlerde performansın yüzde 34’e kadar yükseldiğini gösteriyor ve güçlü bir kültür, yapay zekâ çağında insan yetkinlikleri ile çalışan bağlılığı noktasında stratejik bir değer taşıyor” değerlendirmesini yaptı.