Sınırlar kayboldu mesai bitmiyor

Güncelleme Tarihi:

Sınırlar kayboldu mesai bitmiyor
Oluşturulma Tarihi: Ağustos 03, 2025 07:00

Sabah erken saatlerde başlayan mesai, gün içinde bitmeyen; uzadıkça uzayan toplantılar, Teams mesajları ve dinlenilmesi gereken akşam saatlerinde gelen bildirimler... Esnek çalışmayla birlikte iş ve yaşam arasındaki denge de ortadan kalktı. Microsoft’un güncel bir raporu, dünya genelindeki çalışanların yüzde 80’inin işlerini yapmak için yeterli zaman ya da enerji bulmakta zorlandığını ortaya koydu. Rapora göre, çalışanlar kendilerini sürekli iş başında hissettikleri ‘sonsuz iş günü’ ile karşı karşıya. İşte, sonsuz iş günü kavramına yol açan nedenler ve Türkiye’deki yansımaları...

Haberlerimizi Google’da Takip Edin
Gelişmelerden anında haberdar olun.
Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin
Haberin Devamı

Cuma günü mesai bitiminde masaüstü bilgisayarı kapatıp pazartesi gününe kadar işten uzak kalınan günler; bir şarkıda da bahsedildiği gibi ‘mazide kaldı.’ Mesleği ne olursa olsun, neredeyse tüm çalışanlar için artık hafta sonu da hafta içi gibi yoğun ve stresli geçiyor. Dahası, sahip olunan akıllı telefonlar ve dizüstü bilgisayarlar aracılığıyla artık herkes, her dakika online. O kadar ki, eskiden ulaşılamaz olunan uçak seyahatlerinde bile artık online toplantılara girilebiliyor. İşte, Microsoft’un 2025’e ilişkin yayımlanan Yıllık Çalışma Trendi Endeksi Raporu da tam olarak bunu; yani çalışanların ‘bitmeyen bir mesai’ içinde bocaladıklarını ortaya koydu. Rapora göre, modern çalışma düzeninde insanlar sabahın erken saatlerinden gece geç saatlere kadar ‘sonsuz iş günü’ ile karşı karşıya. Önce raporun detaylarından bahsedip, sonra bu sorunun altında yatan nedenleri inceleyelim.

Haberin Devamı

AKŞAM 8’DEN SONRAKİ TOPLANTILAR ARTTI

Rapora göre, iş günü genellikle birçok insan için yataktan kalkmadan önce başlarken, saat 06.00’da çevrim içi olan kişilerin yüzde 40’ı e-postalarını kontrol ediyor.

Ortalama bir çalışanın günde 117 e-posta aldığı belirtilen raporda; çalışanların, ana çalışma saatleri içerisinde her iki dakikada bir de toplantılara veya bildirimlere maruz kaldığına işaret ediliyor.

Raporda öne çıkan detaylardan biri de ‘standart mesai saatleri dışında gönderilen mesajların bir önceki yıla kıyasla yüzde 15 artması’ oldu. Buna göre, mesai saatleri öncesinde veya sonrasında çalışan başına ortalama 58 mesaj geliyor; saat 20.00’den sonra başlayan toplantılar yıldan yıla yüzde 16 artıyor.

Tüm bunların da dünya genelindeki çalışanların yüzde 80’inin, işlerini yapmak için yeterli zaman veya enerjiyi bulmakta zorlanmasına yol açtığının altı çizildi.

Sınırlar kayboldu mesai bitmiyor
MURAT YEŞİLDERE

E-POSTA BUNUN İÇİN İCAT EDİLMEDİ

Raporda öne çıkan bulgulara ilişkin değerlendirmelerde bulunup, bunun nedenlerini detaylandırmak için, dünya çapında kariyerleri ve iş stratejilerini iyileştirmeyi amaçlayan liderlik danışmanlık firması Egon Zehnder’in Kıdemli Ortağı Murat Yeşildere ve Boyden Türkiye Ülke Lideri Murat Ergene ile konuştuk.

Haberin Devamı

Yeşildere’nin, bitmeyen bir mesai içerisinde kaybolan iş-yaşam dengesinin, aslında teknolojik kolaylıkların nasıl kullanılacağını bilememekten kaynaklandığını söylemesi dikkat çekti. “Stresi artıran unsurlardan biri de e-postalar. Yüz yüzeyken kolaylıkla çözdüğümüz sorunları e-posta ile çok daha uzun sürede çözüyoruz. Aynı konuyla ilgili 10 mesaj birden olabiliyor ve yanlış anlaşılmalar da cabası...” diyen Yeşildere, “E-posta, yan odadaki insanla iletişim kurmamız için icat edilmedi ama bunun için kullanıyoruz şu an. Şimdi daha beteri de oldu: Bunu ‘çevrim içi olma’ ile yapmaya başladık. Yani insanları ofislere çağırıyoruz ama sonra herkes ofiste çevrim içi toplantılar yapıyor. Dolayısıyla bunların teknolojiyi doğru kullanamamanın yarattığı baskılar olduğunu düşünüyorum” ifadelerine yer verdi.

Haberin Devamı

YANLIŞ TEKNOLOJİ KULLANIMI TÜKETTİ

Yeşildere’nin, teknolojinin çalışma hayatına yanlış entegre edildiğine yönelik tarihsel örnekleri de dikkat çekiciydi. 1970’li yılların bilgisayarın iş hayatında insanın gündemine girdiği yıllar olduğunu anımsatan Yeşildere, bu yılların aynı zamanda burnout syndrome yani tükenmişlik sendromu kavramının da ilk defa insan hayatına girdiği yıllar olduğunun altını çizdi. Keza 1990’lı yıllarda tükenmişlik sendromunun zirve yaptığını; çünkü 90’larda cep telefonlarının iş hayatına girdiğini vurgulayan Yeşildere, “2020’li yıllarla birlikte de uzaktan çalışma ve çevrim içi olmayı sağlayan teknolojik gelişmeleri kullanıyoruz ve bunun getirdiği başka bir tükenmişliği de yaşıyor olacağız. Yani teknolojik kolaylıkları nasıl kullanacağımızı bilemediğimiz için tüketiyoruz, kendimiz de tükeniyoruz. Bu teknolojilerin 7/24 etrafımızda oluyor olması bu tükenmişliği artıran bir unsur” değerlendirmesinde bulundu.

Sınırlar kayboldu mesai bitmiyor
MURAT ERGENE

Haberin Devamı

SESSİZ İSTİFA ARTIŞ GÖSTERİYOR

Murat Ergene ise Microsoft’un söz konusu raporunda vurgulanan ‘sonsuz iş günü’ kavramı ile ‘iş ve özel hayat dengesinin kaybolduğuna’ işaret ediyor. “Bu aslında uzun yıllardır var olan bir sorundu. Ancak özellikle hibrit ve uzaktan çalışmaya geçişle birlikte iş ve özel hayat sınırları daha da bulanıklaştı” diyen Ergene, “Ofis ve ev arasında fiziksel sınır kalkınca, zihinsel sınır da kalkıyor. Modern çalışma esnekliği sağlamış olabilir ama bu esneklik kontrolsüz bir zaman yönetimine dönüştü” dedi. Bu kapsamda, son yıllarda iş hayatında değişen patron beklentilerine de değinen Murat Ergene, “‘Madem herkes online, o zaman daha hızlı cevap verilmeli’ şeklinde düşünüyor patronlar. Cevap bekleme tahammülü kalmadı şirketlerde. Bu da ‘hemen cevap veren daha mı makbul sayılıyor artık’ sorusunu akıllara getiriyor ve diğer çalışanları psikolojik baskı altında bırakıyor” diye konuştu. Uzun süre çalışmanın daha çok iş yapıldığı anlamına gelmediğine; aksine, yaratıcı işlerde verim kaybına neden olduğuna dikkat çeken Ergene, “Bu da sessiz istifayı artıran bir durum. Çalışanlar artık minimum çabayla çalışmaya başlıyor” ifadelerine yer verdi.

Haberin Devamı

İK LİDERLERİNİN EN BÜYÜK SINAVI

Bir türlü bitmeyen mesainin çalışanlarda mental yorgunluk yaratmaya başladığına ve verimlilik kaybına da yol açtığına vurgu yapan Ergene, “İnsan kaynakları liderlerinin bu dönemdeki en büyük sınavı da bu: İş ve özel yaşam arasındaki dengeyi yeniden kurmaya çalışmak. Çünkü çalışanları korumak onların görevi” değerlendirmesinde bulundu.

‘RUTİN İŞLERİ YAPAY ZEKÂ YAPABİLİR’

Microsoft Çalışmanın Geleceği ve Copilot Araştırma Başkanı Alexia Cambon ise söz konusu raporla ilgili Anadolu Ajansı’na verdiği röportajda, çalışanları tüketen günlük işleri yapay zekânın yapabileceğine işaret etti.

‘Sonsuz iş günü’ kavramının ‘iş ve özel yaşam arasındaki sınırların aşındığı’ ve ‘birçok profesyonelin kendini sürekli işinin başında hissettiği modern bir çalışma düzenini’ ifade ettiğini söyleyen Cambon, çalışanların 3’te 1’inin ‘çalışma temposunun sürdürülemez olduğuna’ dikkat çekti ve sürekli mesaj akışı, toplantılar ve son dakika taleplerinin ‘tükenmişlik’ yarattığını vurguladı. Cambon, çözüm olarak yapay zekânın çalışma hayatında ‘oyunun kurallarını değiştirebileceğine’ şu sözlerle dikkat çekti: “Geleceğe baktığımda, yapay zekâ ajanlarının e-postaları sınıflandırma veya toplantıları özetleme gibi rutin görevleri üstlendiği bir iş gününe doğru ilerlediğimizi görüyorum. Günü, gelen kutunuzda başlamak yerine, yapay zekâ ajanınızla kontrol edeceksiniz: ‘Bugün ne bilmem gerekiyor?’ Bu, her şeyi kendiniz yapmaktan yapay zekâ aracılığıyla yönetmeye ve önceliklendirmeye bir geçiş ve şimdiden şekillenmeye başlıyor.”

Öte yandan Cambon, bu sorunun yalnızca ABD’deki bir eğilim olmadığını belirterek, bulguların trilyonlarca anonimleştirilmiş üretkenlik verisi ve 31 ülkeden 31 bin kişinin katıldığı küresel bir ankete dayandığını, benzer kalıpların Orta ve Doğu Avrupa, Ortadoğu, Afrika, Birleşik Krallık ve Güney Kore’de de ortaya çıktığını kaydetti.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!