Güncelleme Tarihi:

Pazarlama dünyasının en başarılı işlerinden biri olarak kabul ediliyor Dockers’ın yarattığı takım elbiseye alternatif ‘rahat-şık’ giyim tarzı... Jean ile takım elbise arasında bir yerde konumlandırdı marka pantolonlarını. ‘Ofiste rahat ama şık kıyafet’ dedi ve 1986’da San Francisco’da bir lansman yaptı. Sonra da Amerika’nın her noktasındaki 25 bin insan kaynakları müdürüne sekiz sayfadan oluşan bir ‘İşyerinde Rahat Giyim Kılavuzu’ gönderdi. Kılavuzda özetle sadece cuma günleri takım elbiselerini ‘chino’ pantolon ile değiştirmelerini önerdi. Bu hamle ‘serbest cuma- casual friday’ hareketini başlatan adım oldu. Özellikle erkek çalışanların takım elbiseden kurtarılmasını amaçlıyordu ama bu serbest cuma hareketi asıl ‘uzun, muhafazakar etek-ceket’ cenderesinde tutulan kadın çalışanlara yol açtı.
ARAŞTIRMA ÇOK ŞEY SÖYLÜYOR
Dockers, başlattığı bu hamleyi bugün de sahipleniyor. 2020’de yaptığı ve Türkiye’nin de dahil olduğu ‘İş Giyimi Kuralları Araştırması’ önemli. Özellikle milenyum çağının temsilcisi çalışanlara takım elbiseyi sorgulatan bir araştırma bu. Avrupalı çalışanların yalnızca yüzde 17’si işyerinde takım elbise ve kravat giymeyi tercih ettiğini söylüyor araştırmada. Her 4 kişiden 3’ü işe istedikleri kıyafetleri giyerek gitmek istediğini belirtiyor. Araştırmaya İspanya, Fransa, Büyük Britanya ve Türkiye’den Z Kuşağı, Y Kuşağı, X Kuşağı ve Savaş Sonrası Kuşak temsilcileri katılmış. Katılımcıların yüzde 35.9’u işyerinde kıyafeti önemli buluyor. Bunun alt kırılımlarında ise ‘diğerlerini etkileme ihtiyacı’ yüzde 24.4, otorite göstermek yüzde 24.3 ve ‘güçlü bir kişi imajı yansıtmak’ 20.2 kıyafete verilen önemin nedenleri arasında sayılıyor.
Araştırmanın kırılım grubu ise milenyum kuşağı. Onlar takım elbisenin işte artık demode olduğuna inanıyor. İspanyol gençler, işte takım elbisenin demode olduğunu değerlendirenler arasında en yüksek bir orana sahip (yüzde 51.1). İngilizler de onlara yakın bir oranda yanıt vermiş. Fransızlar ve Türkler ise yüzde 60’lık oranla işte takım elbiseyi demode bulmadıklarını belirtmişler. Araştırmaya göre işte takım elbise giyilmesini en çok tercih edenler Türkler.
İŞTEN SONRA SOSYAL HAYAT
Peki neden milenyum kuşağı için işyerinde modaya uygun ve rahat giyinmek daha önemli. İnsan kaynakları uzmanlarına göre bunun nedeni bu kuşağın iş ve sosyal hayat arasındaki dengeyi önceliklendirmesi. “Ofisten sonra sosyal hayatım var ve giydiklerimin daha rahat olmasını istiyorum” düşüncesi işyeri kıyafetlerindeki değişimi önümüzdeki dönemde daha da görünür kılacak. Yeni yapılan bir araştırma bu rahatlığın verimliliğe etkisini ölçmek istemiş. Katılan çalışanların yüzde 61’i giyim kuralları daha rahat olduğunda daha verimli çalıştığını söylerken giyim kuralları olan bir ortamdaki çalışanların yüzde 80’i bu kuralları yararlı bulmadığını belirtmiş. Bunlar oldukça çarpıcı istatistikler.
Rahat işyeri kıyafetlerinin giderek yükselmesinin benzini pandemi oldu aslında. Uzaktaki çalışanları yeniden ofise çekmek bazı şirketler için kuralları esnetmek anlamına geliyordu. Bunun ofis modasına etkisi sert oldu.
Şirketlerin insan kaynakları yöneticileriyle bu konuyu konuştuğumda genel kanının ‘daha özgürlükten yana’ olduğunu gözlemledim. “Bizim çalışanlarımız nasıl giyineceklerini bilirler, yönetmelik ya da zorlamaya ihtiyaç duymuyoruz” yanıtını aldım herkesten.
Verimliliği etkiliyor
Uzmanlara göre işyerinde kıyafet meselesi sıradan gibi görünen ama pek çok alanda etkili olan bir detay. Müşteriyle ilişkileri, takım arkadaşlarıyla ilişkileri, liderlik etkisini belirleyen önemli bir konu aslında nasıl göründüğünüz. Öte yandan bir insan kaynakları yöneticisi için bu kuralları belirlerken ‘adil olma’ ya da bazı hassas değerleri dışlamamak çok önemli. Bunlar riskli konular olarak yüksek sesle değerlendirilmiyor. Birçok araştırma çalışanın kendini iyi hissettiği bir görünümde daha etkili sunumlar yaptığını, özgüveninin yükseldiğini ve verimli olduğunu ortaya koyuyor. Bu nedenle kıyafet aynı zamanda bir ‘iş verimi’ konusu.
Uzmanlar bu hassas konuda kuralları belirlerken şu başlıklara dikkat edilmesini öneriyorlar:
Göreve uygun, net beklentiler belirleyin.
Konfor, güvenlik ve işlevselliğe öncelik verin.
Uygulamada tutarlılık ve adaleti sağlayın.
Mümkün olan yerlerde esnekliğe izin verin.
Çalışma ortamları değiştikçe politikaları yeniden gözden geçirin.
OFİSLER KURALLARI SÖYLÜYOR’
Windsor Üniversitesi Odette İşletme Okulu’ndan Dr. Yanhong Li liderliğindeki bir ekip, işyerindeki giyim normlarının ve ofis tasarımının, çalışanların öz ifade ve aidiyet duygularını nasıl etkilediğini inceleyen çalışma yürütüyor. Sosyal Bilimler ve Beşeri Bilimler Araştırma Konseyi tarafından finanse edilen bu araştırma, kıyafet seçmek gibi rutin bir şeyin, profesyonel ortamlarda uyum, kontrol ve meşruiyetle ilgili daha derin sorunlar yaratabileceği iddiasında.
Dr. Li’ye göre birçok kuruluşta resmi kıyafet kuralları yok ama uygun işyeri kıyafetine ilişkin beklentiler gayriresmi kanallar aracılığıyla aslında çalışanlara iletiliyor. Li, “İnsanlar kimin övüldüğüne, terfi ettirildiğine veya yalnız bırakıldığına, kimin görünümünün yorumlara veya eleştirilere yol açtığına dikkat ederek ‘profesyonel’ olmanın ne anlama geldiğini öğrenirler. Kurallar yazılı olmasa bile, çok açık bir şekilde uygulanır” diyor.
Dr. Li ve ekibinin iddiası, şirketlerin ofis dekorasyonuyla bile kural mesajını çalışana ilettiği yönünde. Çalışma alanlarının yani ofislerin ‘tarafsız arka planlar olmadığını’ söyleyen Dr. Li bunu şöyle açıklıyor: “Açık planlı düzenler, cam duvarlar, aynalar, dekorasyon ve ikili tuvaletler gibi unsurlar, kimin ait olduğu ve kimin uyum sağlaması gerektiği konusunda mesajlar iletiyor aslında.”
YENİ NESİL İŞYERLERİ KURALLARI ESNETİYOR
Teknoloji devleri ‘rahatlık’ düşkünü: Google ve Facebook gibi şirketler uzun zamandır rahat kıyafet kurallarıyla tanınıyor. Konfor ve yaratıcılığa verdikleri önem, yalnızca en yetenekli kişileri çekmekle kalmadı, aynı zamanda yenilikçiliği ve verimliliği de teşvik etti.
Yeni girişimler performans odaklı: Yeni kurulan şirketler ve küçük işletmeler de rahat kıyafetlerin faydalarını fark etmeye başladı. Çalışanların rahat giyinmesine izin veren bu şirketler daha kapsayıcı ve esnek bir çalışma kültürü yaratıyor; bu da morali yükseltip performansı artırabiliyor.
Hem şık hem rahat nasıl olunur?
Kaliteli temel ürünlere yatırım yapın: Hem konfor hem de stil sunan yüksek kaliteli, çok yönlü parçalar seçin.
Kesime ve kumaşa öncelik verin: Nefes alabilen, esnek ve hareket kolaylığı sağlayan kumaşlardan yapılmış kıyafetleri tercih edin.
Rahatlığı profesyonellikle harmanlayın: Konfordan ödün vermeden şık bir görünüm elde etmek için akıllı günlük giyim unsurlarını bir araya getirin.
