Kadın eli değen şirketler bir adım önde

Güncelleme Tarihi:

Kadın eli değen şirketler bir adım önde
Oluşturulma Tarihi: Kasım 02, 2025 07:00

Kadın liderler iş dünyasında dönüşümün öncüsü oluyor. Empati, adalet ve toplumsal duyarlılıkla şekillenen yeni liderlik anlayışı, kurumların başarısını rakamların ötesine taşıyor.

Haberin Devamı

Küresel iş dünyası, artık sadece kâr ve büyüme rakamlarıyla tanımlanmıyor. Şirketlerin başarısı, finansal tabloların ötesinde; çalışan bağlılığı, kurum içi dayanışma ve toplumsal etki gibi insani değerlerle ölçülmeye başlandı. Özellikle kadın liderlerin öncülük ettiği bu dönüşüm, insan kaynakları politikalarını da kökten değiştiriyor. Uzmanlara göre, çalışanların motivasyonu ve kuruma olan bağlılığı, yöneticilerin sergilediği empatik yaklaşım ve adil liderlik anlayışıyla doğru orantılı gelişiyor. Uzaktan çalışma, kuşak farkları ve artan psikolojik yük, yöneticilerin “insana dokunan” bir dil benimsemesini zorunlu hale getirdi. Kadınların liderlik ettiği kurumlarda bu değişim çok daha görünür hale geliyor.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre, üst ve orta düzey yönetici pozisyonundaki kadın oranı 2012 yılında yüzde 14.4 iken 2023 yılında yüzde 20.6 oldu. Borsa İstanbul’da işlem gören en büyük 50 şirketin (BİST 50) yönetim kurulu üyelerine bakıldığında, 2016 yılında yüzde 12.2 olan kadın üye oranı 2024 yılında yüzde 19.4’e çıktı. Türkiye’deki kadın girişimci sayısının ise yaklaşık 150 bin olduğu tahmin ediliyor. Kadın yöneticilerin öne çıkardığı değerler arasında; empati, paylaşım, sosyal sorumluluk ve sürdürülebilirlik ilkeleri ön plana çıkıyor.

Kadın eli değen şirketler bir adım önde
YASEMİN AÇIK

Haberin Devamı

KURUM İTİBARINI GÜÇLENDİRİYOR

Kadın eli değen kurumların ve şirketlerin yarattığı farklılıkları alanında başarılı iki kadın yöneticiye sorduk. Türk İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve İş Dünyasında Kadın Komisyonu (İDK) Başkanı Prof. Dr. Yasemin Açık, kadınların yönetim masasına getirdiği en önemli farkın, karar süreçlerinde insana dokunan, kapsayıcı bir bakış açısı kazandırmaları olduğu görüşünde. Bu yaklaşımın, kurumların ekonomik sonuçların yanı sıra uzun vadeli sosyal ve çevresel etkilere de daha fazla odaklanmasını sağladıklarını kaydeden Açık, “Kadın liderler, etik değerlere ve toplumsal duyarlılığa daha fazla yer açarak kurumların itibarını güçlendiriyor, sürdürülebilirlik performansını yükseltiyor.

Haberin Devamı

Bunun yanı sıra kadın liderlerin benimsediği iletişim dili, kurum içi iklimi doğrudan değiştiriyor. Daha yatay, diyaloğa açık ve işbirliğine dayalı bir yönetim biçimi; çalışanların kendini özgürce ifade edebildiği, güven duygusunun yüksek olduğu bir ortam yaratıyor. Yönetim kurullarında kadın temsilinin artması da farklı bakış açılarını ve yenilikçi karar alma süreçlerini beraberinde getiriyor. Ancak veriler, bu alanda hâlâ alınacak uzun bir yol olduğunu gösteriyor. Borsa İstanbul’da işlem gören en büyük 50 şirketin yönetim kurullarında kadın oranı yüzde 19.4 seviyesinde. Özetle iş dünyasında erkek egemen yapı etkisini koruyor” değerlendirmesinde bulundu.

Haberin Devamı

HİÇBİR İŞİN CİNSİYETİ YOK

Açık, aynı zamanda kurucusu kadın olan ilk ve tek çimento fabrikasının (Seza Çimento) Yönetim Kurulu Başkanı. Kadın yöneticilerin yaşadığı zorluklarla ve algılarla kendinin de bir zamanlar mücadele ettiğini anlatan Açık, şöyle devam ediyor: “Başlangıçta ‘erkek işi’ olduğu düşünüldüğünden şaşkınlıkla karşılanan ve kimi zaman yadırganan bu girişimim, zaman içinde emeğin ve yetkinliğin cinsiyetin önüne geçebileceğini, hiçbir işin ve sektörün cinsiyeti olmadığını kanıtladı. Bu da aslında kadınların kararlılık, vizyon ve kapsayıcı yaklaşımlarıyla her sektörde fark yaratabileceğini gösteren bir örnek oldu.”

Açık’ın gözlemlerine göre kadın liderlerin yönettiği kurumlarda çalışan bağlılığı ve motivasyon belirgin bir şekilde yüksek. Kadınların, toplumun atfettiği roller gereği üstlendikleri ev işi ve bakım gibi sorumlulukların farkında oldukları için iş-yaşam dengesi konusuna daha duyarlı olduklarını söyleyen Açık’a göre bu farkındalık esnek çalışma modellerinin ve çalışan odaklı uygulamaların kurum kültürüne daha hızlı yerleşmesini sağlıyor.

Haberin Devamı

KALIPLAŞAN ÖNYARGI ENGELİ SÜRÜYOR

“Kadınların yönetim kademelerinde yükselmesinin önündeki görünmez engeller sizce hâlâ ne kadar güçlü?” sorumuza ise Açık’ın yanıtı şöyle: “Görünmez engeller hâlâ etkisini koruyor. TÜİK verilerine göre üst ve orta düzey yönetici pozisyonundaki her beş kişiden yalnızca biri kadın. Kadınlar çalışma hayatında varlık gösterse de karar alma mekanizmalarına erişmekte zorlanıyor. Bu durumun en temel nedeni, kalıplaşmış önyargıların kurumsal kültürlerde sessiz biçimde sürmesi. Liderliğin hâlâ erkekler ile özdeşleştirilmesi, kadınların yönetim kademelerinde ilerleme hızını düşürüyor. Kadınlardan yalnızca işte başarılı olmaları beklenmiyor; aynı zamanda evde, ailede, sosyal çevrede de mükemmel olmaları gerektiği düşüncesi yaygın. Bu çifte yük, kariyer basamaklarını tırmanmayı daha zor hale getiriyor. Bu tabloyu dönüştürmek için iyi niyetin ötesine geçen kurumsal kararlılıklar gerekiyor. Eşit işe eşit ücret politikalarının yerleşmesi, terfi süreçlerinde cinsiyet nötr kriterlerin uygulanması, bakım hizmetlerine erişimin kolaylaşması ve ayrımcılığa karşı sıfır tolerans yaklaşımı bu dönüşümün temel taşları. Böylece yönetim yapıları daha kapsayıcı hale gelirken kurumların dayanıklılığı, güvenilirliği ve sürdürülebilir büyüme kapasitesi de güç kazanacaktır.”

Kadın eli değen şirketler bir adım önde
ESRA BEZİRCİOĞLU

Haberin Devamı

‘SEN YAPARSIN!’

Türkiye Kadın Girişimciler Derneği (KAGİDER) Yönetim Kurulu Başkanı Esra Bezircioğlu’na göre de dünyada merhametli yöneticilik, etik ve dürüstlük kavramları en çok konuşulan konular arasında. “Bu konularda başarılı olan şirketlerin çok önemli ve önde olduğunu görüyoruz” diyen Bezircioğlu, “Bizler birlikte hareket etmeyi, birbirimizi kucaklamayı seviyoruz ve bununla besleniyoruz. Girişimci kadınlara da baktığımızda ‘Ben yaptım, sen de başarırsın’, ‘Sana güveniyoruz, sen yaparsın’ dediğimiz noktada çok önemli bir itici güç olduğunu görüyoruz. Çalışanlar açısından ekonomik olarak bir mutluluk çok fazla olmadığı için burada birbirimize değer katma, itici güç olma konusunda duygusallık ön planda oluyor” görüşünde. 

‘İŞ YALNIZCA İŞ DEĞİL’

Kadınların merhametli olma, kapsayıcı olma ve birleştirici gücünün yönetme ve yönetirken de kırmadan, sevgi dolu yönetmesini sağladığının altını çizen Bezircioğlu, beyaz yakada orta ve üst düzey kademedeki kadın yöneticilere bakıldığında merhametin ve etiğin ön planda olduğunu söyledi. “Bunun da dünyadaki değişen konjonktürde ve mevcut durumda önemli olduğunu, başarının da buradan geldiğini düşünüyorum” diyen Bezircioğlu, şöyle devam etti: “Kadınlar işe sadece iş olarak bakmıyor. Farklı bakış açılarıyla gözlemleme ve zamanı iyi kullanabilme yeteneğine sahip. Ayrıca çalışan kişinin sadece başarılı olma halini değil, başarıya giden süreçleri ya da başarısızlıktaki dersleri de kadınların çok iyi gözlemlediğini düşünüyorum.”

Kadın eli değen şirketler bir adım önde

ENGELLER HEP VAR

Dünyadaki raporlara bakıldığında kadın yöneticilerin olduğu şirketlerde başarının olduğunu vurgulan Bezircioğlu, kadınların yönetim kademeleri ve iş hayatında önüne çıkan engelleri ise şöyle anlatıyor: “Türkiye’deki demografik yapının getirdiği kadına atfedilen roller kadınlar için önemli bir ‘cam tavan’ teşkil ediyor. Kadınların iş hayatından kopma oranları daha çok hamilelik ya da doğum sonrası süreçlerde artıyor. Ya da hasta bakım süreçlerinde bunu görüyoruz. Burada rollerin eşit şekilde paylaşılabiliyor olması gerek. Ve de bu noktada hem kolaylaştırıcı hem de kadının iş hayatında kalması için kreş desteği ve benzeri destek mekanizmalarının işlemesi kritik önem taşıyor.”

BAKMADAN GEÇME!