Güncelleme Tarihi:

14-15 Ekim tarihlerinde, Peryön tarafından düzenlenen ve Kariyer.net olarak ana sponsorları arasında yer aldığımız 33. İnsan Odağında Yönetim Kongresi’nde; birbirinden değerli birçok konu ve konuşmacı ile 2 gün boyunca bir arada olmanın mutluluğunu yaşadık. Kongrede; ekonomist ve gazeteci Açıl Sezen ile “Yeni Normal: Yapay Zeka + İnsan” başlığında keyifli bir oturum da gerçekleştirdik. Oturumda; istihdam piyasasına ışık tutan veriler ile yapay zekânın iş dünyasında ve hatta yaşamın her alanında yarattığı dönüşümü masaya yatırdık.
YAPAY ZEKÂ YETKİNLİKLERİNE TALEP ARTIYOR
Yılda ortalama 1.9 milyon kişinin yeni işini bulmasına doğrudan katkı sağlayan bir platform olarak, 25 yıldır Türkiye’de istihdamın gelişimine destek olma hedefiyle çalışıyoruz. Ayda 11 milyondan fazla iş başvurusuna aracılık ediyor ve elimizdeki büyük veriyi anlamlı çıktılar üretmek için kullanıyoruz. Bu doğrultuda istihdam piyasasındaki tabloyu görebilmek adına 2025 yılı verilerini incelediğimizde; özellikle aday tarafında belirgin bir hareketlilikten söz etmek mümkün. Verilerimize göre, adaylarımız arasında geçen yıla kıyasla aktif kullanıcı sayısında artış gözleniyor. Bu içgörüden yola çıkarak adaylarımıza, önümüzdeki 3 ay içinde iş değişikliği planları olup olmadığını sorduk. Buna göre; adayların yüzde 72’si önümüzdeki 3 ay içerisinde iş değiştirmeyi planladığını belirtti. Bu oran yılın ikinci çeyreğine kıyasla yüzde 12’lik bir artış gösteriyor. Bu sonuç, adayların “bekleyip, görme” dönemini geride bırakarak aktif bir iş arayışı içine girmesi olarak yorumlanabilir.
Diğer yandan işveren tarafında yapay zekâ ile ilişkili yetkinliklere olan talebin yükseldiği gözlemleniyor. Önceleri bilişim sektöründe yoğunlaşan bu yetkinlikler, son altı ayda perakende, sağlık, endüstri, otomotiv gibi sektörlere yayılmış durumda. Bu sektörlerde; müşteri destek chatbot’ları, içerik öneri motorları, gerçek zamanlı görsel denetim sistemleri gibi ihtiyaçlara yönelik yetkinlikler öne çıkıyor. Bu tablo hem çalışanlar hem de işverenler için yapay zekânın getirdiği bir dönüşüm içinde olduğumuzu açıkça gözler önüne seriyor.
İK’DA YAPAY ZEKÂ ADAPTASYONU
Yapay zekânın insan kaynakları süreçlerine etkisini gözlemleyebilmek amacıyla gerçekleştirdiğimiz “Türkiye’de Yapay Zeka ve İş Hayatı: Fırsatlar, Zorluklar, Beklentiler” araştırmamıza göre; şirketlerin yüzde 59’u İK süreçlerinde yapay zekâyı kullanmadığını belirtiyor.
Gartner’ın bu yıl yayınladığı araştırmaya göre; dünyada aktif olarak yapay zekâ kullanmayı planlayan ve halihazırda uygulayan İK liderlerinin oranı ise yüzde 61 ve bu oran son 2 yılda yüzde 42’lik artış göstermiş durumda.
Bu tablo Türkiye’deki şirketlerin İK süreçlerinde yapay zekâ kullanımı konusunda henüz yolun başında olduğunu gösterse de İK profesyonelleri bu alanda daha hızlı yol alınması gerektiği konusunda hemfikir. Araştırmamıza katılan profesyoneller, yapay zekâ adaptasyonun İK departmanı için kritik öneme sahip olduğunu belirterek, İK departmanını bilişimden sonra ikinci sıraya koyuyor. Adaptasyonun önündeki en büyük engellerin ise şirket kültürü ve yönetim anlayışı olduğu belirtiliyor. Veri gizliliği ve güvenliği ile yapay zekânın faydalarına dair farkındalık eksikliği de adaptasyonu engelleyen unsurlar arasında öne çıkıyor.
İŞE ALIM SÜREÇLERİNDE KULLANILIYOR
Araştırmamıza katılan İK profesyonelleri, yapay zekâ teknolojisini en çok işe alım süreçleri ve aday tarama işlemlerinde kullandığını belirtiyor. Katılımcıların yüzde 82’si zaman tasarrufu sağladığını belirtirken, İK profesyonellerinin büyük bölümü kullanılan yapay zekâ araçlarından memnun olduğunu ifade ediyor. İK uzmanları, yaşanan süreçte sahip olmaları gereken yetkinliklerin de farklılaşacağını öngörüyor. İK alanında çalışacaklar için veri analizi/yorumlama ile değişim yönetimi ve organizasyonel dönüşüm gibi becerilerin ön plana çıkacağını düşünüyorlar. Ayrıca İK alanında ortaya çıkmasını öngördükleri yeni roller ise şu şekilde sıralanıyor; Yapay zekâ entagrasyon uzmanı, İK veri analisti, yapay zekâ destek uzmanı. İK profesyonelleri yanılmıyor. Özellikle işe alım süreçlerine entegre yapay zekâ teknolojilerinin verimlilik sağladığı, araştırmalarda açıkça gözlemlenirken, bu teknolojileri yönetebilmek için gerekli yetkinlikleri edinme ihtiyacı kaçınılmaz olacak. Yakın zamanda, Chicago ve Rotterdam üniversiteleri tarafından yayınlanan “Şirketlerde Sesli Yapay Zeka Kullanımı” çalışmasında yapay zekâ ile yapılan mülakatlarda işe alım metriklerinin arttığı gözlemlendi. Buna göre; iş tekliflerinde yüzde 12, işe başlama oranında yüzde 18, 30 günlük işe devam oranında ise yüzde 17’lik artış ile karşılaşıldı. İlerleyen süreçte İK profesyonellerinin bu araçları yönetme konusunda yeni yetkinliklere ihtiyacı olacağı bir gerçek.
DİREKSİYONDA HÂLÂ İNSAN VAR
Yapay zekâda direksiyonda olan hâlâ biziz. Bugün GPT gibi modeller zaten bildiğimizi düşündüklerimizi pekiştirerek bizi her zaman onaylama eğiliminde. Ancak gerçek değer, teknolojinin onayından ziyade, insanın sorgulamasıyla yaratılıyor. Geleceğin iş dünyasında başarı, yapay zekânın otomasyon gücünü insan aklı empatisi ve yaratıcılığıyla buluşturabilenlerin olacak. Çünkü teknolojiyi anlamlı kılan yine insanın kendisi olacak.