Güncelleme Tarihi:

Pandemi dönemi esnek çalışma modelini başlatarak birçok faydayı da beraberinde getirdi. Ancak bu çalışma modeli evdeki sorumluluklar sebebiyle kadınlar açısından bazı olumsuz sonuçlar da doğurdu. Evden çalışan kadınlar kimi zaman, evdeki iş yükü nedeniyle tanınma ve terfi fırsatlarında geride kaldı. Yapılan araştırmalar göre üst düzey yönetimle yüz yüze görüşmemek terfi almanın önündeki en büyük engel oldu. Global şirketlerin CEO’ları da evden çalışmanın asıl kaybının kadınların kariyer ilerlemesi olduğuna dikkat çekti. Peki, kadınların iş hayatında daha etkin olması için nasıl bir yol izlenmeli, kariyer fırsatlarını kaçırmadan evden çalışmanın faydaları nasıl kullanılmalı?
Konuştuğumuz uzmanlar, “Mesele sadece evde çalışmak değil, evde nasıl çalışılabildiği ve bu çalışma düzeninin ne kadar desteklendiği” diyerek evdeki ortamın çalışılabilir olması ve şirketlerin çalışanı desteklediği bir bakış açısına sahip olması gerektiğini belirtti.
Kariyer fırsatlarını kaçırmamak için en önemli noktanın ‘görünür kalmak’ olduğunu söyleyen İK yöneticileri, “Evden çalışan kadınların görünürlüğünü artırmalıyız. Onları karar alma mekanizmalarının içine aktif şekilde dahil edebilmeliyiz” vurgusu yaptı.
TERFİ İHTİMALİ YÜZDE 50 DÜŞÜK
Hürriyet İK’ya konuşan Wellbees İnsan ve Kültür Müdürü Tansu Apaydın, uzaktan çalışma modelinin kadınlar için hem fırsatlar hem de riskler barındırdığının altını çizerek şu değerlendirmeyi yaptı: “2022 yılında Harvard Business Review’da yer alan bir araştırmaya göre, uzaktan çalışan kadınların terfi alma ihtimali, ofiste çalışan meslektaşlarına göre yüzde 50 daha düşük. Bu ciddi fark, çalışma biçiminden ziyade “ev mi, home ofis mi” sorusunun cevabında yatıyor. Yani mesele sadece evden çalışmak değil, çalışılabilir bir ev ortamına sahip olabilmek. Kadın çalışanlar hâlâ evin sorumluluğunu omuzlarken sessiz bir alan, kesintisiz toplantı yapabilme imkânı veya kendi alanını koruma şansı bulamayabiliyor. Dahası, görünürlük kaybı uzaktan çalışmada daha yaygın. Çünkü uzaktan çalışmada, ofis içi ‘görünme kültürü’ne kıyasla alternatifler çoğu zaman eksik kalıyor. McKinsey’nin 2024 tarihli Women in the Workplace raporuna göre kadınlar üst yönetimde daha çok yer almaya başlasa da bu ilerleme kırılgan. Özellikle orta kademe yönetici seviyesinde ciddi bir duraklama var. Uzaktan çalışılan yapılarda bu kırılma daha da belirginleşiyor. Çünkü kadın çalışanlar mentörlük, sponsorluk, networking gibi doğal yollarla erişilen destekleri daha az alabiliyor.”
SÜREÇLERE AKTİF KATILIM ÖNEMLİ
“Wellbees, kurucusu dahil olmak üzere üç ortağından ikisi kadın olan, tüm çalışanlarının yüzde 66’sını, yönetim kadrosunun da yüzde 60’ını kadınların oluşturduğu bir teknoloji şirketi. Üstelik tamamen uzaktan çalışıyoruz” diyen Apaydın, kendi şirketlerindeki durumu şöyle anlattı: “Bizde kadınlar sadece terfi almakla kalmıyor, organizasyonun en stratejik noktalarında karar verici pozisyonlarda yer alıyor. Çünkü evden çalışmayı verimli kılmak için gerekli olan esneklik, teknoloji ve kültürel zemin var. Kısacası sadece “evden çalışmak” değil, bu yapının nasıl desteklendiği de belirleyici” ifadelerini kullandı.
Bu süreçte İK yöneticilerine önemli görevler düştüğüne vurgu yapan Apaydın, şunları söyledi: “Bizlere düşen en kritik görevlerden biri, evden çalışan kadınların görünürlüğünü artırmak, performanslarını veriye dayalı olarak değerlendirmek ve onları karar alma mekanizmalarının içine aktif şekilde dahil edebilmek. Terfi yalnızca fiziksel varlıkla değil, etkili katkı, liderlik becerisi ve stratejik öngörüyle şekillenir. O nedenle yönetici olarak kendimize şunu sormamız gerekiyor: Biz evden çalışan kadınları gerçekten görebiliyor muyuz?”
EVDEN ÇALIŞMA İYİ TASARLANMALI
İnsan Kaynakları Yöneticileri Derneği (İKAYDER) Yönetim Kurulu Üyesi Aydan Sucuoğlu Kıyılmak, evden çalışma modelinin birçok kolaylaştırıcı unsur barındırdığını ancak gerekli altyapıların oluşturulmasının şart olduğunu belirtti. Kıyılmak, “Evden çalışmayı verimli ve sürdürülebilir hale getirmek, sadece çalışanların değil, aynı zamanda işverenin de sorumluluğunda” dedi.
“Evden çalışmak tek başına bir sorun değil; sorun, bu modelin kadınlara ‘aynı anda her şeyi yapabilme’ beklentisiyle sunulması. Kadın, hem çocukla ilgilenmek, hem evi çekip çevirmek, hem de aynı profesyonel performansı sergilemek zorunda kalıyor. Bu koşullar altında evden çalışma, desteklenmediği sürece bir avantaj olmaktan çıkıp görünmeyen bir yüke dönüşebiliyor” ifadelerini kullanan Kıyılmak, şöyle devam etti:
“Kadınların kariyerine engel olup olmaması ise bu sürecin nasıl yönetildiğine ve çalıştığı şirketin bakış açısına bağlı. Çünkü evden çalışma kültürü sadece kurumsal şirketlerde yaygın değil. KOBİ düzeyindeki işletmelerde bu yöntemi deniyor. Evden çalışma modeli ile de çalışanın zorbalandığı, çalışma saatlerinde sınırların aşıldığı uygulamaları da görüyoruz. Eğer işverenler evden çalışmayı sadece ‘ofise gelmiyor’ olarak değil, gerçekten iyi tasarlanmış bir sistem olarak ele alırlarsa, kadınlar hem kariyerlerinde ilerleyebilir hem de özel hayatlarında daha dengeli kalabilir. Kısacası mesele evde olmak değil, evde nasıl çalışılabildiği ve bu çalışma düzeninin ne kadar desteklendiği.”
‘VARLIĞINIZI HİSSETTİRİN’
Peki, kadınların iş hayatında daha etkin olması için nasıl bir yol izlenmeli? Aydan Sucuoğlu Kıyılmak, bu soruyu şöyle yanıtladı: “Kadınların iş hayatında eşit ve adil şekilde yer alabilmesi için öncelikle kadın çalışan için cinsiyet ayrımcılığı yapmamamız en önemli nokta. Kadının evlilik süreci, annelik süreci maalesef hala birçok şirket için engel olarak değerlendiriliyor. Oysa kadın çalışan olmanın baskısı, ev, iş, çocuk, toplumsal baskılar ve kariyer tüm bu dengeler arasında kadın çalışan olmak başlı başına çoklu görev ustası olmaktır. Şirketler öncelikle kadına bu yetkinlikleri ile bakmaları gerekmektedir.”
Kariyer fırsatlarını kaçırmamak için önerilerini de paylaşan Kıyılmak, “Evden çalışmanın sunduğu esnekliği yaşarken kariyer fırsatlarını kaçırmamak için en önemli nokta görünür kalmak ve stratejik iletişim kurmak. Sadece görevleri yerine getirmek değil, aynı zamanda işyerinde varlığını hissettirmek gerekiyor. Örneğin; toplantılarda aktif katılım, fikir paylaşımı, gerektiğinde inisiyatif alma gibi davranışlar, uzaktan çalışırken de etkili bir profesyonel imaj oluşturur” değerlendirmesini yaptı.
TÜKENMİŞLİK RİSKİNE DİKKAT
Evden çalışan kadınların tükenmişlik sendromuna yakalanabildiğinin de altını çizen Kıyılmak, “Ofiste çalıştığınızda her sabah bir hazırlık süreci yaşıyorsunuz; kişisel bakımınıza zaman ayırıyorsunuz. Bunun yanı sıra, ofis ortamının sunduğu sosyal temas da çok kıymetli. Çay-kahve molasında yapılan sohbetler, ekip arkadaşlarıyla kurulan bağ, birlikte bir hedefe koşmak. Tüm bunlar, hem motivasyonu besliyor hem de aidiyet duygusunu güçlendiriyor. Oysa evde çalıştığınızda bu tür sosyal etkileşimler ya çok azalıyor ya da tamamen kayboluyor. Tükenmişliğin temel sebeplerinden biri de işte tam olarak bu yalnızlaşmak, görünmemek, paylaşamamak.
Motivasyonu artırmak için özellikle evden çalışan kadınlar için ‘güne hazırlık ritüeli’ çok önemli. Kişisel bakım, kıyafet seçimi, hafif bir egzersiz veya meditasyon gibi küçük ama etkili alışkanlıklar, hem zihinsel canlılık sağlar hem de güne profesyonel bir kimlikle başlama hissi oluşturur. Bunun yanında sosyal bağların korunması da motivasyonun anahtarı. Online çalışılsa bile ekip arkadaşlarıyla düzenli sanal kahve molaları, haftalık takım buluşmaları, bire bir check-in görüşmeleri gibi uygulamalar yalnızlık hissini azaltır. Kurumlar bu etkileşimleri teşvik etmeli ve çalışanları sadece iş yapan değil, birlikte üreten bireyler olarak görmeli” diye konuştu.



