GeriİK/Yeni Ekonomi İlk gün korkusu
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

İlk gün korkusu

İlk gün korkusu
refid:29339491-spot ilişkili resim dosyası
Abone Olgoogle-news

Üniversiteden mezun oldunuz, pek çok iş başvurusu ve mülakattandan sonra nihayet işi aldınız. İşe başlamanıza bir kaç gün kala başlar ‘işte ilk gün’ stresi. Hiç bilmediğiniz bir ortama girecek, yeni insanlarla tanışıp beraber çalışacaksınız. Bazı şirketlerde oturmuş sistemler vardır, herşey önceden düşünülmüştür, bazılarında ise daha ilk adımda, güvenlikte sorun yaşamaya başladsınız. Kurumsal olarak bir karşılama programı olsun olmasın, sizin de bu süreçte dikkat etmeniz gereken şeyler var.

İlk gün korkusu

Yeni bir işyerindeki ilk gün, hepimiz için son derece stresli. Hele hele iş hayatına ilk defa adım atacak yeni mezunlar için. İşe başlamaya bir kaç gün kala stres başlar, bir gün öncesinde en üst düzeye çıkar, gece uyuyamazsınız, ‘acaba nasıl bir şirket, çalışma arkadaşlarım kimler olacak, nasıl insanlar” gibi sorular kafanızı meşgul eder. Bugün hala bir çok şirkette işe yeni başlayanlar için oturmuş sistemler yok. İşe gittiğinde güvenliğe bilgi verilmediği için daha kapıda takılanlar, kimse karşılamadığı için ofislerinin yerini zar zor bulanlar, gittiğinde çalışmak için bir bilgisayarı olmayanlar, yemekhanenin, tuvaletin yerini bilmediği için sıkıntı çekenler, işyerinde ilk günlerinde tam bir kabus yaşıyorlar.

Tabii yeni çalışanın bu en zor gününü kolaylaştımak, en başta şirketlerin sorumluluğunda. İşte Mülakat kitabının yazarlarından, aynı zamanda DeFacto İK Direktörü Oğuz Erdoğan, işte ilk günü şöyle anlatıyor: “Bütün başlangıçlar heyecanlı, heyecanlı olduğu kadar da streslidir. Bu stresi azaltmak aslında kurumun sorumluluğundadır. Ama maalesef bu farkındalıkta olan kurum sayısı çok az. Deneyimli veya yeni mezun işe yeni başlayan bir çok aday ilk gün kapıda güvenliği geçemez. Ne öncesinde giriş kartı verilmiştir ne de güvenliğin işe başlayacağınızdan haberi vardır. Bir de şansınıza inatçı bir güvenlik görevlisi ile karşılaşırsanız işiniz epeyce zor demektir. İçeri alındıktan sonra muhtemelen sizin için hazırlanmış bir masa yoktur. Masanın olmamasını makul karşılayan ve ‘Ben de başladığımda altı ay oturacak bir masam olmadı’ diyen mutlaka bir üst yöneticiniz vardır. Moralinizi hemen bozmayın, bu durum sizin yeni mezun olmanızla ilgili değildir. Bir haftada masasına bilgisayar kurduramayan genel müdürler bile gördüm.”

Şöyle devam ediyor Erdoğan: “İlk gün her türlü sürprize hazır bir ruh haliyle gitmekte yarar var. Başladığınız bölümde size “hoş geldin” bile demeyen çalışma arkadaşlarınız olursa şaşırmayın. Siz geldiğiniz için terfi edemeyeceğini düşünen, size yer açılması için oturduğu yer değiştiğinden daha tanımadan size diş bileyen, yapmaktan hoşlandığı iş elinden gittiği için sinir olan, sizi tehdit olarak gören müstakbel çalışma arkadaşlarınız olabilir, siz farkında bile olmayabilirsiniz. Bütün bunlara hazırlıklı, top mermisinin yıkamayacağı bir ruh hali ile başlamakta yarar var.”

Oğuz Erdoğan’ın yeni başlayanlara tavsiyeleri ile şöyle:

* İlk günün en büyük sıkıntısı; tuvalet nerede, yemekhane nerede, nasıl ve nereden çay içebilirim, hangi servise bineceğim vb gibi hayati soruların cevaplarını bulmaktır. Bu basit sorular eğer başladığınız kurum bunların farkında değilse sizin için kabus olabilir. Bu sorunun üstesinden gelmek için, sizden bir süre önce başlamış, sizin yaşadığınız sıkıntıları yaşamış birini gözünüze kestirip peşinden ayrılmamanızı tavsiye ederim.

* Bütün bunların yanında yeni başlayanlara en önemli tavsiyem, bütün duyu organlarını devreye sokmalarıdır. Her kurumun bir kültürü vardır. İşe yeni başlayan çalışanların kurumun kültürünü öğrenmek için özel çaba göstermesi gerekir. Kurum kültürünü öğrenirken duyu organlarını maksimum kullanmakta yarar var. Sadece gözünüzün gördüğüne ya da sadece kulağınızın duyduğuna inanmayın. Hem görün hem duyun hem de hissedin. Aklınıza yatmayan konular olduğunda mutlaka çapraz sorularla konuyu tam olarak anlamaya çalışın.

* Bir diğer önemli ve kritik konu ise size görüş sorulduğunda veya başladığınız kurum ile ilgili algınız sorulduğunda yeteri kadar öğrenmeden tez canlı davranıp hata yapmayın.

BNP Paribas Cardif İK ve Organizasyondan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ebru Taşçı Firuzbay, yeni başlayanlara ilk günlerinde ön yargılardan uzak olarak bulundukları ortamı iyi gözlemlemelerini, aceleci olmadan işi, şirketi ve departman arkadaşlarını tanımaya çalışmalarını tavsiye ediyor: “Bu noktada açık iletişim kurabilmeleri de çok önemli, akıllarındaki tüm soruları tanıma döneminde net olarak sormalı ve destek almaktan çekinmemeliler. Yine alışma dönemi, işe yeni başlayan çalışanlar için bir parçası olduğu şirketin işleyişlerini öğrenebilmesi için iyi bir fırsat olup bu dönemde faaliyet raporları, prosedür ve yönetmelikler gibi kaynakları incelemelerinin yanı sıra olabildiğince çok departman ve çalışanla tanışmaları onlar için faydalı olacaktır.”

İlk gün dinleyin

Businessinsider’da yer alan bir makalede yönetici koçları çalışanların işte ilk gün yapabileceklerini şöyle sıralanıyor:

• Dinleyin ve soru sorun: Yönetici koçu Mark Strong, “Daha çok dinleme günüdür, gerektiğinde soru sormalısınız, genel olarak meraklı ve öğrenmeye açık olduğunuzu gösteriyorsunuz. İşyerinde yapılabilecek en iyi şey, dinlemek. Koyu fikirlerin zamanı değil, arkadaşça olun, insanlarla tanışın, gülümseyin ve dinleyin.”
• Asansör konuşması hazırlayın: 30 saniyede kendinizi tanıtmaya, daha önce nerede çalıştığınızı, yeni görevinizde nelerden sorumlu olduğunuzu anlatmaya hazır olun.
• Rahat olun: Bir yandan stratejik olurken bir yandan da rahat olmaya bakın, böylece verimliliğinizi artırırsınız.
• Gülümseyin: Bu aşamaya gelmek için çok uğraştınız, iş arama, mülakat derken nihayet işi aldınız. Öyleyse mutlu olmayı ve anın tadını çıkarmayı unutmayın.
• Cep telefonunuzu sessize alın: Cep telefonunuzu sessize alın. İlk gün kendinizi yüzde 100 işe verin.
• İlgi gösterin: Pek çok kişi ile tanıştırılacaksınız, onlar sizin hakkında bilgi edinmek isteyecekler, siz de onlar hakkında bilgi edinmeye bakının.
• Vücut dilinize dikkat edin: Vücut diliniz sizin iletişiminizin çoğu eder.
• Ve kendiniz olun!

Esas iş kurumlara düşüyor

İşyerlerinde ilk günler, tecrübeli çalışanlar için bile heyecanın yanında belirsizlik, tedirginlik ve çekinceleri barındırır. Yeni mezunlar için ise çok daha fazlasını. Çünkü işyerine ve yapılacak işe alışmadan öte, çalışma hayatına alışma süreci de gerekir. Towers Watson Türkiye İK Danışmanlığı Direktörü Murat Karakaş, çalışma saati disiplininden masanda oturma sürelerine, kesintisiz iş yapma zorunluluğundan kıyafete, hafta içi kaçamak yapamamaktan iki haftaya sıkışmış tatil imkanlarına kadar herşey bu alışma döneminin etkenleri olduğunu söylüyor. Karakaş, bu alışma sürecini kısaltmak ve başarılı şekilde geçmesini sağlamak için çalışanlara staj veya part-time çalışmayı tavsiye ediyor. Kurum tarafında ise yapılması gerekenleri şöyle sıralıyor:

• İş ilanından başlayacak şekilde işe alım sürecinde açık ve net olunması, adayın beklentilerinin de dikkate alınması.
• Pozisyon ve kurum için uygun profilin güncel şekilde tanımlanmış olması.
• İş tecrübesi ve dolayısıyla yaşanmışlığı olmayan adaylar söz konusu olduğundan, etkinliği kanıtlanmış seçme araçlarının kullanılması ve olabildiğince çoklu araçtan yararlanılması.
• Oryantasyonun “şirket ve bölümlerin anlatıldığı sunum”dan öteye geçerek bir on-boarding şekline dönüşmesi, iş hayatına alıştırmayı da kapsamasının sağlanması.
• Yakın zamanda benzer aşamalardan geçmiş ve kuruma bağlığında sorun olmayan çalışanların “buddy” (rehber) olarak belirlenmesi.
• Kurum içerisinde uygulanması gereken kuralları, yapılması beklenenleri net ve açık şekilde anlatan basılı ve elektronik materyallerin hazırlanmış olması.
• İş hayatına geçişi kolaylaştıracak şekilde sosyal kulüplerin oluşturulmasının teşvik edilmesi.

BNP Paribas Cardif’te
‘on-boarding’ 3 ay sürüyor

BNP Paribas Cardif, işe yeni başlayacaklar için oluşturdukları adaptasyon sürecini on-boarding olarak adlandırıyorlar. İlk iş gününden önce başlayan bu süreç 3 ay devam ediyor. Yeni başlayacak çalışan gelmeden önce kendisine ona bir ay boyunca rehberlik edecek bir kişi belirleniyor. Rehber belirlendikten sonra yeni katılacak arkadaşa ilk iş gününden önceki gün hoşgeldin mail’i iletiliyor.

Bu mail’de genel ofis uygulamaları, iç iletişim portalı gibi pratik bilgilerin yanı sıra rehberi ile de e-mail ortamında buluşması sağlanıyor.

Yeni çalışanı ilk iş gününde masasında bir hoşgeldin kutusu karşılıyor. Bu kutuda, hoş geldin kitapçığı ile birlikte şirketi tanıtan ve gerekli olan tüm bilgileri ekip arkadaşlarıyla paylaşabileceği küçük sürprizler ve ofis malzemeleri oluyor. İlk ofis günü için bağlı olduğu departmanın tüm üyeleri ile birlikte bir sabah kahvaltısı organize ediliyor. Ardından IK ekibi ve rehberi birlikte şirket içinde mini bir oryantasyon düzenleniyor ve eş zamanlı olarak genel bir duyuru ile tüm şirkete yeni katılan kişi tanıtılıyor.

İlk karşılamanın ardından İK, 1. ve 3. aylarda yaptığı geri bildirim görüşmeleri ile ilk izlenimleri ile sonrasındaki görüşlerini alıyor, gerekli ise destek olunabilecek noktalarda aksiyonlar alıyor.

DeFacto’da hoş geldin maili, badi ve pusula

DeFacto, aday ile çalışma kararı alır almaz “Hoş Geldin Mail’i” ile birlikte kurum kültürünün tanıtıldığı video tabanlı bir oryantasyon eğitimi ataması yapıyor. Seçme yerleştirme departmanı yeni çalışanın işe başlangıcından önce masası, bilgisayarı, kırtasiye malzemeleri, telefonu gibi ihtiyacı olan tüm malzemeleri hazırlıyor ve kendisine bir rehber atıyor. Rehberlik sistemi ile çalışan ihtiyaç duyacağı bilgileri ve sistemleri deneyimli bir çalışandan öğreniyor ve bu sayede şirkete hızlıca adapte oluyor. İlk gün geldiğinde ise mutluluk departmanı tarafından karşılanıyor ve kendisine bir “Hoş Geldin Paketi” sunuluyor. Kendisine DeFacto’da yaşamı anlatan “Pusula” veriliyor, masasına kadar eşlik ediliyor ve rehberi ile tanıştırılarak süreci başlatılıyor. Eğitim bölümü ise oryantasyon sürecini organize ediyor. İşe alım bölümü de şirkete yeni başlayan çalışanın duyurusunu mailing ile yapıyor.

Genellikle yeni mezun çalışan ile ilk temas “Empower” staj programı ile oluyor. Empower programı başlamadan önce İK ekibi, görev alacakları departman yöneticileri ve ekibi ile tanıştırmak için “Hoş Geldin Partisi”ne davet ediyor. Staj döneminde gelişiminden sorumlu olacak ve birebir çalışacağı “Eğitim Koçu” ile staj programının tanıtımı yapılıyor. Aynı gün şirket gezisi organize ediliyor. Yönetici adayı programlarında ise “Hoş Geldin Kahvaltısı” ile karşılama yapılıyor.

Yıldız Holding’te hoşgeldin yemekleri var

İşe yeni başlayan çalışanlara farklı iş birimleri ve fonksiyonlar tanıtılıyor, üretimden satışa tüm süreçleri yakından deneyimleyebilecekleri bir oryantasyon programı sunuluyor. Programda, fabrika ziyaretleri de oluyor. Çalışanların işe kolaylıkla adapte olmalarını sağlayacak rehberlik sistemi var. Oryantasyon sürecinde rehberler, yeni çalışanlara ilk öğle yemeğinin birlikte yenilmesi, yaşam alanlarının kullanımı, servis kullanımı gibi temel konularda da destek veriyor. Ülker ürünlerinden oluşan hediye paketleri, çalışanları yeni masalarında bekliyor. Bunun yanı sıra, ekip içi hoş geldin yemekleri düzenleniyor.

Yıldız Holding İK Strateji ve Sistem Geliştirme Grup Direktörü İdil Şeker işe yeni başlayacaklara şu tavsiyelerde bulunuyor: “İlk iş günü farklı bir deneyim. Yeni ortam, ilişkiler... öncelikle kendilerini bu farklı deneyime zihinlerinde hazırlamalılar. Şirketi daha iyi tanımak ve anlamak için kendileri için yeni olan her konuda soru sormaktan çekinmemeliler. Görevlerinin içeriğini, anlamını ve kapsamını doğru analiz etmeleri, atacakları adımların daha sağlam ve sürekli olmasına yardımcı olur.”

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle