GeriAhmet HAKAN I am from Siirt I like you Obama
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

I am from Siirt I like you Obama

Siirt Valisi, Twitter’da ABD Başkanı Obama’ya şöyle seslendi:

“I am from Turkey. I’m governor in Siirt. I like you. Your life and president is very successfull. I hope, I will be like you.”
Türkçe meali şöyle bir şey:
“Ben Türkiye’denim... Siirt’te valiyim. Sizi seviyorum. Hayatınız ve başkanlığınız çok başarılı... Sizin gibi olmayı umut ediyorum.”

MİZAHA DARBE

Böyle valiler oldukça, bu ülkede mizah tabii ki gelişmez.
Hani eski Ankara valilerinden Nevzat Tandoğan, komünistlik yapan gençlere, “Bu ülkeye komünizm gerekirse onu da biz getiririz, size ne oluyor” diye çıkışmış ya...
Siirt Valisi de mizahçılara “Biz kendi kendimizle dalga geçecek işler yaparız, size ne oluyor” diye çıkışır gibi...
Kısacası mizahçılara “Size ekmek yok” diyor.

MANGAL GİBİ YÜREK

Fakat durun bir dakika!
Dalga geçilecek bir iş yapsa da Vali’nin cesaretine hayran kalmamak mümkün değil.
Düşünsenize:
Başbakan Erdoğan’a yazmak, Başbakan Erdoğan’a imrenmek, Başbakan Erdoğan gibi olmayı ummak yerine hedefi acayip büyütüp ve aradaki tüm kademeleri atlayıp doğrudan Obama’ya yazıyor ve yazılıyor.
Bu devirde az buz şey değildir bu...
Bu açıdan da kutluyoruz yani.

Kafamda deli sorular

 Neden Cüppeli Ahmet Hoca’yı uslandıran mahpushane Aziz Yıldırım’ı uslandırmamıştır?
 Neden sel baskınında çaresiz kalan İzmir Belediyesi’yle maytap geçmeye fazlasıyla meraklı olan Melih Gökçek, sıra iki santimlik kar karşısında aciz kalan İstanbul Belediyesi’ne gelince suspus olmaktadır?

Yunus’u sigaya çeken Talim Terbiye Kurulu

Milli Eğitim Bakanlığı Yunus Emre’nin bir şiirini sansürlemiş.
Milli Eğitim ‘Cehape zihniyeti’nin elinde olsa Beyazıt Meydanı’nda gösteri yapılırdı.
Fakat ‘bizimkiler’in elinde olduğu için “Vardır bir hikmeti” denilerek susuldu.
KAZANIM
Sansürledikleri dizeler şunlar:

“Cennet cennet dedikleri
Birkaç köşkle birkaç huri
İsteyene ver anları
Bana seni gerek seni.”

Sekiz kıtalık şiiri yedi kıtaya indirmenin gerekçesiyse şaka gibi:
“Şiirden beklenen kazanım, söz konusu eksik haliyle de sağlanıyor.”
Şiirden değil de faiz oranlarından söz ediyorlar sanki...

MOLLA KASIM

Bir Molla Kasım varmış...
Yunus’un şiirlerini “Bu dine aykırı, şu caiz değil” diye yırtıp atıyormuş.
Fakat o da ne?
Molla Kasım, şiirlerden birinde şu iki dizeyi görmesin mi?
“Derviş Yunus bu sözü eğri büğrü söyleme
Seni sigaya çeken bir Molla Kasım gelir.”

MOLLA TALİM

Talim Terbiye Kurulu üyelerine sesleniyorum:
Yunus’un şiirlerini iyi okuyun...
Mutlaka şu iki dizeye rastlayacaksınız:
“Derviş Yunus bu sözü eğri büğrü söyleme
Seni sansürleyen bir Talim Terbiye gelir.”

Davet edilmeyince arıza çıkarılamayacak

Türkiye’nin Cumhurbaşkanı, Türkiye’nin en gurur verici olayının gerçekleştiği bir törene davet edilmiyor.
Yetkililer “Atlamışız” diyorlar, başka bir şey demiyorlar.
Cumhurbaşkanı da hiç mesele yapmıyor.
Bu yeni bir içtihattır.
Yeni bir âdâbı muaşeret olgusu belirmiştir.
Bundan böyle hiç kimse “Beni davet etmedi” diye arıza çıkaramayacak, küsemeyecek, trip atamayacak.
Arıza çıkaran, küsen, trip atan olursa...
“Koskoca Cumhurbaşkanı bile...” diye başlayan cümleler el altında hazır bulundurulacak.

Dizilerin maneviyatını artırmak için öneriler

Madem Muhteşem Yüzyıl başörtüsü ve namazla maneviyatını arttırdı, o halde neden diğer dizilerimiz de benzer bir yol tutturmasın?
Bu konuda bir dizi önerim var.
Sıralıyorum:

 Behzat Ç. cumaya gitmeli...

Orçun, inceden Huzur Sokağı’ndaki Bilal’e benzemeli...
 Kuzey İHH’ye gönüllü yazılmalı...
Arka Sokaklar’daki “Adam pisliğin teki çıktı Rıza Baba” repliği acilen “adam münafığın teki çıktı Rıza Baba” şeklinde değişmeli...

Biliyor musunuz?

AK Partili Burhan Kuzu’nun kendisine çok benzeyen bir şoförü olduğunu... ‘Yumurta atılma tehlikesi’ belirdiğinde Kuzu’nun şoförünü ‘dublör’ olarak kullandığını...
 Bazı uyanıkların sırf Ferit Şahenk satın alsın diye pizza zinciri falan kurmaya başladıklarını...
 Mehmet Metiner ile Sırrı Sakık kavgasının ardından Metiner’in “BDP’nin iki Sırrı’sı” ile de kavgalı hale geldiğini...
 Ömer Çelakıl’ın git gide daha fazla metafizik bir atmosfer yaratan saçlarını o hale getirmek için günde üç saatlik çaba sarf ettiğini...
 Koca memlekette Mehmet Baransu’nun “Hakkında bildiklerim var, yakında açıklayacağım” demediği 19 kişi kaldığını...
 AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik’in son günlerde kendini iyiden iyiye Hegel’e vurduğunu...
 Ülker / Koç ortaklığının ardından Mudo ile İstiklal Mobilya’nın da ortak ihaleye girme ihtimalinin en az üç puan arttığını...

AKP neden hep kazanır, CHP neden hep kaybeder

AK Parti hiç ama hiç ihtiyacı yokken...
Sırf ‘merkez sağda tam birlik’ görüntüsü vermek için...
HAS Parti lideri Numan Kurtulmuş’u partiye davet edip alır...
Demokrat Parti lideri Süleyman Soylu’yu partiye davet edip alır...
CHP ise...
Şişli gibi bir ilçede şu kadar dönem belediye başkanlığı yapan...
CHP çizgisinden gelen...
Büyükşehir belediye başkanlığında şansı olan...
Mustafa Sarıgül’ü...
Bir türlü becerip de partinin saflarına katamaz.

Monşerlik hikâyeymiş

Televizyonun önünden geçerken...
Baktım bizim Egemen Bağış...
Uluslararası bir toplantıda feci atarlanıyor.
Diyor ki muhatabına:
“Hükümetiniz ahmakça uygulamalardan vazgeçsin.”
Böyle diyor ve hiçbir şey olmuyor.
Ne kınama cezası, ne sahadan men, ne uyarı falan...
Bize yıllarca diplomaside inceliğin, kibarlığın gerek şart olduğunu anlatan, ‘diplomatik nezaket’ tabirini dillerine pelesenk eden, ülkeler arası ilişkilerde kullanılacak dille ilgili hüküm üstüne hüküm veren dışişleri mensupları var ya...
Onlardan herhangi birini elime geçirdiğim anda boğazına sarılıp kükreyeceğim:
“Bize yalan söylediniz, bize yalan söylediniz.”

X

Aziz’in şahlanışına dair serbest çağrışımlar

Kaosa pek de mütevazı olmayan bir katkı... Çarşıyı karıştırmak istedi galiba. Ve başardı da!

- İnsan kendisini dinledikçe... “Amma da çok şey biriktirmiş” demekten kendini alamıyor doğrusu.

*

- Artık Ali Koç’a karşı başkaldırmanın vaktinin geldiği inancıyla konuştu. Şarkısı: “Başkaldırıyorum, varın benim farkıma.”

*

- “Aziz Yıldırım tarzı polemik” diye bir şey var. İnsan nefret etse de özlüyor bu tarz polemiği.


Yazının Devamını Oku

Bir muhalefet partisi yerli aşı konusunda şu tutumu alabilir

İYİ Parti Lideri Meral Akşener, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı uyarmış.

Demiş ki:

*

“Yerli aşı meselesinden siyaset devşirmeye çalışıp da böyle önemli bir sürecin baltalanmasına müsaade etme. Bırak Sağlık Bakanlığımız süreci olması gerektiği gibi yürütsün. Bu konuyu da algı operasyonuna kurban edersen bu sefer altında kalırsın.”

Tam olarak ne demek istiyor Akşener?

Pek anlayamadım.

*

Erdoğan’a,

Yazının Devamını Oku

Şenol Güneş için yazdım: Ne zaman istifa edilir ne zaman istifa edilmez

Eğer grubundaki bütün takımları ezip geçmişsen...

EZİP GEÇERSEN NE OLUR?

EĞER grubundaki bütün takımları ezip geçmişsen...

Gol yağdırmışsan...



Acayip organize bir takımla sahaya çıkmışsan...

Yazının Devamını Oku

Silahla poz verenlerden korkmalı mıyız korkmamalı mıyız?

İki hafta önce...

Elindeki silahla sosyal medyada poz veren tiplerden korkmamamız, çekinmememiz gerektiğini yazmıştım.

*

Yazıda şöyle demiştim:

*

“Sosyal medyada bazı tipler var. Silahla fotoğraf çektirmeye bayılıyorlar. Daracık pantolon, üstten üç düğmesi açılmış gömlek, ucu sivri bir iskarpin ve silah. Tabanca, tüfek... Her türlü silah. Ey vatandaş! Bu tiplerden sakın korkup çekinmeyin! Çünkü bu kişiler, fotoğraf çektirirlerken ellerine aldıkları silahı asla kullanmazlar. Daha doğrusu kullanamazlar. Çünkü kullanacak olan göstermez.”

*

“Isıracak olan köpeğin havlamaması” tezine işaret eden bir yazıydı bu.

Temel kaygısı buydu yazının.

Yazının Devamını Oku

Aslanlar ha! Aslanlar ha!

HDP İzmir il binasında...

Karanlık bir katilin alçakça saldırısı sonucu katledildi Deniz Poyraz.

*

Lanetledik.

Lanetliyoruz.

Lanetleyeceğiz.

*

Bu alçak katile, Türkiye’de selam çakan bir kişi bile çıkmadı.

Oysa

Yazının Devamını Oku

Silahlı külahlı fotoğraflara dur demenin vakti geldi

En son HDP’ye yönelik saldırının faili olan katilin fotoğrafları çıktı ortaya.

Elinde silahla poz veriyor adam.

*

Sosyal medyada son zamanlarda öyle çoğaldı ki bu tür fotoğraflar.

Eline silahı kapan pozunu veriyor.

Makineli tüfekler, tabancalar falan.


Yazının Devamını Oku

Puslu havanın çakalı

Bugünlerde ortada bir parça puslu hava ve çokça da karambol var ya...

İftira atmaya, kara çalmaya süper müsait bir ortam söz konusu ya...

*

İşte bu pustan, bu karambolden ve bu ortamdan yararlanmak isteyen çakalın teki, YouTube denilen mecrada geçmiş kameranın karşısına, elindeki pisliği bana bulaştırmaya çabalıyor.

Elinde bir avuç pislik, üstüme sıçratmak için debeleniyor.

*

Şunun farkındayım:

*

Puslu havalar, tam çakalların havasıdır. Bu havalarda

Yazının Devamını Oku

Meyhane tebliğcileri

Kendilerine “Tebliğciler” adını veren bir grup var.

Bu grubun videoları dolaşıyordu dün sosyal medyada.

Yeni midir, eski midir? Bilmiyorum.

Üç beş sakallı, cübbeli adam...

Muhtemelen Samatya’ya gitmişler.

Ve başlamışlar tebliğe...

*

Hitapları gayet nazik.

Yazının Devamını Oku

En görgüsüz davranış listesinin bir numarası

“En görgüsüz davranışlar” diye bir liste yapmam istenseydi...

Aklıma şöyle bir seçenek gelmezdi:

*

“Plaja helikopterle inmek.”

*

Çünkü bana göre...


Yazının Devamını Oku

Artık hiç kimsede ‘Atıyoruz bari usturuplu atalım’ kaygısı yok

İki koca gazete manşet atmış:

“Çankırı’da oğluna Recep Tayyip ismini veren adam, bu ismi değiştirmek istedi. Nüfus müdürlüğüne başvurdu. Nüfus müdürlüğündeki görevli, ‘Bunu yapamam, beni sürerler’ dedi.”

*

Nedir bu haberin kaynağı?

Şudur:

CHP’nin hazırladığı bir rapor.

*

Güya CHP heyeti, Çankırı’ya gitmiş. Orada bir adamla karşılaşmış. Adam da onlara böyle bir şey demiş. Onlar da rapora yazmışlar.

*

Yazının Devamını Oku

Manşet müdafaası

Konya’nın bozkırına milyonlarca dolarlık yatırımı yapmışlar mı?

Yapmışlar.

*

Kiri, pası, kimyasalı, dumanı, atığı olmayan bir enerjiye yönelmişler mi?

Yönelmişler.

*

Güneşin insanlığa sunduğu nimetten elektrik üretecekler mi?

Yazının Devamını Oku

Kahrolası bir geyik: Doğulular şöyle batılılar böyle

Geçen akşam elimde kumanda, televizyon kanalları arasında minik bir gezintiye çıkmıştım.

Karşıma aniden büyük Türk düşünürlerinden Erol Mütercimler çıktı.



Şöyle bir şey diyordu:

*

“Doğu’da kuklacılık vardır... Batı’da ortaoyunu...”

Yazının Devamını Oku

Bizim millet proje sever

Kanal İstanbul’a karşı çıkmak, muhalefetin bileceği bir iştir.

Gerekçelerini sunarlar ve itiraz ederler.

Zaten yapıyorlar da bunu. Hem de gayet gür bir sesle yapıyorlar.

Buraya kadar sorun yok.

*

Sorun şuradadır:

Bizim millet, maalesef projeleri çok sever. Bayılır projelere.

*

Yani demem o ki...

Yazının Devamını Oku

Selamı sabahı sakın kesmeyin

Geçenlerde bir Kemal Kılıçdaroğlu videosu izliyordum.

Ülkenin içinde bulunduğu durumu kendi bakış açısıyla anlatıyor, hükümeti sert bir üslupla eleştiriyor ve en sonunda da şöyle diyordu:

*

“Bunlarla selamı sabahı kesin.”

Bunu duyunca “Eyvah” dedim.

Hem memleket için...

Hem de CHP için...

*

Yazının Devamını Oku

19 yıllık siyaset pratiğinin öğrettiği beş şey

Doğal olmayan yolların denenmesine meyletmek...

BİR: Olmuyor olamıyor

Doğal olmayan yolların denenmesine meyletmek...

Mevcut iktidarın gerilemesine yol açmıyor, aksine tutunmasına yol açıyor.

*

İKİ: Hızlandırmıyor

Organik olmayan çıkışlara yaslanmak ve bel bağlamak...

İktidarın gidişini hızlandırmıyor.

*

Yazının Devamını Oku

Akşener’in stratejisi: Biz tek adayla girelim HDP ayrı aday çıkarsın

İYİ Parti Lideri Meral Akşener, elini açık etti.

Cumhurbaşkanlığı seçimi için şu iki şeyi teklif ediyor:

*

- BİR: Biz tek aday olarak girelim seçime.

*

- İKİ: HDP, kendi adayıyla girsin.

*

Peki bu teklifin...

Yazının Devamını Oku

Üniversiteler milletin kızlarını emanet ettiği yerler midir?

Sosyal medyada dolaşırken bir habere rastladım.

Haber aynen şöyleydi:

*

“YÖK Başkanı Yekta Saraç ‘Üniversiteler milletin kızlarını emanet ettiği yerlerdir’ dedi”.

*

Okuduğumda önce “Allah! Allah! Nereden çıktı bu” dedim.


Yazının Devamını Oku

Erdoğan karşısında kimi görmek ister

Kılıçdaroğlu’nu kesin ister.

- KEMAL KILIÇDAROĞLU: Kılıçdaroğlu’nu kesin ister. Hatta istemekle kalmaz, bayağı bir memnun da olur. Muharrem İnce’nin “çıkmışsın yenmiş, çıkmışsın yenmiş” tiradını bile anımsar.

*

- MANSUR YAVAŞ: Kulislerdeki fısıltılara göre istiyormuş Mansur Yavaş’ı... Hatta “Mansur aleyhinde konuşmayın” da demiş. Dişine göre buluyor herhalde... Ama Yavaş’ın pek arzusu yok gibi.



*

Yazının Devamını Oku

Hasan Saltık ah!

Hasan Saltık denilince...

Benim aklıma şunlar gelir:

*

- Neşet Baba’nın tüm külliyatını derleyip toplaması gelir.

*

- Gündemime soktuğu Hisarlı Ahmet gelir.

*

- Tanburi Cemil Bey’in saz semaileri gelir.

*

Yazının Devamını Oku

Ali Babacan’ın ömrü sanki Alman Yeşiller Partisi’nde geçmiş gibi

Ali Babacan, çevrecilik açısından hükümeti eleştirmiş.

Şöyle bir baktım açıklamalarına... Şu tür şeyler söylüyor:

*

“Bunların zihniyeti böyle... Bu zihniyetten ancak böyle şeyler çıkar... Temel sorun bu zihniyettir...”

Ben hayatımda böyle komik bir açıklama görmedim!

*

O Ali Babacan ki...

AK Parti’nin yıllar süren iktidarı boyunca hep bakandı.

Yazının Devamını Oku