GeriSeyahat Himalaya eteklerindeki kartal yuvası
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi
Himalaya eteklerindeki kartal yuvası

Himalaya eteklerindeki kartal yuvası

Pokhara, Nepal’in yüksek irtifadaki en büyük şehirlerinden. Katmandu’nun 200 kilometre batısında, Himalayaların Annapurna eteklerinde bir göl kenarına kurulmuş. Huzurlu, güvenli. Dünyada 8 bin metrelik zirvelerin en yakından seyredilebildiği nadir şehirlerden biri olan Pokhara’ya Hürriyet Seyahat okuru Melih Eriş’in yolu düştü, izlenimlerini yazdı.

Pokhara Vadisi, Büyük Himalaya ve Mahabharata üçgenindeki şehir Nepal’in neredeyse tam ortasında. Buna karşın, Piritvi Otoyolu inşa edilmeden önce ulaşabilmek için 10 günlük at yolculuğu yapmak gerekliymiş. 1970’lerde hippilerin gelmesiyle hareketlenmeye başlamış. 1980’lerde otelcilik gelişmiş, restoranlar açılmış. Yolların yapılmasıyla hızla büyümüş. Bugün merkezi 171 bin nüfuslu, huzurlu bir şehir. Katmandu’dan enfes manzaralı bir karayoluyla 8 saatte ulaşılabiliyor. Yolculuk uçakla 40 dakika sürüyor.
Pokhara, sessiz bir vadiye kurulmuş. Yerleşim yaklaşık 900 metre irtifada. Çevresinde Annapurna, Manaslu, Dhaulagiri gibi dünyanın en yüksek noktaları sıralanıyor. Bu nedenle maceracılar için zirvelere açılan bir kapı. Nepal’e Himalayalar’da dağ yürüyüşü yapmak için gelen turistlerin çoğu, yürüyüşe bu kasabadan başlıyor. Subtropik bir iklimi olan Pokhara’da muson dönemi başlayınca elektrik kesintileri artıyor.
Pokhara’nın yanı başındaki Fewa, Nepal’in ikinci büyük gölü. Yüzeyinden yansıyan, günün her saatinde değişen Himalaya manzası görülmeye değer. Gölün kenarına dizilen kafe ve restoranlarda bu eşsiz manzara seyredilebiliyor. Göl çevresinde yürülüş yapılabiliyor. Kayık kiralayıp gezintiye çıkmak bir başka seçenek. Turistlerin en fazla ilgi gösterdiği alternatif spor ise yamaç paraşütü.

GÖLÜN ORTASINDA DAĞLARLA BAŞBAŞA

Sabah erken saatlerde, otellerin teraslarından veya gölde kayıkla gezerken çevrenize baktığınızda; arkada yükselen muhteşem Himalayalar sizi çağırıyor.
Bir sabah gün doğumunu izlemek için Pokhara’da kaldığım otelin terasına çıktım. Fakat içimdeki ses sürekli göl kenarına inmemi emrediyordu! Birbirine yapışık evlerin arasında kıvrılan dar sokakları izleyerek göl kenarına vardığımda hava henüz aydınlanmaya başlamıştı. Kayıkların başında duran adamdan gelen teklifle kendimi gölün ortasında kürek çekerken buldum. Gün ağardıkça berrak olan havanın etkisiyle Himalaya zirveleri tek tek güneşin ilk ışıkları ile aydınlanıyor ve
/images/100/0x0/55eb17ccf018fbb8f8aa9287
göle yansıyan kareleri beni kendimden alıp götürüyordu. Gölün ortasında yapayalnız bir ben varım. Her şey durmuştu. Kürekleri bırakmıştım ve yeni günün doğuşu ile sanki bende yeniden doğuyordum. Pokhara yaşanılası bir yer olarak kalbimdeki yerini almıştı..

GÖRMEDEN DÖNMEYİN

* Tapınaklar: Fewa Gölü’nün ortasındaki adada Hindulara ait tanrı Vişnu’ya adanmış Barahi Mandir Tapınağı var. Hindular’ın önemli dini merkezlerinden. Bu vadinin en eski tapınağı Bindabasile de şehir merkezinde. Kente yüksek bir zirveden bakan Dünya Barış Pagodası bir Budist tapınağı. İçindeki Buda heykelleri Japonya, Sri Lanka ve Tayland’dan getirilmiş.
* Müzeler: Kentte beş müze bulunuyor. Gurkha Müzesi, Uluslararası Dağcılık Müzesi, Doğal Tarih Müzesi, Pokhara Bölgesi Müzesi, yöredeki ilk insanların yaşamlarını görebileceğiniz Tamu-Kohibo Müzesi
* Mağaralar: Kent çevresinde irili ufaklı birçok mağara bulunuyor. Gupteshwar Mahadev Mağarası’nda büyük bir Mahadev Tapınağı ve heykeli var. Devi Şelalesi (Patale Chhango) mağaranın hemen karşısında. Mahendra Gufa Mağarası’nda kutsal şiva sunakları bulunuyor. Hint ve Tibetliler adak için geliyor. Yarasa Mağarası’nda (Chiameri Gufa) yüzlerce yarasa bir arada yaşıyor.
False