Herkes taşın altına elini koyacak İzmir’i ancak İzmirliler kurtaracak

Aslında haftanın ilk gününde, gözünüzü, gönlünüzü açan muhteşem haber ve yorumlarla karşınıza çıkmak isterdim.

Haberin Devamı

Fakat gerçeklerden kaçmak bana göre en büyük korkaklık. Biliyorsunuz cumartesi ve pazar Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Aziz Kocaoğlu ile yaptığım sohbeti sizlere aktardım. Gelen olumlu ya da olumsuz meillerinize çok teşekkürler. Okuyucu velinimetimdir.
Hayırlı olsun Sayın Güngör
Bu arada 25 yıllık arkadaşım Konak Belediye Başkanı Sayın Hakan Tartan ve diğer ilçe Belediye Başkanlarına da bu köşe açık. Ama ben şimdi İzmirli hemşerilerimi, gerçek İzmirlileri bir birine şikayet etmek istiyorum. Öncelikle Konak Belediye Başkan Yardımcısı Temizlik İşleri Müdürü Serpil Güngör hoşgeldiniz. Bu işi ancak siz başarırsınız. Fakat işiniz çok ama çok zor. Allah yardımcınız olsun. Kadınlardan kurduğunuz süpürge ve temizlik işlerine bakan personel sokakları temizliyor. Çöp kamyonları özellikle turistin yoğun olduğu bölgelerde, üç vardiya gereğini de yapıyor. Yalnızca sigara toplamaya yarayan o aletler bir işe yaramıyor. Ama onun dışında sorun sizlerde de değil bizde. Niye mi? Yaşadığımız bu cennet şehri sevmiyoruz. Zamanında çöpleri çıkarmıyoruz. İnşaatçı, molozlarını naylon torbalara koyup teslim etmiyor. Apartman kapıcıları görevlerini yerine getirmiyor. Ben belki de İzmir’in en lüks semtinde, en lüks binasında yaşıyorum. Daire sahiplerine çöplerini kapı önlerine değil, yangın merdiven çıkışlarına konulması söylendi. Nerde? Çoğu kültürlü, yurt dışında eğitim görmüş insanlar üstelik. Gerisini düşünün. Mavi cennet Göcek ölüyor. İzmir’de elden gidiyor.

Haberin Devamı

Kordon-Üçkuyular arası köpek pislikleri dolu

Her gün yürüyorum. Dolaşıyorum. Birinci Kordon’daki tartan pisten tutun, Mithatpaşa, Yalı ve Üçkuyular’a kadar olan sahil şeridi köpek pislikleri dolu. Bunları kim yapıyor. Bizler. O görgüsüz, evinde köpek olsun diye özenti düşkünü kadınlar veriyorlar zavallı hayvancıkları yardımcı kadınlara, onların umurları mı? Ya da pala bıyıklı kapıcılara. Hayvan nereye pislerse pislesin. Karıştığınız an dayak yemeye hazır olun. Hafta sonları yine o piknik yapanlar. Ellerinde tüpler, torbalar dolusu Ayçiçeği, poşetlerde börek, çörek. Aynen çimlerde ya da ağaç diplerine bütün pislikler. Pazartesi sabahı felaket ortalık. Bir de kafayı çekip çimlere işeyenler. Yalnız Kordon’da mı? Allah için gidin İzmir Kız Lisesi’nin duvarından minik bir havuza akan birikintiye bakın. Her türlü pislik, lağım kokusu. Ya Sevgi Yolu? Burası da öyle. Tamam işler kötü. Ama o yol boyunca üç minik havuz içi yosun tutmuş. Her türlü pislik ve koku var. Hiç mi rahatsız değilsiniz burada satış yapan esnaf arkadaş? Binalarda sigara içilmiyor ya. Bankaların, iş yerlerinin, dev Holding önleri izmarit yığınları içinde. Herkes binasının önüne sigara izmaritlerini atacak şık çöp kutuları koyacak. Koymayana okkalı cezalar.

Haberin Devamı

İnekler tamam, iki ayaklı öküzler ne olacak?

Dünyanın pek çok kentinde gördüğüm Cowparade İnek Heykelleri Açıkhava Sergisi şimdi de İzmir’de. Dünyada 15 milyon dolar toplandı. Hiçbir Sosyal Sorumluluk Projesi’ne karşı olamam. Bir de bu proje ile pek çok öğrenciye burs verilecek. Yeri geldiği için yazıyorum. Ben de 12 çocuk okutuyorum. Amma bu çocuklar sonra ne olacak? İzmir’den göç edecek. Benim, yeğenlerimiz, arkadaşlarımızın çocuklarının yaptığı gibi. Beyin göçünün en yoğun olduğu yer İzmir. İstanbul ve Ankara İzmirli gazeteci, sanatçı, yazar-çizer, ünlü isimlerle, iş adamlarıyla  dolu...

Faytonculara dikkat
Londra, New York ve diğer yabancı kentleri saymıyorum. Gelelim Kordon’daki faytonlara. Kullanıcılar leş gibi ter kokuyor. Saç-sakal bir birine karışmış. Atlar durdukları yere pisliyor, torba yok altlarında. Sahiplerinin umurları değil. Sinekler çevrede. Limana da günde üç Kruvaziyer geliyor, hatta dördüncüsü yer bulamıyor. Binlerce yabancı bunlara binip tur atıyor. Ya da ter kokusuna dayanamayıp iniyor. New York’da çoğu Türk olan faytoncular The Plaza Otel ve Central Park’da frankla dolaşıyor. Bırakın frankı, bizimkilere temiz bir gömlek-pantolon verecek bir sponsor yok mu? Yani elit hanımefendiler, boy boy gazete
sayfalarında fotoğraf verirken İzmir’i de aklınızdan bir geçiren, “Ne yaparız? nasıl kazanırız?” diye.

Haberin Devamı

Emekliler kenti sanatçılar göreve 

Tam emekliler kenti oldu İzmir. Bakın İzmirli olup şöhretin zirvesinde olan İsimleri göreve çağırın. Kimler mi bunlar? Sezen Aksu, Gönül Yazar, Ali Kocatepe, Burcu Güneş, Sıla, Saba Tümer, Pakize Suda, Petek Dinçöz, Tuğba Özerk, Haluk Bilginer, Bergüzar Korel Ergenç, Demet Akbağ, Hülya Darcan, Özgür Kavruk, Esra Eron, Ece Uslu, Berna Laçin... Sporcular, ünlü spor adamları, daha kimler? Aklıma ilk gelen bunlar. Belediye ile ortak bir ‘İzmir Nasıl Kurtulur’ adı altında bir dernek kurun.

Bizden fayda

Bırakın dedikoduyu. Başarılı olanı dışlamayı, ayağından çekip batırmayı. İzmirli elini taşın altına koymazsa CHP de AK Parti’de gelse hikaye. Bize bizden fayda var biline. Bu işler yalnızca belediyelerle, iyi niyetle yürümüyor çünkü.

Haberin Devamı

Eren Talu niye şimdi? Delikanlılık bu mu?

Eren Talu sonunda kendine yakışanı yaptı. İki çocuğunun annesi Defne Samyeli’yi iffetsizlikle suçladı. Defne’nin kendisini aldattığını Ayşe Arman’a Hürriyet’in Pazar ekinde itiraf etti. Defne ATV’de bir programa başladı. Bence yanlış zaman ve yanlış bir işti. Ama benim asıl tartışmak istediğim Eren Talu’nun niye Defne işe başlayıp, kendini toparlayıp, çocuklarıyla mutlu bir yola girmişken bu açıklamayı yapmasıydı. Kimilerine göre ATV Muhafazakar bir kanal, bana göre diğer kanallardan asla farkı yok.
Kızlarına yazık ediyor
Amaç Defne’yi iffetsiz bir kadın olarak işten attırmak, toplum önünde küçük düşürmek. Acaba Defne’yi bu hale getirinceye kadar kendisi ne yaptı? Bu itirafları yaparken genç kızlığa adım atmış iki kızını hiç düşünmedi mi?. Defne, Eren düzlüğe çıksın diye elinde avucunda ne varsa ona verdi. Eren Talu da yaptığı her işte battı. Adam&Eve Oteli’nin patronu eski ortağı Talha Görgülü ve diğer iş yaptığı kişileri bir dinlerseniz, zaten Eren Talu’nun nasıl bir delikanlı adam olduğuna karar verirsiniz?  

NOKTA

Gençlere ses verin

Haberin Devamı

Avrupa Öğrencileri Genel Forumu’nun (AEGEE) yılda 2 defa düzenlemiş olduğu genel kurulu AGORA Ekim 2010 da İstanbul’da! 240 Avrupa şehrinden gelecek 1000 e yakın öğrenci Avrupa’nın geleceğini ve Türkiye’nin Avrupa’ya adaptasyon sürecini tartışacak. Avrupa’nın dört bir yanından İstanbul’a gelecek gençleri ağırlamak ve 2010 Kültür Başkenti unvanına yakışır bir organizasyon yapmak için çalışmalar çoktan başladı! Siz de bir kenarından tutup böyle büyük bir etkinlikte ev sahibi olmak isterseniz  İletişim için tek adres; aegee@aegeeistanbul.org

Yazarın Tüm Yazıları