Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Hala evlenmemiş olmanızın sebebi en yakın arkadaşınız olabilir!

Bugün dünyanın dört bir yanında yakın kız arkadaşlar, evli çiftler gibi yaşıyor ve birbirlerine yetiyorlar. Hemen heyecanlanmayın, lezbiyenlikten bahsetmiyorum. Birbirilerine kardeş kadar yakın arkadaşlardan bahsediyorum.

Zor günlerinde birbirine destek olan, kalbi kırıldığında yanında olan, dışarı çıkmak istediğinde eşlik eden, beraber gülüp beraber eğlenen, birlikte yaşayıp, birlikte yaşlanan, acil durumlarda ilk birbirlerini arayan arkadaşlardan…
Günümüz şehirli kadını ertelenen evlilik kararlarında ve buna rağmen durmadan ilerleyen yaşlarında bir kocadan beklediği ve ihtiyaç duyduğu ilgi ve sevgiyi en yakın kız arkadaşlarında buluyor artık. Ama bir terapistle eş arasındaki en güzel yerde olan bu arkadaşlar farkında olmadan birbirlerinin evlilik kararlarını geciktiriyor.

 

Hala evlenmemiş olmanızın sebebi en yakın arkadaşınız olabilir


Kendi parasını kazanan, evini geçindiren, aradığı duygusal ilişkiyi en yakın arkadaşıyla tatmin eden bu kadınlar için evlilik eskisi kadar sıcak gelmiyor. Bu tabii ki onları sevgili edinme konusunda engellemiyor. Ama içten içe bilinçaltında bir yerlerde, hiçbir kocanın yakın arkadaşlarından daha iyi olamayacağını düşünüyorlar. Bu yanılgı arkadaşlardan biri evlenene kadar sürüyor. /images/100/0x0/55eb2ce5f018fbb8f8b037ab


Etrafımda onlarca örnek var. Ama isim verip kimseyi ifşa etmeye gerek yok. Daha yakından, kendimden örnek vereyim size. Dostum dediğim çok insan yok bu hayatta. Gerçek bir dost kolay bulunmuyor nasıl olsa. Beni ben yapan bir Dilara vardır mesela. Beş yaşımdan beri hayatımın her adımında yanımda olan, bana benden yakın biri. Çocukken o düşer ben ağlardım. Büyüdük değişmedi. Hayatın kargacık burgacık yollarında tökezledik zaman zaman. Hep birbirimizin yanındaydık ama. Bazen ben düştüm o topladı bazen o tökezledi ben koluna girdim.

 

Hala evlenmemiş olmanızın sebebi en yakın arkadaşınız olabilir

 

İkimizin de aşkları oldu. Gelen gitti ama biz hiç değişmedik. Sonra bir gün Dilara parmağında koca bir yüzükle girdi ofisime. Yüzünde güller açıyordu. Beraber hopladık zıpladık, sevindik derken göz açıp kapayıncaya kadar evlendi Dilara. Sonra bir bakmışım ben de nişanlıyım. Hep söylerim Dilara evlenmese ben hiç evlenmezdim. (Sizin de etrafınızda peş peşe evlenen yakın arkadaşlar yok mu? İşte sebebi…)/images/100/0x0/55eb2ce5f018fbb8f8b037af

Farkında değildim ama bir kocada aradığım her şeyi Dilara’da bulmuştum. Anneannem “Bana iyi bir eşin olsun, seni korusun, kollasın, hiç yanından ayrılmasın, seni hiç aldatmasın, seninle hayatı paylaşsın, sana bağlı olsun” dediğinde bir kadının sahip olabileceği en iyi kocayı en yakın arkadaşımda bulabileceğimi düşünmemiştim hiç. Ama onun evlenmesi beni de gerçek hayata çekti.

Bugün hayatını bir erkeğin ekseni etrafında döndürmeyen binlerce kadın var. Artık kadınlar mutlu olmak için erkeklere bağımlı olmadıklarını biliyor. Ne çocuk sahibi olmak için bir koca zorunlu artık ne de toplumda “Varım” diyebilmek için. Bugün bir erkeğin sağlayabileceği pek çok şeyi ve en iyisinin bile sağlayamadığı nicelerini en yakın arkadaşlarından sağlayabiliyor kadınlar.

Bu yüzden de “İnsanın böyle arkadaşları varken kimin bir kocaya ihtiyacı var ki” yanılgısına girebiliyorlar. Çünkü şehirli bir kadının kocasından beklediği her şey en yakın kız arkadaşında mevcut. Ama dediğim gibi bu bir yanılgı… Dilara benim her şeyim ama kocam değil. Size de en yakın arkadaşınıza kocanız muamelesi yapmadan önce bir saniye düşünmenizi tavsiye ederim.



Erkekgiller


Hala evlenmemiş olmanızın sebebi en yakın arkadaşınız olabilir

 

Aslında eşit şartlarda başladık onlarla. Onların arabaları, askerleri, tüfekleri vardı bizim de bebeklerimiz, çay takımlarımız ve ayıcıklarımız. Sonra biz büyüdük. Oyuncaklarımızı ya bizden küçük olanlara verdik ya da tavan arasına kaldırdık. Ama onlar büyüyemedi bir türlü. Sadece boyları uzadı nedense?!

Evet erkeklerden ve oyuncak meraklarından bahsediyorum. Koca koca şirketlere patron olmuş ya da yönetici olmuş adamlar görüyorum etrafımda. Ofislerinde arabalar, maket uçaklar, action figure denen zımbırtılar ve hatta Legolar var. Ama şaşırmıyorum. Neden mi? Alıştım çünkü kocaman adamların oyuncakları olmasına.
Ha, onlara sorsanız koleksiyon yapıyorlar oyuncak değil bunlar. Bana sorarsanız biz bakmazken yarış, savaş filan yaptırıyor olabilirler!

Hala evlenmemiş olmanızın sebebi en yakın arkadaşınız olabilir



Bu arada Playstation, Xbox ve Nintendo konusuna girmek bile istemiyorum. Sonra bir röportaj için Serdar Ortaç’ın evine gittiğimde onu ve Mahsun Kırmızıgül’ü playstation maçı yaparken gördüğüm görüntü gözümün önüne gelir kendime gelemem uzun süre…/images/100/0x0/55eb2ce5f018fbb8f8b037b5


Anneleri, eşleri veya sevgilileri masayı kurmak için yardım istese yorgun olan ama sabahlara kadar hastalık derecesinde bilgisayar oyunları oynayanları da geçtim…


Ama yine de biri açıklasın bana. Ne oluyor bu erkeklere? Neden bırakamıyorlar oyuncaklarla oynamayı? Babalarımızdan da böyle görmedik ki! Nereden çıktı bu oyuncak merakı hiç anlamıyorum. Babasının oyuncak arabası olan var mı aranızda? Ya da playstation’ı? Tamam belki bizle oynarken biraz fazla kaptırırlardı kendilerini ama hiç kendi oyuncaklarını almadılar. İşinde gücündeydiler hep. Hadi büyüsün bunlar da artık. Kaldırsınlar içlerindeki çocuğu rafa da bizle oynasınlar biraz!




https://twitter.com/Sabanur

X