Yine o meçhul fail

Güncelleme Tarihi:

Yine o meçhul fail
Oluşturulma Tarihi: Ekim 22, 1999 00:00

Haberin Devamı

Karanlık eller bu kez Ahmet Taner Kışlalı'yı katletti

Gazeteci-yazar-bilimadamı, eski Kültür Bakanı Ahmet Taner Kışlalı, otomobilinin üzerine konulan bombalı paketin patlaması sonucu hayatını kaybetti. Patlamanın şiddetiyle Kışlalı'nın sol kolu koptu. 10 dakika içinde gelen ambulansla hastaneye kaldırılan Kışlalı, yolda öldü.

Türkiye'yi karıştırmak isteyen karanlık güçler dün yine bir gazeteci-yazar-bilimadamını kendilerine kurban seçti. Cumhuriyet Gazetesi yazarlarından, Kültür eski Bakanı Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı (60), dün otomobilinin üzerine konulan bombalı paketin patlaması sonucu, eşinin gözleri önünde hayatını kaybetti. Türkiye'yi sarsan müthiş patlama, dün sabah saat 09.40'da, Çayyolu Engürü Sitesi ile Doktorlar Sitesi arasındaki yolda meydana geldi. Görgü tanıklarının aktardığına göre, Engürü Sitesi 705 Sokak 3 numaralı evinden çıkan Kışlalı, 06 GK 377 plakalı Passat marka otomobiline binmek istedi. Bu sırada otomobilin, ön motor kaputu ile sileceklerinin arasına bırakılmış paket dikkatini çekti ve sol eliyle uzanıp paketi almak istedi. Yerinden kaldırılan paket korkunç bir gürültü ile patladı. Patlamanın şiddeti ile üç metre ileriye fırlayan Kışlalı'nın sol kolu dirsek hizasından koptu. Patlamanın şiddediyle Kışlalı'nın parçalanan kolunda bulunan saati ve bombanın parçaları kafasına saplandı. Kışlalı'nın vücudunun doku parçaları da yaklaşık 50 metrelik bir alana yayıldı. Kışlalı'nın otomobililinin motor kaputu, yaklaşık 5 metre öteye savrulurken otomobil yanmaya başladı.

KOCASINA SARILDI

Patlama sesiyle birlikte otomobilin yanına koşan Kışlalı'nın eşi Nilüfer Kışlalı, ağır yaralı olarak yerde yatan kocasına, ‘‘Kocacığım, kocacığım’’ diye sarıldı ve çığlıklar attı. Olay yerine yakın bulunan bahçıvan Arif Demirhan ile TBMM eski Genel Sekreteri Tacettin Yinanç, Kışlalı'ya ilk müdahalede bulunan kişiler oldu. Demirhan, patlamanın şiddeti ile yere yıkıldığını söylerken, Yinanç, ‘‘Hemen jandarma ve polise haber verdim, ambulans çağırdım’’ dedi. Her iki görgü tanığı da 10 dakika içinde gelen ambulansla götürülünceye kadar Kışlalı'nın nefes alıp verdiğini söylediler. Gelen sağlık ekibi, eşi Nilüfer ve komşularının yardımıyla ambulansa yerleştirilen Kışlalı'nın kopan kolunun parçası da daha sonra çevrede bulunup süratle kaldırıldığı Bayındır Hastanesi'ne götürüldü. Ancak Kışlalı, yoldaki tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Hastaneye eşi ile birlikte ambulansla gelen Nilüfer Kışlalı'nın perişan durumda olduğu gözlendi. Nilüfer Kışlalı sakinleştirilmesi için yapılmak istenen tıbbi müdahaleyi de kabul etmedi. Bayındır Hastanesi, Ahmet Taner Kışlalı'nın saat 10.04'te hastaneye getirildiğini, geldiğinde solunum ve kalbinin durmuş olduğunu ve saat 10.25'te de öldüğünü açıkladı.

DOSYA BAŞSAVCI'DA

Kışlalı'nın ölümüyle sonuçlanan bombalı suikastla ilgili soruşturmayı bizzat Devlet Güvenlik Mahkemesi Başsavcısı Cevdet Volkan üstlendi. Dün saat 12.15 sıralarında DGM Savcısı Hamza Keleş ile birlikte Bayındır Tıp Merkezi'ne gelen Volkan, ilk bilgileri aldı. Hamza Keleş daha sonra olay yerine gelerek tutanak tuttu, şahitlerin ifadelerini aldı.

El yapımı parça tesirli boru bomba

Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı'ya düzenlenen bombalı suikastla ilgili araştırma yapan jandarma olay yeri inceleme ekipleri, ‘‘Patlayan bomba parça tesirli boru tipine benziyor’’ dediler. Bombanın el yapımı olduğunu söyleyen uzmanlar, ‘‘Bombaya bilya konarak parça tesirli hale getirilmiş. Muhtemelen ele alındığında patlayacak şekilde düzenek hazırlanmış’’ diye konuştular. Bomba uzmanları, ‘‘Tabii bunlar ilk izlenimlerimiz. Patlayıcının C-4 mü, TNT'mi, yoksa dinamit mi olduğu kriminal laboratuvar incelemesinden sonra kesinlik kazanır’’ diye konuştular. Aynı uzmanlar, patlayan bombanın uzaktan kumandalı da olabileceğini belirterek, ‘‘Ancak uzaktan kumandalı olsaydı, otomobilin altına gizlenmesi gerekirdi. Oysa bu kaportanın üzerine bırakılmış ve alındığında patlayacak şekilde düzenek hazırlanmış olma olasılığı daha yüksek’’ dedi.

Şüphelense kurtulacaktı

Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı, otomobilinin üzerine bırakılan paketten şüphelenip, eline almasaydı kurtulmuş olacaktı. Kışlalı, 155 Polis veya 154 Jandarma'yı telefonla arayıp, otomobilin üzerinde paket olduğunu söylemiş olsaydı uzmanlar bu paketi etkisiz hale getirebilecekti. Kışlalı'nın yakın dostlarından birisi, ‘‘Kışlalı, çok titiz bir insandı. Ceketinde toz görse hemen onu atardı. Suıkastı düzenleyenler, onun bu özelliğini çok iyi bililiyor almalılar. Çünkü Kışlalı, otomobilin üzerinde paketi görünce, titizlikle bir an önce o paketi otomobilinin üzerinden indirmek istemiştir. Böylelikle bomba patlamıştır’’ diye konuştu.

Tarih: 24 Ocak 1993

Cumhuriyet Gazetesi yazarlarından Uğur Mumcu, Ankara'da evinin önünde otomobiline konulan bombanın patlaması sonucu öldürüldü. Gazeteci-Yazar Uğur Mumcu, yaşamı boyunca ülkesini karanlığa götürmek isteyen güçlerle mücadele etmişti. Yazılarıyla haksızlığa, kötülüğe, irticaya, bölücülüğe karşı mücadele ediyordu. Rahatsız olanlar, çareyi onu susturmakta buldular.

Tarih: 21 Ekim 1999

Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı, bir dönem Kültür Bakanı'ydı. Önemli görevlerde bulunan bir bilim adamıydı. Cumhuriyet Gazetesi'nde yazıyordu ve tıpkı Uğur Mumcu gibi, karanlığa, irticaya, cumhuriyet düşmanlarına karşı amansız bir mücadele veriyordu. Birçok tehditler almasına karşın, bir adım bile gerilemiyordu. Rahatsız olanlar, çareyi onu da susturmakta buldular.

Ölmek de yok, dönmek de...

Atatürkçü Düşünce Derneği Başkanı Yekta Güngör Özden de dün Bayındır Hastanesi'ne gelerek, ailesine geçmiş olsun dileklerinde bulundu. Özden burada yaptığı açıklamada şunları söyledi. ‘‘Devlet devletse, Atatürk'ün bıraktığı devlet ise herşeyden önce bu olayları aydınlatması gerekir. Yoksa yarınlarda hangimizin başına geleceği belli olmayan böyle olaylarla hepimiz sarsılırız. Yoksa böyle sokak lambaları bir iki kırılarak, direkler yıkılarak gideceğimiz yer yalnızca bataklıktır. Bunun din ile iman ile değil, insanlıkla da ilgisi yok. Kışlalı'nın başına gelenler bizim başımızı dik tutmamıza engeldir. Bu olay laikliğe, o yolla da Atatürkçülüğe açılmış bir cephedir. Bizim başımıza nelerin eleceği önemli değil. Ölmek de yok, dönmek de...’’ Özden, hastaneden ayrılırken, bekleyen öğrencilere seslenerek, ‘‘Siz genç Atatürklersiniz, Ahmet Taner Kışlalılarsınız’’ dedi.

Paketi aldı, bum

Ahmet Taner Kışlanı'nın ölümüne yol açan patlamayı yaşayan tanıklar, gördüklerini şöyle anlattılar:

ARİF DEMİRHAN (Bahçıvan) Patlama anında 8-10 metre ötedeydim. saat 09.40 sularında Kışlalı Hoca otomobilin kaputunun üzerindeki paketi alırken müthiş bir patlama oldu. Patlamayla birlikte ben de savrulup yere düştüm. Şaşkınlığımı hemen atlatıp, ayağa kalktığımda Ahmet Taner Kışlalı'nın otomobilinden alev ve dumanlar çıktı. Kışlalı'nın kolunun koptuğunu, kendisinin yüzünün siyah barut artığı şeklinde isli olduğunu ve şarapnel parçalarından yaralanmış olduğunu gördüm. Bana birşeyler söylemek istedi ama sesi çıkmadı. Hemen sonra eşi geldi. Ağlayarak kocasına sarıldı. Ben Başkent Doktorlar Sitesi'nin bahçıvanıyım. Patlamadan sonra kaçan kimse görmedim. Paketi kimin koyduğunu da görmedim.

TACETTİN YİNANÇ (TBMM Eski Genel Sekreteri) Rahmetli ile aynı sitede oturuyorduk. Arabasını sokağa bırakmıştı. Ben otomobilime doğru yönelirken korkunç bir patlama oldu. Biraz ilerimdeki bir otomobilden dumanlar çıkıyordu. O sırada bir kadının ‘‘Kocacığım’’ diye koştuğunu gördüm. Arabanın 10 metre kadar ilerisinde bir kişinin yattığını gördüm. Koşan kadın da bu kişinin üzerine kapandı.

ELİ BİLEKTEN KOPTU

Hemen koşup yanına gittiğimde Ahmet Taner Bey'in sol elinin bileğinden kopmuş, gözlüğü yana düşmüş, vücudu yaralanmış bir şekilde yerde yatarken gördüm. Nefes alıyordu ve gözleri de açıktı, ancak birşey söyleyemiyordu. Şok yaşayan bin insanın görüntüsü yüzüne hákimdi. Hemen 156 Jandarma, 155 Polis İmdat'a ve Hızır Acil'e haber verdik. Komşular koşarak geldiler ve ilk tıbbi müdahaleyi orada yaptık. Zaten çok süratle ambulans geldi ve hastaneye kaldırıldı. Çevrede şüpheli hareket eden bir kişiye rastlamadım. Zaten sitenin koruması var. Kapıdan girenler denetimden geçerek giriş yapabiliyorlar. Çok üzüldüm. Çok iyi bir insandı.

NAZİRE ÖZCAN (Kışlalı'nın komşusu) Müthiş bir patlama sesiyle birlikte otomobilin yanına vardığımda, Kışlalı'nın otosundan dumanlar çıkıyordu. Kendisi yan tarafta sırtüstü yatıyordu. Eşi yaralı kocasına sarılmış ağlıyordu. Sol kolu yoktu. Yüzü mor, siyah, isli gibiydi. Tanınmayacak şekildeydi. Ambulansla hastaneye gönderdik. İtfaiye ve jandarma geldi. Bir ay önce bebekleri dünyaya gelmişti. Kışlalı, bebeği için üst katta bebek odası yaptırmıştı. Çok iyi insandı, kimseye zarar vermezdi.

ALAATTİN CAN (İnşaatçı) Patlama sesinden sonra otomobilin başına geldiğimde adının Ahmet Taner Kışlalı olduğunu öğrendiğim kişi yaralı bir şekilde yerde yatıyordu. Otomobil ise yanıyordu. Kışlalı'nın sol kolu kopmuştu. Sağ elinde ise otomobilin anahtarları duruyordu. Otomobilin kapısı kapalıydı. Eşi olduğunu sandığım bayan ‘‘Kocam’’ diye bağırıyordu. Patlamadan sonra kaçan kişi görmedim.

İBDA-C tehdit etmişti

Kanlı terör örgütü İslami Büyük Doğu Akıncılar Cephesi'nin (İBDA-C) yayın organı ‘Furkan’ Dergisi, Eylül 1999 sayısında, ‘‘islam düşmanı, laik dinsizlere’’ ölüm tehditleri savurmuştu. Kin kusan ifadelerin bazıları şöyle:

Bilumum soytarı, dönme ve münafık ve kafir soyu, sıkı durun son darbeye hazırlanıyoruz. Paşa amcalarınız da kurtarmayacak sizi. Kurtaramayacak çünkü, onların da canlarına ot tıkayacağız.

Şeriatın kılıcını kellelerine çalmadan durmayacağız.

Aşağılık kadroların elinde, millete zulmetmenin aracı olarak kurulmuş rejim...

Bu rejim, liderinin elinde sarhoş doğmuş ve yetmiş küsur yıldır sarhoş haliyle halkına kafa tutmaktadır.

Nefretimiz dağlar gibidir. İşgalci laik-Kemalist düzene karşı, aşkımız deniz gibi şeriata karşı.

Allahsız ordunun generalleri...

Gölcük'teki 28 Şubat karargahından çıkarılan leşlerin...

Atatürk, dini Anadolu'dan silmek istedi.

Kemalizmin islam düşmanlığı.

İşgalci laik kemalist kafirlere karşı...

Gölcük karargahı içinde bulunan 2700 dinsiz ordu mensubu...

Allahsız ordunun donanmasının, hıristiyan-yahudi batı emperyalizminin yerli uşağı olan BÇG'nin...

Depremde üst düzey subaylar da haşerat oldu...

Deprem, laik kemalist-dinsiz rejime ve islam düşmanlarına...



Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!