GeriGündem Yılmaz: Savaş çıkabilir
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Yılmaz: Savaş çıkabilir

Abone Olgoogle-news

Başbakan Yılmaz, ‘‘Ege'de çatışma ihtimali’’nden söz etti. Yunan Başbakanı Simitis'le bugün Girit'te yapacağı görüşme öncesinde gazetecilerin sorularını cevaplayan Yılmaz, Simitis'le yapacağı görüşmeye ‘‘Çok da iyimser bakmadığı’’ işaretini verdi, buna rağmen görüşmenin yapılmasını bile ‘‘Bir adım’’ olarak niteledi. Yılmaz, görüşmenin havasına göre Simitis'i Türkiye'ye davet edebileceğini söyledi. Yılmaz'ın, Türk-Yunan ilişkilerine ait sorulara verdiği yanıtlar şöyle:

SORU - Ege'de Türkiye ve Yunanistan'ın birbiri ardına ve eşzamanlı gerçekleştirdikleri tatbikatlar gerginlik yaratmıyor mu?

Yılmaz: Yunanlılar, Kararlılık Tatbikatı'nda Girit'in güneyinde bulunan bir bölgeyi tatbikattan çıkarmamızı istediler. Biz de, bir kaza olmasın diye çıkardık. Askerler bu konuda azami dikkati gösteriyorlar.

Bu tatbikatlar neden üst üste geldi?

- 1988 yılında Dışişleri Bakanı'yken benim Yunanistan'la imzaladığım bir muhtıra var. Bu muhtıra, turizm sezonu olan Temmuz ve Ağustos aylarında iki tarafın da hiç tatbikat yapmamasını öngörüyor. İki ülke de bu muhtıraya bugüne kadar uydu. Bu nedenle, tatbikatlar Eylül ayından sonra başlıyor. Mühim olan tatbikat yapılıp yapılmaması değil. Tatbikat her zaman yapılır. Ancak biz istiyoruz ki, önceden koordine edilsin, zaman ve yer bakımından bir eşgüdüm içinde yapılsın. Yunanlılar ise, ‘Burası bizim egemenlik bölgemizdir. Bizden izin alıp yapacaksınız’ diyorlar. Biz de izin almıyoruz.

RUSYA-YUNANİSTAN TATBİKATI

Yunanistan NATO üyesi olmayan Rusya ile Ege'de ortak tatbikat yapıp, Türkiye'yi kırmızı kuvvet (düşman) olarak gösterdi. Genelkurmay Başkanı Org. İsmail Hakkı Karadayı da NATO'ya yolladığı mektupla bu durumu protesto etti. Yunanistan'ın tutumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

- Orada bizden ziyade NATO'nun ve NATO ülkelerinin yorum yapması gerekiyor. Düşün ki, bir İttifak'ın içinde üyesin, o ittifakın kuruluş nedeni olan ülkeyle beraber, kendi ittifakının içindeki bir ülkeye karşı tatbikat yapıyorsun. NATO Genel Sekreteri bir yıldan beri Ege'de bir çatışmayı önleyecek kuralları belirlemek için çalışma yapıyor. Biz hepsine destek veriyoruz ama Yunanistan bunlara uymuyor. NATO Genel Sekreteri Javier Solana geçen cuma günü beni aradı, Simitis'le görüşmeden sonra kendisinin de yardımcı olmak istediğini söyledi. Çünkü şimdi birinci hedef bir çatışmayı önlemek, yani bir kazayı önlemek. Bir kaza giderek, bir çatışmaya dönüşebilir.

ÇATIŞMA İHTİMALİ

Var mı böyle bir ihtimal?

- Her an var tabii... Uçaklar önleme yapıyor, dog-fight'a (it dalaşı) giriyorlar.

Simitis'e bir plan götürüyor musunuz?

- Bu, tabii onların da getireceği tavra bağlı. Ama bizim bakışımız şu; Hiç olmazsa, muhtemel bir çatışmayı önleyici bir mutabakata varabiliriz. İkinci etap da, yeni bir diyalog başlatmaktır. Aslında her ikisinin de zemini var: Birincisi için 1988 muhtırası, ikinci etap için ise Madrid protokolü var. Evvela bunları işler hale getirip, daha sonra genişletmeyi ve yeni unsurlar ilave etmeyi hedefliyoruz.

Kıbrıslı Rumlar'ın aldığı S-300'leri gündeme getirecek misiniz?

- Simitis açmadıkça ben Kıbrıs'ı gündeme getirmem. Çünkü bizim eskiden beri Yunanistan'la görüşmelerdeki tezimiz, Kıbrıs'ın ayrı bir mesele olduğu ve Türk-Yunan ilişkilerinde sağlanacak ilerlemenin, Kıbrıs'ın çözümüne yardımcı olacağıdır. Kıbrıs sorunu, bizim Yunanistan'la olan sorunlarımıza kıyasla, çok daha güç ve karmaşık bir sorundur. Türk-Yunan sorunlarında bize göre, çözülmeyecek birşey yoktur. Karşılıklı iyi niyetle çok kısa zamanda mesafe alabiliriz. Bu da Kıbrıs'ın çözümünü kolaylaştırır.

AVRUPA TEHLİKEYİ GÖRDÜ

Ama Yunanistan, Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne girişini Kıbrıs'a endekslemeye çalışıyor...

- İşte yanlış yapıyor... Avrupa da aynı oyuna girdi, ama Avrupa onun şimdi ne kadar tehlikeli bir egzersiz olduğunu gördü.

Avrupa Birliği konusunu açacak mısınız?

- Ben açmam. Ama gelirse konuşuruz. Ben münhasıran ikili ilişkileri konuşmak istiyorum.

ELVERİŞLİ DÖNEM DEĞİL

Yunanistan son haftalarda AB'nin Türkiye ile ilgili kararını alacağı Lüksemburg zirvesi öncesi Türkiye'yi uzlaşmaz gösterme çabası içinde. Böyle bir ortamda Simitis'le görüşmenizden olumlu bir sonuç çıkabilir mi?

- Hem Simitis'in partisi içinde ve Yunanistan'ın genel iç siyasi dengesi içindeki konumu, hem de konjonktür olarak çok elverişli bir dönemde değiliz.

Simitis'le görüşmeniz uluslararası çevrelerde nasıl algılanıyor?

- Avrupa Birliği de, Amerika da bu görüşmeden olumlu bir adım bekliyor. Onun için yakından izliyorlar. Aslında olması bile olumlu bir adımdır. Hele Pangalos'la Cem'in olduğu gibi kavga etmememiz ikinci olumlu adımdır. Tabii buna ilave bir mutabakat sağlayabilirsek, bu çok önemli bir adım olur.

TÜRKİYE'YE DAVET

Bir kriz anında Dışişleri Bakanları ya da Başbakanlar arasında doğrudan bir telefon hattının açık tutulmasına dönük proje canlandırılabilir mi?

- Simitis'in havasına bakacağım. Bu da olabilir. Ben kendisini Türkiye'ye de davet etmeyi düşünüyorum. Ama bu onun tutumuna ve yaklaşımına bağlı.

Simitis'le ilk kez mi karşı karşıya geleceksiniz?

- Evet. Daha önce birkez ayaküstü karşılaşmıştık. Ama konuşmadık.

Almanca mı konuşacaksınız?

- Herhalde.

Ne kadar iyimsersiniz?

- Gerek Özal'la Papandreu arasında Davos'ta, gerek İsmail Cem ile Pangalos arasında Madrid'de sağlanan mutabakatlardan sonra Yunanistan'da o kadar büyük bir iç tepki oldu ki, (Memleketi sattınız, egemenlik haklarımızı sattınız) gibi. Hükümetler uygulamada hiçbir zaman protokollere bağlı kalamadılar.

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle