Güncelleme Tarihi:

Dolandırıcılık girişimlerinde kullanılan yöntemler giderek daha planlı hale gelirken, son dönemde bir vatandaşın yaşadıkları dikkat çekici bir tabloyu ortaya koydu. Kendilerini bir bankanın ‘güvenlik birimi’ olarak tanıtan kişilerin, hedef aldıkları kişiye dair oldukça detaylı bilgiye sahip olması ve ikna sürecinde kullandıkları yöntemler, yeni bir dolandırıcılık dalgası ihtimalini gündeme getirdi.
TELEFON NUMARASI İLE GÜVEN SAĞLANIYOR
0548 ile başlayan bir numaradan arandığını, normalde tanımadığı numaraları açmadığını ama kargo beklediği için kurye olabilir düşüncesiyle telefonu açmış bulunduğunu söyleyen S.R., karşı tarafın oldukça kurumsal bir ses tonuyla konuştuğunu söyledi. S.R., arayan kişinin kendisini Türkiye’nin büyük bankalarından biri adına aradığını söylediğini belirterek yaşananları şöyle aktardı:
“Karşıdaki kişi oldukça kurumsal bir ses tonuyla Türkiye’nin en büyük bankalarından birinin ismini vererek ‘X Bankası Güvenlik Birimi’nden aradığını ve beni bir konuda bilgilendirmek istediğini söyledi. Söz konusu banka hem maaşımı aldığım hem de kredi kartı kullandığım bir kurum olduğundan dinlemeye başladım. Dinlerken arada ‘Evet, dinliyorum, doğrudur’ gibi soğukkanlı, tek kelimelik cevaplar veriyordum.”
‘HGS’MİN DOĞRUDAN KREDİ KARTIMA BAĞLI OLDUĞUNA KADAR BİRÇOK KİŞİSEL BİLGİMİ BİLİYORDU’
Arayan kişi, önce S.R.’nin kimlik bilgilerini doğruladı, ardından S.R.’nin adına kayıtlı bir HGS bulunduğunu söyleyerek detay vermeye başladı. Sürecin devamında araç plakası ve olası satış durumuna kadar uzanan sorular sordu. S.R. konuşmanın ilerleyen bölümünü ise şöyle anlattı:
“Bu noktada iş bir sonraki aşamaya geçti. Arayan kişi HGS’min doğrudan kredi kartıma bağlı olduğunu biliyordu. Güya yakın zamanda yürürlüğe giren bir kanun uyarınca HGS hesabım kartıma bağlı olduğu için bundan sonra EFT gibi işlemler için masraf ödemeyeceğimi söyledi. Önce ‘Ne alakası var?’ dedim kendi kendime. Devamında da ‘Böyle bir uygulama olsa haberlerde mutlaka görmüş olurdum’ diye geçti içimden ama ses etmedim. Onun yerine ‘Ben zaten maaş müşterisiyim, bu tür işlemler için masraf ödemiyorum’ dedim. Sonra da telefon yüzüme kapandı.”
S.R., görüşmenin ardından bankanın müşteri hizmetlerini aradığını ve söz konusu numaranın bankaya ait olmadığının kendisine bildirildiğini söyledi. Yetkililerin, bunun olası bir dolandırıcılık girişimi olduğunu ifade ettiği aktarıldı.
Bilişim Uzmanı Osman Demircan, dolandırıcıların artık rastgele aramalar yerine hedef odaklı yöntemler kullandığını belirterek, “Bir kişi telefonu açtıysa, konuşmayı hemen kapatmadıysa, bankayla gerçekten ilişkisi varsa, araç/HGS bilgileri tutuyorsa ve dolandırıcı bazı bilgileri doğrulatabildiyse o kişi listede sıcak hedef haline geliyor” dedi.
Dolandırıcılık girişimlerinde tek bir senaryoya bağlı kalınmadığını ifade eden Demircan, “İlk senaryo tutmazsa ikinci senaryo deneniyor. Banka güvenliği olmazsa HGS, HGS olmazsa kargo, kargo olmazsa icra, o da olmazsa yatırım vaadi denenebiliyor” diye konuştu.
Farklı hedef gruplarının ayrı ayrı sınıflandırılabildiğini de söyleyen Demircan, “Araç sahipleri, belirli bankanın müşterileri, kredi kartı kullananlar, maaş müşterileri, yakın zamanda işlem yapmış gibi görünenler, daha önce telefonu açanlar, yaş grubu daha yüksek olanlar veya dijital güvenlik farkındalığı düşük olduğu düşünülen kişiler ayrı listelerde tutulabiliyor” ifadelerini kullandı.
Demircan, “Bu listeler farklı dolandırıcılık kişi ya da grupları tarafından illegal yollarla elde edildikten sonra aranıyor. Yani bir HGS dolandırıcılığı denemesinden sonra başka bir grup aynı veri tabanını kullandığı için farklı bir dolandırıcılık girişiminde bulunabiliyor. Buradaki ısrarın sebebi dolandırıcı için en pahalı aşamanın güvenilir hedef bulmak olması. Bir kişinin telefonu açtığını ve konuşmaya girdiğini gördüklerinde onu kolay kolay bırakmak istemiyorlar. Bu yüzden aynı kişi farklı numaralardan, farklı seslerle, farklı senaryolarla tekrar aranabiliyor. Dolandırıcılıklar artık rastgele numara çevirme döneminden çıktı” değerlendirmesinde bulundu.
KİŞİ TUZAĞA DÜŞSEYDİ NELER YAŞANACAKTI?
Bu soruma Osman Demircan, “Muhtemel hedef şu olurdu: Kişiyi, ‘güvenlik işlemi yapıyoruz’ bahanesiyle bir doğrulama adımına yönlendirmek. Yani SMS kodu, mobil bankacılık onayı, kart bilgisi veya internet bankacılığı şifresi almak; bankacılık uygulamasına uzaktan erişim sağlamak ya da sahte bir bağlantı üzerinden giriş bilgilerini ele geçirmek için bankanın sahte bir web sayfası aracılığıyla kullanıcı banka erişim bilgilerini toplamak amaçlanacaktı” cevabını verdi. Uzman isim, sonrasında yaşanabilecek durumla ilgili şu bilgilerin altını çizdi:
“Sonrasında ise hesaplar boşaltılacak, belki de hızlı krediye başvurularak kişi aynı zamanda kredi borçlusu hâline getirilecekti. Yani hesaptan FAST/EFT çıkışı yapılması, kredi kartından nakit avans çekilmesi, kredi başvurusu yapılması, sanal kart oluşturulması, limit artırılması, başka bir cihaza mobil bankacılık aktivasyonu yapılması, kripto hesaba para aktarılması veya hesabın para transferlerinde aracı hesap olarak kullanılması gibi amaçlar söz konusu olabilecekti.”
‘ZARAR MİKTARI, KİŞİNİN HESABINDAKİ PARA İLE DE SINIRLI KALMAYABİLİRDİ’
“Zarar miktarı, kişinin hesabındaki para ile de sınırlı kalmayabilirdi. Kredi kartı limiti, ek hesap, ihtiyaç kredisi, nakit avans limiti ve günlük transfer limiti kadar büyüyebilme potansiyeli mevcut” diyen Osman Demircan, “Bazı vakalarda zarar birkaç bin lirayla sınırlı kalırken, bazı vakalarda yüz binlerce liraya, hatta kişinin limitlerine göre milyon seviyesine çıkabiliyor” dedi.
Daha tehlikeli olanın ise kişinin bir suç zincirinin parçası hâline getirilebilmesi olduğunu söyleyen Demircan, “Kişinin hesabı kara para transferinde kullanılabilir, adına yeni hat veya hesap açılabilir, kimliğiyle sahte başvurular yapılabilir, telefonuna zararlı yazılım yükletilebilir veya ileride şantaj/tehdit amacıyla kullanılabilecek daha fazla kişisel bilgi toplanabilir” ifadelerini kullandı.
TELEFON NUMARALARINA DİKKAT! HAT GERÇEK BİR KİŞİ ADINA AÇILMIŞ OLSA DA FARKLI YÖNTEMLER UYGULUYORLAR
Telefon numarasının 0548 gibi yerel hat olması, kullanıcıda güven oluşturuyor. Önceden 0850 ya da yurt dışı kayıtlı numaralar olurdu, şimdi öyle değil. Bu numaralar denetlenmiyor mu?
Osman Demircan, dolandırıcıların artık vatandaşların alışık olduğu şüpheli numara algısını değiştirdiğini belirterek, “Vatandaşlar 0850, yabancı ülke kodu veya garip numara görünce şüpheleniyor. Dolandırıcılar bunu bildiği için artık daha normal görünen mobil hatlar kullanıyor. 0548 ile başlaması o aramanın güvenilir olduğunu kesinlikle göstermiyor” dedi.
Demircan, “Hat gerçek bir kişi adına açılmış olsa da, başkasının kimliğiyle alınmış olabilir, geçici kullanılabilir ya da arama altyapısı üzerinden numara görüntüsü manipüle ediliyor olabilir” ifadelerini kullandı.
Bu tür dolandırıcılık girişimlerine yönelik denetimlerin sürdüğünü ancak yöntemlerin çok hızlı değiştiğini kaydeden Demircan, “Hat açılıyor, kısa süre kullanılıyor, şikâyet gelene kadar çoktan başka hatta geçilmiş olunuyor. Bu yüzden vatandaşların temel refleksi değişmeli. Numaraya değil mutlaka isteğe ve davranışa bakmalı” uyarısında bulundu.



