Yeltsin kafama tabak fırlattı

Güncelleme Tarihi:

Yeltsin kafama tabak fırlattı
Oluşturulma Tarihi: Mayıs 25, 2002 01:34

Muharrem Özkan (42), Rusya eski Devlet Başkanı Boris Yeltsin'e, Kremlin Sarayı'nda bir yıl boyunca yemek pişirdi. Rus televizyonlarında Türk mutfağını tanıttı.

Geçtiğimiz hafta Ukrayna'nın başkenti Kiev'de açılan Türk lokantası Antalya'nın da başaşçısı oldu. Erzincan Kemaliyeli, iki çocuk babası Özkan, Türkiye'de yıllarca turistik tesislerde ve büyük otellerde başaşçı olarak çalıştı. 8. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, ANAP Lideri Mesut Yılmaz, DYP Lideri Tansu Çiller, Haldun Simavi, Chuck Norris ve Madonna gibi ünlülere yemek pişirdi. ‘‘Kalamarın zeytinyağında nasıl dinlendirileceğini Haldun Simavi'den öğrendim’’diyor.

1993'te çalışmak için Türkmenistan'a giden Muharrem Özkan, başkent Aşkabat'ta ünlü otel ve restoranlarda çalışmış. Dönemin Rusya Devlet Başkanı Boris Yeltsin'in dikkatini nasıl çektiğini ve Kremlin Sarayı'nda yaşadığı ilginç olayı şöyle anlatıyor: ‘‘Türkmenistan Cumhurbaşkanı Türkmenbaşı Niyazov'un davetine Boris Yeltsin de katılmıştı. Yeltsin'in midesinden rahatsız olduğunu söylediler. Ona zeytinyağlı Türk yemekleri yaptım. Yemeği yedikten sonra Kremlin'in mutfak sorumlusu Dividof'u yanına çağırmış ve ‘Kim bu adam' diye sormuş. Bir kaç gün sonra beni telefonla aradılar, ‘Yeltsin seni saraya istiyor' dediler. Gittim başladım. Ona sürekli soğuk zeytinyağlı yemekler yaptım. Özellikle imambayıldı ve taze fasulyemi çok seviyordu. Ezme salataya bayılıyordu. Bir gün izne çıkmıştım, yerime Alman yardımcım Zigi bakıyordu. Zigi o gün yemekleri iyi yapamamış. Döndüğümde, Yeltsin'in yemeği beğenmediğini ve bana çok kızdığını söylediler. Yemek vakti beni çağırttı. Yanına gittim, sofrada oturuyordu. 'Nasıl yemek yapıyorsun' dedi ve yemek dolu tabağı üzerime fırlattı. 'Yemeği ben yapmadım' dedim ama dinletemedim.’’

Kremlin Sarayı'nda bir yıl çalıştıktan sonra yine otellere dönen Muharrem Özkan, Moskova'da Prag Restaurant'ta çalıştı, ayrıca Rus televizyonlarında Türk mutfağını tanıtan programlara konuk oldu. Şimdi de Ukrayna'nın başkenti Kiev'de, Türk işadamları Alkan Şahin ve Yusuf Ziya Çiçekli tarafından açılan Antalya Restaurant'ın başaşçısı.

Muharrem Özkan, Beyti bile et konusunda benimle yarışamaz iddiasında. Eti Türk rakısıyla nabıl terbiye ettiğini şöyle anlatıyor: ‘‘Yarım duble rakı ile pul biber, salça ve yoğurdu etin üzerine dökün ve iyice yedirin. Oda sıcaklığında 4 saat beklettikten sonra ızgaraya atın. Sakın buzdolabına koymayın.’’

Yemekleri beğenmediler, restoran açtılar

Alkan Şahin (sağda), İstanbul'da müteahhit olarak çalışıyordu. Yusuf Ziya Çiçekli (solda) de fotoğraf işiyle uğraşıyordu. Ekonomik krizde işleri bozulunca, arayış içine girdiler. Bir arkadaşlarının tavsiyesi üzerine Ukrayna'ya gittiler. Bir gün lokantada yemek yerken bir lokanta açmaya karar verdiler: ‘‘Ukraynalılar evlerinde yemek yapmıyor. Hemen herkes dışarıda yiyor. Kiev'de her ülkenin mutfağı var ama Türk mutfağı yoktu. Lokantalarda yediğimiz yemekler, damak zevkimize hitap etmiyordu. Kolları sıvadık ve işe koyulduk.’’

Ukrayna pazarı Türkler'e cazip geldi

50 milyon nüfuslu Ukrayna, ekonomik krizden sonra Türk işadamlarının gözdesi oldu. Türkiye ile Ukrayna'nın karşılıklı ticaret hacmi, yıllık bir milyar dolar civarında. Efes Pilsen, Hayat Kimya, Olvia Bata, Ay-Sel gibi Türk firmaları, her gün faaliyetlerini genişletiyor. Gala temizlik deterjanı Ukrayna pazarının yüzde 50'sini elinde bulunduruyor. Novacell adıyla Ukrayna pazarına girmeye hazırlanan Turkcell, 12 milyon dolarlık lisans ücretini yatırdı. Türkler'in Ukrayna'da en çok ilgi duydukları sektör inşaat. 232 Türk firmasının 50 milyon dolarlık yatırım yaptığı Ukrayna'daki Türk inşaat şirketlerinin yıllık cirosu 500 milyon dolar civarında. Ay-Sel İnşaat, Kiev'in en büyük otellerinden Intercontinental'in inşaatını yapıyor. THY Kiev'e haftada karşılıklı 4 sefer yapıyor. Kiev'deki Türk Büyükelçiliği'nin resmi rakamları, Ukrayna'da şu anda Türkiye'den gitmiş 1.500 kişinin yaşadığını gösteriyor. Ancak kayıt dışı rakamlar bunun çok üzerinde.

OKUR YAZAR OLMAYAN YOK GİBİ

24 Ağustos 1991'de Sovyetler Birliği'nden ayrılan Ukrayna, Avrupa Birliği'ne 1996'da başvuru yaptı. Henüz Dünya Ticaret Örgütü'ne üye değil. Bankacılık sistemi de oturmuş sayılmaz. 150 bankanın 80'i çalışıyor. Kişi başına yıllık gelir 700 dolar, asgari ücret 26 dolar. Yabancı yatırımcılar için çok sıkı prosedür uygulanıyor. Sık sık, rüşvet ve yargının güçlü olanın yanında olduğu iddiaları ortaya atılıyor. Halkın bir bölümü çok zengin, diğer bölümü ise çok fakir. Yüzde 99.9'u okur-yazar, yüzde 86'sı üniversite mezunu. Ukrayna'nın altyapı sorunu yok, enflasyon yüzde 5. Pazar riskli ancak yabancılar akın ediyor. Çünkü Ukrayna'nın çok kısa sürede, serbest ticaretin kurallarını öğreneceği, Sovyetler Birliği yıllarından kalan çok odalı binalarını, makinelerini ve eşyalarını yenilemesinin kaçınılmaz olduğu biliniyor. Bu da milyar dolarlarla ifade edilen dev bir pazar anlamına geliyor.
Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!