Yalçın Akdoğan: Kolay değildi

Güncelleme Tarihi:

Yalçın Akdoğan: Kolay değildi
Oluşturulma Tarihi: Mayıs 07, 2016 23:59

Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, 22 Mayıs’taki AK parti kongresine ortak adayla gidileceğini belirterek, “Örnek bir kongre yapacağız” dedi. Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun değişimiyle ilgili süreci değerlendiren Akdoğan, “Başbakan Tayyip Erdoğan’dan sonra birisinin başbakanlık yapabilmesi çok kolay bir şey değildi. Bu kişisel bir mesele, çekişme, uyum falan ötesinde bir sorun” diye konuştu. Akdoğan, kongre sürecine ilişkin bir grup gazeteciye özetle şu çarpıcı açıklamaları yaptı:

Haberin Devamı

KİŞİSEL DEĞİL, SİSTEM SORUNU

Kongre süreci sizce nasıl geçer?
“Şimdi büyük fotoğrafa bakma lazım. Yani bu kişisel mesele, çekişme, uyum falan ötesinde bir sorun. Bir sistem sorunu var. Şimdi Özal döneminde bu sorun var mıydı, vardı. Başkanlık sisteminin ne kadar önemli bir ihtiyaç olduğu yazmışım… Bu böyle şeyle düzelmez, yani çok güçlü bir parti olabilir, çok güçlü bir iktidar olabilir ama Türkiye yönetilemez yine de. Burada hem anayasanın, hem idari yapının başkanlık anlamında sistemin değişmesi gerekir diye ben 90’lı yıllarda yazmışım. Bu ihtiyaç, bir sorun var, güçlü bir parti olsa bile bu sorun sadece yönetilebiliyor, kriz açılamıyor. İkincisi 2007 sonrası, referandum, cumhurbaşkanını halkın seçmesi... O gün ben bunu söyledim. Ertesi gün bizim bu tartışmaya başlamamız lazım. Yeni bir durum var. Bunu yapmazsak burada sorunlar yaşanacak. O zaman ne Tayyip Erdoğan cumhurbaşkanıydı ne Ahmet Davutoğlu başbakandı. O gün dedik ki; bu kriz üretir kardeşim. Bir an önce başkanlık sistemi artık gündeme gelmelidir ve bu konuda gereken yapılmalıdır o gün bunları söyledik.

DÜŞÜK PROFİLLİ BAŞBAKAN

Yeni dönemde düşük profilli başbakan olacak deniliyor?
Daha düşük profil diye bir şeyi ben kabul etmem. AK Parti içindeki bütün bu isimler çok güçlü isimlerdir. Yani bu böyle ‘düşük profil olacak, emanetçi olacak’ bu gelecek kişiye bir kere saygısızlıktır. O kişinin de hakkını hukukunu korumak lazım. Bunu en fazla koruyan da Tayyip Erdoğan’dır. Yani ‘ben seni getirdim sen benim adamımsın’ diye olumsuz en ufak bir tavır sergilememiştir. Devlet terbiyesiyle nasıl davranması gerekiyorsa onun ve makamın hukukunu koruyarak davranmıştır. Böyle bir sürü kişi var. Meclis Başkanı oldu işte Cumhurbaşkanı vs... Burada o makamın gereği ne ise Tayyip Erdoğan ona uygun davranır. Bu üstündekiler için de geçerlidir altındakiler için geçerlidir. Benim hukukum var. 15 yıldır biz yani bu makamların dışında bizim bir kişisel hukukumuz var. Ama o cumhurbaşkanı ben bakan nasıl olması gerekiyorsa ilişkimiz öyle oluyor.

Partili cumhurbaşkanlığı meselesi gündemde...
Burada ‘fiilen sistem başka bir yere evrildi’ falan... Tayyip Erdoğan anayasanın dışında hareket etmek ve fiilen bu tür zorlamalara giden bir insan değil. Usulüne uygun hareket eder. Sistemi değiştirmemiz bu yüzden gerekir. Yoksa ‘Sistem değişikliğine gerek yok tamam. Uyumlu başbakanla böyle devam eder gider.’ Bu anlayış doğru bir anlayış değil. Burada sistemin değişmesine ihtiyaç var diye ben düşünüyorum. Onun ötesinde Tayyip Erdoğan’ın etkisi... Tabii olacak Tayyip Erdoğan’ın etkisi. Yani siyasi yasaklıyken etkisi yok muydu? Vardı. Bu etkiyi kimse kaldıramaz. Etkili olmak başka bir şeydir, müdahale etmek, darbe yapmak bunlar başka şeylerdir. Yani cumhurbaşkanının hükümet üzerinde bir etkisi yok mudur? Cumhurbaşkanı yürütmenin başıdır. Bu anayasa olarak zaten bu yetki vardır. Siyasi olarak Tayyip Erdoğan’ın gücü zaten vardır, bu makamda olmasa da vardır. Bu hareketin lideridir. Yani ‘etki etmesin’ demek bir kere son derece yanlıştır.

ELİNDEN GELENİ YAPTI

Kongreye tek isimle mi gidilir?
Ben tek isimle gidilir diye düşünüyorum.

Kongrede gelecek isim AK Parti’nin bilinen kadrolarından birisi mi olur, yoksa bir sürpriz bekliyor musunuz?
Onu göreceğiz. Kongreye doğru biraz genel kanaat şekillenir. Ama neticede ‘bu gelen kişi seçimden geçmedi, meşruiyet problemi var’ gibi şeyleri ben doğru bulmuyorum. Dışarıdan birisi gelip de milletin bilmediği, oy vermediği birisi başbakan olmayacak.

Genel başkan ve başbakanlık için, 4-5 isim konuşuluyor.
Başbakan Tayyip Erdoğan’dan sonra birisinin başbakanlık yapabilmesi çok kolay bir şey değildi. Yani bu kadar güçlü bir isim. Hareketin lideri. Dünya çapında bir liderden sonra aynı makamı doldurmak, başbakanlık yapmak çok kolay bir şey değildi. Burada Ahmet Bey tabi elinden gelen çabayı gösterdi, çok önemli işler yaptı. İki seçime partiyi götürdü. Kendisi bunu bir başarı dönemi olarak söylüyor. Zaten seçim sonuçları da bunu ortaya koyuyor. Yani iyi bir genel başkanlık yaptı. Ama hep şu; ‘kim olursa olsun olacaktı ve oldu.’ İşte Tayyip Erdoğan ile bir kıyas, ‘o öyleydi, bu böyleydi’ diye bir kıyaslanma durumu çok kolay bir şey değil. Bunun psikolojisini de anlamak lazım.

BAKMADAN GEÇME!