Van Gölü'nü adım adım kaybediyoruz! '15 bin kişi işsiz kalacak...'

Van Gölünü adım adım kaybediyoruz 15 bin kişi işsiz kalacak...

Uzun süredir kirlilikle mücadele eden Van Gölü, şimdi de kuraklıkla savaşıyor. Özellikle son bir yılda bölgedeki yağışlarda da yüzde 39’luk bir düşüş var. Gidişat da iyi değil. Van Gölü'nün durumu bölge halkı ve Türkiye için ne anlama geliyor? Uzmanlar hurriyet.com.tr’ye anlattı.

Haberin Devamı

Yanlış sulama yöntemleri, kirlilik, kuraklık ve değişen yağış rejimi nedeniyle göllerimiz sularını bir bir kaybediyor. En son Su Politikaları Derneği'nin hazırladığı 'Doğal Göller ve Sulak Alanlardaki Su Yönetimi Sorunlarımız ve Çözüm Önerileri' başlıklı raporda, 300'e yakın irili ufaklı gölün yüzde 60'ının kuruduğu açıklanmıştı.

Raporda, Beyşehir Gölü’nün 26 metreden 6 metreye, Eğirdir Gölü’nün ise 14 metreden 5 metreye düştüğünün altı çizilmişti. Ayrıca Avlan, Seyfe, Kulu, Sarıgöl, Yarışlı, Kurugöl, Kırkpınar, Acıgöl, Uyuz, Suğla, Meke, Güvenç, Sasam, Kocagöl, Karagöl ve Hotamış Sazlığı’nda ise su seviyeleri ciddi derecede azalmış durumda. Bu durum adeta domino etkisi gibi de devam ediyor. Şimdi ise kuraklıkla savaşan en yeni adres Van Gölü!

Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün temmuz ayı sıcaklık ve yağış değerlendirmesi raporlarına göre Van ve çevresi son yılların en kurak dönemini yaşıyor. 

Bu durum bölge insanını da oldukça derinden etkiliyor. Çünkü halkın büyük bir kısmı gölden elde edilen balıkçılıkla ya da gölden beslenerek oluşturulan tarımsal faaliyetlerle geçimini sağlıyor. Sadece insanlar da değil! Göl kıyısına her yıl koloniler halinde gelen başta flamingo olmak üzere suna, kılıçgaga, cılıbıt, angut ve dikkuyruk gibi kuş türleri, yaşam alanlarının çoraklaşması nedeniyle gölü terk etmiş durumdalar.

Peki daha birkaç ay öncesine kadar NASA’nın düzenlediği çevrim içi fotoğraf yarışmasında, uzaydan çekilen görüntüsüyle yarışmayı kazanan ve tüm dünyayı kendini hayran bırakan Van Gölü, nasıl bu hale geldi? Bundan sonra göl ve çevresini nasıl bir senaryo bekliyor?

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Mustafa Akkuş, Van Gölü Aktivistleri Derneği Başkanı Erdoğan Özel ve İstanbul Teknik Üniversitesi Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi Meteoroloji Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Dr. Deniz Demirhan ile konuyu tüm yönleriyle masaya yatırdık.

Van Gölünü adım adım kaybediyoruz 15 bin kişi işsiz kalacak...

Fotoğraf: Anadolu Ajansı


KURAKLIK NEDENİYLE GÖLDEKİ ÇEKİLME 2 KİLOMETREYE ULAŞTI!

‘Böyle devam ederse daha da çekilecek’

Dr. Mustafa Akkuş, “Van Gölü her yıl bir 1,5 metre alçalıp yükselme gösterir. Fakat şu andaki alçalma gördüklerimizin çok üstünde” diyor. Van Gölü’nün Erciş Körfezi ve Çarpanak ile Tatvan arasında kalan bölüm olarak ikiye ayrıldığını da söyleyen Dr. Mustafa Akkuş ayrıca Van Gölü ve çevresinde oluşan kuraklığı ise meteorolojik, hidrolojik, tarımsal ve sosyoekonomik kuraklık olarak dört aşamada adlandırıyor ve hepsini şu şekilde açıklıyor:

“Birincisi meteorolojik kuraklık yani yağışların azalması… Bu durumu bir süredir en derin şekilde yaşıyoruz. İkincisi ise akarsulardaki su seviyeleriyle debilerin düşmesi ve göllerin çekilmesi yani hidrolojik kuraklık. Üçüncüsü de tüm bunların neden olduğu tarımsal kuraklık. Sonuncu ve en tehlikesi ise sosyoekonomik kuraklık. Nedir bu? Çiftçinin tarlasına ekmek için harcadığı parayı, üründen geri alamaması ve ekonomik sorunların ortaya çıkması…”

Van Gölünü adım adım kaybediyoruz 15 bin kişi işsiz kalacak...

Göldeki çekilmeler sonrası ortaya çıkan bir kare | Fotoğraf: Anadolu Ajansı


VAN’DA YAZ-KIŞ KAVRAMI DEĞİŞTİ!

‘Son bir yılda yağışlarda yüzde 39’luk düşüş var’

Van Gölü’nü diğer göllerden ayıran en önemli özelliğinin kapalı bir göl olduğunu söyleyen Dr. Mustafa Akkuş, “Gölün bütün su bütçesi ve su döngüsü kendi içerisinde gerçekleşiyor” diyor ve suyun hangi dönemlerde azalıp yükseldiğini şöyle açıklıyor:

“Burası kapalı bir göl olduğu için dışarıya herhangi bir su akıntısı yok. Dışarıdan da Van Gölü’ne herhangi bir su akıntısı yok. Gölün su girdisi, kışın yağan kar yağışlarının yazın erimesi ve sonbahar ilkbahar yağmurlarıyla gerçekleşiyor. Yani kışın yağan karlar yaz aylarında eriyor akarsular yoluyla göle karışıyor. Gölden suyun uzaklaşması ise buharlaşma neticesinde oluyor. Yaz aylarında su buharlaşıyor ve göle giren su uzaklaşıyor. Aslında Van Gölü’nün su bütçesi basit bir denklem…”

Van Gölünü adım adım kaybediyoruz 15 bin kişi işsiz kalacak...

Van Gölü’ndeki çekilmenin olmadığı zamanlardan bir kare | Fotoğraf: DHA Arşiv


Son yıllarda küresel iklim değişiminin etkisiyle mevsimlerin süresinin de değiştiğine vurgu yapan Akkuş, “Van, artık kışı çok geç yazı da çok erken karşılıyor” diyor ve bu durumun ortaya çıkarttığı soruna dikkat çekiyor:

“Geçmiş yıllara baktığımız zaman ekim ayında Van Gölü havzasına kar yağışı düşmeye başlarken artık kar görmek için ocak ayının 15’ini bekliyoruz. Geçmiş yıllarda yine nisan ve mayıs ayı daha nispeten soğuk geçerken artık nisan ayı geldiği zaman Van Gölü havzasında yaz gelmişçesine 20-21 dereceleri görüyoruz. Durum böyle olunca Van Gölü’ndeki buharlaşma sezonu daha fazla oluyor. Dışarıdan da herhangi bir su girdisi olmadığı ve diğer göllere göre kapalı bir göl konumunda olduğu için Van Gölü çekilmeye başlıyor.”

Van Gölünü adım adım kaybediyoruz 15 bin kişi işsiz kalacak...

2 kilometreye yaklaşan çekilme sonrası aynı noktadan bir kare... Fotoğraf: Barış Kul / DHA

Haberin Devamı


Peki Van Gölü ve çevresinde yağışlarda nasıl bir azalma meydana geldi?
Bu konuda görüşlerine başvurduğum İTÜ Meteoroloji Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Dr. Deniz Demirhan konuyla ilgili oldukça önemli bilgiler verdi:

Haberin Devamı

“Van havzası, uzun bir dönemdir yağışlarda ciddi azalmayla dikkat çekiyor. 1964-2017 döneminde sadece Van merkezde yağışlarda yüzde 1.25 oranında artış gözlenirken, Erciş, Gevaş, Muradiye, Özalp, Ahlat, Tatvan bölgelerinin tamamında yağışlarda azalma olmuş. 

1 Ekim 2020-31 Ağustos 2021 dönemine bakacak olursak da Güney Doğu Anadolu Bölgesi’nde, ortalamalara göre yüzde 39 oranında azalma olduğu dikkat çekiyor. 2041-2070 yılları arasında kış dönemdeki yağışların bu bölgede yüzde 20 oranında azalması bekleniyor. Ayrıca bu yıl Kasım ayında ise Van Gölü’nün güney ve güneybatısında yağışların ortalamaların altında olması bekleniyor.”

Van Gölünü adım adım kaybediyoruz 15 bin kişi işsiz kalacak...

Su çekilince binlerce yıllık mikrobiyalitler (Mercan resifi benzeri yapılar) de ortaya çıktı | Fotoğraf: Anadolu Ajansı

Haberin Devamı


KURAKLIK DEVAM EDERSE, 15 BİNİ AŞKIN ÇİFTÇİ İŞSİZ KALACAK

‘Büyük şehirlere göç artacaktır’

Van Gölü’nün Türkiye’nin en büyük iç su balık stokunu içerdiğini söyleyen Dr. Mustafa Akkuş, “Her yıl ülkemizden avcılık yoluyla iç sulardan 30 bin tonluk ürün elde ediliyor. Bunun üçte birini tek başına inci kefali karşılıyor. Her yıl yaklaşık 10 bin ton balık Türkiye’ye dağıtılıyor. Burada 15 bini aşkın insan geçimini balıktan sağlıyor” diyor ve kuraklığın artması durumunda bölge insanını ciddi ekonomik sorunların beklediğinin altını çiziyor:

“Kuraklıkla birlikte su miktarı azaldığında etrafımızda bir anda binlerce işsiz çiftçi göreceğiz. Şöyle de bir sorun ortaya çıkacak, bir tarafta yaz aylarında üremek için suya ihtiyaç duyan balıklar, diğer tarafta ise ürününü yetiştirmek için suya ihtiyaç duyan çiftçiler. Hal böyle olunca çok ciddi bir yönetim ve çatışma meydana gelecek. Balıkların sesi çıkmıyor fakat çiftçilerin sesi çıkıyor. Ama balıktan da geçinen 15 bini aşkın bölgede insan var. Hatta inanılmaz da bir cirosu var. Dolayısıyla bu süreç böyle devam ederse önümüzde bizi tahmin etmesi çok güç sorunlar bekliyor.”

Van Gölünü adım adım kaybediyoruz 15 bin kişi işsiz kalacak...

İnci kefali bölge halkının en büyük geçim kaynaklarından biri... | Barış Kul / DHA


Van Gölü Aktivistleri Derneği Başkanı Erdoğan Özel de “Eğer Van Gölü kurumaya devam ederse bölgenin ekosisteminin çökmesi anlamına gelecektir” diyor ve kısa süre öncesinde Van Gölü Havzası’nda aşırı sıcaklıktan dolayı Koçköprü Baraj Gölü’nde yaşananlara dikkat çekiyor:

“Kuraklıktan dolayı Koçköprü Baraj Gölü’nde bakteri ve alglerin çoğalması yaşandı. Korkunç olansa bu durum, balıkların ölmesine neden oldu. Özetle kuraklığın daha da artması balıkçılık ve turizm opsiyonlarının azalmasına, bölge halkının kültürel değişimlerine, göle yakın işletmelerin bir kıymetinin kalmamasına, sağlık açısından hastalık yayması gibi olumsuz seçenekleri de neden olacaktır. En önemlisiyse yaşam şartlarının değişmesi insanları büyük şehirlere göçe itecektir.”

Van Gölünü adım adım kaybediyoruz 15 bin kişi işsiz kalacak...

Koçköprü Baraj Gölü'nde kuraklığa bağlı bakteri ve alg artışının neden olduğu balık ölümleri | Fotoğraf: Barış Kul / DHA


Ayrıca Van Gölü’nde yüzme festivalleri, tarihi geziler, bisiklet festivalleri ve benzeri birçok etkinlik de yapıldığını söyleyen Erdoğan Özel, “Van Gölü farkındalığının arttırılması ve turizm potansiyelinin değerlendirilmesi için çalışmalar son yıllarda hız kazandı. Kuraklık henüz turizm faaliyetlerini etkilemedi ama bu şekilde devam ederse ve önlemler alınmazsa turizm de yara alabilir” diyor.

NELER YAPILMALI?

Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü, suyu çekilen ve kurumaya yüz tutan gölleri kurtarmak için bir dizi operasyon gerçekleştirdi. Örneğin, Eğirdir Gölü’ne 67 milyon metreküp su takviyesi yapıldı. Bafa Gölü ise şişme bentlerle canlandırıldı. İleride böyle bir çalışma Van Gölü için de yapılabilir mi?

Bu soruya Dr. Mustafa Akkuş’un yanıtı çok net bir şekilde “Hayır” oldu. Nedenini ise Van Gölü’nün diğer göllerden üç-dört kat büyük ve kapalı olması şeklinde açıklıyor. Türkiye suyun yüzde 74’ü tarımda, yüzde 13’ü sanayide, yüzde 13’ü ise insan kullanımında tüketildiğini söyleyen Dr. Mustafa Akkuş, su tüketimini daha etkili kullanmak gerektiğinin altını çiziyor ve önemli bilgiler paylaşıyor:

Van Gölünü adım adım kaybediyoruz 15 bin kişi işsiz kalacak...

Kuraklık nedeniyle Van Gölü Havzası'nın içinde yer alan Zernek Baraj Gölü taban seviyeye indi | Fotoğraf: Orhan Aşan / DHA


“Bizler suyu etkin bir şekilde yönetemediğimiz için esas kuraklık oluyor ve böyle giderse kuraklığa karşı yenik düşeceğiz. Hâlâ ülkemiz su zenginiymiş gibi davranıyoruz. Türkiye tarım ülkesi ama yüzde 74 gibi devasa bir rakamı sulamada kullanıyoruz. Dolayısıyla bugün sulamada suyun her bir damlasını etkili şekilde kullanmamız gerekiyor. Ama hala Anadolu’nun birçok yerinde salma sulama kullanılıyor ve hala çok su isteyen bitkileri ekiyoruz. Bugün Van Gölü havzasında inanılmaz bir kuraklık var ama hala şeker pancarı, yonca gibi çok su isteyen bitkilere yöneliyoruz. Bugün dünyadaki birçok ülke suyu efektif kullanmak için birçok ürünü ithal ediyor. Yani harcadığımız su aslında elde ettiğimiz üründen çok daha değerli.”

Haberin Devamı

TÜRKİYE’NİN YÜZDE 55’İ AŞIRI KURAKLIK YAŞIYOR!

Dünya Meteoroloji Örgütü'nün raporuna göre, son 50 yılda ortalama her gün dünyanın bir yerinde hava, iklim veya su tehlikesiyle ilgili bir felaket meydana geldi. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün raporunda ise Amerika ve Avrupa'nın tarihindeki en sıcak yazı yaşadığı 2021'de Türkiye'nin de en sıcak 4'üncü yazını geçirdiği bildirildi. Raporda, Türkiye'nin yüzde 55’lik kısmında şiddetli kuraklık yaşandığı da yer aldı.

Haberle ilgili daha fazlası: