Uzun yol kaptanlarının sırrı 'sabır'

Güncelleme Tarihi:

Uzun yol kaptanlarının sırrı sabır
OluÅŸturulma Tarihi: AÄŸustos 25, 2004 00:00

Hayatlarının neredeyse tamamı yollarda geçen otobüs ÅŸoförleri, nam-ı diÄŸer kaptanlar, direksiyon başında neler yaÅŸar, yolcularla nasıl bir diyalog içindeler hiç düşündünüz mü? Varan Turizm'e baÄŸlı olarak çalışan iki kaptan Mehmet Çetin ve Mehmet Atalar yol hikayelerini anlattılar ve uzun yol sürücülüğünün zorluklarını paylaÅŸtılar.Ä°nsana yatırım yapan, müşteri mutluluÄŸu ve hayatı için tedbir alan bir ÅŸirket Varan. BaÄŸlı olduÄŸu prensipleri sayesinde de yolcularında alışkanlık yaratıyor. Bünyesinde çalışan kaptanların çoÄŸu mesleklerinde en az 20 yıllık deneyim sahibi. Åžirket çalışanlarının çocuklarına ‘‘Babanız ne iÅŸ yapıyor?’’ diye sorulduÄŸu zaman 'Varan'da Kaptan' cevabını alıyorlarmış. Varan'da 600'e yakın kaptan çalışıyor. Otobüs sayısı ise 300 civarında. Çünkü her otobüste iki ÅŸoför bulunuyor. Varan Yönetim Kurulu Denetim ve GeliÅŸtirme Danışmanı Ahmet SarıahmetoÄŸlu'na göre ulaşım sektöründe en önemli ÅŸey yani kaptanın sermayesi uyku. Hatta sırf bu yüzden seferden dönen kaptanlara özel yatakhaneler, dinlenme alanları yaptırılmış. Araç içinde de bulunan bu dinlenme alanları sayesinde 4-5 saatlik sürüş süresini dolduran kaptan, yerini yedek kaptana bırakarak yolculuk sırasında da dinlenmeye çekilebiliyormuÅŸ. GÄ°ZLÄ° MÃœFETTÄ°ÅžLER KAPTANLARI GÖZLÃœYORVaran'ın en büyük müfettiÅŸi müşterileri. Bu yüzden kaptanların sadece iyi bir sürücü olmasının dışında farklı özelliklere de sahip olmaları gerekiyor. Öncelikle kaptanın geçmiÅŸi çok önemli. Daha öncesinde kaza yapmamış olması ÅŸart. Ve tabii ikincisi, yaÅŸ ve deneyiminin en üst seviyede olması. Sadece bu kadarla kalmıyor. Tüm kaptanlar 6 ayda bir mecburi saÄŸlık kontrollerinden geçiyor. Öncelik, kalp, göz ve kulak kontrollerine veriliyor. Müşteri kılığındaki gizli müfettiÅŸler ise denetlemenin son noktası. Kaptanların prezantabl olmaları da bir o kadar önemli. KonuÅŸmalarının düzgün olması, bakımlı görünmeliri ve psikoteknik konularda da baÅŸarılı olmaları lazım. Yani, otobüsü kullanırken sinirli olmamaları, baÅŸkalarıyla kapışmamaları, oyunun baÅŸlıca kurallarından. Kaptanlar seçildikten sonra da bir dizi sınavdan geçiyorlar. Önce direksiyon ardından teknik sınava tabi tutuluyorlar. Bunların hepsini geçtikten sonra sinirsel yapılarına bakılıyor. Bu kadarla da kalmıyor, otobüsü teslim edilene kadar çeÅŸitli deneme aÅŸamalarından geçiyor tüm kaptan adayları. Detayları Ahmet SarıahmetoÄŸlu anlatıyor: ‘‘Denemeyi de geçtikten sonra, bizim denetleyiciler sayesinde ÅŸoförler hakkında bilgiler gelir, o bilgiler bizim personel servisimizde ve teknik iÅŸletme müdürlüğünde kontrol edilir, deÄŸerlendirilir. Bizde deneyim kazanmış olan bir kaptanın yanına birinci kaptan olarak verilir. Kaptanımız hiç kimseyle münakaÅŸa edemez. Bir problem olursa orada çözmeye çalışır olayı. Çözemiyorsa, en yakın terminale, en yakın bölgeye telefon eder. Yollarda kimseyle yarışamaz. Bizde çok sıkıdır disiplin kuralları. Çok seneler evvel, bir iki tane disiplinsizlik olayı yaÅŸamıştık. O zaman da bir diÄŸer kaptanı yola göndererek, o kaptanı görevden alıp, yeni kaptanı yerine koyup onunla devam ettirdiÄŸimiz olmuÅŸtur. Bu, müşteri memnuniyeti açısından çok önemli. Bizim ki gibi ulaÅŸtırma ÅŸirketlerinde en önemli personel kaptanlardır.’’ Zannedersiniz ki NASA yeni astronot adaylarını seçiyor. Ama hayır Varan çalışacağı kaptanlarını ince eleyip sık dokuyarak belirliyor. Çünkü insan hayatı ve mutluluÄŸu ÅŸirketin birinci prensibi. Karayollarındaki korku filmini aratmayan dehÅŸet görüntülerini hatırladığımız zaman mutluluk, memnuniyet, güvenlik gibi insanın içini rahatlatan cümleleri duyuyor olmak çok güzel. Åžirkette uzun zamandır kaptan olarak çalışan Mehmet Çetin ve Mehmet Atalar, uzun yıllara dayanan yol tecrübelerini ve uzun yol sürücülüğüyle ilgili tüyolarını anlatınca ortaya anlayabilenin kendine bolca paye çıkartabileceÄŸi bir röportaj çıktı. Mehmet Bey ne kadar zamandır Varan'da çalışıyorsunuz? Mehmet Çetin: 13 yıldır. Daha önce de ÅŸehirlerarası ve yurt dışı çalıştım. Uzun yola çıkanlara ne gibi önerileriniz var? Özellikle tatil ve bayram zamanları…İlk önce istirahat etmiÅŸ olsunlar. Sonra araçlarının bakımını yol öncesi mutlaka yaptırsınlar. Bir de trafikte çaylaklar dediÄŸimiz sürücülerin ÅŸerit deÄŸiÅŸtirirken kör noktalara dikkat etmeleri gerek. Belirli aralarla konaklamalar, küçük molalar versinler. Peki, uzun yol sürücülerine vereceÄŸiniz tüyolar var mı?Dikkat, saygı, kurallara uymak.Araç kullanırken hiç sinirlendiÄŸiniz veya tadınızın kaçtığı anlar olmuyor mu?Hayır. Ben o konuda çok hassasımdır ama genelde rahatımdır. Acele etmiyorum, tabii kullandığım araç çok hassasiyet istiyor. Olan olaylardan etkilenmemeye çalışıyorum. Dün gece çeÅŸitli yerlerde ölümler, yaralanmalar vardı. Bu sabah geldik. Hava çok yaÄŸmurluydu, sel bastı her yeri, tedirgin oldunuz mu?Hayır ama çok ilginç bir ÅŸey oldu. ÇaÄŸlayan'da yolcumuz bir hanım, sarıldı üç kere öptü. Kötü kazalar vardı gerçekten yolda. Ãœst katta oturuyormuÅŸ kendisi. Biz olaya çok adapte olmadığımız için kendimiz farkında deÄŸiliz bazı ÅŸeylerin. SaÄŸ salim geldiÄŸimiz için kutlamaydı bu hareket. Tabi uyuyanlar da oluyor, yolu seyredenler de oluyor. Geldi öptü. Hem sevindim, hem ÅŸaşırdım. Sık sık oluyor mu böyle tebrik edenler?Genelde oluyor. Çikolata, fıstık ikramı gelir. Aracımızın sefer sayısı, plakası, kaptanları, personeli bellidir. Yazılı olarak halkla iliÅŸkiler bölümüne ÅŸikayetler veya teÅŸekkürler gelebiliyor. Åžikayet yazıları da mı geliyor?Oluyor tabi. Geçen gün enteresan bir ÅŸikayet vardı. Yol niye açılmıyor diye. Müşteriler yolu açmanızı da mı bekliyor?Bolu Dağı'nda yaklaşık 8 yıl önce, çığ düşer gibi olmuÅŸtu. Çok yoÄŸun kar yağışı vardı. Ben de sabah Ankara'dan çıktım. Tam 8:05'te giÅŸelerde kaldım, 21:30'a kadar. Bu arada tabi sayın yolcularımız deÄŸiÅŸik ÅŸekilde ÅŸikayetlerini bildirdiler. Hatta helikopterle alın bizi buradan çıkartın diyenler bile oldu. ‘‘Biz niye Varan'ı tercih ediyoruz?’’ dediler. Varan her ÅŸekilde vardırır düşüncesi hakim. Öyle bir imaj vermiÅŸiz ki, 'Varan'ın lastiÄŸi patlamaz' diye bile düşünülüyor. Enteresan olaylardan biri de, ben buna çok ÅŸahit oldum, mesela aracımız peronda; Ä°zmir veya Ankara'da. Yolcu uÄŸurlayan konuklarımız var. Gelir aracın plaka numarasını alır, ön lastikleri diÅŸlerine bakar, camı, aynayı kontrol eder. Tabii canlarını, kaptana emanet ediyorlar.Bizde idare içinde hiçbir ÅŸey olmaz. Kilometresi bitmiÅŸ bir lastik kullanılmaz. Kilometresi geçmiÅŸ, deÄŸiÅŸtirilecek bir parça orijinaliyle anında deÄŸiÅŸtirilir ve bu da çok yakından takip edilir. O bakımdan disiplinize edilen olayların en başında da yedek parça ve teknik bakım gelir. Mehmet Bey, peki siz ne zamandan beri yollardasınız?Mehmet Atalar: Ben 75 senesinden beri bu iÅŸi yapıyorum. Beraber çalışıyoruz aynı araçtayız. Öncelikle bütün yola çıkacak kiÅŸilere ÅŸunu söyleyeyim, ÅŸehir içiyle ÅŸehirlerarası yollar çok farklı. Bilhassa bayram günlerinde, yeni ehliyet almış veya tam olarak uzun yola çıkmasını fazla bilmeyen insanlar da yollara çıkıyorlar. Åžehir içiyle ÅŸehir dışını ayırsınlar. Sizin öneriniz nedir?En baÅŸta sabırlı olmak lazım. Bunun yanında yakın takip yapmamak lazım . Çünkü aniden bir köpek çıkar, bir insan çıkar. Gece mesela hiçbir ışıklandırması olmadan motorla geliyor adam karşıdan. O anda bir sollama yapıyorsunuz. Ä°ÅŸte gazetelerde okuyoruz, 'bir aile yok oldu' diyor.Sefere çıkmadan önce nasıl hazırlanıyorsunuz? Mehmet Çetin: Varan olarak sefere çıkmadan önce araçlarımızın periyodik bakımları yapılır. Bizim günlük arıza defterimiz vardır. Herhangi bir arızası varsa onları bildiririz, teknik heyete teslim ederiz, onlar mutlaka yapılır, sefere çıkacağımız zaman da aracımız hazır vaziyette olur. Karayollarında maksimum hız 88'dir, otoban haricinde. Otobanda 100 km'dir. Otobanda 100 km ile giderken ikaz geliyor ‘‘uyuyor musunuz?’’ diye. Bir de yollarımızın durumu malum. Bilhassa Ä°zmir-Ä°stanbul arasındaki yollarımız çok kötü. Ağır vasıtaların yapmış olduÄŸu izler var. Biz sürekli gidip geliyoruz, artık her metrekaresini ezberliyoruz. Ama trafiÄŸe yeni çıkmış bir arkadaÅŸ orada araba sollarken bile savrulup kendini yolun dışında bulabilir. Bakın, sollamanın ilk kaidesi nedir? Sizi sollayan araç ister hatalı ister nizami bir ÅŸekilde sollasın, siz ayağınızı gazdan çekeceksiniz. Bırakacaksınız ki adam geçsin. Bizde tam tersi rahatsız etmektir baÅŸka bir ÅŸey deÄŸil. Bu cinayettir. Bu basit bir kuralı zorlamaktır. Bu çok önemli. Belki sizi geçen araç sizi hatalı solluyordur. ‘‘Bu beni hatalı solluyor, ben müsaade etmeyeyim’’ diyemezsin. Gerekirse fren yapacaksın, o insana yol vereceksin. Ondan sonrası ona kalmış bir ÅŸey. Yolda giderken en çok gördüğünüz yanlışlığı, hatayı kimler yapıyor?Mehmet Çetin: Herhalde özel sürücüler. Konvoy halinde gidenler oluyor orada neler yapmamız lazım?Mehmet Atalar: Konvoyda araçlar girip çıkıyorlar. Diyelim ki 5 km'lik bir konvoy bir veya iki dakikalık zaman kazanır. Sonuncu arabanın uzunluÄŸu kaç metre. Benim arabam 15 metre. Beni sollarken 15 metre yol kat ediyor. Kendini neden tehlikeye atıyorsun? Mutlaka sollayabileceÄŸi bir yer gelecektir. Demin dedim ya sabır diye, sabretmiyor. Orada kazanacağı 10 saniyedir beni sollarken ve 15 metre yol kat edecektir. Buna hiç gerek yok. Bunu daha çok ufak araçlar yapıyor. Bir de kamyonlar rampa veya yokuÅŸ çıkarken… Üç ÅŸeritli yol diyelim. Bir geliÅŸi var, iki tane de çıkış verilmiÅŸ. Bir tanesi 20 km süratle çıkıyor, diÄŸeri 30 km veya 25 km. Sollamaya çıkıyorlar. Arkasından normal durumda gelen bir aracı zor durumda bırakıyorlar. Emniyet ÅŸeridini kullananlar çok önemli. Lütfen emniyet ÅŸeritlerini ihlal etmesinler, kendi yakınlarının başına bir iÅŸ gelmiÅŸ olabilir. Arkasında ambulans vardır, kapatmış yolu. Belki kendi çocuÄŸu. Allah korusun kendi ailesinden birisidir. Ä°ÅŸte buna mani oluyorlar. Hatta bugün daha Mehmet'le o konuyu görüştük. Çok yaÄŸmur vardı, dedim ki ‘‘şu yaÄŸmurda birisi hasta götürmeye çalışsa, acil bir ÅŸey bu’’. Benim de olabilir, sizin de olabilir. Lütfen emniyet ÅŸeritlerini açık bıraksınlar. Yani özel sürücüler diyorsunuz en çok hatayı yapan.Mehmet Çetin: TrafiÄŸe çıkmış insanların bir farkı yoktur. O anda mesleÄŸi ne olursa olsun, herkes eÅŸittir. Mehmet Atalar: Çok enteresan, Avrupa'da bir kavÅŸak. Işık yok. Herhangi bir sebepten orada bir trafik yoÄŸunluÄŸu var. KavÅŸakta durmuÅŸ araçlar, iki tane geçiyor, üçüncü duruyor, öbür tarafa yol veriyor. Oradan iki tane geçiyor, üçüncü yol veriyor. Böyle bir anlayış olamaz diyorsunuz. Türkiye'de olsa kilitlenir orası. Çünkü burada kontrolsüz kavÅŸaklarda nasıl davranılması gerektiÄŸinden kimsenin haberi yok. Balıksırtı derler. Ä°ki hat halinde hareket ediyorlar. Yahu kim emir vermiÅŸ bunlara böyle diyorsun. Asker olsa yapmazlar bunu Türkiye'de. Saygıdır. Yollar tıkandı diyorsunuz. Bir araç kaymış, itilecek düzeltilecek yarım saatlik bir iÅŸ var. 2 saatte, 3 saatte açılmaz. Çünkü, o yarım saati beklemeyen herkes karşıdan gelir. Problem ortadan kalkar, doÄŸan problemi çözmenin imkanı var.Yolculardan kaptana doÄŸum günü pastasıSizin çok güzel bir hikayeniz var. Galiba yolcular bir kez sizin doÄŸumgününüzü kutlamış otobüste? Bistro denilen bir aracımız var bizim alt katı restoranlı. Genelde onda hep aynı yolcular gider gelir. Ayda 1000-1500 yolcu taşıyorsam, yarısından fazlasını tanıma imkanı, yani dostluk seviyesinde, tanışmışlık olur. Benim doÄŸum günüm 20 Kasım, kış yani. Hepsi öğrenmiÅŸler. Buradan Ankara'ya gittiÄŸimiz bir serviste, o gün de yol kapalıydı baya, normalde 11'de Ankara'ya varıyoruz,o gün de 01:00'e çeyrek kala falan bitti. Yolcularımız indikten sonra ben iÅŸletmeye gittim. GeciktiÄŸim için bilgi vermek sebebiyle. O anda gürültü patırtı duydum, bir döndüm benim yolcularımdan 25 kiÅŸilik bir grup pasta yaptırmışlar. O arada bizim Ankara 01:00 kalkışlı arabamız da peronda, yolcular içeride oturuyorlar, herkes tabi ÅŸaşırdı. Pasta, mumlar falan, doÄŸum günü kutladık. Tabi benim hayatımda unutamayacağım bir anı oldu. Bu, iÅŸin ne kadar doÄŸru, profesyonel yapıldığını gösteren en önemli belirtilerden bir tanesi. Mehmet Çetin: Bir de bizim müşterimiz o kadar sadık bir müşteri ki, kızıyla, çocuÄŸuyla, eÅŸiyle, her ÅŸekilde, Varan'ı takip ediyor. Varan'da hiçbir eksik olmaz düşüncesiyle biniyor.Mehmet Atalar: Öyle yolcular var ki mesela ben direksiyona çıkıyorum, tanır. Yani arabasına ve saatine göre bilet alan yolcular var. Ben gece saat kaçta arabaya gelirim, kaçta çıkarım, ÅŸurayı nasıl dönerim gibi. Hepsini bilen yolcular da vardır, sık sık gelenlerden. Araçlarımızın plakalarını bilirler. DiÄŸer kaptan arkadaÅŸlarımızı da takip eden yolcularımız var. Ahmet Kaptan'la ben gideceÄŸim, Mehmet Kaptan'la ben gideceÄŸim der. Ä°nsanlar bir gün önce veya sonraya ona göre ayarlayabiliyorlar. Biz bunlara aramızda ‘‘Varankolik Yolcular’’ diyoruz. Karşıdan gelen her aracı azrail gibi görüyorlarSürekli uzun yol gidiyorsunuz. Diyebiliriz ki hayatınızın büyük bir kısmı direksiyon başında geçiyor. Bu kadar uzun süreler söz konusu olunca merak ediyorum yolda neler düşünürsünüz? Mehmet Çetin: O an yol harici hiçbir ÅŸey düşünmem. O anda bir hayal kuramıyorsunuz. Biz mecburuz yola konsantre olmaya. O dikkat ikinci bir ÅŸeyi yanında getirmiyor. Mehmet Atalar: Ben ÅŸahsen, yaptığım iÅŸin çok kutsal bir iÅŸ olduÄŸuna inanıyorum. Bir bebek doÄŸacaktır, onu hastaneye yetiÅŸtiren yine bir ÅŸoför arkadaÅŸ. Ä°nsanın bütün hayatı boyunca hizmet verdiÄŸi bir sektördeyiz. Ä°nsan öldüğünde bile yine onu kabrine bir ÅŸoför arkadaÅŸ götürecektir. Türkiye'de ÅŸoför dendiÄŸi zaman, bazı meslektaÅŸ arkadaÅŸlarımızın yapmış olduÄŸu hatalardan dolayı çok düşük seviyeli bir meslek grubu gibi düşünülür. Açık söyleyeyim ben normalde biraz sinirli bir insanımdır, direksiyon başına geçtiÄŸim zaman da dünyanın en uysal insanı oluyorum. Çünkü o anda iÅŸime konsantre olmuÅŸumdur. Yolcuyu düşünürüm, kimi bir derdine çare için bir yere gidiyordur, eÅŸiyle bir ÅŸey yaÅŸayacaktır onun için gidiyordur. Tabii ki biz yolcumuzu karşıladığımız andan ineceÄŸi yerde bırakana kadar en iyi hizmeti vermeye çalıştığımız için, ‘‘aman yolcu sarsılmasın, uyanmasın’’, bütün düşündüğümüz budur. Ben çok düşünürüm araba kullanırken. Bir sürü konu gelir aklıma hatta not bile alırım. Tabii sizinki baÅŸka bir ÅŸey. Bir ÅŸey düşünmeye fırsat kalmıyor. Karşıdan gelen her aracı azrail olarak görüyorum. Herkes deli, bir ben akıllıyım mantığı mı? Ben akıllıyım olayı deÄŸil. Karşıdan gelen aracın ön lastiÄŸini bile takip ederim. Nereye gidecek diye. Bir refleks haline geliyor zaten. Bir de şöyle bir hissiyat var, olmayanlara da bu verilir, kaptan otobüsünün başına geçtiÄŸi zaman kendisinden ziyade taşıdığı insanların sorumluluÄŸunu iyi bildiÄŸi için, 60-70 kiÅŸiyle giden araçlarımız var, bunların içinde çocuk da var, baÅŸka bir ÅŸey düşünmesine imkan yok. Â
Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!