Unicredito: Bilgi teknolojileri geliştirme platformunu Türkiye'de kuralım

Unicredito Üst Yöneticisi (CEO) Federico Ghizzoni, “Bilgi teknolojileri geliştirme platformunu burada (Türkiye'de) kuralım ve bütün Avrupa için Unicredit kredi kartları geliştirmesini Türkiye'den yönetelim diyoruz” dedi.

İtalyan Ticaret Merkezi ile İtalyan Büyükelçiliği tarafından düzenlenen ”İtalya-Türkiye Stratejik Ekonomi İttifakı” toplantısında konuşan Ghizzoni, Unicredito'nun 2002 yılından bu yana ortak teşebbüs şeklinde, Türkiye'nin 4'üncü büyük özel bankasını kontrol eden Koç Grubuyla birlikte çalıştığını belirtti.

Türkiye'deki bu ortaklığın yaklaşık 1 milyar avro yatırım sonucunda 15 bin çalışanı, 500 şubesi ile gruplarının yüzde 11'ini oluşturduğunu ifade eden Ghizzoni, İtalyan bankacılığının Türkiye'deki mevcudiyetinin yeterli olmadığını kaydetti.
Son yıllarda yüzde 7'lere varan Gayri Safi Milli Hasıla (GSMH) artışına bakıldığında Türkiye'deki finans sektörünün ciddi bir büyüme potansiyeli taşıdığına dikkat çeken Ghizzoni, “2001'de finans sektörü yüzde 17'lerde iken, Avrupa'nın en düşüğüyken artık yüzde 30'lara çıktı ve daha sonra 2008'de yüzde 40'lara çıkacak” diye konuştu.
Ghizzoni, mevduat hesapları, özel tüketim ve krediler konusunda da benzer bir gelişmenin görüldüğüne işaret ederek, “Türk nüfusu çok genç, sürekli iş hayatına katılıyorlar, sürekli tüketime başlıyorlar. 2004 ile 2006 yılları arasında bunun nasıl arttığını görüyorum” dedi.

Türkiye'de banka şubesi sayısının Avrupa ortalamasının altında olduğunu ve bu sayıda artış olabileceğini belirten Ghizzoni, şunları kaydetti:
“Türkiye, çok ciddi bir potansiyeli olan bir finans piyasası. Bazı açılardan da Avrupa'nın çok ilerisinde olduğunu söylemem gerekiyor Türkiye'nin. Bilgi teknolojileri açısından baktığımız zaman... Hatta ortaklarımızla biz bu konularda görüşüyoruz. Bilgi teknolojileri geliştirme platformunu burada kuralım ve bütün Avrupa için Unicredit kredi kartları geliştirmesini Türkiye'den yönetelim diyoruz.”

“AVRUPA'YA DEĞER KATACAK İNSAN KAYNAKLARINIZ VAR”

Türkiye'deki insan kaynaklarının da iyi bir potansiyel taşıdığına işaret eden Ghizzoni, “Türkiye'deki üniversite mezunu personelimiz şu anda yüzde 70, İtalya'da yüzde 40. Burada yüzde 60'ı hanım, İtalya'da yüzde 40'ı hanım. Türkiye'de müdürlerin yüzde 22'si kadın, yüzde 9'dan daha az kadın müdür var İtalya'da ve Türkiye'de çalışanlarımızın yüzde 40'ından fazlası akıcı şekilde yabancı dil konuşabiliyor” dedi.

Bu anlamda insan kaynakları açısından korkulacak bir durum olmadığını vurgulayan Ghizzoni, “Tam tersine Avrupa'ya değer katacak insan kaynaklarınız var” ifadesini kullandı.

Türkiye'nin normlar ve yönetmelikler açısından Avrupa'nın çok uzağında olmadığını belirten Ghizzoni, bunun yanında Basel ll'nin uygulanması, sermaye piyasasının gelişmişlik düzeyi gibi bazı sorunlar bulunduğunu, tutsat yasası gibi bazı çerçeve yasalarını beklediklerini ve vergi açısından bazen belirsizlikler olduğunu sözlerine ekledi.

Son 3 yılda yabancı bankaların Türkiye'de 16 milyar dolarlık yatırım yaptıklarına dikkat çeken Ghizzoni, bunun 12 milyar dolarının Avrupa'dan, 1,2 milyar doların İtalya'dan geldiğini belirterek, İtalyan bankalarının Türkiye'de çok daha faal olabileceklerini kaydetti.

Başka stratejik sektörlere de katkıda bulunabileceklerini dile getiren Ghizzoni, “Mesela KOBİ'lerde ortak bilgi ve deneyimimiz var. Türkiye'nin riski aynı zamanda sürekli azalmakta. Tüm ticari stratejimizi bunun üzerine koyarak, Türkiye'nin AB'ye tam üyeliğini destekliyoruz” diye konuştu.

SAMSUN CEYHAN BORU HATTI

Çalık Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Çalık ise enerji ve enerji güvenliği meselesinin Avrupa ve dünyanın en önemli gündemini oluşturduğuna işaret ederek, dünyadaki petrol ve gaz rezervlerinin 4'te 3'ünün Türkiye'ye komşu bölgelerde bulunduğunu hatırlattı.

Günümüzde, hidrokarbon kaynaklarının Avrasya ve Orta Doğu bölgelerinden güvenli ve kesintisiz bir şekilde Avrupa'ya ve dünyanın diğer bölgelerine taşınabilmesinin büyük önem taşıdığına işaret eden Çalık, “Avrasya petrolleri AB'ye Orta Doğu'dan bağımsız bir kaynak sunmakta ve AB ülkelerinin enerji kaynaklarını çeşitlendirme gayretlerine cevap vermektedir” dedi.

Doğu-Batı enerji koridoru bünyesinde yer alan Türkiye-Yunanistan doğal gaz projesinin bir sonraki aşamasında Adriyatik denizinden geçecek bir hatla İtalya'nın katılmasının öngörüldüğünü belirten Çalık, Boğazların giderek artan tanker trafiğini taşıyamadığını dile getirdi.

Bu nedenle Karadeniz'deki petrol trafiğinin boru hatlarıyla Akdeniz'e indirilmesi projesinin zorunlu hale geldiğini ifade eden Çalık, Samsun-Ceyhan boru hattı ile bu sorunun çözüleceğini söyledi.

Çalık, “Karadeniz'den Akdeniz'e uzanacak 550 kilometrelik bu boru hattının tek bir ülkenin topraklarından geçecek ve dolayısıyla tek transit ücreti ödenecek olması projeyi ekonomik açıdan avantajlı ve güvenli kılmaktadır” diyerek, bu projenin Türkiye ve İtalyan işbirliğinin yeni bir başarı öyküsü olacağını dile getirdi.

Çalık, “Bu projenin tamamlanmasıyla 2010 yılı itibariyle küresel petrol arzının yüzde 6-7'sinin Türkiye'den transit geçmesinin beklendiğini, başka bir ifadeyle her 16 varil petrolün 1 varilinin dünya piyasalarına Türkiye üzerinden sunulacağını dikkatlerinize sunmak istiyorum” dedi.

TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu da toplantıda yaptığı konuşmada, karşılıklı ticaretin artmasında en büyük engelin, geçiş belgeleri kotası olduğunu belirterek, vize süresinin çok ciddi bir sorun olmaya başladığını, taşımaların aksamadan devam edebilmesi için 6 aylık vizelerde kalış süresinin 90 gün olmasına ihtiyaç duyduklarını söyledi.

Bu arada toplantıda, Türkiye Yatırım ve Destek Tanıtım Ajansı ve İtalyan Ticaret Merkezi arasında iş birliği anlaşması imzalandı.
Haberle ilgili daha fazlası: