GeriGündem Ülkenize güvenin, önünüz açık, Malezya olmazsınız
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    7
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Ülkenize güvenin, önünüz açık, Malezya olmazsınız

Ülkenize güvenin, önünüz açık, Malezya olmazsınız
refid:7389981 ilişkili resim dosyası
Abone Olgoogle-news

Dünya Bankası Türkiye Direktörlüğü’nden emekli olmasının ardından İstanbul’a yerleşerek bir zamanlar öğrenci olduğu Boğaziçi Üniversitesi’nde ders vermeye başlayan Andrew Vorkink, "Bazen Türkler bile ülkesine güvenmiyor. Türkiye’ye global açıdan baktığım için önünün açık olduğunu görüyorum" diye konuştu. Vorking, "Türkiye Malezya olmaz" görüşünü savundu.

DÜNYA Bankası Türkiye Direktörü olarak 2004-2006 yılları arasında görev yapan ve emekli olduktan sonra İstanbul’a yerleşen Andrew Vorkink, öğrencilik yıllarından bu yana gözlemlediği Türkiye’nin önemli bir gelişim gösterdiğini ve önünün açık olduğunu söyledi. Türkiye’nin başka ülkelere benzemediğini söyleyen Vorkink, yüzünü Avrupa’ya dönmüş bir ülkenin Malezya olmayacağını savundu.

KEŞKE GÜVENENLER ARTSA: Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde 3 ve 4’ncü sınıf öğrencilerine Uluslararası Hukuk ile Uluslararası Kurumlar ve Kalkınma dersi vermeye başlayan Vorkink, İstanbul’a yerleşim sürecinin yanı sıra, öğrencilik yıllarından bu yana gözlemlediği Türkiye’yi anlattı. "Keşke, dünyada benim kadar Türkiye’ye güvenenlerin sayısı artsa. Bazen Türkler bile ülkesine güvenmiyor" diyen Vorkink, şöyle konuştu: "Çok uzun süreçte Türkiye’yi gözlemledim. Birkaç yıllık gözlemlerime dayanarak konuşmuyorum. Türkiye’ye global açıdan, geniş zaman diliminin verileriyle baktığım için önünün açık olduğunu görüyorum. Öğrencilik yıllarımdaki ve bugünkü Türkiye bambaşka iki ülke gibi. Örneğin İstanbul uluslararası bir şehir oldu. Büyük, kozmopolit, zengin bir sanat, kültür dünyası var. Türkiye ise artık İspanya, Hindistan, Brezilya, Meksika, Çin gibi dinamik ülkelerle birlikte anılıyor. Politik, ekonomik ve sosyal açıdan dünya siyasetinde belirleyici konuma geldi. 1961’de geldiğimde Adnan Menderes idam edilmişti. 45 yıl sonra siyasetin, demokrasinin ne kadar olgunlaştığını görüyoruz. Yine o yıllarda AB ile yeni protokol imzalamıştı. Şimdi müzakare süreçlerinin tam ortasında. Önemli bir gelişim süreci yaşıyor. Aslında çok daha iyi konumda olabilir. Çünkü çok güçlü potansiyele sahip."

TÜRKİYE, MALEZYA OLMAZ: Vorkink, "Türkiye, Malezya olmaz. Yüzünü Avrupa’ya dönmüş. Malezya ise Asya vizyonuna sahip. Bu önemli bir fark. Sosyal ve ekonomik açıdan, aralarında benzerlik yok" derken, şu değerlerlendirmeyi yaptı: "Türkiye çok karmaşık bir ülke. Başka ülkelere benzemiyor. Çalışkanlık, endüstriyi geliştirme çabası açısından İrlanda’ya benzetiyorum. Kültürel zenginliği, gücü bana Fransa’yı hatırlatıyor. Yani aslında biricik, benzeri yok. Avrupa’nın farklı yönlerini yansıtıyor. Bu nedenle Türkiye’yi karşılaştırmak gerektiğinde Britanya’yı seçerdim. Avrupa Birliği’ne girme süreçlerinde benzerlik görüyoruz. Britanya da AB ye girmek istiyor, ama bağımsızlığını, özgünlüğünü korumak istiyor. Türkiye’de aynı arzulara sahip. Bence, 2001’deki ekonomik krizden sonra Türkiye muazzam bir gelişim gösterdi. Ekonomik dengeyi kurdu. Zenginlik arttı."

Türk arkadaşlarımdan çok şey öğrendim

ANDREW Vorkink, "Türkiye, dünyanın en iyi ekonomistlerinden bir kısmını yetiştirmiş bir ülkedir. Mesela Cem Kozlu buna en iyi örnektir" derken, çalışma arkadaşlarından yola çıkarak şu değerlendirmeyi yaptı: "Türkiye çok iyi fikirler, çözümler üretebilen bir ülke. Dünya Bankası’nda çalıştığım arkadaşlarım çok parlak kişilerdi. Onlarla çalışmak, dost olmak bir onur. Atilla Karaosmanoğlu ve Kemal Derviş’ten çok şey öğrendim. Hem deneyimlerinden, hem de entelektüel birikimlerinden yararlandım."

Türkiye ’ayar’la denge kuruyor yatırımcı kurnaz davranıyor

ABD’de yaşanan mortgage sorununun kriz olarak değerlendirilmemesini gerektiğini savunan Andrew Vorkink, şunları söyledi: "Aslında uluslararası ekonomik sistem 5-10 yıl öncesine göre, daha esnek bir yapıya sahip. Geçenlerde IMF başkanıyla görüştüm. Küresel ekonomide biraz yavaşlama söz konusu. Ama, bu kesinlikle ekonomik durgunluk değil henüz. Türk ekonomisi de esneklik kazandı. Küresel ekonomiyle benzer seyir izleyebilir. Merkez bankası, bankaları, ekonomisi güçlü. Şu anda kriz yok. Türkiye ayarlamalarla dengeyi sağlamlaştırmaya çalışıyor. Unutmayalım, yatırımcılar 5 yıl öncesine göre daha deneyimli, kurnaz. Keşke ABD’dekiler de biraz kurnaz olsaydı. Çok düşük faizlerle, çok kolay mortgage veriliyordu. Bu işte bir acayiplik olduğu belliydi."

Eğitim kilit, ne yazık ki yeterli fırsat sunulmuyor

ANDREW Vorkink, "Türkiye’nin gelecekteki başarısı eğitime vereceği öneme bağlı" diyen Vorkink, bu konuda şunları söyledi: "AB’ye girmek, Brezilya, Meksika, Hindistan ve Çin gibi küresel oyuncu olabilmek için eğitimde ilerleme kaydetmek gerekli. Eğitim sistemini, dünyanın en iyisi olacak şekilde yapılandırmalı. İlköğretim düzeyinde biraz gelişim kaydedildi. Lise, üniversite eğitiminde birçok eksik görüyorum. Üniversiteler talebi karşılayamıyor. Öğrencilere mesleki beceri kazandıracak üniversite dışındaki okullar yetersiz. Buna karşın geçen yıl ABD’de ders verirken karşılaştığım kalitede öğrenciyle karşılaştım İstanbul’da. Ne yazık ki Türk öğrencilere yeterli fırsat sunulmuyor."

İstanbul’a dönmek hayalimdi maaşım düşük ama param var

DÜNYA Bankası’nda görevliyken ODTÜ’de Rektör Danışmanlığı yapan, şu anda da Boğaziçi Üniversitesi’nde yabancı öğrencilerin değişim programlarıyla ilgilenen eşi Patricia Vorkink ile birlikte, İstanbul’a yerleşmekten dolayı çok mutlu olduklarını aktaran Andrew Vorkink, şöyle konuştu: "Türkiye’de bir süre yaşayan bu ülkeyi kalbinden çıkaramaz. Çok isteyerek geri geldim. Benim için büyük onur, ayrıcalık. Eğitimimi aldığım, araştırmalarımda üzerinde çalıştığım yere gelmek hayalimdi. Eşim de İstanbul’a gelmekten çok mutlu. Balayımızı geçirmiştik, burayı çok sevmişti. Biz zaten kalben İstanbulluyuz. Bana çok şey katan, düşüncemi şekillendiren bu ülkeye bir şeyler vermek istedim. Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ayşe Soysal’a ’kökenlerime geri dönebilir miyim’ diye sordum, ’olur’ dedi, eşyalarımı toplayıp geldim. En iyi bildiğim iki konuda ders vereceğim. Bunları kitaplardan değil, yaşayarak öğrendim. Kamu kurumu olduğu için ücretler düşük. Zaten yaşamımı sürdürecek gelirim var, bu işi zevk olarak yapacağım için şanslıyım."

İstanbul Robert’i bitirdi, tezinde Atatürk’ü işledi

ANDREW Vorkink, 1961 yılında babasının TCDD ile Denizcilik Bankası’nın başlattığı limanlar projesinde görev alması nedeniyle İstanbul’a geldi. Robert Kolej’de orta kısmını bitirdi, ancak liseden mezun olacağı yıl ailesiyle Amerika’ya döndü. Yüksek öğrenimine yine İstanbul’da başladıysa da eğitimine Yale Üniversitesi’nde devam etti. Tez konusu olarak, "Türkiye tarihi ve Atatürk reformları"nı seçti. Daha sonra Harvard’da uluslararası hukuk okudu. Evlendiğinde, balayında yine İstanbul’a geldi. Sonraki 45 yılda, bir daha yolu İstanbul’a düşmedi. 1971’de avukat olarak girdiği Dünya Bankası’nda, 100’ü aşkın ülkede çalıştı. Emeklilği yaklaşınca Türkiye’de görev istedi ve 3 yılın ardından birkaç gün önce Boğaziçi Üniversitesi’ndeki lojmanına yerleşti.
False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle