GeriGündem ‘Türkiye'nin güvenliği İstanbul'un güvenliği ile başlar’
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

‘Türkiye'nin güvenliği İstanbul'un güvenliği ile başlar’

‘Türkiye'nin güvenliği İstanbul'un güvenliği ile başlar’
Abone Olgoogle-news

İstanbul Emniyet Müdürü Mustafa Çalışkan, "20 milyona yakın nüfusuyla dünyanın birçok metropolünden daha kalabalık olan İstanbul'un güvenliğini geleneksel yöntemlerle sağlamak çok zor bir süreçtir" dedi.

Cumhurbaşkanlığı Yerel Yönetim Politikaları Kurulu, Polis Akademisi ve Türkiye Belediyeler Birliği işbirliğinde 02-03 Ocak'ta Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Türkiye Belediyeler Birliği Başkanı Fatma Şahin, Emniyet Genel Müdürü Mehmet Aktaş, Polis Akademisi Başkanı Yılmaz Çolak ve İstanbul Emniyet Müdürü Mustafa Çalışkan'ın yanı sıra çok sayıda bürokrat, yerel yönetici ve emniyet müdürünün katılımıyla gerçekleştirilen "Şehir ve Güvenlik Sempozyumu"ndaki konuşmacıların sunumları Polis Akademisi Yayınları tarafından "Şehir ve Güvenlik Sempozyumu Bildiri Özetleri Kitabı" adıyla yayımlandı.

Kitapta, sempozyumun 1. oturumuna konuşmacı olarak katılan Çalışkan'ın sunumundan çarpıcı detaylara yer verildi.

İstanbul'un güvenliğine ilişkin slayt üzerinden 94 sayfalık sunum yapan Mustafa Çalışkan, İstanbul polisi olarak "kent güvenliği" yaklaşımından "güvenlik kent" kavramına geçtiklerini dile getirdi.

Suçun tek bir nedene indirgenemeyecek kadar çok boyutlu bir sosyal olgu olduğunu, zamansal ve mekansal olarak değişiklik gösterebileceğini ifade eden Çalışkan, literatürde yer alan ve yakın geçmişte tamamlanmış ampirik çalışmaların, kentte suçu etkileyen faktörlerin sosyal/kültürel, ekonomik, demografik ve mekansal olarak dört ana grupta toplandığını ortaya koyduğunu ifade etti.

Çalışkan, "Resmi nüfusu 16 milyona yakın olan, yabancı nüfusuyla beraber 20 milyona yaklaşan nüfusu ile dünyanın bir çok metropolünden daha kalabalık olan İstanbul'da klasik güvenlik anlayışıyla suç ve suçlularla mücadelede sınırlı kalınacağı veya kısa vadeli politikaların yetersiz kalacağı açıktır. Her şeyden önce dünya standartlarının altında polis sayısı ile böylesi önemli bir metropolde güvenliği sağlamak geleneksel yöntemler ile çok zor bir süreçtir" diye konuştu.

İstanbul polisinin bir şehirden daha çok, bir ekonomiye, dünya kültür-tarih merkezine hizmet ettiğine değinen Mustafa Çalışkan, şunları kaydetti:

"Türkiye'nin güvenliği İstanbul'un güvenliği ile başlar. Kent güvenliğiyle ilgili teorilerin bir çoğunda, mekansal faktörlere yönelik çözüm süreçleri ön plana çıkmaktadır. Bu haliyle suç üreten, suç çeken ve suç işlenmesini kolaylaştıran alanlar üzerinde yoğunlaşmanın kent güvenliği açısından çok etkili bir politika olacağı üzerinde durulması aslında sadece dönemsel bir çözüm olmakla beraber, yukarıda da arz edildiği gibi sadece belli alanları kapsar. Oysa ki güvenlik kavramındaki yeni gereksinimler zaman ve mekan ötesi bir kavram olup, geleneksel güvenlik anlayışının ötesinde 'Güvenli Kent' kavramını ortaya çıkarmaktadır. Kentleşme, çevre, psikoloji, sosyoloji, kent planlaması, insan kaynakları yönetimi, halkla ilişkiler, personel eğitimi motivasyonu, kurumlar arası işbirliği vb. birçok alan ve uygulayıcıyla alışveriş halinde bir çalışmayla ortaya konabilir. 'Güvenli Kent' yaklaşımı kentsel güvenliği sağlamaya yönelik eski ve yeni birçok yöntemi içinde barındırır. Son üç yılda, ihtiyaç duyulan alanlarda uygulamaya konan bir çok proje, işlevsellik ve geri dönüşümlerin kontrolüyle 'Güvenli Kent' kavramının, 'Güvenİstanbul' şeklinde marka bulmuş haliyle başarılı ve uzun soluklu çözümleri de beraberinde getirmiştir. İçlerinde ödül almış bir projenin de bulunduğu 65'e yakın proje ile 'kent güvenliği' yaklaşımından sıyrılarak 'güvenli kent' kavramı İstanbul'da başarı ile uygulamaya konmuştur. Güvenİstanbul, içeriğindeki unsurlara, sadece ihtiyaç duyulması halinde değil, verimlilik ve dünya metropolleri ile yarış yapmak için de gerekli proje ve yaklaşımlar dahil edilerek, sürekli yenilenme ve iç denetim mekanizmaları ile sistem yaklaşımı dinamiklerinin işlediği bir anlayıştır. 'Güvenİstanbul' markasını oluşturan projeler öncelikle personel yönetimi açısından ihtiyaç duyulan noktaları kapsamaktadır. İhtiyaçlar sadece idarenin bakış açısı ile belirlenen konuları içermemektedir."

"Sizi Dinliyorum" ve "Beraber Düşünelim" projelerinin en alt kademedeki personelin görüş ve önerilerini il emniyet müdürüne doğrudan iletilebildiği ve her şeyden önce "biz büyük bir aileyiz" bakış açısının oturtulduğu önemli projelerden olduğunu anlatan Çalışkan, "Bu şekilde yüzlerce fikir, yüzlerce problem doğrudan en üst makama iletilebilmekte, böyle bir yöntemin varlığı bile personele ayrı bir motivasyon katmaktadır" dedi.

Ayrıca çalışma saatlerinin 8/24 esasına göre yeniden düzenlenmesinin, kadın personelin ihtiyaçları doğrultusunda hazırlanan "Defne" projesi ile yapılan pozitif ayrımcılığın, tüm personelin katkıları ile şehit ailelerine ev alınmasının, personel çocuklarının güvenle emanet edilebileceği anaokullarının yapılmasının motivasyonel anlamda yapılan ve olumlu sonuçlar alınan projelerden bazıları olduğunu dile getiren Mustafa Çalışkan şöyle konuştu:

"Güvenlik hizmetlerinde etkin bir rol oynamak için çağa ayak uydurmak, kaliteli ve iş bilen personel yetiştirmek adına yapılan eğitim projeleri de kuşkusuz 'Güvenİstanbul' kavramı için en önemli unsurlardan sayılır. 2018 yılında 18 bin 500 personele uygulanan 'Acil Müdahale Eğitimi' ile personelin öz güveni yükseltildi. Başta terör olayları olmak üzere, silah kullanmayı gerektiren olaylarda becerilerini geliştirmeleri sağlandı. İnternetin etkin kullanımı ile suçun sanal ortamlara kayması karşısında da daha etkili mücadele için 'Siber Akademi' kurulmuştur. FETÖ/PDY kaynaklı ihraçlarla boşalan orta kademe yönetici sınıfını daha hızlı ve verimli bir şekilde eğitmek amacıyla yapılan 'Usta-Çırak Rol Model' eğitim projesi, Polis Merkezi Amirliklerinin işlevselliklerini arttırmak amacı ile başlatılan 'Çürük Elma Adalet' projesi, yoğun iş temposu içerisinde personeli bir yerde toplamak yerine eğitimi onların ayağına götüren 'Mobil Eğitim Projesi' gibi onlarca proje ile personel kalitesi sürekli olarak arttırılmaktadır."

Vatandaşların sokakta bir suçla karşılaşması durumunda, 155 Polis İmdat hattından iletişim kurma süresinin saniyelere indirildiğini vurgulayan Emniyet Müdürü Çalışkan, sözlerini, "İhbar sonrası polisin olay yerine intikalinin İstanbul şartlarında 4-5 dakikaya indirilmesi de dahil olmak üzere güvenlik hizmetlerinde halkın ihtiyaçlarına kısa sürede cevap verilmesi  'Güvenİstanbul' kavramının unsurları arasında yer almaktadır." diye tamamladı.

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle