Türk Prof.'tan süper buluş

Güncelleme Tarihi:

Türk Prof.tan süper buluş
Oluşturulma Tarihi: Şubat 06, 2007 19:26

Haberin Devamı

ALMANYA Magdeburg Üniversitesi ile Londra Üniversitesi'nde hafıza üzerine araştırmalar yapan nöroloji uzmanı Prof. Emrah Düzel tıp dünyasında devrim olarak nitelenen yeni bir buluşa imza attı. Prof. Düzel’in araştırma sonuçlarının hafızayı güçlendirme, hafıza kaybını önleme ve Alzheimer hastalığını geciktirmede yeni bir çığır açtığı vurgulandı.

Tıp uzmanları Prof. Düzel’in araştırma sonuçlarının hafıza sorunlarını tedavi etmek için yeni ilaçların geliştirilmesinde temel oluşturacağı gibi okullarda öğrenmeyi daha etkili kılmak için ders çalışma yöntemi olarak da kullanılabileceği görüşünde.

Prof. Emrah Düzel’in 3 yılı aşkın süren araştırma sonuçlarına göre beyin sadece hiç görmediğimiz, bilmediğimiz yeniliklerde aktive

/images/100/0x0/55eb118af018fbb8f8a8fc24
oluyor. Beyin hep mutluluk arıyor, yeni şehirlere, ülkelere gitmek, yeni yerler tanımak, yeni insanlarla tanışmak, yeni şeyler okumak beyinde mükafatlandırma merkezini canlandırıyor. Bu canlanma sonucu beyin, enerji ve güç kaynağı olarak nitelenen bir dopamin maddesi salgılıyor. Mutluluk hormonu da denilen dopamin seviyesinin yükselmesi beyinde yeni hücreler üremesine, hafızanın dinç kalmasına hizmet ediyor, beynin yaşlanmasını ise yavaşlatıyor. Dopamin ve yenilikler yaşlansak bile beyinde yeni hücreler yaratan tek iki mekanizma. Dopaminler sadece zeki yapmakla kalmıyor, aynı zamanda mutluluk hissi yayıyor.

ESKİLER ETKİLEMİYOR

Haberin Devamı

Araştırmanın diğer bir önemli sonucu ise bildik tanıdık bilgiler beyni hiç aktive etmiyor. Beyni sadece ve sadece bize tamamen yeni ve hiç tanıdık olmayan bilgiler harekete geçiriyor. Bir şey öğrenirken araya yeni bilgiler ya da sözcükler de katıldığı zaman öğrenme çok daha yoğun oluyor ve hafıza bu bilgileri çok daha iyi saklıyor.

/images/100/0x0/55eb118af018fbb8f8a8fc26

Haberin Devamı

Araştırmalarını şimdi Londra Üniversitesi'nde (University College London) sürdüren Prof. Emrah Düzel yaptığı araştırma sonuçları üzerine şu bilgileri verdi: “Bu araştırmayı beynin neden bazı şeyleri hafızaya aldığı, bazılarını ise unuttuğunu anlamak için yaptık. Beynin yenilik aradığı, yeni olan şeye ilgi duyduğu ve onu hafızaya aldığı biliniyordu. Ama yeniliğin beyinde nasıl bir etki yarattığı bilinmiyordu. İşte bizim araştırmamız bunu ortaya çıkardı ve bulduğumuz sonuçlar beynin yaşlanmasını önlemek açısından çok önemli. Araştırmamızın sonucu şu: Yenilikler beynin mükafatlandırma merkezlerini canlandırıyor. Yepyeni bir şey gördüğümüz zaman, beyin bunu bir mükafat olarak algılıyor. Mükafatlandırma merkezi beyinde dopamin diye bir madde salgılıyor. Bu dopaminler ise hafızayı güçlü kılmak için vitamin niteliği taşıyor. Dopamin ve yenilikler beyinde yeni hücre üreten tek iki mekanizma. Yeniliklerin dopamin ürettiğini göstermek bu bakımdan çok önemli. Dopamin seviyesini ne kadar artırırsak, beyni o kadar daha gençleştiriyoruz ve hafızayı da aynı oranda güçlendirerek, kayıpları önlüyoruz. Beyni aktive eden yeniliklerin başında ise yeni kentler, ülkeler, yerler görmek, yeni insanlarla tanışmak geliyor.”

ARAŞTIRMA YÖNTEMİ

Haberin Devamı

Prof. Emrah Düzel araştırmayı nasıl yaptıklarını ise şöyle anlattı: “Biz araştırmamızı 20 ile 30 yaş grubu arasındaki genç insanlar üzerinde yaptık. Aynı araştırmayı şimdi yaşlı insanlar üzerinde yapıyoruz ve yaşlı insanlarda da aynı sonucu görüyoruz. Birinci aşamada beynin tanıdık bilgiler karşısında yeni bilgileri tercih edip etmediğini araştırdık. Bunun için deneklere insan portreleri, dışardan çekilmiş bilinen farklı resimler gösterdik. Bu sırada manyetik rezonans tomografi tekniğiyle beyin aktivitesini ölçtük. Beynin tanıdık resimler karşısında aktive olmadığını, resimler ne kadar tanıdık olayları gösteriyorsa, beyindeki aktivitenin o kadar azaldığını tespit ettik. Hatta tanıdık resimleri ilginç kılmak için örneğin trafik kazası fotoğrafları gösterdik. Bu resimler trafik kazası gibi önemli olaylar olmasına rağmen beyni aktive etmedi, beynin dopamin merkezlerini canlandırmadı. Ardından deneklere hiç tanımadıkları manzara ve kent resimleri gösterdik ve beyindeki aktiviteyi ölçtük. Sonuç çok şaşırtıcıydı, sadece bu yeni resimlerin beyinde aktivite yarattığını ve dopamin ürettiğini gördük. Yani bir olayın önemli veya tehlikeli, duygusal ya da ender olması beyinde bir aktive yaratmıyor ve dopamin üretmiyor. Sadece bizim için yeni olan bilgiler dopamin üremesine yol açıyor. Beynin hangi şartlarda dopamin ürettiğini saptamak bu açıdan çok önemliydi.

EN İYİ ÖĞRENME

Haberin Devamı

Prof. Düzel araştırmanın öğrenmede büyük önemi olan ikinci aşamasını ise şöyle anlattı: “İkinci araştırmada deneklere tanıdık resimlerle birlikte tanıdık olmayan resimleri karıştırarak gösterdik. Deneklerin bildikleri resimleri daha iyi hafızalarında tuttuklarını gördük. Bu da şu anlama geliyor: Örneğin sözcükler öğrenirken her gün aynı sözcükleri tekrar etmek öğrenmeyi verimli kılmıyor. Ancak tekrar ettiğimiz sözcüklerin arasına yeni sözcükler kattığımız zaman öğrenme daha etkili ve hafızada daha kalıcı oluyor. Çünkü yeni sözcükler dopamin sistemini geliştiriyor. Bu da tekrar edilenin daha iyi hafızada kalmasını sağlıyor. Ders çalışmaya başlamadan önce beş dakika örneğin “National Geographic” dergisinde manzara resimlerine bakmak ve ondan sonra öğrenmek öğrenmeyi çok daha verimli kılıyor. Dergilerde bize tanıdık olmayan manzara resimlerine bakmak beyni yarım saat canlı tutuyor. Yarım saat sonra etkisini kaybediyor. Öğrenmeyi teşvik etmek için yarım saat sonra yeniden yeni resimlere bakılabilir. Ancak tüm gün yeni resimler bulmak da zor tabi ve bunun için her yarım saatte bir internete girip yeni resimler aramak ise hiç iyi değil. Çünkü bu çok zaman ve konsentrasyon kaybına yol açıyor. Günde bir kere yeni resimlere bakıp öyle çalışmak en yararlısı. Yeni şeyler öğrenmek, yeni yerler görmek, hareketli olmak, yeni resimler bakmak, yani yeni bilgilerin her türü beyni canlı tutuyor. Ama hep aynı şeyi yapmak, örneğin bulmaca çözmek gibi pek fazla bir şey getirmiyor.”

FAYDASI

Haberin Devamı

Prof. Düzel araştırma sonuçlarının tıptaki önemini ise şöyle açıkladı: “Hafıza oluşumu, yenilik, motivasyon ve mükafat arasındaki bu ilişkinin anlaşılması hafıza sorunlarını tedavide önemli bir gelişme. Bu sonuçlar hafıza kaybı olan hastaların tedavisinde ve buna karşı yeni ilaçların geliştirilmesinde etkili rol oynayacak. Bizim araştırmamızın sonuçlarının, yani yeniliklerle hafızayı canlandırarak, Alzheimer’i daha güçlü şekilde geciktireceğini düşünüyoruz. Çünkü hareketli olduğumuz, dünyayı gezerek yeni şeyler gördüğümüz müddetçe genç kalıyoruz. Ama bu hareketliliği kaybedip yaşlılar yurduna yerleşenler çok daha hızla sona varıyor. Ayrıca bu araştırma sonuçları öğrenmeyi daha verimli kılmak için de çok önemli.

KİM

Prof. Düzel 1968 yılında Düzce’de doğdu. 5 yaşında Düzce’de ilkokula başladı. 1977’de 9 yaşındayken ailesiyle birlikte Almanya’ya Ruhr havzasındaki Marl kentine geldi ve burada 1986 yılında liseyi bitirdi. Münster ve Bonn üniversitelerinde tıp öğrenimi yaptı. Tıp öğrenimini Londra Üniversitesi'nde (University of London) tamamladı. Bonn Üniversitesinde nöroloji bölümünde çalışmaya başladı. Burada hafıza sorunları üzerine profesörlük tezini yazdı. İki yıl Amerika’da Kalifoniya Üniversitesi'nde ve Kanada’da Toronto Üniversitesi'nde hafıza sorunları üzerine araştırma yaptı. Magdeburg ve Londra üniversitelerinde hafıza sorunları üzerine araştırma yapan Prof. Düzel bu iki üniversitede kognitiv nöroloji araştırma grubunu yönetiyor.

Fotoğraf altları: 1,2 HAFIZADA YENİLİĞİ KEŞFETTİ Almanya Magdeburg üniversitesinde nöroloji uzmanı Prof. Amrah Düzel hafıza üzerine yaptığı araştırmalarla tıpta yeni bir çığır açtı.

m-3 CANLILIK Beyindeki hareketlilik manyetik rezonans tomografisi tekniğiyle ölçüldü. Maviler beynin motivasyon ve mükafatlandırma merkezini, kırmızılar ise hareketliliği gösteriyor.

m-5 YÖNTEM Deneklere resimler gösterilerek beyindeki hareketlilik ölçüldü.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!