GeriGündem Türk Arap’sız yaşayamaz
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    498
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Türk Arap’sız yaşayamaz

Türk Arap’sız yaşayamaz
refid:14990933 ilişkili resim dosyası
Abone Olgoogle-news

Başbakan Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin eksen değiştirip Batı’dan kopmaya başladığı eleştirisini yapanları, “Kötü niyetli propagandanın taşeronları” diye niteledi.

TÜRK-ARAP YATIRIMINDA ARAYA KİRLİ ELLER GİRİYOR

Dün İstanbul’da düzenlenen Türk-Arap İşbirliği Forumları’nın açılışında konuşan Erdoğan’ın gündemdeki gelişmelerle ilgili değerlendirmeleri şöyle:

* “ TÜRK dış politikasında bir eksen kaymasından, bir yön değiştirmeden bahsedenler, açık söylüyorum bu gelişmeleri görmeyenlerdir. Türkiye’nin Batı’dan koptuğunu iddia edenler art niyetli, kötü niyetli bir propagandanın taşeronlarıdır. Yüz yıl boyunca, Türkiye ile Arap dünyası, işte bu art niyetli propagandanın bir neticesi olarak birbirine sırtını dönmüş, birbirinden uzak kalmıştır. Türk-Arap dostluğu geçmişe dayanır. İstiklal Marşı’nın şairi Mehmet Akif Ersoy’un şu dizeleri bu gerçeği ortaya koyar: Türk Arap’sız yaşayamaz; kim ki yaşar der, delidir. Arabın, Türk hem sağ gözüdür, hem sağ elidir.

* ‘Hayır’ dememiş olsaydık, kendimizi, imzalarımızı inkar etmiş olurduk, bu onursuz bir davranış olurdu. Böyle bir yanlışa ortak olmak istemeyiz. Çünkü tarih bizi affetmez. ‘Biz duruşumuzu omurgalı sergilemek durumundayız’ dedik ve bu adımı attık. Biz müzakerelerin sürmesi için elimizden gelen gayreti Brezilya ile birlikte İran’la sürdüreceğiz. Tahran Anlaşmasının da masada kalması için gayret göstereceğiz, çünkü artık dünya diplomasiyle yürütülmeli. Bu çabalarımıza ve çıkan sonuca kimsenin başka anlam yüklememesi gerekir.

* Gazze abluka altındayken bölgeye barış ve istikrar gelmez. Bize ne tür iftiralar atarlarsa atsınlar, doğru bildiğimiz yoldan inandığımız ilkelerden asla taviz vermeyeceğiz. Arap ülkeleri de meselenin barışçıl yollardan çözümü için artık daha fazla inisiyatif almalı. Ne ben, ne hükümetim, ne Türkiye bölgede rol kapmanın, şov yapmanın peşinde değiliz.

İsrail medyayı yönlendiriyor

* Dünyada ‘medya’ dendiği zaman akla İsrail ve İsrail yönetimi geliyor. İstedikleri gibi yönlendirme kabiliyetine sahipler. 9 vatandaşımın devlet terörüyle uluslararası sularda katledilmesi, yardım gönüllülerine insanlık dışı muamele yapılması karşısında gözümü yumacak mıyım? Yaralılarımızı ziyaret ettiğimde vücutlarının değişik yerlerinde her türlü ateşli silah var. Filistin’deki drama, insanlık dışı uygulamalara karşı sessiz mi kalacağız?

* 2005’te AB ile katılım müzakerelerini başlattık. AB içinde, Türkiye’nin üyeliğini tartışmaya açmak, şevkimizi kırmak isteyenler oluyor. Hiçbirine aldırmıyoruz, biz reformlarımızı kararlılıkla yapıyoruz. Aslında gizli ajandalarının da farkındayız, ama buna rağmen AB müktesebatının gereği neyse bunu yapmaya devam ediyoruz. Aslında bu bir testtir. AB bir teste tabi olduğunun hâlâ farkında değil. Samimi mi değil mi bunu göreceğiz.”

ABD’ye sert mesaj

“Irak’ta hâlâ bedel ödüyoruz, Afganistan’da bedel ödüyoruz. Şu anda Irak’ta yüz binlerce dul kadın var. Bunların sorumlusu kim? Bunun yanıtını bulmamız lazım. Yetimler, öksüzler var. Bunlara karşı susacak mıyız? Bu coğrafyayı bu hale getirenler, tarihe bunun hesabını vermek durumundadır. İşte Filistin’de yıllardır beklenti içerisindeyiz. Hâlâ Filistin’de barış var mı, yok. Çözüm var mı, yok. Peki çözümsüz mü? Çözümsüz olduğuna inanmıyorum. Sadece birilerinin orada menfaati korunuyor, başka bir şey yok.”

İsrail kınandı

FORUMUN ardından yayımlanan sonuç bildirisinde, yardım konvoyuna saldırı nedeniyle İsrail güçlü ifadelerle kınanarak olayın soruşturulması ve tekrarının önlenmesi amacıyla uluslararası bağımsız komisyon kurulması istendi. El Fetih ve Hamas’a uzlaşma çağrısı yapılan bildiride İran’la Batı’nın görüşmelerinin sürmesi ve Kıbrıs’ta adil ve kalıcı bir çözümden yana olunduğu da belirtildi.

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle