GeriGündem TRT kaş yapayım derken göz çıkardı
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

TRT kaş yapayım derken göz çıkardı

İngiltere Kraliçesi II. Elizabeth’in Türkiye ziyaretinin yarattığı olumlu ortama, TRT de “kendince” bir jestle katkıda bulundu.

Kraliçe’nin ziyaretinin ikinci gününde, TRT’nin 1. kanalında, oskarlı “Kraliçe-The Queen” filmi yayınlandı.
 

Film, Prenses Diana’nın beklenmedik ölümünün İngiltere’de yarattığı yas ve buna karşı Kraliçe Elizabeth ve eşi Prens Philip’in bu ölüme karşı takındıkları tavrın İngiliz halkında yarattığı tepkiyi anlatıyor.

Filmde, Prenses Diana’nın ölüm haberini alan Kraliçe’nin, halkın yasına katılmayarak, tatilde bulunduğu Balmoral’daki Saray’ından dönmeyi reddetmesi üzerinde duruluyor. Halkın ise, Kraliçe’nin bu tavrı üzerine, İngiltere’de monarşi’yi sorgulamaya başlaması üzerinde duruluyor.
 

http://dosyalar.hurriyet.com.tr/haber_resim/goz.jpgFilmde, Kraliçe’nin oğlu Veliaht Prens Charles, annesinin etkisi altında silik bir karakter olarak çiziliyor. Charles filmde, Kraliçe’nin arkasından ancak dönemin Başbakanı Tony Blair’le “perde arkasından ittifak kurarak”, II. Elizabeth’ten sonra tahta geçmek için hükümetin desteğin almaya çalışıyor.

Filmde, ölümünün ardından Prenses Diana’ya tek sahip çıkan kişi olarak Başbakan Blair’in gösteriliyor. Blair, sürekli Kraliçe’yi arayarak, “halkın yasına katılmasını” rica ediyor, ancak çok uğraştıktan sonra, II. Elizabeth’i razı edebiliyor. Filmde verilen bu mesajla da Blair, “halkın tepkisine karşı, Kraliçe’ye ikna ederek, monarşi’nin geleceğini kurtaran kişi” olarak lanse ediliyor.

 

FİLMDE PRENS PHILIP, BLAIR’E “AHMAK” DİYOR

 

Filmde Prens Philip, Kraliçe’ye “halkın yasına katılması” için ısrar eden Başbakan Blair’den “ahmak” olarak bahsediyor.

Filmin en vurucu sahnelerinden birinde Blair ile Kraliçe arasındaki telefon görüşmesi şöyle geçiyor;

Blair- “İlk fırsatta Londra’ya dönmelisiniz. Halkın yasına katılmalısınız”

Kraliçe- “Onların yası mı? Annelerini kaybetmiş torunlarımı bırakıp, dönmemi mi bekliyorlar? Basının kışkırttığı bu ruh halini terk edeceklerdir. Onun yerine, bastırılmış bir acıyı ve mahrem bir matemi tercih edeceklerdir. Biz bu işleri bu ülkede böyle yaparız, sessizce ve gururla. Bu yüzden de bütün dünya bize hayrandır.”

Telefon görüşmesinin ardından Prens Philip de, Blair hakkında “Ahmak adam” yorumunu yapıyor.

Kraliçe’nin annesi, Ana Kraliçe de filmde Diana için yas tutan İngilizleri “ellerinde mumlarla dolaşan bir avuç isterik” olarak nitelendiriyor, Başbakan Blair’den de “suratında o kedi sırıtışıyla budala bay Blair” olarak bahsediyor.

 

KRALİÇE FİLMİ SEYRETMEDİ

 

Kraliçe, vizyona girmesinin üzerinden yaklaşık iki yıl geçmesine rağmen film hakkında hiçbir yorumda bulunmadı. Ancak Sunday Telegraph gazetesi, Kraliçe Elizabeth’in bir arkadaşına dayanarak verdiği haberde, “Kraliçe’nin filmi hiçbir zaman seyretmeyeceğini” duyurdu. Kraliçe’nin adını açıklamayan arkadaşı, “Kraliçe, günlük programları sonrasında çekilmiş bankları bile seyretmekten hoşlanmıyor. Kaldı ki, filmde kendisini bir başkası oynuyor. Kendinizi bir başkası oynarken seyretmek neredeyse imkansız. Kraliçe’nin evlerinde, hem Buckingham Sarayı’nda, hem de Sandrigham ve Balmoral’de sinema odaları var. Ancak Kraliçe bu sinema odalarını pek kullanmıyor” dedi.

Filmin senaryo yazarı Peter Morgan ise Kraliçe’nin arkadaşının bu açıklaması üzerine, “eğer Kraliçe gerçekten filmi seyretmediyse, bu çok çok hassas bir durum. Seyretmemesi, kesinlikle kendi lehine” yorumunu yaptı.

 

KRALİÇE’Yİ OYNAYAN MİRREN OSKAR KAZANDI

 

Kraliçe Elizabeth’in hakkında hiç yorum yapmadığı filmde, kendisini oynayan aktrist Helen Mirren ise Oscar ödülü kazandı. Mirren, “Kraliçe II. Elizabeth” rolüyle, en iyi kadın oyuncu Oscarını kazandı.

 

BÜYÜKELÇİLİĞİN FİLMİN YAYINLANACAĞINDAN HABERİ YOK

 

TRT’nin, Kraliçe’nin ziyareti sırasında filmi yayınlama kararından, İngiltere’nin Ankara Büyükelçiliği’nin ise haberi yok. İngiliz bir diplomat Hürriyet.com.tr’ye yaptığı açıklamada, bunun “Oskar kazanmış bir film, bir drama” olduğunu belirterek, “Türk halkının bu filmi bir belgesel olarak görmeyeceğini, kendine ait bir hikayesi olan bir drama olarak izleyeceğine inanıyorum” dedi.

False